Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Anahtar Deliği Yayın tarihi: 24 Eylül 2026 07:00 Güncellenme tarihi: 24 Eylül 2026 00:09

Anahtar Deliği 24.09.2026 Bu gidişle Alzheimer olacağız

Trabzon’da Sanatevi tartışması, kırsaldaki yol sorunları ve KTÜ Rektörü Çuvalcı’nın merakla beklenen basın toplantısı gündemde.

BU GİDİŞLE ALZHEİMER OLACAĞIZ

Trabzon’un hafızasında yer etmiş bir mekânın kapısına kilit vuruldu.

Trabzon Sanatevi tahliye edildi.

Elbette ortada hukuki ve idari bir süreç var. Ancak Sanatevi’nin yıllardır bu şehrin sanat hayatındaki yeri düşünüldüğünde, yaşananları sıradan bir tahliye işlemi olarak görüp geçmek de kolay değil.

Bugün Sanatevi önünde bunu gösteren bir tablo vardı.

Gazetecisi oradaydı, siyasetçisi oradaydı. Sanatçısı, müzisyeni, esnafı…

Farklı görüşlerden insanlar aynı yerde buluştu.

Çünkü herkesin ortak bir kaygısı vardı:

Trabzon’un sanat hafızasına ne olacak?

Konuşmalar yapıldı.

Milletvekili Sibel Suiçmez, İYİ Partili Muhammet Erkan ve başka isimler düşüncelerini paylaştı.

Fakat konuşmaların önemli bölümünde tartışma Vali Tahir Şahin üzerinden şekillendi.

Vali’nin uygulamadaki rolü elbette konuşulabilir.

Ancak burada biraz daha geniş bir pencereden bakmak gerekiyor.

Çünkü bir idari işlemin uygulayıcısını tartışırken, o işlemin hangi kararlar ve hangi süreçler sonucunda ortaya çıktığını da sormak gerekiyor.

Ahmet Kaya’nın konuşmasını bu nedenle ayrı bir yere koymak lazım.

Kaya, konuyu yalnızca Vali Şahin üzerinden değerlendirmedi. Daha geniş bir siyasi çerçeveye taşıdı ve kararın arkasındaki iradenin de tartışılması gerektiğini söyledi.

Bu yaklaşımın kamuoyunda karşılık bulup bulmayacağını elbette zaman gösterecek.

Fakat bugün Sanatevi önündeki tabloya baktığımızda, Trabzon’un kültür hayatıyla ilgili daha büyük bir soru karşımıza çıkıyor.

Bir şehrin hafızası nasıl korunacak?

Yıllarca sanatçıların buluşma noktası olmuş, etkinliklere, sergilere, konserlere ve nice kültürel çalışmaya ev sahipliği yapmış bir mekândan söz ediyoruz.

Bugün kapısı kapanır.

Yarın başka bir kültür mekânının akıbeti konuşulur.

Sonra bir başkasının…

İşte insanı düşündüren tarafı da burası.

Şehirler yalnızca yolları, binaları ve meydanlarıyla yaşamaz.

Hatıralarıyla, sanatçılarıyla, kültür duraklarıyla da ayakta kalır.

Bunları birer birer kaybettiğimizde geriye beton kalır.

Hafıza ise yavaş yavaş silinir.

Sonra dönüp bakarız…

“Bizim Trabzon nereye gitti?” diye.

İyi uykular Trabzon’um…

***

SANAT EVİ İÇİN GİZLENEN İDDİA NE?

Trabzon Sanatevi ile ilgili yaşananların arka planında, kamuoyunun çok fazla bilmediği bir ayrıntı daha var.

Edindiğimiz bilgilere göre Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, sürecin çözümü için bir süredir önemli bir gayret gösteriyordu.

Trabzon Valiliği ile görüşmeler yapan Genç’in, Sanatevi’nin Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmesini talep ettiği öğrenildi.

Hatta kendi partisi içerisindeki bazı milletvekilleriyle de bu konuda görüşmeler gerçekleştirdiği ve onları ikna etmeye çalıştığı ifade ediliyor.

Sonrasında ise Trabzon Valiliği’nin Sanatevi’ni Büyükşehir Belediyesi’ne devretmeye sıcak baktığı, hatta bazı iddialara göre resmi işlemlerin de tamamlandığı belirtiliyor.

Tam burada dikkat çeken bir başka ayrıntı ortaya çıkıyor.

İddiaya göre Başkan Genç, Sanatevi Başkanı Mehmet Kuvvet’e, “Anahtarı Valilik yetkililerine teslim edin. 15 gün sonra burayı yeniden belediye olarak devralacağız” şeklinde bir yaklaşım sergiledi.

Yani anlatılanlara göre Genç’in planı, Sanatevi’nin Valilikten Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmesi ve ardından yeniden sanatçılara kazandırılmasıydı.

Fakat dün işler biraz farklı gelişti.

Sanatevi’nin anahtarını teslim almak üzere Valilik yetkilileri geldi.

Bu sırada CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez ve Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın da bulunduğu ortamda anahtar teslimine yönelik bir direnç ortaya çıktı.

Sanatevi Başkanı Mehmet Kuvvet’in ise “Arkadaşlar, biz anahtarı teslim edelim” yönündeki yaklaşımı dikkat çekti.

Ancak Sanatevi çevresindeki bazı sanatçı ve sanatseverlerin Kuvvet’e, anahtarın hemen teslim edilmemesi ve sürece direnilmesi yönünde telkinde bulunduğu öğrenildi.

Bunun ardından tartışmalar başladı.

Mehmet Kuvvet ile sanatçılar arasında görüş ayrılıkları yaşandı. Akşam saatlerine doğru Sanatevi’nde hareketli anlar yaşandığı, farklı düşüncelerin karşı karşıya gelmesiyle tartışmaların hararetlendiği ifade edildi.

Gelinen noktada süreç bambaşka bir yere evrilmiş görünüyor.

Çünkü bir tarafta Sanatevi’nin mevcut durumuna itiraz edenler var.

Diğer tarafta ise binanın yeniden Büyükşehir Belediyesi bünyesine kazandırılması için girişimde bulunduğu belirtilen Ahmet Metin Genç var.

Şimdi gözler Başkan Genç’e çevrilmiş durumda.

Edindiğimiz izlenim, Genç’in bu noktadan sonra sürece yeniden müdahil olabileceği yönünde.

Eğer Valilik ile Büyükşehir Belediyesi arasında konuşulan devir gerçekleşirse, Sanatevi’nin yeniden Trabzon’daki sanatçılara ve sanatseverlere açılması gündeme gelebilir.

Yani hikâye henüz bitmiş değil.

Sanatevi’nin kapısına vurulan kilidin anahtarının kimin eline geçeceğini ise önümüzdeki günlerde göreceğiz.

***

YAĞMUR DİNDİ, KIRSALDA SIKINTI SÜRÜYOR

Trabzon’da yaklaşık 10 gündür gökyüzünün rengi değişmedi.

Sağanak peş peşe geldi. Kent merkeziyle birlikte ilçeler de yağıştan nasibini aldı. Zaman zaman taşkınlar yaşandı, bazı bölgelerde ulaşım aksadı.

Belediye ekipleri sahaya indi.

İş makineleri çalıştı, personel gece gündüz vatandaşın yardımına koştu. Merkezde yürütülen müdahaleler, yaşanan sıkıntıların önemli bölümünü kısa sürede hafifletti.

Ancak kırsala doğru gidince manzara değişiyor.

Özellikle ilçelere bağlı mahalle yollarında yağışın izleri hâlâ belirgin. Çukurlar derinleşmiş, zemin gevşemiş, bazı noktalarda toprak kaymaları meydana gelmiş.

Bazı istinat duvarları çöktü.

Bazıları ise zemindeki hareketlilik nedeniyle alarm veriyor.

Vatandaş arıyor, anlatıyor, çözüm bekliyor.

Kimisi aracını yolun bozukluğu nedeniyle kullanamıyor, kimisi evine ulaşmakta zorlanıyor. Bir başka yerde ise yağışla birlikte daha büyük bir tehlikenin kapıda olduğu söyleniyor.

Yetkililerin imkanlarını da biliyoruz.

Belediyelerin, Karayolları’nın ve ilgili kurumların her noktaya aynı anda yetişmesi kolay değil. Fakat aradan günler geçmesine rağmen bazı kırsal yolların hâlâ yalnızca çakıl ve kumla geçiştirilmeye çalışılması düşündürücü.

Hele toprak yollar...

Yağmurun ardından yeniden aynı noktaya dönüyor.

Burada vatandaşın beklentisi de gayet açık.

“Gelip yolu görün, sorun büyümeden müdahale edin.”

Bizcede yapılması gereken de belli.

Yağışlardan etkilenen kırsal yolların bir plan dahilinde taranması, riskli bölgelerin belirlenmesi ve öncelikli noktalar için hızlı bir çalışma başlatılması gerekiyor.

Çünkü şehir merkezindeki vatandaş kadar kırsalda yaşayanın da güvenli ulaşım hakkı var.

Yağmur geçer...

Çamur kurur...

Ama zamanında görülmeyen bir yol sorunu, bir sonraki yağışta çok daha ağır bir tablo çıkarabilir.

Vatandaşın sesi duyulmuşsa, şimdi sıra o sesi sahada karşılamaya geldi.

***

ÇUVALCI’NIN BASIN TOPLANTISI MERAK UYANDIRDI

Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, 25 Eylül Cuma günü saat 09.30’da KTÜ Sahil Tesisleri’nde basın mensuplarıyla bir araya gelecek.

Toplantının gündemi hayli geniş.

Son dönemde kamuoyunda tartışılan KTÜ Vakfı ile ilgili konuların yanı sıra üniversitenin performansı, devam eden çalışmalar ve KTÜ’de yaşanan gelişmeler masaya yatırılacak.

Elbette basın mensuplarının soruları da toplantının en dikkat çekici bölümünü oluşturacak.

Çünkü Çuvalcı, uzun süredir kamuoyunda farklı iddialar ve tartışmalar üzerinden gündeme gelen bir isim.

Özellikle sosyal medya üzerinden yapılan bazı paylaşımlar, Rektör Çuvalcı hakkında çeşitli tartışmaları beraberinde getirmişti.

Rektör ise bu süreçte uzun süre sessiz kalmayı tercih etti.

Şimdi ise mikrofonların karşısına geçiyor.

Dolayısıyla gazetecilerin soracağı sorular da merak konusu.

KTÜ Vakfı konusunda ne diyecek?

Üniversitenin son dönemdeki performansını nasıl değerlendiriyor?

Kamuoyunda gündeme gelen eleştirilere yanıtı ne olacak?

Ve elbette sosyal medyada kendisiyle ilgili yapılan paylaşımlar konusunda düşüncesi sorulacak mı?

Bunların tamamını 25 Eylül’de göreceğiz.

Çuvalcı’nın rektörlük döneminde belki de en çok soru işareti barındıran basın buluşmalarından biri olacak.

Toplantının sakin başlayıp nasıl bir atmosfere bürüneceğini ise hep birlikte izleyeceğiz.

Biz de orada olacağız.

Soruları, cevapları ve toplantının perde arkasında kalan ayrıntılarını sizlere aktaracağız.

Bakalım Çuvalcı, uzun süren sessizliğini bu kez hangi cümlelerle bozacak?

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!