Anahtar Deliği 30.05.2026 Yavuz Aydın: Siyaset Kurumuna Güven Azaldı
Vatandaşlar ve esnafla bir araya gelen Aydın, kentteki ekonomik ve sosyal tabloya ilişkin gözlemlerini Haber61 Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Lakot’a anlattı.
Aydın, Kurban Bayramı’nda beklenen bayram havasının oluşmadığını belirterek, “Bayram tadında bir esnaf, bayram tadında bir genç, bayram tadında bir emekli göremedim. İnsanların ciddi sıkıntıları var. Ancak Türk milletinin ferasetine güveniyoruz. Türk milleti, zor dönemlerde çıkış yolunu her zaman bulmuştur” ifadelerini kullandı.
Olası bir seçime yönelik değerlendirmelerde de bulunan Aydın, İYİ Parti’nin tüm kadrolarıyla hazır olduğunu söyledi. Aydın, “Önümüzdeki ilk pazar günü seçim varmış gibi İYİ Parti olarak hazırız. Öncelikle milletin siyasete ve siyasetçiye güvenini yeniden tesis etmek gerekiyor. Sahada vatandaşın siyaset kurumuna karşı ciddi bir güven kaybı yaşadığını görüyoruz” dedi.
İlçe ziyaretlerinde vatandaşlarla sık sık bir araya geldiklerini ifade eden Aydın, İYİ Parti’ye yönelik ciddi bir teveccüh gözlemlediklerini dile getirdi. Ancak en önemli meselenin, vatandaşın siyasete yeniden güven duyması olduğunu vurgulayan Aydın, bu konuda mücadele yürüttüklerini söyledi.
Trabzon’daki gözlemlerini Meclis’in açılmasıyla birlikte gündeme taşıyacağını belirten Yavuz Aydın’ın, saha çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi. Vatandaşla birebir temas kurmanın siyaset açısından önemli olduğuna dikkat çekilirken, İYİ Parti’nin TBMM’de muhalefetiyle öne çıkan partiler arasında yer aldığı değerlendiriliyor. Yavuz Aydın da zaman zaman Meclis’te yaptığı sert çıkışlarla siyasi gündemde yer buluyor.
***
KALDIRIM VE YOL KENARLARI AÇIK OTOPARKA DÖNDÜ!
Trabzon’da her geçen gün artan araç sayısı ve otopark yetersizliği, kentin önemli sorunları arasında yer alıyor. Özellikle otopark ücretlerinin yüksek olması, bazı vatandaşların araçlarını gelişi güzel yerlere park etmesine neden oluyor. Bu durum ise hem trafik akışını hem de yaya ulaşımını olumsuz etkiliyor.
Zaman zaman ortaya çıkan görüntülerde, kaldırımlara park edilen araçlar nedeniyle vatandaşların yürümekte zorlandığı görülüyor. Sağlıklı bireyler bir şekilde yoluna devam edebiliyor ancak engelli vatandaşlar için durum çok daha büyük bir soruna dönüşüyor. Sırf otopark ücreti ödememek adına diğer insanların yaşam alanlarını işgal etmek, toplum düzeni açısından ciddi bir sorumsuzluk olarak değerlendiriliyor.
Her ne kadar kurallara uymayan araçlara cezai işlem uygulansa da bu sorunun önüne tam anlamıyla geçilebilmiş değil. Trabzon Meydan ve çevresinde çok sayıda otopark bulunmasına rağmen özellikle yaz aylarında kapasite ihtiyaca cevap vermekte yetersiz kalıyor. Bunun yanında bazı mahallelerde otoparkı olmayan apartmanlar da araç sahiplerini zor durumda bırakıyor.
Özellikle Beşirli sahilinin iç kesimlerinde vatandaşlar araçlarını yol kenarlarına park ederek evlerine gitmek zorunda kalıyor. Kentin yüksek kesimlerinde de benzer manzaralar yaşanıyor. Trafiğin daha az yoğun olduğu bölgelerde yol kenarları adeta açık otoparka dönüşüyor.
Son yıllarda yapılan konut ve iş yeri projelerinde otopark zorunluluğu getirilmiş durumda. Otoparkı olmayan yapılara ruhsat verilmemesi önemli bir adım olarak görülse de mevcut sorunu tamamen çözmeye yetmiyor. Çünkü Trabzon’da araç sayısı artmaya devam ederken mevcut otopark kapasitesi ihtiyacın gerisinde kalıyor.
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, kentteki otopark sorununu çözmek adına kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini ifade etmişti. Mevcut otoparkların katlı sisteme dönüştürülmesi ve yeni yer altı otoparklarının hayata geçirilmesi için çalışmalar yapıldığını belirten Genç, sorunun uzun vadeli planlamalarla çözülebileceğine dikkat çekmişti.
Elbette bu projelerin tamamlanması zaman alacak. Ancak vatandaşların da özellikle trafiğin yoğun olduğu bölgelerde araçlarını kaldırımlara ve gelişi güzel alanlara park etmemesi gerekiyor. Toplumda “Ben işimi göreyim, gerisi önemli değil” anlayışından uzaklaşılması büyük önem taşıyor.
Basit gibi görünen bu sorun, aslında günlük yaşamı doğrudan etkileyen önemli bir şehir problemi haline gelmiş durumda. Bu nedenle hem yerel yönetimlerin hem de vatandaşların daha duyarlı hareket etmesi gerekiyor.
***
HUZUR EVLERİ DE BU BAYRAMDA HUZUR BULDU
Dini bayramlar, Türk toplumu açısından çok önemli bir yere sahiptir. İnsanların dayanışma ve kaynaşmasını sağlayan bu manevi atmosfer, toplumu ayakta tutan en önemli unsurlardan biri olarak görülür. Bayramlar, insanlarda sorumluluk duygusunu daha da ön plana çıkarır. Yıl boyunca ziyaret edilemeyen aile büyükleri ziyaret edilir, ihmal edilen kabirler bayram döneminde hatırlanır. Bunların yapılmaması ise birçok insanda vicdani rahatsızlık oluşturur.
Bayramlar, özellikle küslüklerin sona ermesine fırsat sağlayan, toplumdaki huzur ve dayanışmayı güçlendiren özel zamanlardır. Türk toplumunda dini bayramlar, büyük bir hassasiyetle kutlanan ve manevi yönü güçlü günler arasında yer alır. İnsanlar aylar öncesinden bayram bütçesi oluşturarak memleketlerine gitmek için hazırlık yapar. Büyüklerini ziyaret etmek, vefat eden yakınlarının kabirlerine gitmek birçok kişi için vicdani bir sorumluluk olarak görülür. Bu nedenle dini bayramlar, Türk toplumunun birlik ve beraberliğini canlı tutan önemli değerler arasında bulunur.
Elbette bayramlarda aileleriyle bir araya gelenlerin yanında yalnız kalan insanlar da var. Bu insanların önemli bir bölümü huzurevlerinde yaşamlarını sürdürüyor. Kimisi çocukları tarafından sahiplenilmediği için, kimisi ise hayatta yanında olacak yakını kalmadığı için ömrünün son dönemini devletin çatısı altında geçiriyor. Yılda iki kez yaşanan dini bayramlarda kendilerini ziyarete gelen insanları gördüklerinde ise büyük mutluluk yaşıyorlar. Gelen misafirlerle sohbet ediyor, hasret gideriyor ve kendilerini yalnız hissetmemeye çalışıyorlar.
Bayram dönemlerinde sivil toplum kuruluşları da huzurevlerini ziyaret ederek çeşitli etkinlikler düzenliyor. Devlet yetkilileri de yaşlı vatandaşları ziyaret edip hal hatır soruyor, onlara çeşitli hediyeler vererek mutlu olmalarını sağlamaya çalışıyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da dün Trabzon Huzurevi’ni ziyaret etti. Buradaki vatandaşlarla sohbet eden Uraloğlu, yaptığı samimi sohbetler ve esprilerle yaşlıların yüzünü güldürdü. Bir insanın mutlu olmasına vesile olmak, onun yüzünde kısa da olsa bir tebessüm oluşturabilmek gerçekten çok kıymetli bir davranış.
Trabzon’daki bazı sivil toplum kuruluşları da huzurevlerine giderek konserler ve çeşitli etkinlikler düzenliyor, büyüklerimizle vakit geçirerek onlara yalnız olmadıklarını hissettirmeye çalışıyor. Bu tür ziyaretler, toplumun yaşlılarına karşı sorumluluğunu yerine getirmesi açısından önemli bir anlam taşıyor.
Temennimiz, bu ziyaretlerin sadece bayramlarla sınırlı kalmaması. Çünkü bugün ziyaret edilen o büyüklerin yerinde yarın hepimizin olabileceği unutulmamalı. Yaşlı insanlara yalnız olmadıklarını hissettirmek, onların hayatına küçük de olsa bir mutluluk katabilmek toplum adına son derece değerli bir davranış olarak görülüyor.

***
BAYRAMDA DÖRT MEVSİMİ BİR ARADA YAŞADIK
Mübarek Kurban Bayramı’nı idrak ediyoruz. Bugün bayramın son günü… Bayrama güneşli bir havayla giriş yapmıştık ancak ikinci günden itibaren etkili olan yoğun sağanak yağış, Trabzon’da hayatı adeta felç etti.
Gece saatlerinde başlayan ve sabaha kadar devam eden yağış nedeniyle bazı bölgelerde heyelanlar meydana gelirken, bazı noktalarda dereler taştı, yollar ulaşıma kapandı. Trabzon’daki tüm belediye ekipleri ek mesai yapmak zorunda kaldı. Bayram tatili dolayısıyla izne çıkan personeller yeniden göreve çağrıldı. Ekiplerin yoğun çalışmasıyla vatandaşların yaşanan olumsuzlukları en az zararla atlatması sağlandı.
Trabzon’da haziran ayı gelmiş olmasına rağmen havalar hâlâ istenilen seviyede ısınmadı. Ülkenin güneyinde ve batısında insanlar denize girerken, Trabzon’da doğalgaz kombileri yanmaya devam ediyor. Kırsal bölgelerde ise soba bacaları hâlâ tütüyor. Görünen o ki havalar bir süre daha serin geçecek.
Bayram tatili için Trabzon’a gelen gurbetçiler ve yerli turistler de, bayramın ilk günü dışında yağmurlu havayla karşılaştı. Bu nedenle birçok kişi gezi planlarında değişikliğe gitmek zorunda kaldı. Bir anlamda hem güneşi hem de Karadeniz’in yoğun sağanağını görmüş oldular. Bu durumun onlar için farklı bir tecrübe olduğu söylenebilir.
Dört mevsimin bir arada yaşandığı Trabzon’da, vatandaşlar artık havaların ısınmasını ve kışlık kıyafetlerini rafa kaldırmayı bekliyor.



