banner192

Bolat: Kaleci biraz delilik yapmalı!

''Kaleci biraz delilik yapmalı!'' diyen Sinan Bolat, Belçika ve Holanda'nın ortaklaşa düzenlediği Euro 2000 sırasında 12 yaşında bir çocuktu, imrenerek bakıyordu Rüştü Reçber'e. Kısa bir süre sonra Belçikalıların gelecekle ilgili umutlarını bağladığı bir

Bolat: Kaleci biraz delilik yapmalı!

''Kaleci biraz delilik yapmalı!'' diyen Sinan Bolat, Belçika ve Holanda'nın ortaklaşa düzenlediği Euro 2000 sırasında 12 yaşında bir çocuktu, imrenerek bakıyordu Rüştü Reçber'e. Kısa bir süre sonra Belçikalıların gelecekle ilgili umutlarını bağladığı bir kaleci oldu ama yol ayrımında kalbinin sesini dinleyerek ay-yıldızı seçti.

Türkiye onu Standart Liege'e şampiyonluk kapısını açan kafa golüyle hatırlasa da Estonya maçında ilk kez koruduğu Millî Takım kalesinde kalecilik hünerlerini sergileme fırsatını yakaladı ve büyük beğeni topladı. Genç oyuncu, TamSaha Dergisi'ne yaptığı açıklada "risk almayı seven kaleci" tipi olduğunu anlatıyor ve dozunda bir delilikten dem vurarak, şunları söylüyor:

''Belçikalılar beni A millî takım kalecisi olarak düşünüyordu ve Türkiye'yi seçmem onlar için hayal kırıklığı oldu. Ancak Türkiye'yi seçtikten sonra da Belçika'da bana bakışta herhangi bir değişiklik olmadı. Eskiden olduğu gibi bugün de saygı görmeye devam ediyorum.

Brüksel'deki maçın 1-1 bitmesi Belçikalıları büyük bir hayal kırıklığına uğrattı. Penaltıyı kaçıran Witsel, Standart Liege'de benim takım arkadaşımdı. Aslında o penaltıyı kaçırması büyük bir sürprizdi. Çünkü Standart Liege'in de penaltıcısıydı ve bu işte gerçekten usta bir oyuncuydu.

Ayak tekniğimin iyi olduğunu söyleyebilirim. Risk almayı seven bir kaleciyim. Hava toplarına olsun, ayaklara olsun bütün toplara çıkmayı ve müdahale etmeyi seviyorum. Birebir pozisyonlarda bir sorun yaşamıyorum.

Devamı sayfa 2'de

[PAGE]

 

Onur Kıvrak, Cenk Gönen ve Ufuk Ceylan çok kaliteli kaleciler. Volkan abinin arkasında bu saydığım kalecilerle Millî Takım kalesi için ciddi bir rekabet yaşayacağız ve bu rekabet de Millî Takım'a olumlu yansıyacak.

Benim tercihim kalecinin risk almasından, yani biraz delilik yapmasından yana. Çizgide topu beklemeyi seven bir kaleci değilim. Korkmamak ve biraz da deli olmak gerektiğini düşünüyorum. Ama Higuita gibi de işi abartmamak lâzım.

Henüz 22 yaşındayım ve büyük takımlarda oynamak için hayallerim var. Bu sezon da iyi bir performans gösterip daha iyi bir takıma transfer yapmayı istiyorum. İspanya, Almanya, İngiltere liglerinde oynamayı istiyorum. Türkiye'de de oynayabilirim ama önceliğim Avrupa'da kalmak.

Türkiye'deki baskıyı herkes biliyor. Böyle bir ortamda kalecinin risk alabilmesi de zorlaşıyor. Risk almadan oynadığınızda ise rahat olamıyorsunuz, yeteneklerinizi sergileyemiyorsunuz. Bir kaleci sürekli, "Ben şu pozisyonda hata yaparsam biterim" düşüncesiyle nereye kadar gidebilir ki?

Millî Takım'da Kâzım'la aynı odayı paylaşıyorum. Bir kere son derece efendi biri. Onu tanımayan insanların baktığı gibi olmadığını söyleyebilirim. Yakından tanısanız çok farklı bir Kâzım göreceğinizden eminim.

Geçmişte bir taraftardım ve hayran olduğum futbolculara yakın olmak isterdim. Bugün bunu düşünerek benden imzamı veya birlikte fotoğraf çektirmeyi isteyen hiç kimseyi geri çevirmem. Sonuçta birkaç dakikanızı alacak basit bir iş yapıyorsunuz ve sizi seven insanları mutlu ediyorsunuz.''

Devamı sayfa 3'te

 
[PAGE]

 

TamSaha Dergisi'nden Mazlum Uluç'a konuşan Sinan Bolat'ın röportajının ayrıntıları şöyle:

Belçika, Jean-Marie Pfaff ve Michel Preud'homme'la art arda dünya çapında iki kaleci çıkarmış bir ülke. Ancak sonrasında aynı kalitede kaleciler bulamadılar. Hatta 2000'de ev sahipliği yaptıkları Avrupa Şampiyonası finallerine büyük ölçüde kaleci hatalarıyla ilk turda veda ettiler. Genç Millî Takımlarında oynadığın dönemde seninle ilgili olarak nasıl umutlar besliyorlardı? Yeni bir Pfaff ya da Preud'homme olmanı mı bekliyorlardı mesela?

Tam olarak adını koyamam belki ama benim üzerimde o yönde bir çalışma yapmak istiyorlardı. Ben de bu iki büyük kalecinin ayak izlerinde dolaşmaya çaba harcıyorum. Zaten benim oynadığı Standart Liege, Michel Preud'homme'un da yetiştiği kulüp. Orada 10 yıl boyunca forma giymiş bir kaleci Preude'homme. Artık Belçika Millî Takımı için benimle ilgili bir beklentileri kalmasa da kulübüm Standart Liege beni yeni bir Preud'homme olarak görmek istiyor.

Peki, millî takım tercihinin rotasını Belçika'dan Türkiye'ye çevirmen onlar için bir hayal kırıklığı oldu mu?

Devamı sayfa 4'te

[PAGE]

 

Oldu tabii. Çünkü altyapı kariyerim boyunca Belçika Genç Millî Takımlarında oynamıştım ve beni gelecekte de A millî takım kalecisi olarak düşünüyorlardı. Ama tercih yapma aşamasına geldiğimde kalbimin sesini dinledim, ailemle görüştüm ve Türkiye'yi seçtim. Bu tercih Belçikalılar için bir hayal kırıklığı olsa da saygıyla karşıladılar.

Türkiye'yi seçtikten sonra Belçika'da sana bakış açısında bir değişiklik oldu mu? Almanya'da oynayan Genç Millî Takım oyuncularımızın büyük bölümü bu konuda zorluklarla karşılaştıklarını söylüyor. Daha üst düzeyde de bu tip zorluklar yaşanıyor mu?

Hayır, kesinlikle böyle bir sıkıntı yaşamadım. Türkiye'yi seçtikten sonra da Belçika'da bana bakışta herhangi bir değişiklik olmadı. Eskiden olduğu gibi bugün de saygı görmeye devam ediyorum"


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
zevla - 5 yıl önce
Bazen çok kötü goller yediğini gördüm.