banner539

banner526

banner533

banner513

Mağazalar disipline edilmeli

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Gıda ve Tarım Sektör Kurulu Başkanı Abdurrahman Kaan, ''Mağazalar Yasa Tasarısı'nın disipline edici bir yasa olması ve yasa çıktıktan sonra da bizim buna sahip çıkmamız çok önemli'' dedi. Kaan, Trabzon Genç

Bölgesel 11.10.2008, 13:47
Mağazalar disipline edilmeli
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Gıda ve Tarım Sektör Kurulu Başkanı Abdurrahman Kaan, ''Mağazalar Yasa Tasarısı'nın disipline edici bir yasa olması ve yasa çıktıktan sonra da bizim buna sahip çıkmamız çok önemli'' dedi.

Kaan, Trabzon Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Eğitim ve Kamp Tesislerinde düzenlenen ''Türkiye Ekonomisinde Gıda ve Tarım Sektörünün Rekabetçi Üstünlükleri Nasıl Geliştirilebilir'' konulu konferansta yaptığı konuşmada, gündemde Mağazalar Yasa Tasarısı olduğunu belirterek, ''Bunu çok önemsiyoruz. Çünkü ticari hayatın en önemli kısmı, son nokta olan perakende kısmıdır'' dedi.

Türkiye'de 1990'lı yılların başlarında yabancı zincirlerin Türkiye pazarına girişiyle modern perakendeciliğin geliştiğini, kayıt içine alınmasının çok olumlu karşılandığını ifade eden Kaan, şöyle devam etti:

''Bu zincirler, bizim o geleneksel havamızı silkeledi, modern ve yazılımlı bir dünyaya akış içerisine girdik. Ancak son dönemlerde modern perakendeciliğin toplam perakendecilik sektörü içindeki payı 180 milyar dolara yakın bir seviyeye çıktı. Yüzde 40'a varan büyümeyle rekabet çok hızlı bir şekilde arttı.

Başlangıçta hem hükümet tarafından olsun hem de bazı akademik kısımda tüketici lehine olarak gözüken bu durum, rekabetten dolayı üretici ve sanayiciyi özellikle zamanında para tahsil edememesinden dolayı sermaye sıkıntısına soktu. Sonrasında da bankaların faiz sistemiyle karşı karşıya kalındı.''

Üretmeden tüketimin faydasının olmayacağını dile getiren Kaan, ''Ödemelerin zamanında yapılması, tarladaki çiftçiye kadar geçen süreçte zincirin bozulmaması açısından çok önemli. Bu konuda hepimiz ortak akılla hareket etmeliyiz.

Bu zincir aksıyor. Bunu halletmemiz lazım. Geçmişe baktığımızda sektörde 2007 yılında her birinin 10'ar mağazası olan 23 yerel zincirin kapandığını görüyoruz'' diye konuştu.
Kaan, sorunların ortaya ''ticari ahlaksızlık'' diye ifade edilebilecek durumları da çıkardığını belirterek, ''Geri dönen çeklerin üzerine bazı ifadelerin yazılması gibi, piyasanın düzenini bozacak, iş adamının sıfatını bozacak şeyler görüyoruz.

Birçok genç iş adamının kalp krizi geçirdiğini duyuyoruz. Türkiye'de depresyon hastalıklarının iş adamlarının ilk 5 hastalığının içerisine girdiğini görüyoruz. Bu nedenlerden dolayı, bu yasanın disipline edici bir yasa olması ve yasa çıktıktan sonra da bizim buna sahip çıkmamız çok önemli'' dedi.

Türkiye'deki gıda ve tarım sektörünün yüzde 30'unu et ve süt, son dönemdeki ihracat atağıyla birlikte yüzde 10'luk seviyeden yüzde 15'lere gelen meyve-sebze, yüzde 30'unu unlu mamuller, yüzde 10'unu da şekerli mamullerin oluşturduğuna dikkati çeken Kaan, şunları söyledi:

''Burada 2014 sürecini baktığımızda, AB giriş süreci içerisinde et ve süt ürünleri kısmı en sıkıntılı kısım. Çünkü Türkiye'de bu zamana kadar gelen politikalar doğrultusunda özellikle maliyetlerin aşağıya çekilmesi noktasında dünyada yüzde 30 civarında bir yüksekliğimiz var.

Bu süreçte, maliyetleri aşağıya çekme noktasında ortak hafıza oluşturmamız lazım. Özellikle, istatistik hususunu ön plana çıkarmalıyız. Çünkü AB verileri dışında ne yazık ki bizim bir verimiz yok. Kendi verilerimizi bizim çıkarmamız gerekiyor ki acilen bir planlama yapalım.''

Kaan, Türkiye'nin ''verimlilik'' konusunda da eksikleri olduğunu kaydederek, ''Dünyada birçok ürün var birinci olduğumuz. Fındık, kayısı gibi. Ama verimliliğe baktığımız zaman mesela buğdayda dünyada ilk 3 sıradayız ama verimlilikte 40'ıncı sıradayız. Üreticinin eğitilmesi de önemli.

Bu konunun her platformda dile getirilmesi gerekmekte. Biz üzerimize düşeni yaptıktan sonra devlete de denetim kalıyor'' diye konuştu.
Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@