ANAYASA’YA NASIL MEYDAN OKUYORLAR?
Karadeniz’in dipten başlayarak git gide kirlendiği, uluslararası tedbirsizlik silsilesi yüzünden patlamaya hazır bir bomba gibi metanla dolarak beklediği belirtiliyor. Uzman yaklaşımları trajik. Yaz aylarında kısmen de olsa serinleme imkanı sunan denizin yaylalardan sonraki ilk istikamet olduğu da su götürmez. Ne var ki sahillerimizde yerel anlamda da maalesef nitelikli tehlikeler de mevcut. En başta gelenleri bir araya getirdik. Devamında ise akıl almaz bir ihlal ve bunun ısrarcıları var.
1- Resmi su ölçümlerine göre; Karadeniz geneli maalesef yüzmeye müsait değli.
2- Deniz ulaşımı ve organize planlar kısıtlı olduğundan açık denizde yüzülemiyor.
3- Sahillerin birçoğu özel sektörün elinde. Sektör haksız tahsilattan vazgeçmiyor.
4- Belediyeler usulsüzlüklere göz yumuyor… Kolluk denetim görevlerini aksatıyor.
5- Doğrudan ya da dolaylı çöp alanı olarak kullanılan sahiller günden güne uzuyor.
6- Rusya-Ukrayna savaşından dolayı, kıyılarımıza tehlikeli-insansız araçlar çıkıyor.
7- Jet ski yapmaya çalışan gençler kural tanımadığı için tehlikeli sürüş yapabiliyor.
8- Trabzon turizm programlarının hiçbirinde sahil, plaj, yüzme veya tur yer almıyor.
Özellikle bazı plaj girişlerinde sahile geçmek isteyen insanların önünün kesilmesi ve gelenlerin ödemeye zorlanması büyük tepki çekiyor. Bu köşelerden net şekilde duyurduk; Anayasa’nın 43. Maddesinin ve bağlı amir maddelerinin ihlal edilmesi karşısında yerel idarelerle kolluk kuvvetlerinin duyarsız tutumları endişe uyandırıyor. Adı bizde saklı bazı sözde işletmeciler sahili kayalarya-varillerle kapattı, kumsala pos indirdi, gelen geçenden para almak için her yolu deniyor.
Anayasa net; içtihat açık: “Kıyılar halkın olup, ilgili işletmenin müşterisi olmayan kişinin zorla kıyıdan çıkarılması, hürriyeti tahdit suçunu oluşturur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu
E: 2022/82 K:2025/9-Kamu alanlarındaki ihmaller ve ihlaller belediyelerin de önemli mesuliyetleri arasında geliyor. Bununla birlikte Hürriyeti Tahdit suçunun 7 yıla kadar hapis cezası var. Sorumluların ve ihlal sahiplerinin dikkatine sunulur.

***
İNCİRE UZANIRKEN İKİ KEZ DÜŞÜNMEK…
Yüce Dinimiz İslam’da yollara yakın meyve ağaçlarından sarkan ve/veya düşen meyveler yoldan geçenler tarafından yenmek için alınırsa doğal sadakadan sayılıyor. Zaten mal sahipleri de genellikle buna bir itirazda bulunmuyorlar. Elbette fındık, kuşburnu, kivi gibi endüstriyel meyveler bunlara dahil edilmiyor. Karadeniz genelinde birçok endemik ve yaygın meyve var. Ağustos ayının girmesiyle bunların çoğu olgunlaşıyor ve yarısından fazlası hasat bile edilmiyor.
Dalında kalan ya da dibine düşen meyveler için geleneksel temayüller ve manevi inisiyatiflerimiz bugüne kadar kayda değer ciddi bir sorun yaşanmaksızın yaşatılagelmişti. Halk arasında ‘göz hakkı’ olarak bilinen, bahçelerde meyve ve sebze koparma fiili için Yargıtay ise radikal bir karar çıkardı. Buna ilişkin eylem ve yargılamaları inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesi (E: 2016/11051 K: 2018/15571) ilamı ile konuyu net olarak bağladı ve ‘göz hakkıydı, onun için aldım’ şeklindeki savunmaya karşı şikayet mevzu bahis olması halinde meyveden alanların ‘Hırsızlık’ suçundan yargılanabileceğini hükme bağladı. Haftaya incir dallarına uzanırken tavsiye olarak ‘iki kez düşünmek’ gerekebilir.

***
DEĞİRMENDERE VİYADÜĞÜNÜN ÖZEL KONUMU
Rize-Trabzon hattından gelen ve transit devam etmeyecek olan araçların şehiriçine geçişini ve Boztepe güzergahına direkt dönüşünü sağlayacak viyadükte ayakların montajı nihayet tamamladı. Bu hat üzerinde özellikle okulların açılmasıyla yaşanan büyük yoğunluğu burada kaleme almıştık. Biraz yavaş ilerlese de çile 2026 çıkmadan bitecek gibi görünüyor.
Adı Değirmendere Viyadüğü olacak. Toplam 585 metre uzunluğunda yapılacak. Ana köprü ile 697 metre uzunluğundaki kol bağlantılarından oluşacak. Proje kapsamında toplam 721 adet ve 13 bin 520 metre uzunluğunda fore kazık ile 750 adet ve 15 bin 176 metre uzunluğunda plastik kazık imalatı yapıldı; çalışmaların ardından viyadükler son şeklini almaya başladı. Burada Sahil (Liman) için ayrı bir kavşak oluşturulması için gerekli tahkimat ve anifer blok imalatları da aralıksız sürüyor.
Yapılan proje sayesinde Değirmendere ve Maçka Kavşağı'ndaki trafik yoğunluğunun azaltılmasının yanı sıra güneyden Maçka Vadisi'nden gelen trafiğin bir tünelle ve viyadüklerle doğrudan Karadeniz Sahil Yolu'na ulaştırılması hedefleniyor. Viyadüğün ana aksını ise Değirmendere-Çukurçayır Tüneli oluşturacak ve viyadük tamamlansa bile Çukurçayır’dan başlayıp Akoluk’tan çıkacak olan tünel açılmadan bu geçiş tamamlanmış sayılmayacak.

***
TRABZON HURMASI EZBERLERİ BOZDU
Trabzon hurması Yaz aylarında veren bir meyve değil. Meyveler ağaç üzerinde yeşil ve sert halde bulunurken tüm kaynaklarda olgunlaşma döneminin Sonbahar olduğu bilgisi mevcut. Yaz mevsiminde ağacın sadece meyve özü büyüttüğü yazılıyor. Yıldızlı, Akyazı ve Söğütlü’nün belli yerlerinde Trabzon hurmasının meyveye durduğunu görüp fotoğraflayınca ezberimiz bozuldu. Meseleyi konunun uzmanlarına sorduk; Trabzon hurmasında yediveren rolü bulunmadığını, iklim, yağış rejimi, aşılama, toprağın beslenmesi gibi koşulların değişmesi durumunda hiç meyve verilmemesi gibi hallerle karşılaşılabileceğini belirttiler.
Temmuz-Ağustos ayında kızarmaya duran meyvenin yılda iki kez meyve sunmasının sırrını araştırdığımızda ise hurmanın İlkbaharda bölgenin aşırı yağış alması sebebiyle meyvelerini 3 ay kadar erken olgunlaştırdığını, Yaz aylarında nispeten güneşli gün sayısının artmasıyla da olgunlaşmaya durduğu, Kasım ayında tıpkı Karayemiş gibi yeniden meyve verebileceğini öğrendik. Trabzon hurmasının Yazın meyve vermesi... Düşünüp üzülmek mi lazım, yoksa sadece sevinmek mi? Fotoğrafı yeni çekmiş olsak da cevabı kestiremiyoruz.
