Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Anahtar Deliği Yayın tarihi: 06 Ağustos 2026 07:00 Güncellenme tarihi: 06 Ağustos 2026 07:30

Anahtar Deliği 06.08.2026- 6 bin 661 formanın parasını kim verecek?

Trabzon’da UNESCO vizyonu, Trabzonspor’a destek, mahalle dayanışması ve Uzungöl için acil koruma çağrısı.

BAŞKAN GENÇ'İN UNESCO ATAĞI

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, şehrin tüm yönleriyle küresel ölçekte tanıtmak için yoğun çaba harcıyor.

Son hamlesi, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri adaylık sürecini başlatmak oldu.

Bu iş için bir Bilim Kurulu oluşturdu.

Kurulun Başkanı, Trabzon'un Turizm Master Planı'nı da hazırlayan hemşehrimiz Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu.

Gastronomi alanındaki çalışmalarıyla ün yapan ve ödüller alan hemşehrimiz Doç. Dr. Mehmet Akif Şen ise kurulun genel sekreteri.

Yani UNESCO adaylık süreci, bilimsel veriler ışığında oldukça profesyonel bir ekip tarafından yürütülüyor.

Süreç, UNESCO’nun yeni başvuru çağrısını ilan etmesiyle resmen başlıyor.

Çağrının 31 Ekim 2026 Dünya Şehircilik Günü’nde açıklanması bekleniyor.

Ardından Trabzon'un başvuru dosyası UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’na sunulacak.

UNESCO, her çağrı döneminde her ülkeden en fazla iki şehrin aday gösterilmesine izin veriyor; dolayısıyla ilk ve belirleyici aşama ulusal seçim.

Milli Komisyon’un değerlendirmesi sonucunda Türkiye’yi temsil edecek aday şehirler belirlenecek ve Trabzon'un başvurusu 2027’nin ilk aylarında UNESCO’ya iletilecek.

Sonuçlar ise 31 Ekim 2027’de açıklanacak.

Şayet Trabzon UNESCO Gastronomi Şehri unvanını alırsa, bu gelişme şehrin turizmine çok ama çok büyük katkı sağlayacak.

Kentin gastronomi mirasını dünya genelinde tescilli bir hale getirmek isteyen Başkan Genç'in mottosu ise "Trabzon mutfağı ömrü uzatır."

Rutin belediyecilik hizmetleri dışında ortaya koyduğu ve Trabzon gibi kadim bir şehre yakışan bu vizyondan dolayı, Başkan Ahmet Metin Genç alkışı fazlasıyla hak ediyor.

***

6 BİN 661 FORMANIN PARASINI KİM VERECEK?

Trabzonspor'un dünyaca ünlü yıldız futbolcu Mohamed Salah'ı trasfer etmesi dünya genelinde yankısını sürdürüyor.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de bu atağa kayıtsız kalmadı ve dün 6 bin 661 forma alarak bir kampanya başlattı.

Başkan Genç bunu her sezon öncesinde yapıyor ve camiaya çağrıda bulunarak kulübe destek olunmasını istiyor.

Fakat her yaptığında birileri "Formaların parasını belediye kasasından mı vereceksiniz?" yaygarası kopuyor.

Bu art niyetli sorunun cevabını merak edenler için açıklayalım.

6 bin 661 forma yaklaşık 30 milyon TL yapıyor.

Bu paranın Büyükşehir Belediyesi bütçesinden ödenmesi mümkün değil.

Başkan Genç bu konuda her zaman olduğu gibi öncülük yapacak, kendi çevresine ve iş dünyasına ricada bulunarak 300-500 forma almalarını sağlayarak Trabzonspor'a katkı sunacak.

Bunu bilmelerine rağmen her defasında Başkan Genç'in bu vefasını ters algıya dönüştürmek isteyenlere itibar etmeyin.

Trabzon bizim, Trabzonspor bizim, bu takıma sahip çıkma sorumluluğu da bizim.

Hepimiz gücümüz nispetinde ortak değerimiz, ortak markamız olan kulübümüze destek çıkmalı ve düşmanlarımızı çatlatmalıyız.

'Bize her yer Trabzon' diyenler, başka Trabzon ve Trabzonspor olmadığını da idrak etmek zorundadır.

***

ORTAHİSAR'DA YAZ AKŞAMLARINA KARLIK İMZASI

Yaz akşamlarının en güzel tarafı nedir diye sorsanız, herhalde en çok "bir arada olabilmek" cevabı verilir. Karlık Mahallesi'nde önceki akşam tam da bu yaşandı.

Ortahisar Belediyesi'nin Mahalle Şenlikleri bu kez Karlık'taydı. Çocuklar oyun alanlarını doldurdu, büyükler yıllar sonra aynı bahçede uzun uzun sohbet etti. Kimi sinema izledi, kimi horona durdu, kimi de sadece komşusuyla çay içmenin keyfini yaşadı.

Aslında bu tür organizasyonların en büyük kazanımı da burada gizli. Eğlence elbette önemli... Ama asıl mesele, aynı mahallede yaşayan insanların yeniden birbirine dokunabilmesi. Son yıllarda apartmanların içine sıkışan komşuluk ilişkileri, böyle akşamlarda biraz olsun nefes alıyor.

Başkan Ahmet Kaya da gece boyunca vatandaşların arasındaydı. Çocuklarla oyun oynadı, ailelerle sohbet etti. Kısa konuşmasında da zaten vermek istediği mesaj netti; "Sık sık bir araya gelmek, mahalle kültürünü canlı tutmak."

Karlık'taki tabloya bakınca bunun karşılık bulduğunu söylemek mümkün. Çocukların yüzündeki heyecan, ailelerin memnuniyeti ve meydanı dolduran kalabalık, gecenin en dikkat çeken karelerini oluşturdu.

Belki de en önemli ayrıntı, vatandaşların ortak cümlesiydi. Birçoğu, "Mahallemizde uzun yıllardır böyle bir etkinlik yapılmamıştı." diyerek memnuniyetini dile getirdi. Etkinliklerin devam etmesini isteyenlerin sayısı da az değildi.

Bazen büyük projeler kadar, insanların bir yaz akşamında aynı bahçede buluşmasını sağlayan küçük dokunuşlar da iz bırakır. Karlık'ta yaşanan da biraz buydu. "Gürültüden uzak, samimi ve doğal..." Mahallenin yeniden mahalle gibi hissettirdiği bir akşam...

***

YEŞİL CENNET İÇİN KURTARMA PLANI

Elbette insan hayatından değerli hiçbir şey yok ve Uzungöl’de arka arkaya yaşanan hayati kazaların büyüteç altına alınması herkes için önemli.

Fakat dünyaca ünlü turistik merkezin tarihi ve kültürel dokusunun her geçen gün nasıl katledildiği de uluslararası kültür odaklarının dikkatinden kaçmıyor.

90’lı yıllarda tesisleşmesi yeni başlamış olmasına karşın gölü dolma tehlikesi yaşayan belde, Hollanda’dan getirtilen su üstü temizleme tank düzeneği ile kısmen kurtarılmıştı.

Basının da sorunun duyurulması ve çözümün takibiyle uygulanmasında büyük katkısı oldu.

Su yataklarının ve göl zemininin temizlenmesinden sonra tesisleşme hız kazandı ve ne yazık ki iş topraktan kopmaya, duvar örmeye hatta dönme dolap çevirmeye kadar vardı.

Yeşil cennet, yerini adım adım betona bırakıyor.

Eski ahşap yayla evlerinin, huzurun ve el değmemiş ormanların yerini çok katlı betonarme binalar ve devasa otoparklar alırken, kontrolsüz turizm uğruna bu eşsiz destinasyonun nasıl yapay bir havuza dönüştürüldüğü yıllar içinde çekilen karelerle oluşturulmuş kolajla en acı şekilde ortaya konuldu.

Yapay zekaya göre orta vadede çevresel ve yapısal değişimler, betonlaşma ve doygunluk, sosyo-kültürel koruma tedbirleri, turizm bazlı ulaşım, alternatif aktiviteler, doğa turizmine yönelme gibi hayati öncelikler dikkate alınmazsa 10 yıl içerisinde Uzungöl diye bir yer kalmayacak.

Bilim dünyasında da acil ‘Turizm Haritası’ çıkarılıp her isteyen münferit-toplu grubun istediği şekilde beldeye çıkmasının önlenmesi, Uzungöl için Avrupa’daki gibi randevulu sisteme geçilmesi öneriliyor.

 

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!