banner192

İşte gerçek bir dert babası

Ali Taşçı, 63 yaşında emekli bir baba... Pendik Velibaba Mahallesi’nde tek katlı bir gecekonduda 3 engelli çocuğuyla inanılmaz bir hayat mücadelesi veriyor. Kansere yakalanan eşini kaybettikten sonra çocukları Semra(33), Selçuk(32) ve Fatih(26) ile başbaş

İşte gerçek bir dert babası

Ali Taşçı, 63 yaşında emekli bir baba... Pendik Velibaba Mahallesi’nde tek katlı bir gecekonduda 3 engelli çocuğuyla inanılmaz bir hayat mücadelesi veriyor. Kansere yakalanan eşini kaybettikten sonra çocukları Semra(33), Selçuk(32) ve Fatih(26) ile başbaşa kalan Taşçı, evlatlarına bebek gibi bakıyor. Onları yediriyor, içiriyor, altlarını değiştiriyor, güzel havalarda sırtına alıp sokağa çıkarıyor.

SESLERİNE HASRETİM

En çok kendisini çocuklarının tek bir kelime edememesinin üzdüğünü belirten fedakâr baba, “Onların sesine hasretim. İçim kan ağlıyor. Tek isteğim onlara rahat bakabileceğim müstakil bir evimin olması” diyor.

En büyük çocukları Semra, Ali-Hatice Taşçı çiftinin sevinçle karşıladığı bebekleriydi. Semra, emeklemeye başladıktan kısa bir süre sonra hareket edemez oldu. Hekimler bebeğe “ağır mental retardasyon” teşhisi koydu. Vücudunun neredeyse tamamını oynatamayan Semra’nın ardından dünyaya gelen Selçuk ve Fatih de ablalarıyla aynı kaderi paylaştı.

Aile, gitmediği hastane bırakmadı. Evlatlarına hayatını adayan baba Ali Taşçı, en büyük yıkımı da Ekim 2008’de yaşadı. Kalp yetmezliği ve akciğer kanserine yakalanan, hayattaki en büyük destekçisi eşi Hatice Taşçı hayatını kaybetti. Taşçı, eşinin ölümüyle bir başına kaldı. 4 yıldır çocuklarına bebek gibi bakan fedakar baba günlük hayatlarını şöyle anlatıyor:

KÜSERSE YEMEZLER

“Her sabah 09.00 gibi uyanırlar. Altlarını temizliyorum. Kahvaltılarını hazırlıyorum. Çeneleri çok zayıf olduğu için yiyecekleri hemen ezemiyorlar. Bekleyeceksin. Seve seve yedireceksin. Küstürmeyeceksin yoksa yemezler. Çoğu zaman ağlamaklı dahi olsam onlara her zaman gülümsemem lazım. Çok duygusallar çünkü.

Televizyonu açıyorum kendileri sevdikleri dizileri izliyorlar. Genellikle kumanda Selçuk’un elinde oluyor. Öğlen yemeği yemezler. Acıktığını herkes farklı tepkilerle gösterir. Mesela Selçuk karnını ovarak açlığını söyler.”

TEK İSTEĞİ BİR EV

Baba Ali Taşçı, yetkililerden “Eğer ki ben ölürsem birgün, en azından o zaman rahat ederler” diyerek bir ev istiyor. Taşçı “40 merdivenli gecekonduda yaşıyoruz. Çocuklarımı gezdirebileceğim, bahçesinde oynatabileceğim bir ev hayal ediyorum. Çünkü özellikle Selçuk dışarı çıkmayı çok seviyor. Ben ve çocuklarım burada ömür boyu hapis cezası verilmiş gibi yaşıyoruz” diyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
aaal - 5 yıl önce
Allah yar ve yardımcınız olsun... Halimize şükretmeyi öğrenemedik bir türlü :(
Avatar
sersali - 5 yıl önce
Benimde kardesim özürlü ama birkez daha "beterin beteri var" sözünün dogrulugu karsima cikmis oldu. Allah bu amcama yar ve yardimci olsun insallah. O insallah hem bu dünyasini hem öbür dünyasini bu yaptigi fedakarliklarla kazanmistir. Hayir gördügünüz seyde ser, ser gördügünüz seydede hayir vardir'da bu iste. Ser gözüküyor ama o insanin alabilecegi mükafati bu dünyada hic kimse hicbir sekilde veremez o adama.

Allaha emanet olun
Avatar
ANTİ-BURSA - 5 yıl önce
Bu haberi gördükten sonra artık hiçbir şeye üzülmeyeceğim.Halimize şükredelim 3 günlük dünya hiçbir şeye üzülmeye takmaya değmez!ALLAH yardımcınız olsun.