Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Anahtar Deliği Yayın tarihi: 16 Ağustos 2026 07:00 Güncellenme tarihi: 16 Ağustos 2026 10:47

Anahtar Deliği 16.08.2026 DİYARBAKIR ÜZERİNDEN “YÖNETİMSEL OKUMA"

Diyarbakır’daki maçlarda misafir tribünü kararından Trabzon’daki spor salonlarının sorunlarına, turizmde yeni pazar arayışlarından Sümela’nın Maçka ekonomisine katkısına kadar kentin ve sporun gündemindeki dikkat çeken başlıkları değerlendirdik.

DİYARBAKIR ÜZERİNDEN “YÖNETİMSEL OKUMA”

Diyarbakır’dan beklenen karar geldi.

Tam da İçişleri Bakanlığı’nın yönlendirmesiyle Amed’in, Erzurumspor ve Trabzonspor gibi, maçlarına rakip takım taraftarının alınmaması gündemdeyken, hatta bu konuda bir kanaat oluşmuşken “Terörsüz Türkiye” modeli Meclis’ten geçti.

Ardından Erzurumspor taraftarlarına haber yollandı:

“Gelebilirsiniz.”

Evet; Erzurumspor taraftarları Diyarbakır’daki maçı statta izleyebilecek.

Aynı “çerçevede” üç hafta sonra Trabzonspor da aynı deplasmanda boy gösterecek. Bordo-mavililer için de misafir tribünlerinin açılması bekleniyor.

Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi, bu yeni bir temayül.

Sürece destek için “misafir seyircisiz” oynama fikrinden şimdilik vazgeçildiği belirtiliyor.

Peki İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi bu konuda ne dedi?

Trabzonspor’un Adnan Süvari Süper Ligi’ndeki kaderini de etkileyecek olan bu maçlarla ilgili olarak Bakan Çiftçi, pazar akşamı saat 21.30’da oynanacak karşılaşma için “İyi yönetildiği takdirde bu maçların terörsüz Türkiye amacına hizmet edeceğine inanıyoruz” dedi.

İşte tam burada “yönetim” kelimesi önem kazanıyor.

Çünkü yönetim deyince aklımıza geçen yıl geldi.

Berbat yönetimlerden canı en fazla yanan, hatta en fazla yakılan kulüp tartışmasız Trabzonspor olmuştu.

Doğru…

Tıpkı siyaset arenasında olduğu gibi, spor sahalarında da, futbol maçlarında da her şey “iyi yönetimle” başlar.

Hakeminden federasyonuna, güvenlik tedbirlerinden saha yönetimine kadar…

İyi yönetirseniz gerilim azalır, güven artar.

Kötü yönetirseniz, en küçük kıvılcım bile büyük tartışmalara dönüşebilir.

Bu nedenle Bakan Çiftçi’nin sözünü sadece Diyarbakır’daki maçın güvenliği açısından değil, futbolun tamamı açısından da okumak gerekiyor.

Bakan Çiftçi’ye katılıyoruz!

***

GENÇLİK VE SPOR MÜDÜRLÜĞÜ SALONLARI YANIYOR

Beşirli’de salon sporları her dönem olduğundan daha fazla ilgi görüyor. Okçuluk, hentbol, basketbol ve voleybol, ilgi sıralamasında başı çekiyor.

Ancak sporcuların yoğun olarak kullandığı salonlarda bu kez başka bir konu gündemde.

Aylardır çalışmayan klimalar, “Yine inşaat mı var?” sorusunu akıllara getiriyordu. Nitekim sürekli bu yönde açıklamalar yapılıyordu.

Sporcuların idmanları erteleniyor, velilerden de anlayış isteniyordu.

OKULLARIN AÇILMASINA BİR AYDAN AZ KALDI

Okulların açılmasına bir aydan az bir zaman kala, okul sporlarına devam eden lisanslı sporcular artık Ağustos sıcaklarında idman yapamaz hale geldi.

Çocuklar sürekli suya koşuyor.

Antrenörler ise zaman zaman idmanlara ara vermek zorunda kalıyor. Onlar da ter içinde görevlerini yerine getirmeye çalışıyor.

Salonlardaki personel azlığı da dikkat çekiyor.

Yaz aylarında ilgisizliğin daha da somut hale gelmesi, velilerin tepkisini çekiyor.

Veliler ve aileler, yaşanan duruma ilişkin “En azından havalandırmayı açsalar olmaz mı?” diye soruyor.

Salonlarda spor yapmaya çalışan çocuklar için sıcaklık artık sadece bir konfor meselesi olmaktan çıkmış durumda.

Çünkü çocukların sağlıklı koşullarda spor yapabilmesi için en temel ihtiyaçlardan biri, uygun salon şartları.

Velilerin beklentisi ise oldukça basit:

Çocuklar sporunu yapsın, antrenörler görevini yerine getirsin, salonlar da çalışır durumda olsun.

***

TURİZM ELÇİLERİ BAKAN ERSOY’DAN NE TALEP ETTİ?

Trabzon’un turizm elçileri önceki gün Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’u ziyaret etti.

Bakanlıkta gerçekleştirilen görüşmede sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları, Trabzon’un sahip olduğu güçlü turizm potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi, şehrin tanıtımının güçlendirilmesi, turizm altyapısının geliştirilmesi, destinasyon çeşitliliğinin artırılması ve turizm hareketliliğinin yılın tamamına yayılması konularında sunum yaptı.

Turizmciler, Bakan Ersoy’dan özellikle Çin pazarından Trabzon’a yönelik turist hareketliliğinin artırılması, şehrin doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerinin uluslararası alanda daha güçlü tanıtılması ve alternatif turizm imkanlarının geliştirilmesi konusunda destek istedi.

Görüşmede bu başlıklar üzerinden karşılıklı değerlendirmelerde bulunulurken, Bakan Ersoy’un Trabzon’a ilişkin övgü dolu sözleri de takdir topladı.

Eğitim, eğitim, eğitim

Trabzon’un tarihi, kültürel, sosyal ve sportif altyapısının birbirinden güzel doğal zenginliklerle bezendiğini ifade eden Bakan Ersoy’a, sektör temsilcilerinden de önemli bir mesaj geldi:

“O zaman bu potansiyeli gerçekleştirerek Trabzon’umuzun turizmden hak ettiği payı alması yolunda bize destek olun.”

Ulusal turizm denildiğinde akla yalnızca Antalya, Muğla, İzmir, İstanbul ya da Antakya gelmemeli.

Trabzon’un da turizmde hak ettiği noktaya ulaşabilmesi için belli kriterlerde ilerleme kaydetmesi gerekiyor.

Bunun başında ise eğitim geliyor.

Halen eğitim-öğretime başlayamayan bir Turizm Fakültesi gerçeğimiz var.

Esnaftan ve işletmelerden yönelik şikayetler de her geçen gün artıyor. Altyapı, ulaşım, iletişim ve gastronomi ise bu zincirin devamını oluşturuyor.

Çünkü turizmde en iyi reklam, memnun ayrılan turisttir.

Trabzon, sahip olduğu doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleri doğru bir eğitim, güçlü bir altyapı ve kaliteli hizmet anlayışıyla buluşturabilirse yalnızca Uzak Doğu’dan değil, dünyanın dört bir yanından turist çekebilecek bir potansiyele sahip.

***

SÜMELA MAÇKA’YA NE KADAR KATKI SAĞLIYOR?

Trabzon turizminin en önemli merkezlerinden biri olan Sümela Manastırı, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Özellikle yaz aylarında bölgeye yönelik yoğun ilgi, Maçka yolunda ciddi bir trafik hareketliliği de oluşturuyor.

Ancak burada dikkat çeken başka bir konu daha var.

Sümela Manastırı’na gelen turistlerin Maçka ekonomisine katkısı ne kadar?

Aslına bakılırsa bu sorunun cevabı pek iç açıcı değil.

Turistlerin önemli bir bölümü Maçka ilçe merkezine uğramadan, ilçenin içerisinden transit geçerek Altındere Vadisi'ne ulaşıyor.

Konaklama konusunda da tablo çok farklı değil. Turistlerin büyük bölümünün Trabzon merkezde konaklaması nedeniyle alışverişten yeme içmeye kadar yapılan harcamaların önemli bir kısmı Trabzon merkez esnafına katkı sağlıyor.

Maçka esnafı ise bu turizm hareketliliğinden yeterince pay alamıyor.

Sümela Manastırı'nın hemen altında bulunan hediyelik eşya dükkânları ve lokantalar ise turistlerin doğrudan uğradığı ve harcama yaptığı noktalar arasında yer alıyor.

Elbette onların da kazanması son derece doğal.

Ancak dünyanın ve Türkiye'nin dört bir yanından binlerce insanın geldiği bir turizm merkezinin bulunduğu ilçenin ekonomisine neredeyse hiç katkı sağlamaması üzerinde düşünülmesi gereken bir konu.

Peki ne yapılabilir?

Bunun için öncelikle tur şirketleriyle daha kapsamlı görüşmeler yapılabilir.

Sümela Manastırı'na düzenlenen turların belirli bir bölümünün Maçka ilçe merkezine yönlendirilmesi sağlanabilir. Turistlerin Maçka'da kısa bir mola vermesi, alışveriş yapması veya ilçedeki işletmelerde yemek yemesi bile esnafa önemli bir hareketlilik kazandırabilir.

Sonuçta Sümela Manastırı Maçka'da.

O halde bu büyük turizm hareketliliğinden Maçka'nın da daha fazla pay alması gerekmez mi?

Turizm büyürken ilçenin sadece yolu üzerinde bulunan bir geçiş noktası olarak kalmaması, kendi esnafının da bu pastadan pay alması için artık daha somut çalışmalar yapılması gerekiyor.

 

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!