Anahtar Deliği 19.04.2026 -Trabzon bir değerini daha kaybetti
TRABZON BİR DEĞERİNİ DAHA KAYBETTİ
Trabzon’da bir devir daha kapandı. Atay Aktuğ’un vefatı, sadece bir ismin kaybı değil; şehrin yakın siyasi ve idari hafızasından bir sayfanın daha eksilmesi anlamına geliyor. Trabzon’un belediyecilik geçmişinde iz bırakan ve hâlen hayatta olan Asım Aykan, Volkan Canalioğlu, Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu ve Murat Zorluoğlu’na sağlıklı, uzun ömürler diliyoruz. Aynı koltuktan geçmiş, farklı dönemlerin yükünü taşımış bu isimler, artık bir anlamda şehrin yaşayan hafızası konumunda.
Atay Aktuğ’un ardından konuşulanlar ise dikkat çekici. Siyasetin sert dili bir kenara bırakıldığında, farklı görüşlerden pek çok ismin ortak bir noktada buluştuğu görülüyor: “Şehre hizmetleriyle olduğu kadar kibar ve beyefendi kişiliğiyle de iz bırakan bir isimdi.” Bu ifade, Trabzon siyasetinde çok sık kullanılmaz. Kullanılıyorsa, bir karşılığı vardır.
Trabzon’un son 30-40 yıllık belediyecilik serüveni, artık yazılması gereken bir hikâyeye dönüşmüş durumda. Çünkü aktörler azalıyor, hatıralar ise zamanla silikleşiyor. Bugün hayatta olan başkanlar, sadece bir dönemin yöneticileri değil; aynı zamanda tanıkları.
Şehirlerde asfalt, beton ve projeler kalır denir. Ama asıl kalıcı olan, o projelerin arkasındaki zihniyet ve dönemin ruhudur. Trabzon, bu ruhu canlı tutabilen nadir şehirlerden biri. Aslında şehirler, hatırladıkları kadar güçlüdür.
Ölenlerin isimlerini yaşatma konusunda Trabzon örnek bir kent. Buna itirazımız yok; ancak yaşayanlara da kıymet verilmesi gerektiğine inanıyoruz.

***
AKOLUK’TA YÜREK YAKAN OLAY!
Akoluk mevkiinde, büyük bir inşaat mağazasından boya almak için alışverişe gittim. Mağazanın kapısından içeri girerken kapının önünde kulaklarında küpe olan iki sevimli köpek vardı. Köpekler belli ki acıkmışlardı ve mağazada bulunan insanlardan yemek istiyorlardı. Oldukça sevimli olan bu iki beyaz Fino cinsi köpeği biraz sevdikten sonra içeri girdim. Niyetim, dışarıya çıktığımda en kısa mesafedeki bir marketten köpek maması alarak onları beslemekti.
İçeriye girdiğimde, mağaza sahibi müşteriler korkmasın diye köpekleri oradan uzaklaştırmaya çalışıyordu. Daha sonra bir köpeğin feryat figan bağırışlarını duydum. Sesi duyar duymaz dışarıya çıktım. Bir de ne göreyim; köpeğe yolda araba çarpmış, sağ ön kolu kırılmıştı. Köpek dayanılmaz acılar yaşıyor, sağa sola koşmaya çalışıyordu. Acının etkisiyle adeta içim parçalandı, şoka girdim.
Peşinden koşsam da köpek, o acı içinde Trabzon istikametine doğru kaçmaya başladı. Ancak ön kolu kırıldığı için yere basamıyor, ayağı sarkık bir şekilde acı içinde sağa sola yalpalayarak ilerliyordu. Hemen arabaya atlayıp arka sokaklardan köpeği bulmak için yola koyuldum fakat bulamadım. Belediye yetkililerini aradım ve durumu aktardımŞimdi söylemek istediğim konu şu: Köpeğe çarpıp kaçan ahlak yoksunu, vicdansız kişi araçtan inip hiçbir duyarlılık göstermemiş, o dilsiz hayvanı ölüme terk etmiştir. Allah onu bildiği gibi yapsın!
Köpeklere küpeleri hangi belediye taktıysa (Ortahisar mı, Büyükşehir mi bilmiyorum)… Bu nasıl bir sorumsuzluktur! Trafiğin yoğun olduğu bu bölgelere, sırf çevrede kasap ve lokantalar var diye bu hayvanlar nasıl bırakılır? Hayvanlar belki aç kalmayacak, fakat hayatta da kalamayacak.
Hem Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in hem de Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın hayvanlar konusundaki hassasiyetini biliyorum. Her iki başkandan da rica ediyorum: Lütfen bu hayvanları sokağa bırakmayın. Elinizde bulunan boş arazilerden birinin çevresini barikat veya tellerle kapatıp, burada onlara geçici bir yaşam alanı oluşturun.
Her iki belediye de bu konuda hassasiyet gösterip hayvanlar için yaşam alanları oluşturma yönünde girişimler başlatmış durumda. Birkaç ay içinde bu sorun çözüme kavuşacaktır. Fakat bu zaman zarfında da mutlaka önlem alınmalıdır.
Sokaktaki canlarımıza yazık oluyor. Şimdi bu kazaya kurban giden canımız nerede, ne haldedir bilmiyoruz. Tek bildiğimiz, çaresizlik içinde acılarıyla baş başa kaldığıdır. Lütfen biraz daha duyarlı olalım…

***
KANUNİ HASTANESİ VE ANKETLER
Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi, açıldığı günden bu yana özellikle KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’nden önemli bir hasta yükünü devraldı. Açılışı dün gibi hatırlansa da aradan tam 14 yıl geçti. Bu süreçte, özellikle pandemi dönemi başta olmak üzere, Kanuni Hastanesi’nde on binlerce hasta şifa buldu ve bulmaya da devam ediyor.
Yönetimi, organizasyonu ve halkla ilişkileriyle de dikkat çeken hastane, son dönemde elde ettiği memnuniyet oranlarıyla öne çıkıyor. Söz konusu veriler hastane idaresinin kendi iç değerlendirmeleri değil; doğrudan Bakanlık kaynaklı gözlem, ölçüm ve anket raporlarını yansıtıyor.
Yüzde 80’in üzerinde memnuniyet oranına ulaşan Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bu yönüyle kamusal sağlık hizmeti açısından dikkat çeken bir örnek teşkil ediyor. Yıllarca devlet hastanelerine yönelik dile getirilen şikayetler, yoğunluk ve hizmet kalitesi tartışmaları düşünüldüğünde; 100 üzerinden 80–82 düzeyinde memnuniyet geri dönüşleri almak kayda değer bir tablo ortaya koyuyor.

***
KARADENİZ’DE MAVİ YILDIZ ZAMANI
Karadeniz turizmi, özellikle son dönemde yaşanan sıcak çatışmaların ardından alternatif cazibe destinasyonları arayışına yönelmiş durumda. Bu alternatiflerin başında ise sağlık turizmi ve doğa fotoğrafçılığı geliyor.
Geçtiğimiz hafta Tonya’nın yüksek kesimlerindeki Kadıralak Yaylası, yeniden yeşil örtüsü üzerine mavi tonlarla bezendi. Mavi Yıldız çiçekleri bir kez daha açarak bölgeye ayrı bir görsel şölen sundu.
Türkiye’nin birçok yerinden doğa ve fotoğraf tutkunları yaylaya akın ederek, bu endemik çiçeği en iyi şekilde görüntülemek için adeta yarıştı.
TÜRSAB Doğu Karadeniz BTK Yönetim Kurulu Üyesi İsmet Özpınar, Doğu Karadeniz yaylalarının sahip olduğu potansiyelin her yönüyle öne çıkarılması gerektiğini vurguladı. Özpınar, “Kadıralak gibi benzersiz yaylalarımızın tanıtımını iyi şekilde yapabilirsek, Mavi Yıldız çiçekleri için buraya dünyanın dört bir yanından turistler gelir. Doğa turizmi açısından Trabzon’un sahip olduğu potansiyel hiçbir bölgeyle kıyaslanamaz” dedi.

Kaynak:Haber61

