Türkiye’de elektrik üretimi, Osmanlı döneminde yerel ölçekte başlayan çalışmalarla gelişti. 1902’de Tarsus’ta bir su değirmenine bağlanan dinamoyla başlayan elektrik yolculuğu, Cumhuriyet döneminde kurulan santraller ve genişleyen şebekelerle ülke geneline yayıldı. Anadolu Ajansının Cumhuriyet’in 103. yıl dönümüne özel hazırladığı “Karanlıktan Şebekeye” dosyasında, Türkiye’nin elektrik serüvenindeki tarihî dönüm noktaları ele alındı.
ARTVİN, CUMHURİYET’İN İLK YILLARINDA ELEKTRİKLE TANIŞAN KENTLER ARASINDA
Türkiye’de elektrik kullanımının yaygınlaşması, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki kalkınma hedefleri arasında yer aldı. 1925 yılında Adana, Artvin, İnebolu, Akşehir, Mersin ve Trabzon’un da aralarında bulunduğu kentler elektrikle buluştu.
1926 yılında ise Aksaray, Ayvalık, Bursa, İzmit, Konya, Kütahya, Malatya ve Sivas’ta elektrik kullanılmaya başlandı. Elektrik üretimi ve dağıtımının yaygınlaşması, kentlerin altyapısında ve günlük yaşamında önemli değişimlerin önünü açtı.
TÜRKİYE’NİN ELEKTRİK YOLCULUĞU TARSUS’TA BAŞLADI
Türkiye sınırları içerisindeki ilk elektrik üretimi, 15 Eylül 1902’de Mersin’in Tarsus ilçesinde, Berdan Nehri üzerindeki Bentbaşı mevkisinde gerçekleştirildi. Bir su değirmenine kayışla bağlanan düzenek, çevredeki sokakların ve birkaç konutun aydınlatılmasını sağladı.
İstanbul’da elektrik üretimine yönelik ilk büyük adım ise 1910’da atıldı. Bankaların desteğiyle 1911’de kurulan Osmanlı Anonim Elektrik Şirketi, 50 yıllık üretim imtiyazı aldı. Hidroelektrik üretimi için uygun su kaynağı bulunamaması üzerine kömürle çalışan termik santral kurulmasına karar verildi.
Silahtarağa Elektrik Santrali, 11 Şubat 1914’te hizmete girdi. Elektrik önce tramvaylara, birkaç gün sonra da şehre verildi. Yaklaşık 15 megavat kurulu güce sahip tesis, Osmanlı’nın ilk kent ölçekli santrali oldu. 1914 yılında elektrik abone sayısı 2 bin 55 olarak kayıtlara geçti.
CUMHURİYET’İN İLANINDA KURULU GÜÇ 32,8 MEGAVATTI
Türkiye’de 1923 yılında 38 elektrik santrali bulunuyordu. Ülkenin toplam kurulu gücü 32,8 megavat, yıllık elektrik üretimi 44,5 milyon kilovatsaat seviyesindeydi. Kişi başına elektrik tüketimi ise yaklaşık 3 kilovatsaat olarak hesaplandı.
Başkent Ankara’nın ilk elektrik santrali, 1925’te Bentderesi’nde 35 kilovatlık doğru akım dinamosuyla kuruldu. Elektrik başlangıçta belediye binasında ve birkaç evde kullanıldı.
Ankara’da elektrik üretimi ve tüketimi sonraki yıllarda artış gösterdi. Ankara Elektrik Türk Anonim Şirketinin üretimi 1929’da 4,34 milyon kilovatsaatten 1931’de 6,07 milyon kilovatsaate yükseldi. Aynı dönemde abone sayısı 2 bin 709’dan 4 bin 766’ya çıktı.
SİLAHTARAĞA SANTRALİ İSTANBUL’UN DÖNÜŞÜMÜNDE ETKİLİ OLDU
İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Enerji Müzesi Müdürü Amed Gökçen, Silahtarağa Elektrik Santrali’nin şehrin gelişiminde önemli bir rol üstlendiğini belirtti.
Elektriğin İstanbul’a gelişinin yalnızca teknolojik bir yenilik olmadığını vurgulayan Gökçen, “İstanbul'da elektriğin gelmesi sadece bir teknolojik gelişme olarak değil, şehrin altyapısının, üst yapısının, mimarisinin, şehre gelip giden insanların, şehirde çalışan kitlenin bir bütün olarak değişimini doğurdu.” dedi.
Silahtarağa’nın yalnızca sokakları aydınlatan bir tesis olmadığını ifade eden Gökçen, santralin uluslararası sermayenin bölgeye çekilmesi ve yeni teknolojilerin yaygınlaşması açısından da önemli bir işlev üstlendiğini belirtti.
Gökçen, “En başından beri bu fabrikanın uluslararası sermayeyi buraya çekebilmesi, teknolojik altyapıları buraya dönüştürebilmesi, Osmanlı'nın Avrupa'da geç kalınmış teknolojik yapılara, ev aletlerine ve cihazlarına ulaşabilmesi ve daha da önemlisi bunun sadece devlete değil vatandaşa da verilebilmesi üzerine dev bir politik altyapısı var.” ifadelerini kullandı.