banner192

"Cüzzam tedavisi olan bir hastalıktır"

Trabzon Halk Sağlığı Müdürü Köksal Hamzaoğlu, cüzzamın, erken tanı konulduğunda tedavisi kesin olarak yapılabilen hastalık olduğunu bildirdi.   Hamzaoğlu, 31 Ocak Dünya Lepra (Cüzzam) Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, cüzzamın, mycobacterium lep


Trabzon Halk Sağlığı Müdürü Köksal Hamzaoğlu, cüzzamın, erken tanı konulduğunda tedavisi kesin olarak yapılabilen hastalık olduğunu bildirdi.
 
Hamzaoğlu, 31 Ocak Dünya Lepra (Cüzzam) Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, cüzzamın, mycobacterium leprae isimli basil tarafından oluşturulan, kronik bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirtti.
 
Hastalığın günümüzde Avrupa'da Portekiz, İspanya, İtalya, Yunanistan, Türkiye, Kıbrıs ve Güney Rusya'da görüldüğünü vurgulayan Hamzaoğlu, şöyle devam etti:
 
"Cüzam, yol açtığı fonksiyon kayıpları, sosyal damgalanma ve dışlanma gibi etkileri nedeniyle özel bir sağlık problemidir. 1980'li yılların başından itibaren yapılan etkili kampanyalar ve tedavide birden fazla ilacın birlikte kullanılması ile 16 milyondan fazla hasta tedavi edilmiş ve hasta sayısı önemli ölçüde azalmıştır. Dünyadaki cüzam hastalarının çoğu Güneydoğu Asya, Afrika ve Batı Pasifik bölgesindendir."
 
Hamzaoğlu, mycobacterium lepraenın çok yavaş çoğaldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
 
"Kuluçka süresi 3-12 yıl arasında değişmekle birlikte, ortalama 2-4 yıldır. Lepra basilinin tek kaynağı insandır. Hasta kişinin ağız ve burun salgıları ile yakın ve uzun süreli temas sonucu damlacık enfeksiyonu ile bulaşır. Lepranın bulaştırıcılığı çok yüksek değildir. Lepranın bulaşması, enfekte kişinin bulaştırıcılığına, temasın yakınlığına, sıklığına ve süresine bağlıdır. Basil çok yavaş çoğalır. Belirtilerin görülmesi bazen 25 yılı bulabilir. Hastalık öncelikle çevresel sinirleri ve deriyi etkiler. Hafif deri belirtisinden, geniş yayılımlı çevresel sinir sistemi, göz, kemik, adale ve diğer dokuların tutulduğu, şekil bozuklukları ve sakatlıkların geliştiği bir tabloya kadar değişir."
 
Cüzamın pek çok deri ve sinir hastalığını taklit edebildiğini belirten Hamzaoğlu, "Lepranın sık görüldüğü bölgelerde ya da ailesinde lepra hikayesi olan kişilerde hastalık genellikle gözden kaçmaz, fakat lepra insidansının düşük olduğu alanlarda akla gelmemesi nedeniyle tanı konulması güç olabilmektedir. Hastaların büyük bir kısmında lepra tanısı basit muayenelerle konabilir. Eğer lepranın tanı kriterleri tam olarak uygulanırsa yanlış tanı olasılığı çok azalacaktır" ifadesini kullandı.
 
Hamzaoğlu, cüzzamın, erken tanı konulduğunda tedavisi kesin olarak yapılabilen hastalık olduğunu, erken tanı ve tedavi ile kalıcı sakatlıkların oluşmasının önlenebildiğini vurguladı.
 
Türkiye'de 2015 yılında yılı içinde 2 yeni vaka tespit edildiğine işaret eden Hamzaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kayıtlı lepra hasta sayısı 622 olarak saptanmıştır. Lepra hastalarının tedavi ve takipleri, Deri ve Zührevi Hastalıklar Kliniklerinde yapılmaktadır. Hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlar Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz karşılanmaktadır. Lepralı hastalar bizim toplumumuzun insanlarıdır. Onlarla ilişkiyi kesmek, onları toplum dışına itmek yerine, ihtiyaçları olan anlayışı, yakınlığı, destek ve sevgiyi göstermek önde gelen vatandaşlık görevidir. Lepra hastalığı, koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerinin hedefe ulaşması ile yakın zamanda dünyada ortadan kaldırılacağına inandığımız bir hastalıktır."

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.