Bilim ve Spor

Bilim insanı nasıl olunur?

Zor soru.

Peki “bilim insanı nasıl yetişir, yetiştirilir?” diye sorsam.

İşte daha zor soru.

ABD'li ünlü astrofizikçi Neil deGrasse Tyson, çocukları bilim ve araştırma yapmaya nasıl yönlendireceğiz sorusuna şöyle cevap veriyor: “Konu bilimse eğer çocuklar problem değil. Onlar zaten bilim insanı olarak doğuyor. Problem her zaman büyükler. Çocukların içindeki merakı öldürüyorlar. Sayıca çocuklardan üstünler. Oy verme hakkına sahipler. Kaynaklar onların ellerinde. Bu yüzden benim asıl hedef kitlem yaşça büyük olanlar.” 

Son dönemde bilinçli ailelerde çok popüler bir tartışma konusu, çocuğumu yetiştirirken onu ne kadar risklerden uzak tutmalıyım, ne kadar riske izin vermeliyim? Bizim kuşak koca bir nesli inanılmaz bir korumacılıkla yetiştirdi, çocuklara milyonlarca kez “Hayır” dedi. Bu kültürel davranış maalesef hala devam ediyor. Bu konuda Neid deGrasse Tyson diyorki, “bir çocuk buzdolabını açıp eline ilk defa yumurta aldığında ebeveyn hemen onu uyarır, yerine koymasını yoksa kırılacağını söyler. Bir fizik deneyini baştan bitirir. Yapmayın, bırakın düşürsün ve kırsın yumurtayı. Bu bir fizik deneyi. Böylece bir maddenin sert ama dayanıksız olabileceğini deneyimler. Hatta o yumurtanın nasıl ortaya çıktığını, nasıl bir tavuğa dönüştüğünü anlatın, bakın bu da biyoloji. İşte size 40 kuruşa bilimsel deney.”

Çok tanıdık geldi mi bu tartışma?

Spor

Bilimin bir beslenme kaynağı spor ise, diğer kaynağı da sanattır.

Spor konusunda bir süredir değerli insanlarla inisiyatif alıp koşturuyoruz, yazıp sizlere de aktarıyorum.

Bilim ve spor ilişkisi üzerine birkaç çift söz edelim derim.

Siz hiç rafting yaptınız mı? Rüzgar sörfü? Yelken? Kürek çektiniz mi?

Peki diyelim ki imkanınız var, çocuklarınızın yapmasını ister miydiniz?

Bakın bu sporların çocuklar üzerindeki etkisi: Özgüven tavan yapar, liderlik vasıfları gelişir, takım parçası olmayı öğrenir, uyum (senkrenizasyon) becerileri gelişir…

Ya kamplarla aranız nasıl?

Sert doğa koşullarında tek başınıza ya da takımınızla kamp yapmayı, bir zirveye tırmanmayı, karlı bir kampta ateş yakıp etrafında sohbet etmeyi deneyimlediniz mi?

Karda hedikle yürümediniz değil mi? 

İngiltere’de yapılan bir araştırmanın sonuçlarıyla ilgili okurken şu notları aldım:

“Boğuşmaca, yükseklik, hız, su ve kayalıklar gibi tehlike potansiyeli taşıyan doğa şartlarının yanında oynamak ve kaybolma ihtimali içinde tek başına keşfe çıkmak gibi riskli oyunlar çocuklara heyecan ve coşku duygusu yaşatır… Risk algısı, geliştirilmesi ve esnetilmesi gereken bir kas gibidir. Ebeveynler ve yetkililer, sıyrıkların ve yaraların, düşmelerin ve paniğin normal olduğu gerçek çocukluğu çocuklarımıza vermek için birlikte çalışmalılar.” (*)

Test çözmekten risk alarak, spor yaparak kaslarını geliştirmeye fırsat bulamayan çocuk ve gençlerden bilim ve spor insanı olmalarını isteme hakkı asla hiçbirimizde yok.

Çocuklarımızda merak, risk alma, soru sorma gibi davranışların tümü nerdeyse tesadüflere dayalı gelişiyor.

Yıldız bilim insanı ya da sporcu çıkması da öyle; tesadüflerle ortaya çıkıyor…

Seneye tam gün eğitime geçiyoruz.

Fiziki ortamı geçtim, hazırlanan programlar hangi temel eğitim bilimleri yaklaşımı üzerinden yürüyor bilmiyorum.

Mayıs ayında ülkemizde dokuz yaş çocuklarından başlanarak "spora yatkınlık ölçmeleri* (tarama) yapılıyor 81 ilde 135 merkezde. Torunlarımın okulunun randevu saatinde Beşirli’deki eski merkez korta (yeni spor salonuna) gittim. Durum vahimdi: Bir avuç çocuk birkaç veli ve bir öğretmen.
Utandım.

Sorsan kırk mazeret sayarlar.

Sevgili Okurlar,

Kol gücü ile vatan yaptığımız bu topraklarda artık aklı egemen kılmalıyız. Aksi halde gelişmiş ekonomiler arasında yer almamız mümkün değil.

Akıl çapımızı geliştirmemiz gerektiğini en başta ve en çok iş dünyası söylüyor.

Açın bakın 12. İSO Sanayi Kongresi sonuç raporunu ya da TÜSİAD raporlarını, TÜRKONFED raporları da öyle.

 Orta gelir tuzağından çıkış için hep aynı çığlığı atıyorlar:

“Eğitimin rotasında önemli düzeltmeler yapmalıyız.”

Bunun için bilim üretmeliyiz. Bilim, yüksek katma değerli işler yaratmalı.

Bilim üretebilmek için yıldız bilim adamlarına ihtiyacımız var. Hem de yüzlerce, binlerce.

Bu yolda sporu önemseyin.

Ve Neil deGrasse Tyson’a katılıyorum: “Problem her zaman büyükler. Çocukların içindeki merakı öldürüyorlar. Sayıca çocuklardan üstünler. Oy verme hakkına sahipler. Kaynaklar onların ellerinde. Bu yüzden benim asıl hedef kitlem yaşça büyük olanlar.”

(*) Kaynak: http://www.egitimpedia.com/risk-cocuklugun-bir-parcasidir/

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hasan ÇELİK
Hasan ÇELİK - 6 ay Önce

Elinize sağlık

musa
musa - 6 ay Önce

Bizim dinimizin emri spor.Peygamber efendimiz bizzat kendisi yapardı teşvik ederdi.Bunların sevap olduğunu hocalar camide anlatmışmı bidefa .İşin manevi boyutu eksik oldumu şuurda olmuyor.camilerdede bu konu anlatılmalı

banner426

banner421