banner192

CHP'nin vaatleri

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Türkiye gündemini TRT Haber’de değerlendirdi Saha çalışmaları nasıl gidiyor? Yalçın Akdoğan: Biz uzun zamandır alandayız. AK Parti’nin farkı sürekli seçime hazır olmasından geliyor. Seçmenin mesajını doğru anlamaya çalı

CHP'nin vaatleri

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Türkiye gündemini TRT Haber’de değerlendirdi
 
Saha çalışmaları nasıl gidiyor?
 
Yalçın Akdoğan: Biz uzun zamandır alandayız. AK Parti’nin farkı sürekli seçime hazır olmasından geliyor. Seçmenin mesajını doğru anlamaya çalışırız. Diğer siyasi partiler, 'bir önceki seçimde seçmen bize hangi mesajı verdi' kısmını atlıyor. Biz bu kısımda daha başarılı bir çalışma yürüttüğümüz söylenebilir. Sayın Başbakanımız dün Ankara aday tanıtımını tamamladı. Bir de toplumsal sözleşme açıkladık. Toplumsal sözleşme, aslında yeni Türkiye’ye bir davete çağrı anlamına geliyor. Yeni Türkiye’yi hep birlikte yapalım çağrısı… Maalesef buna karşılık gelmedi. Onun yerine daha popülist bir takım vaatlerle açığı kapatmaya çalışıyorlar. Bu doğru bir yöntem değil. Seçmende karşılık bulacak bir yöntem değil. Vatandaş sadece son bir ay, kampanyada neler yaptıklarınıza bakarak oy vermiyor. Son dört yılda siz ne yaptınız, vatandaş buna bakıyor. Çözüm sürecine hiç destek oldunuz mu? Bunun gibi onlarca konu var. Bu konularda tavrın ne oldu, seçmen buna bakıyor. Bir de tabi siyasette güven bir günde oluşmuyor. AK Parti söylediği her şeyi yaptı. Bu gün AK Parti için oluştu. Muhalefette oluşmuş değil. Özellikle CHP, bir siyasi argümanla AK Parti ile mücadele etmeye çalışıyordu. Laiklik üzerinden yürüyen suçlamalar vardı. Bunun kesildiğini görüyoruz. Yıllardır milleti bununla kandırmaya çalıştılar. Şimdi başka palavralara saldırmış durumdalar. Ekonomik olarak acaba kandırabilir miyiz noktasına geldiler.
 
13 yıldır iktidardasınız, neden yeni bir Türkiye’den bahsediyorsunuz?
 
AK Parti iktidara geldiğinde nasıl bir Türkiye vardı? Darbe anayasalarıyla şekillenen, çok partili koalisyon yapıları, siyasi krizler, ekonomik krizler, toplumsal sorunlar… Bunlar iç içe geçtiğinde bir krizler ülkesi olarak görülüyordu Türkiye. Siz yoğun bakımda bir hastayı devralıyorsunuz demektir. İktidar olduğumuzda tablo buydu. Yoğun bakımdaki hastayı normal odaya aldık. Ama bu yetmiyor. Türkiye’nin uçuşa geçmesi lazım. Arazi temizliği yapıldı. Sessiz devrim olarak nitelenen bir takım adımlar atıldı. Tüm kronik sorunların geride bırakılması gerekiyor. Bu yapısal köklü dönüşümlerin bir ayağını yeni anayasa oluşturuyor. Türkiye’de bütün taşların yerli yerine oturmasına “Yeni Türkiye” diyoruz. 12 yıllık AK Parti iktidarı bunun zeminini hazırladı. Bütün dünya küçülürken, AK Parti iktidarının uyguladığı politikalarla Türkiye büyüdü.
 
CHP bunları vaat ediyor, siz ne vaat ediyorsunuz diyorlar mı?
 
Bir tanesi karşılıksız çek veriyor, diğeri her dediğini yapmış. Medya gündemi ile halkın gündemi birbirinden farklı. Siyaset mühendisleri bir proje üretmeye çalışıyorlar. Oysa halkın başka bir gündemi var. Bu yüzden tutmadı siyaset mühendisliği. Milletin iradesine etki edemiyorlar, o yüzden halk AK Parti’nin yanında duruyor. Biz AK Parti olarak arazide bir sıkıntı görmüyoruz.
 
Bu partiler yan yana gelebilecek partiler değil. Koalisyon demek, krizler ülkesi Türkiye demek. HDP’nin barajı geçmemesini kıyamet alameti olarak da görmüyorum. Daha önceki muhalefet partileri barajın altında kaldı, kimse küsmedi. 'Tanımıyorum demokrasiyi, sistemi!' demedi. Böyle bir yaklaşım demokrasiye inanmamak demek. Sen silahın gölgesinde bir yapısın ama Batı’da sükse yapmaya çalışıyorsun. Şehir merkezlerinde silahlı unsurlar dolaşmıyor mu? Bu yüzden biz iç güvenlik paketini çıkartmadık mı? Sanki ortada bir terör örgütü yokmuş gibi, 'biz silahsız çözümden yanayız' diyorlar. Demokrasiye inanmak demek, 'Türkiye’deki her türlü sorun demokrasiyle çözülebilir' buna inanmaktır. PKK’ya silah bırakma çağrısı yap. Bir algı operasyonu var. Şu anda hala HDP bir örgüt partisi pozisyonunda. Dün ortaya koyduğu beyannameye bakın. Bu PKK’nın siyasi projesidir. Oradaki kasıtta, kantonlar üretmektir. Bunu Suriye’de yaptılar, Irak’ta yapmaya çalışıyorlar. Güneydoğu’yu biz kanton yapalım, Türkiye’nin diğer tarafına da ortak olalım. PKK’nın söyleyemediği şey bu. En son 'AP’nin aldığı kararı, Meclis’te kınayalım' dedik. Sen Türkiye toplumunun bu hassasiyetlerini bile gözetmiyorsun. Demirtaş 3 dakikalık bir grup toplantısı yaptı. 'Biz Erdoğan’ı başkan yaptırmayacağız' dedi. Bu negatif siyaset. Böyle bir anlayış olabilir mi?
 
Recep Tayyip Erdoğan üzerinden devam eden bir tartışma değildir bu başkanlık sistemi. Bu kronik meselelerin çözülmesinde sistemin köklü dönüşümü şarttı. Zaten HDP bu konuda ayak diretiyor. 'Erdoğan’ı başkan yaptırmayacağız' demek, 'Öcalan’ı asmak lazım' tartışması gibi…
 
HDP’nin beyannamesine baktığımızda CHP’den ne farkı var? Toplum bunu nasıl karşılayacak? Zorunlu din dersini de kaldıralım, soykırımı da tanıyalım…
 
HDP tehditvari bir dil kullanıyor. AK Parti düşmanlığı var. Nasıl geriletebiliriz düşüncesi var. AK Parti güçlü olmazsa o zaman korkuya kapılsınlar. 'AK Parti zayıflatılsın, çok parçalı bir yapı olsun' deniliyor. O zaman istikrar nasıl sürecek? Silaha bastırırsın, demokrasi yukarı çıkar bu dengedir. O siyasi güce ulaşmış bir yapının, tehditvari tavırlar içine girmeyeceğinin bir garantisi var mı?
 
Türkiye bölünmenin eşiğine gelmişti. Siyasi partiler oralara gidemiyorlar. Güneydoğu’ya gidiyor musun? Bu riski alan biziz. Biz gövdemizi taşın altını koyduk. Oralarda siyaset yapıyoruz. Oralarda varolan biziz. Milletin kucaklaşmasını sağlamaya çalışıyoruz. Diğerlerinin yaklaşımları ile Türkiye’de bir çıkış bulmak mümkün değil. AK Parti bu süreci başlatmasaydı o sorunlar vardı. Diğerleri diyor ki, 'ağrı kesici var'. Bu ağrı kesiciyle tedavi edilmez. Bu süreci istismar edenler olabilir. Biz sessiz devrim diye çok fazla adım attık. Bizim HDP ile ciddi bir mücadelemiz var. Din dersini, diyaneti kaldıran, silahı bırakmayan bu anlayışla mücadeleyi sürdüreceğiz.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.