banner192

Barca 2010 modeli işe yaradı

Geçen yıl Trabzonspor bol pas yapan ve rakip yarı alana yerleşmeyi seven bir hücum takımıydı. 34 maçın 9’unda 3 ve üzeri gol attılar, 27’sinde rakipten daha fazla topla oynadılar. Maç esnasında Barselona oyun havalarıyla, maçtan sonra kolbastıyla izleyenl

Barca 2010 modeli işe yaradı

Geçen yıl Trabzonspor bol pas yapan ve rakip yarı alana yerleşmeyi seven bir hücum takımıydı. 34 maçın 9’unda 3 ve üzeri gol attılar, 27’sinde rakipten daha fazla topla oynadılar. Maç esnasında Barselona oyun havalarıyla, maçtan sonra kolbastıyla izleyenlere keyif verdiler ve sezonu 82 puanla tamamladılar. 

 

Sezon başında ligin en isabetli pas oranına sahip savunmacısı Egemen’i, ligin en isabetli pas yüzdesine sahip oyuncusu Selçuk’u, en isabetli şutör Jaja’yı ve en çok koşan hücum oyuncusu Umut’u -kısaca tüm omurgayı- kaybedince Şenol Hoca’nın önünde 2 seçenek kalmıştı.

Ya yeni Egemenler, Jajalar, Selçuklar bulacak, Türkiye’nin Barselona’sı olmaya devam etmeye çalışacaktı, ya da elindeki kadroya uygun yeni (ve geçen sezona ters) bir sistem uygulayacaktı. Güneş elindekini daldakilere yeğledi ve anti-Barça –Inter 2010- modeline döndü. 

 

Şampiyonlar Ligi’nin en az kaleyi bulan şutla oynayan takımı, en çok ofsayta kalan takımı oldular. Şenol Hoca 6 maçta, 14 farklı oyuncu kullanabildi. Sadece 3 gol attılar. Buna rağmen San Siro’da tarih yazdılar ve gruptan çıkmalarını bir direğin ihaneti engelledi.

 

Kadro darlığı ve yeni sistem, Trabzon’u olağanüstü bir defansif başarıya mecbur bırakmıştı. Avrupa vitrininde %110 ile oynadıkları için bu başarıyı yakaldılar. Ligde aynı konsantrasyona (doğal olarak) ulaşamadıkları için ilk yarıda çok sıkıntı çektiler.

Sırasıyla Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe ile oynadıkları maçlarda bırakın puan almayı, gol dahi atamadılar. Aslında burada sayıları daha iyi yorumlamamızı gerektiren bir durum var. Geçtiğimiz sezon 16 gollü Umut Bulut’un arkasındaki üçlü; Alanzinho-Jaja-Burak sezonu 38 golle tamamlamıştı.

Hücum hattı 54 gol üretmişti. Bu sezon Burak Yılmaz’ın arkasında (dönem dönem) oynayan altılı; Adrian-Volkan-Alanzinho-Halil-Henrique-Vittek’in toplam 20 golü var. Muhteşem Burak’ın 34 golünü eklediğimizde yine 54 golle birşeyin değişmediğini düşünebiliriz ilk başta.

Sayısal anlamda fark yok ama sözel öyle söylemiyor. Futbolun en önemli ürünü; gol; bir önceki sezonda elele üretilirken, bu sezon tüm yük Burak Yılmaz’ın sırtındaydı.

Şenol Güneş bir patron gibi üretimi aynı seviyede tutmayı başardı, ama iş bölümündeki bu adaletsizliğin O da farkında. Farkında da işte yapacak bir şey yok. Takımın çapı bu.

 

Bordo-mavililer ilk olarak 27 temmuzda sahaya adım attılar. O tarihten bu yana 47 resmi maç oynayarak, ligde Beşiktaş’tan sonra en çok terleyen takım oldular.

Avrupa ziyaretleri bitince, üzerine kupadan da elenince biraz nefes almaya başladılar. Yeni sisteme de alıştılar ve ikinci yarıda - özellikle şubat sonrası- maçları belirleyen takım hüviyetine dönmeye başladılar.

İlk yarıda gol atamadıkları İstanbul dükalığına ikinci yarı hiç yenilmediler ve 3 maçtan 5 puan çıkarmayı başardılar.

 

Süper Final’e Dair

Mourinho 2010 modeli Şampiyonlar Ligi’nde işe yaradı. Sadece torbada değil, grupta da çıkma iddiası bakımından son sırada bulunan Trabzonspor, saldırma zorunluluğu olan taraf değildi.

Amacı; mevcut durumunu korumak ve muktedir olacağı en üst sınıra kadar mevcudiyetini zorlamaktı. Süper Final’de de aynı durum söz konusu.

Alanzinho ve Adrian Burak Yılmaz’a destek verebilirse, Halil biraz daha vites yükseltirse, Volkan Şen ve Olcan Adın bildiğimiz oyunlarını oynarsa, ligde olduğundan daha canlı, daha can yakıcı bir Trabzon izleriz.

Trabzonspor’un dezavantajı yok, avantaj olabilecek faktörleri çok.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
altınel - 5 yıl önce
adriandan hiç umudum yok.yabancılar sorumluluk almıyor maalesef.sakatlanırsam diye oyuna vermiyorlar kendilerini.olcan gene karakterini ortaya koyar şüphe yok.alanzinho orta karar devam patlama yapacağını zannetmiyorum.volkan- burak inatlaşması play offtada devam eder biz yine saç baş yolarız.halili zaten geç konuşmaya değmez bi oyuncu.burak gene kafa önde toplara vurur.arkadaşlarına top vermez.SONUÇ:HÜSRANNNN....
Avatar
altınel - 5 yıl önce
bence play offta hepsi hikaye colman ve zokora belirleyici olacak.öyle oynamalılarki artık burak gol pozisyonuna girmekten bıkmalı.zokoraya bakıyorum fb deki baroni kadar oynamıyor ileri çıkmıyor adam.baroni 18 in etrafından şut çekiyor , bir şeyler yapıyor.zokoranın oray kadar gittiğini görmedim.rakipten dönen topları karşılayıp forvete pozisyon hazırlaması lazım.ama adam sezon boyunca kaleye şutu yok, trabzonu vakit geçirme yeri olarak görüyor.zaten arkanda geri dörtlü var çık ileri be kardeşim..
Avatar
cesur yürek - 5 yıl önce
çok bilenlerin yanında remil dökmeyede başlayanlar var.vah trabzonspor uma vah.
Avatar
YADELLERDEN - 5 yıl önce
Bu takım;Şenol Hocanın kariyerini bitirme noktasına getirdi,ayrıca taraftarı kahretti.Cesaretle yenilemeli,3-5 oyuncu dışındakilere teşekkür edilmelidir.Eyyamcılık yapmadan,taraftarı kandırmadan...Yapsınlar görelim...Yöneti uyumasın...
Avatar
altınel - 5 yıl önce
bir senedir döktüğümüz remillerin hepsi çıktı.millet çok bildiği için senelerdir yabancı transferleri fiyasko.yabancı transferleri yapanların remil döktüğü kesin ;; AMA ONLARIN DÖKTÜĞÜ REMİLLER ÇIKMIYOR SORUN ORADA...
Avatar
şafak - 5 yıl önce
Süper Final bir yutturmaca. Çünkü bu maçların sonucunu, oyuncular ne oynarsa oynasın, hakemler belirleyecek. Ligde sıradan maçta bile hakem aleyhimize verdiği penaltıyı gol olmayınca tekrarlatıyorsa, ben İ.Futbol Federasyonunun hakemlerine güvenmiyorum. Hiç bir büyük maçta ortaya düdük çalınmadı. Eğer hakem rezilliği olmasaydı biz en az 10 puan daha toplardık. İ. takımları en az 10 puan daha altta olurlardı. Son 5 maça ortadan bakan bile görür gerçekleri. Kimse boşuna Şenol Hocaya takıma sallamasın. Avrupa'dan gel iki gün sonra derbi oyna. Bu zulümdür.
Avatar
Felekoğlu - 5 yıl önce
Barca modeli değerlendirmesi son derece derinlikli ve objektif olmuş. Nihayet uzun bir aradan sonra akılcı bir analiz okudum... Elinize sağlık
Avatar
Ahmert - 5 yıl önce
Geçen sezon Jaja, Umut, Selçük, Egemen vardı kendi bölgelerinin en iyileri. Bu sene yoklar. Tamam her şey normal buraya kadar. Haberde bu sezonki başarısızlığa deniyorki "Takımın çapı bu" E Şenol Güneş'in iyi teknik direktörlüğü nerede kaldı o zaman ? MAdem öyle geçen seneki başarı bu 4 oyuncunun başarısıydı? elinde oyuncular varken yüksek puan alınca başarılı, elinde oyuncu yokken başarısız olunca kadro kötü ?? Neden böyle ?