Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Anahtar Deliği Yayın tarihi: 29 Eylül 2026 07:00 Güncellenme tarihi: 29 Eylül 2026 00:15

Anahtar Deliği 29.09.2026 Trabzon’da öğrenci olmak zorlaşıyor

Trabzon’da öğrenciden dar gelirliye, esnaftan velilere kadar hayatın farklı alanlarında artan maliyet ve belirsizlikler vatandaşın yükünü her geçen gün artırıyor.

TRABZON’DA ÖĞRENCİ OLMAK ZORLAŞIYOR

Trabzon, kira fiyatlarında Türkiye’nin en pahalı şehirleri arasında yer alıyor. Bu durum özellikle üniversite öğrencilerini zorluyor.

Trabzon’da iki devlet, bir vakıf üniversitesi bulunuyor. Şehir dışından gelen öğrencilerin bir bölümü yurt yerine birkaç arkadaş bir araya gelerek ev tutmayı tercih ediyor. Ancak kira fiyatları burada da ciddi bir engel.

Kentte ortalama kiraların 25 bin lira seviyesinde olduğu konuşulurken, öğrencilere yönelik evlerde bu rakamın 40 bin liraya kadar çıkabildiği görülüyor. Üç-dört öğrenci masrafı bölüşse de elektrik, su, internet ve mutfak giderleri eklendiğinde yük ağırlaşıyor.

Bu nedenle öğrenciler daha çok eski, merkezi olmayan veya bodrum katındaki evlere yöneliyor. Bir başka seçenek ise özel yurtlar.

Yaz aylarında Körfez ülkelerinden gelen turistlere kısa süreli kiralanan apartlar da eğitim dönemiyle birlikte öğrencilerin alternatifleri arasında yer alıyor.

Ama sonuç değişmiyor.

Trabzon üniversite şehri olmak istiyorsa, öğrencinin barınma sorununu da düşünmek zorunda.

Çünkü bugün bir öğrencinin en büyük hesabı ders değil, kira.

***

KIŞ KAPIDA, YAKACAK DERDİ BAŞLADI

Havalar soğudu, bu kez de yakacak telaşı başladı.

Doğalgazı olan faturayı düşünüyor, doğalgazın ulaşmadığı bölgelerde yaşayanlar ise odun ve kömürün hesabını yapıyor.

25 kilogramlık bir çuval kömür bugün yaklaşık 350 liraya kadar çıkmış durumda. İki ton kömürün maliyeti yaklaşık 28 bin lirayı buluyor.

Ama iki ton, özellikle kırsalda yaşayan bir ailenin kışı çıkarmasına yetmeyebilir.

Üç, dört ton derken hesap 50 bin lirayı buluyor.

Üstelik bunun içinde odun yok.

Daha birkaç ay önce 250 lira civarında olan kömürün kısa sürede 350 liraya yükselmesi de vatandaşın endişesini artırıyor. Önümüzdeki dönemde 400-450 lira seviyelerinin konuşulması ise tabloyu daha da ağırlaştırıyor.

Hal böyle olunca vatandaşın gözü belediyelere ve sosyal yardım kurumlarına çevriliyor.

Kömür talebinde bulunanların sayısı her geçen gün artıyor.

Kış daha yeni başlıyor.

Vatandaşın hesabı ise şimdiden tutmuyor.

Asıl soru da burada:

Bu kış dar gelirli vatandaş nasıl ısınacak?

***

İNTERNET ALIŞVERİŞİ YEREL ESNAFI VURUYOR

Trabzon’da yerel esnafın işi her geçen gün biraz daha zorlaşıyor.

Eskiden ihtiyaç olduğunda mahalledeki dükkâna gidilir, esnaftan alışveriş yapılırdı. Şimdi ise vatandaşın büyük bölümü telefonundan fiyatlara bakıyor, birkaç tıkla siparişini veriyor.

E-ticaret büyürken yerel esnaf küçülüyor.

Büyük internet siteleriyle fiyat yarışına girmek küçük esnaf için kolay değil. Kira, elektrik, personel ve diğer giderler zaten yüksek. İnternetten satış yapmaya çalıştığında bu kez komisyonlar devreye giriyor.

Yani esnaf müşteriye ulaşmak için internete mecbur kalıyor, kazancının bir bölümünü de platformlara bırakıyor.

Elbette internet alışverişi vatandaşa kolaylık sağlıyor. Ancak bunun bir de yerel esnaf tarafı var.

Mahalledeki bakkal, kırtasiyeci, giyimci, ayakkabıcı, lokantacı, küçük işletme...

Bunlar yalnızca ürün satan insanlar değil. Mahallenin ekonomisini ayakta tutan insanlar.

Bir esnaf kepenk kapattığında yalnızca bir dükkân kapanmıyor. O dükkânda çalışan kişi, ailesi ve çevresindeki birçok insan da bundan etkileniyor.

Trabzon’da yerel esnafın ayakta kalması bu yüzden önemli.

Alışverişin tamamını internetten yapmak kolay olabilir ama şehir ekonomisi yalnızca ekran üzerinden dönmüyor.

Çünkü yerel esnaf kazanırsa, şehir kazanır.

***

ÖĞRETMEN DEĞİŞİYOR, ÇOCUKLAR ETKİLENİYOR

Çocuğunuzu okula gönderiyorsunuz. Günün büyük bölümünü geçireceği öğretmenine emanet ediyorsunuz.

Hatta bazen çocuğunuzun sevdiği, güvendiği bir öğretmenin sınıfında olması için uğraşıyorsunuz.

Sonra bir gün öğretmenin değiştiğini öğreniyorsunuz.

Asıl öğretmen yurt dışına görevlendiriliyor, yerine ücretli öğretmen geliyor.

Çocuk yeni öğretmenine alışacak, sınıfta yeni bir düzen kurulacak derken bu kez başka bir gelişme yaşanıyor.

Yurt dışındaki görev bitiyor ve asıl öğretmen geri dönüyor.

Çocuk bir kez daha öğretmen değişikliği yaşıyor.

Büyükler için belki birkaç satırlık bir haber bu.

Çocuk için öyle değil.

Özellikle küçük yaşlarda öğretmen, öğrencinin hayatında önemli bir yere sahip. Gününü onunla geçiriyor, derdini onunla paylaşıyor, alışıyor, güveniyor.

Bir anda bütün düzen değişiyor.

Yeni öğretmene alışmak, yeniden güven kurmak, sınıfa yeniden uyum sağlamak kolay olmuyor. Bazı çocuklarda huzursuzluk ve derslere karşı isteksizlik başlıyor. Bunun etkisi eve de yansıyor.

Bir öğretmen değişiyor, ardından çocuğun düzeni değişiyor.

Burada Milli Eğitim Bakanlığının daha kalıcı bir çözüm bulması gerekiyor.

Yurt dışına görevlendirilen öğretmenlerin yerine geçici çözümler üretmek yerine, ataması yapılmamış öğretmenlerden yararlanılması değerlendirilebilir.

Bir çocuk bir eğitim yılında kaç kez öğretmen değiştirmek zorunda kalmalı?

Bu sorunun cevabı üzerinde biraz daha düşünmek gerekiyor.

Eğitimde değişiklik olabilir. Ama çocukların sürekli değişen bir düzene alışması beklenmemeli.

 

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!