Anahtar Deliği 23.04.2026 Yomra liman kavşağını siyaset mi kapattı?

Yomra Limanı kavşağı düzenlemesi turizmcileri ve esnafı zora sokarken “siyasi mi teknik mi?” tartışması büyüyor. Değirmendere Köprüsü kapalı, şehir hastanesi ve istihdam iddiaları da gündemde.
Anahtar Deliği 23.04.2026  Yomra liman kavşağını siyaset mi kapattı?

YOMRA LİMAN KAVŞAĞINI SİYASET Mİ KAPATTI?

Yeni turizm sezonu yaklaşırken bölgede hareketlilik artıyor. İlk olarak Kurban Bayramı, ardından okulların kapanmasıyla birlikte Orta Asya’dan ciddi sayıda yabancı turistin gelmesi bekleniyor. Turizmciler bir yandan sıcak savaşın bölge turizmine etkisini tartışırken, diğer yandan altyapı ve hazırlık çalışmalarını büyük ölçüde tamamlamış durumda.

Sahil yolunda yapılan yeni düzenlemeler ise tartışmaları beraberinde getirdi. Özellikle Arap turistlerin aileler ve kafileler halinde yat turlarına çıktığı, akşam saatlerinde serinleyip dinlendiği, bölge mutfağını deneyimleyip dondurma yediği Yomra Limanı’na ulaşımın zorlaştırılması, turizm sektörü temsilcilerinin tepkisine neden oldu.

Trabzon-Rize güzergâhında seyir halinde olan araçlar için duble yoldan Yomra Limanı’na dönüş neredeyse imkânsız hale geldi. Sahil tarafına geçmek isteyen sürücüler ya Rize istikametinden gelmek zorunda kalıyor ya da Yomra çıkışını geçerek Arsin’e yakın kavşaklardan geri dönüyor. Bu durum, özellikle yoğun sezon öncesinde ciddi bir sorun olarak değerlendiriliyor.

Otomotiv işletmeleri, fast-food zincirleri, lokantalar, oteller, balıkçı barınakları ve liman tesislerinin bulunduğu; geçmişte Yomra elmasının simge olarak yer aldığı kavşakta yapılan bu değişiklik, bölge esnafı ve sürücüler tarafından tepkiyle karşılanıyor. Yeni düzenleme nedeniyle hem araç yoğunluğu artıyor hem de sürücüler kilometrelerce yol kat ederek geri dönmek zorunda kalıyor.

Bölge halkı ve turizmciler, yaz aylarında hem sahil trafiğinin hem de turizm hareketliliğinin bu uygulama nedeniyle olumsuz etkileneceğini düşünüyor. Limana doğrudan dönüşün kaldırılmasının ekonomik kayıplara yol açabileceği ifade ediliyor.

Konuyla ilgili bazı değerlendirmelerde ise siyasi boyut dikkat çekiyor. Bazı görüşler, “Yomra Belediyesi CHP’ye geçtikten sonra ilişkiler iyi tutulmaya çalışılsa da Karayolları ve bağlı bakanlıkların yerel yönetim üzerinde baskı kurduğu” yönünde yorumlar yapıyor. Bu iddialar, kavşak düzenlemesinin teknik bir karar mı yoksa siyasi bir tercih mi olduğu sorusunu gündeme taşıyor.

1

***

DEĞİRMENDERE KÖPRÜSÜ UNUTULDU MU?

Tarihi Değirmendere Köprüsü aylardır trafiğe kapalı tutuluyor. Üstelik köprü, yaya trafiğine de açılmıyor. Köprü girişlerine yerleştirilen ağır beton bloklar son derece kötü görüntüler oluştururken, yıllarca bu hattı kullanan bölge insanı mağduriyet ve üzüntüyü bir arada yaşıyor.

Yaz aylarında gerçekleştirilen statik kontrollerde, 1891 yılında yapılmış köprünün artık ağır yük taşıyamayacağı, buradan geçen kamyon ve yüklü kamyonetlerin tehlike oluşturabileceği belirlenmişti. Yetkililer, köprünün sağlamlaştırılması için yeni ölçümler, tetkikler ve ihale süreçlerinin tamamlanması gerektiğini ifade ediyor.

Ancak köprüyü kullanamayan sürücüler ve vatandaşlar duruma tepkili. Bölge halkı, yaşanan sürecin uzamasına anlam veremediklerini dile getiriyor.

Vatandaşlar, “Burası sadece alternatif ulaşım ve geçiş noktası değil, 137 metrelik bir tarihi hazine. Önce ‘çift taraflı çalışmaz’ denilerek bir şerit kapatıldı, ardından büyük beton bloklar yerleştirilerek tamamen geçiş durduruldu. Aylardır da bu şekilde bekliyor. Bilindiği gibi, en büyük sel felaketlerinde yeni köprüler çökerken ‘Osmanlı köprüsü’ olarak bilinen bu yapı ayakta kaldı. Şimdi korunup yaşatılması gerekmiyor mu? Neden aylardır hiçbir işlem yapılmadı?” sözleriyle tepkilerini dile getiriyor.

1891 yılında Nemlizadeler tarafından yaptırılan ve 5 metre genişliğe sahip olan köprünün duvarlarında ve ayaklarında güçlendirme çalışması yapılması gerektiği belirtiliyor. Bölge halkı ise tarihi mirasın bir an önce restore edilerek yeniden kullanıma açılmasını bekliyor.

1

***

HAYRANLIK UYANDIRAN BOTANİKÇİLER

Reşadiye ve Meydan araç üstgeçitlerinin (viyadük) kaldırılması kararı şehirde yoğun tartışmalara neden olurken, Büyükşehir Belediyesi ekipleri sahada ön çalışmalarına başladı. Bir yandan köprü altından açılacak hattın altyapı hazırlıkları sessiz sedasız sürdürülürken, diğer yandan farklı bir alanda dikkat çeken çalışmalar yürütülüyor.

Park ve Bahçeler birimine bağlı ekipler, özellikle su yürümesinin son günlerinde dikilen fidanların ve ekilen tohumların zarar görmemesi için büyük bir hassasiyetle çalışıyor. Bu süreçte ortaya konulan özenli çalışma, vatandaşların da takdirini topluyor.

Şehrin birçok noktasında açan birbirinden güzel laleler, bugünlerde kavşakları, yolları, tretuvarları ve parkları adeta renklendiriyor. Görsel bir şölen sunan bu çiçekler, yapılan çalışmaların estetik boyutunu da gözler önüne seriyor.

Öte yandan lükstrumlar, köklü çiçekler ve çalımsı bitkiler gelişigüzel sökülüp atılmak yerine, fen ve botanik kurallarına uygun şekilde yerlerinden çıkarılıyor ve ihtiyaç duyulan alanlara titizlikle taşınıyor. Bu yaklaşım, hem doğaya hem de kamu kaynaklarına duyulan saygıyı ortaya koyuyor.

Ağaçların korunması konusunda da büyük hassasiyet gösteren ekipler, yalnızca büyük bitki örtüsünü değil, çiçekleri de aynı özenle muhafaza ediyor. Yapılan çalışmalar, şehir estetiği ile doğa koruma bilincinin birlikte yürütülebileceğini ortaya koyuyor.

Çalışmaları yakından takip eden vatandaşlar ise memnuniyetlerini gizlemiyor. Birçok kişi, “Ortaya konulan bu titizlik gerçekten takdire şayan” diyerek hem botanik uzmanlarına hem de bahçıvanlara desteklerini ifade ediyor.

1

***

TRABZONLU OLMAYANA İSTİHDAM YOK MU?

Şehir hastanesi inşaatında sona yaklaşılırken, çalışmalar iç işlemler ve tefrişat aşamasına yöneldi. Yetkililer, sürecin sağlıklı ilerlemesi için toplantı üzerine toplantı yapıyor. Yatak kapasitesinin bine çıkarılması, teknolojik altyapının tamamlanması ve gerekli ihale süreçlerinin yetiştirilmesi adına kurmaylar her hafta bir araya geliyor.

Ancak tüm bu hazırlıkların yanında, hastanenin mevcut haliyle ulaşımının zor olacağı ve zemin yapısına ilişkin risklerin orta vadede ciddi sorunlara yol açabileceği yönündeki tartışmalar da gündemdeki yerini koruyor. Bu durum, projenin sadece fiziki değil, aynı zamanda stratejik açıdan da sorgulanmasına neden oluyor.

Öte yandan personel alımı sürecine ilişkin ortaya atılan bir iddia, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Siyasi iradenin, işe alımlarda “Trabzon’da ikamet etme şartı” getirdiği yönündeki bilgiler tartışmaları alevlendirdi.

Bilindiği üzere işsiz Trabzonlu gençlerin aileleri, Büyükşehir Belediyesi, Sağlık Müdürlüğü ve parti il binalarında adeta nöbet tutarak çocukları için iş talebinde bulunuyor. Yerel istihdam beklentisi güçlü şekilde dile getirilirken, farklı bir kesimden de dikkat çeken tepkiler yükseliyor.

Özellikle Trabzon’da üniversite ve lisansüstü eğitimini sürdüren ya da tamamlayan gençler, uygulamanın adil olup olmadığını sorguluyor. Bu kesim, barınma ve yaşam koşullarının zorluğuna dikkat çekerek, sürecin kendileri açısından dezavantaj oluşturduğunu ifade ediyor.

Gençler tepkilerini şu sözlerle dile getiriyor: “Biz de yıllardır burada yaşıyoruz. Ev satın alma imkânı olanımız yok denecek kadar az. Kiralık ev bulmak bile oldukça zor. Bu durumda hastanenin hiçbir biriminde bize yer verilmeyecek mi? Trabzon Şehir Hastanesi’nin tüm üniteleri siyasi tercihler doğrultusunda bize kapalı mı olacak?”

Tüm bu gelişmeler, şehir hastanesi etrafında şekillenen tartışmaların yalnızca sağlık hizmetleriyle sınırlı kalmadığını; istihdam, adalet ve yerel öncelikler gibi daha geniş bir çerçevede ele alındığını gösteriyor.

1

Kaynak:Haber61

HABERE YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.