banner192

"Diasporayı tatmin etmek mümkün değil"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kanal 24'teki canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Başbakan Davutoğlu,1915 olaylarıyla ilgili yayınladığı taziye mesajının sorulması üzerine her zaman vurguladığı hususun adil hafıza olduğun


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kanal 24'teki canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
 
Başbakan Davutoğlu,1915 olaylarıyla ilgili yayınladığı taziye mesajının sorulması üzerine her zaman vurguladığı hususun adil hafıza olduğunu belirtti.
 
Türkiye'nin yaklaşımını şöyle açıkladı: 
 
"Acıları tek taraflı ve bir perspektiften yorumlayan bir yaklaşım değil, bütün acıları paylaşabilmek. Bu konuda da karşılıklı olarak acımızı paylaşmak üzerinden birbirimizi anlamaya ve geleceği inşa etmeye dayalı bir yaklaşım sergiliyoruz. Yani tarihi doğru anlayalım bugünkü siyasete barışçıl bir şekilde yansıtalım ve geleceği birlikte inşa edelim. Türkiye'nin resmi yaklaşımı bu."
 
"Bir öfke dili oluşturuluyor"
 
Türkler ve Ermenilerin tarihinin sadece 1915'ten ibaret olmadığını belirten Davutoğlu, "Geçen sene İngilizce bir makale yayınladım, şu anda da bir kitap çalışmam var, Osmanlı tarihinin nasıl yorumlanacağı üzerine. Bizim hedefimiz bu. Buna karşılık karşı tarafta onlarca yıldır sürdürülen, nesilden nesile aktarılarak bir şekilde tarihin tek boyutlu bir anlatımıyla bir öfke dili oluşturuluyor. Bu öfke dilinin bir sektörü oluşmuş durumda" diye konuştu.
 
"Diasporayı tatmin etmek mümkün değil"
 
"Diasporayı tatmin etmek mümkün değil" diyen Davutoğlu, Diaspora ile Amerika'ya her gittiğinde görüştüğünü belirtti. 
 
Dışişleri Bakanı olduğu dönemde Diaspora ile görüşmeler gerçekleştirdiğini anlatan Davutoğlu,  son New York ziyaretinde de görüşmede bulunduklarını belirtti. İlk görüşmesinin Los Angeles'ta uzun bir görüşme gerçekleştirdiğini kaydeden Davutoğlu, görüşmelere ilişkin şöyle konuştu: 
 
"Biz çok rahat konuşabiliyoruz, karşı tarafta bu rahatlık yok. Benimle konuşanlar genellikle 'aman basın duymasın' diyor. Duydukları zaman da aşırı kanattan bir Ermeni aydın şöyle bir yazı yazdı: 'Eğer Türk Dışişleri Bakanı Amerika'da saatlerini Ermeni Diasporası'na ayırıyorsa burada bir tuzak var demektir. Kimse böyle bir tuzağa gelmemeli.'"
 
"Konuşursanız tuzak, taziye yayınlarsanız yetmez ne yapmamız isteniyor"
 
Bu tür yorumlara tepki gösteren Davutoğlu, "Konuşursanız tuzak, taziye yayınlarsanız yetmez, mesafe koyarsanız zaten Türkler açık görüşlü değil, peki ne yapmamız isteniyor. Acıları paylaşalım diyorsunuz, hayır sizin acılarınız unutulsun bizim acıları anlayın, bizim acılar için özür dileyin. Gelin konuşalım, önce siz soykırımı kabul edin sonra konuşuruz. Böyle bir anlayışla yol almak mümkün değil" diye konuştu. 
 
"Ermeniler bu toprakların asli çocuklarıdır"
 
Ermeni vatandaşların Türkiye'de pek çok görevde bulunduğunda dikkati çeken Davutoğlu, Etyen Mahçupyan ve Markar Esayan'ı örnek göstererek şöyle konuştu: 
 
"Ermeni olması hasebiyle değil, saygı duyduğum bir entellektüel olduğu için Etyen Mahçupyan danışmanım. Yaşı dolduğu için emekliye ayrıldı her zaman görüşür ve konuşuruz. Şimdi de Başbakanlık'ta görev alması hem birikimi hem de Ermenilerin de devlet yapılanması için yer alabileceği anlamında bir güzel örnek. Şimdi Markar Esayan milletvekili adayımız. Cumhuriyet tarihinde belki ilk defa. Biz aday göstereceğimiz ortaya çıkınca CHP de gösterdi. Normalleşme budur. Ermeniler bu toprakların asli çocuklarıdır."
 
"Bir el Esad'ın yaşamasını istiyor"
 
"Suriye'deki son gelişmelerin" sorulduğu Davutoğlu, İdlib'in muhaliflerin eline geçmesine rağmen haber olmadığını belirterek, Suriye rejimini meşru göstermek için muhalifler yerine "Nusra Cephesi'nin İdlib'i ele geçirdiğinin" yazıldığını aktardı.
 
Halep'te muhaliflerin ciddi ilerleme sağlamasına, rejim güçlerinin önemli ölçüde geriye çekilmesine rağmen bunun gündemde olmadığına dikkati çeken Davutoğlu, şunları kaydetti:
 
"Neden? Psikolojinin değişmesini istemiyorlar. Muhalifler bir taraftan Halep'in doğusundan DAİŞ'le çarpışıyorlar, bir taraftan Halep'in batısında ve güneyinde rejimle çarpışıyorlar. Çok önemli istihbari bilgiler her gün bizim önümüze akıyor ama bir el, Esad'ın yaşamasını istiyor, aynı Sisi gibi. Esad'ın da ailesinin de İsrail'e hiçbir zararı olmadı. Esad yönetiminde de her iki yönetimde de İsrail'e dönük hiçbir... Burada esas güvenlik İsrail'in güvenliği olarak algılanıyor. İran'ın kullandığı argümanları bir kenara koyun bu anlamda, nihai kertede, bir azınlık rejiminin Suriye'de devamı isteniyor ki Suriye'de demokrasi olmasın, Mısır'da demokrasi olmasın. Çünkü herkes biliyor ki demokrasi geldiğinde Türkiye'de olduğu gibi onurlu bir dış politika takip edilir ve kim yanlış yaparsa ona karşı da dik durulur."
 
"Meclis'te yan yana otururuz"
 
"AK Parti seçim yarışında bundan sonra yoluna hangi adımlarla devam edecek? HDP barajı geçecek mi, AK Parti'den MHP'ye oy kayacak mı, CHP'nin adayları ve seçim bildirgesi nasıl yankı buldu, oylarını artıracak mı?" sorusuna, Davutoğlu, şu yanıtı verdi:
 
"Bizi ilgilendiren tek şey zihnimizdeki Türkiye'yi inşa edebilmek. Geçerse, Meclis'te yan yana otururuz, geçmezse ama bir tek şeyle ilgilendirir, geçmediği zaman gürültü çıkarmamaları lazım"
 
Ağrı'da yaşanan olaylar
 
"Ağrı'da yaşanan olaylarda terör örgütü PKK'nın elindeki silahı ateşliyor olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusunu da yanıtlayan Davutoğlu, çift üsluplu siyasetle ilgili bir sıkıntı olduğunu ve bu durumun HDP'de çok bariz görüldüğünü vurguladı.
 
Davutoğlu, "Türkiye'nin belli yerlerini dolaşıp barış güvercini gibi konuşacaksınız ama dönüp PKK'ya 'niye silahları bırakmıyorsun, ben burada siyaset yapıyorum' demeyeceksin. Olmayacak olan şey bu. Bu iki yüzlülükle Türkiye'de siyaset yapılamaz" diye konuştu. Kendilerinin seçim güvenliğini teminat altına alma görevi bulunduğunu hatırlatan Davutoğlu, şunları söyledi:
 
"Ağrı'daki olay tekerrür ederse bir an bile tereddüt etmeden aynı tedbiri yine alırız. Ben ilgili bütün güvenlik birimlerinden bilgi aldım. Bir şey konuşuyorsak bunun bir karşılığı var."
 
"HDP'nin yıkıcı siyasetiyle paralel yapı arasında irtibatlar var"
 
Ahmet Davutoğlu, paralel yapıyla mücadeleye ilişkin sorular üzerine, bu yapıyla kimlerin gizli temas içinde olduğuna bakıldığında oyunun ne kadar büyük olduğunun görüleceğini söyledi.
 
HDP'nin bu yıkıcı siyasetiyle paralel yapı arasında irtibatlar bulunduğunu belirten Davutoğlu, "Açık ve net ifade ediyorum. Bu bir kanaat ve izlenim değil. HDP için de bu bir sınav. Neden Demirtaş'ın bazı seyahatler sonrası bir renk değişimi içine girdiğini de herkesin sorgulaması lazım. HDP'nin de KCK operasyonları yapıldığı dönemde yürüttüğü yaklaşım ile şimdi paralel yapıyla girdikleri ilişkiyi doğru anlamaları lazım" değerlendirmesinde bulundu.
 
Davutoğlu, paralel yapının bürokraside, siyasi iradeden bağımsız, ayrı bir paralel yapı kurmak istediğini anlatarak, "İmam, hoca, cemaat tüm tabirleri de kirletildi. Bu yapının saf inanmış kesimlerini, doğru hak bir çaba var diye desteklemiş kesimlerini tenzih ederim" diye konuştu.
 
"Koltuğu terk etmem gerekirse..."
 
Koltukların gideceğini, insanların yaptıklarıyla anıldığını vurgulayan Davutoğlu, şunları dile getirdi:
 
"O konuda da bir kaygım yok. Yani 5 ay önce, 4 ay önce Başbakanlığın gereğini yaparken bunu tartışmazdım. Şimdi seçim için tartışıyorum. Seçimden sonra Türkiye için doğru olan bir şey yapmak için bu koltuğu değil, binlerce daha güç ve kudret barındıran bir koltuğu terk etmem gerekirse Allah ve millet şahit olsun, bir saniye bile düşünmem. Doğru olan ne ise onu yaparım." 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.