banner192

Ayakta selam durmanız lazım

 Muhalefet partilerinin çözüm sürecine ilişkin tavrını eleştiren Başbakan Yardımcısı Arınç, ''AK Parti, baldıran zehiri içmeye de iktidar kaybetmeye de hazırım ama bu terör belasından bu ülkeyi kurtaracağım diyorsa buna ayakta selam durmanız lazım" dedi. 

Ayakta selam durmanız lazım

 

Muhalefet partilerinin çözüm sürecine ilişkin tavrını eleştiren Başbakan Yardımcısı Arınç, ''AK Parti, baldıran zehiri içmeye de iktidar kaybetmeye de hazırım ama bu terör belasından bu ülkeyi kurtaracağım diyorsa buna ayakta selam durmanız lazım" dedi.
 
Arınç, burada yaptığı konuşmada siyasette en önemli unsurun teşkilatın gücü olduğunu söyledi.
 
AK Parti'nin kurulduğundan bu yana her geçen gün gücünün arttığını ifade eden Arınç, "Zaman zaman sendelemeler geçirdik ama hedefimizden hiç sapmadan daha güçlü şekilde bugünlere geldik" diye konuştu.
 
Arınç, 3 seçimde oylarını artırarak iktidara gelen başka bir parti olmadığına işaret ederek, girdikleri ilk seçimde 11 milyon oy aldıklarını, son genel seçimde aldıkları oy sayısının 21 milyonu aştığını, her iki seçmenden birinin AK Parti'yi tercih ettiğini kaydetti.
 
'AYAKTA SELAM DURMANIZ LAZIM'
 
Muhalefete "30 yıldır, 40 yıldır, 50 yıldır bu ülkeyi idare etme namına ne yaptınız? Hayır namına ne işlediniz, doğruluk, güzel adına ne hangi işleri yaptınız?" diye soran Arınç, AK Parti Hükümeti'nin Türkiye'nin müzmin belası, kronik hastalığı terörü çözmek için attığı adımlara karşı çıkılmasını eleştirdi.
 
Arınç, "Hiçbirinizin cesaret edemediği, hiçbirinizin altından kalkacağına inanmadığı, adım atmadığı, kenarlarda köşelerde gün geçirmeye çalıştığınız bir meselede AK Parti bugün her türlü kararlılığı gösteriyor, baldıran zehiri içmeye de iktidar kaybetmeye de hazırım ama bu terör belasından bu ülkeyi kurtaracağım diyorsa buna ayakta selam durmanız lazım'' dedi.
 
27 NİSAN BİLDİRİSİ'NİN YILDÖNÜMÜ
 
Başbakan Yardımcısı Arınç, 27 Nisan bildirisinin yıldönümünün yaşandığını hatırlatarak, bugünün Türk siyasi tarihinin en önemli günlerinden olduğunu söyledi.
 
O dönem cumhurbaşkanı seçiminde yaşanan sıkıntıları anlatan Arınç, "Başbakanımız, Abdullah Gül kardeşimiz cumhurbaşkanı adayımızdır'" dediklerinde gelen eleştirilere aldırış etmediklerini bildirdi.
 
'MECLİS BÖYLE BİR SAÇMALIĞI 1920'DEN BU YANA YAŞAMADI'
 
Daha önce hiç uygulanmamasına rağmen cumhurbaşkanlığı seçiminde oylamaya başlamak için 367 milletvekili gerektiği yönünde itirazların yapıldığını anımsatan Arınç, "Böyle bir saçmalığı Meclis, 23 Nisan 1920'den bu yana yaşamamıştır" dedi.
 
Arınç, 361 kişiyle oylamaya başladıklarını, CHP'nin aynı gün Anayasa Mahkemesi'ne itiraz ettiğini aktararak, şunları kaydetti:
 
"Bu deli saçması işe karşı anında ret kararı çıkacağını ümit ediyorduk ama maşallah hiç yapmadıkları şeyi yaptılar; cuma 18.25'te yapılan müracaatı cumartesi, pazar çalışmak suretiyle, ne hikmetse nasıl yaptılarsa pazartesi iptal kararı verdiler. Bu Türk siyasi hayatında dönüm noktası olduğu kadar Anayasa Mahkemesinde hukukçu, hakim sıfatıyla veya üye sıfatıyla buraya imza atanlar için de çok büyük bir mahcubiyet, yüz karası bir olay oldu. O zamanki başkan Sayın (Tülay) Tuğcu'yu bir kenara koyarak söylüyorum, kendisinin bundan çok büyük üzüntü duyduğunu da biliyorum."
 
'KURBAN OLDUĞUM ALLAH VERDİKÇE VERİYOR'
 
Anayasa Mahkemesinde o iptal kararını verenlerden sadece ikisinin kaldığına dikkat çeken Arınç, "Kurban olduğum Allah verdikçe veriyor. Siz sabrederseniz, hukuktan sapmazsanız, millete güvenirseniz ve demokrasinin her sorununu çözeceğine inanırsanız sonuç böyle... 17 kişi var o kararı verenlerden sadece iki kişi kalmış" ifadesini kullandı.
 
27 Nisan bildirisinde yazanlara da değinen Arınç, sözlerine şöyle devam etti:
 
"Kaleme kendisinin aldığını itiraf ettiğine göre sonuçlarına da katlanacaktır. Sonuçları hukuki mi olur, siyasi mi olur, toplumsal mı olur onu bilmem ama bu bildiriyi ben yazdım ve ben koydum diyen insan bu ayıbı yıllar boyu yüzünde taşıyacaktır. Çünkü o silahlı kuvvetlerin en üst noktasında olan birinin yazacağı bir şey değildir."
 
'ONUN VAZİFESİ YURT SAVUNMASI'
 
 
"TSK siyasi konularda hiçbir zaman taraf olamaz, görüşlerini açıklayamaz. Onun vazifesi yurt savunmasıdır. Onun vazifesi TSK mensuplarının güvenlik ve yurt savunmasıyla ilgili hazırlığının en üst düzeyde yapılmasıdır. Ülkeyi yöneten hükümettir, yasa yapan parlamentodur onların işine karışmak kimsenin haddi değildir, ama bu yaşandı."
 
AK Partinin 27 Nisan bildirisine 28 Nisan sabahı cevap verdiğine işaret eden Arınç, "Millet 'yürü aslanlarım' dedi ve bizi yüzde 47'ye götürdü. 27 Nisan bildirisine 28 Nisan sabahı AK Parti Hükümeti gereken cevabı en güzel şekilde verdi biz millet nezdinde itibar kazandık" dedi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
r baysan - 4 yıl önce
adamlar artik belli etti.biz istedigimiz gibi at oynatiriz iste turkiye bu halde.selami sizler insallah o koltuktan kalkip yargilandiginiz da vereceksiniz.yeter artik.