Ankara İl Başkanı Ümit Erkol için İzmir’de tutuklama kararı çıktı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İZBETON A.Ş. üzerinden yapıldığı iddia edilen usulsüzlüklere yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında yeni bir gelişme yaşandı. Aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un da bulunduğu 9 kişi, jandarmadaki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Soruşturmanın detayları ortaya çıktı
Yürütülen soruşturmanın odağında, Gaziemir ilçesinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm projeleri yer alıyor. İddiaya göre, S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracılığıyla usulsüz menfaat sağlandığı öne sürülüyor. Dosyada şüphelilere yönelik “zimmet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “resmi belgede sahtecilik” ve “denetim görevinin ihmali” suçlamaları bulunuyor.
Adliyeye sevk edildiler
Gözaltı sürecinin ardından sabah saatlerinde İzmir İl Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemleri tamamlanan Ümit Erkol ve beraberindeki 8 kişi, İzmir Adliyesi’ne sevk edildi. Cumhuriyet Başsavcılığı, ifadeleri alınan tüm şüphelileri tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti. Hakimlik, yapılan sorgulamaların ardından 9 kişi hakkında tutuklama kararı verdi.
Mansur Yavaş'tan sert tepki
Tutuklama haberinin ardından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak karara tepki gösterdi. Yavaş, tutuklama kararının hukuki ilkelerle bağdaşmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı:
"Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol’un tutuklandığı haberini aldık. İl Başkanımız adresi belli görevi ortada, kamuoyunun gözü önünde bir isim… Kaçma şüphesi yok, delil karartma ihtimali yok. Buna rağmen tutuklama kararı veriliyorsa, burada hukuktan söz edilemez. Çünkü hukukun en temel ilkesi açıktır: Tutukluluk istisnadır, esas olan tutuksuz yargılamadır. Ama bugün görüyoruz ki, istisna olması gereken bu durum bilinçli şekilde kural haline getirildi. Bu karar, yalnızca bir kişiye değil; hukuk güvenliğine, adalet duygusuna ve toplumun vicdanına verilmiş bir zarardır. Kimse “yargılama olmasın” demiyor. Ama ölçüsüzlüğü, keyfiliği ve yargının bir baskı aracına dönüşmesini kabul etmiyoruz. Bugün verilen bu kararlar, yarın bu ülkenin karşısına daha büyük bir adalet sorunu olarak çıkacaktır."
Kaynak:Haber61

