banner192

3 Bin yıllık tedavi yöntemi: Hangi hastalıklara iyi geliyor?

Çelik, gümüş veya altından yapılmış özel iğnelerin vücutta belli noktalarına batırılmasıyla yapılan tedavi yentemi akupunkturun pek çok sağlık sorununun tedavisinde kullanıldığı belirtiliyor.Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Anatomi Anabil

3 Bin yıllık tedavi yöntemi: Hangi hastalıklara iyi geliyor?

Çelik, gümüş veya altından yapılmış özel iğnelerin vücutta belli noktalarına batırılmasıyla yapılan tedavi yentemi akupunkturun pek çok sağlık sorununun tedavisinde kullanıldığı belirtiliyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kalaycıoğlu, yaptığı açıklamada, akupunktur teriminin, latince kökenli olduğunu ifade etti.

Uluslararası yapıya bakıldığında akupunktur ve diğer yöntemlerin “tamamlayıcı tıp” olarak bilindiğini vurgulayan Kalaycıoğlu, şunları kaydetti:

"Ülkemizde 2013 yılında yapılan çalışmalar sonrasında geleneksel, tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamaları adı altında yönetmelik son şeklini aldı. Bunların içinde en önemli uygulama akupunktur olup, alternatif değil, bilimsel bir tedavi metodu olarak kabul edilmiştir. Genel olarak çelik, gümüş veya altından yapılmış özel akupunktur iğnelerinin belli akupunktur noktalarına batırılması ile yapılan tedaviye akupunktur tedavisi denir. İnsan vücudunun mükemmel bir sinir ağı vardır. Vücudumuzda sürekli bir elektriksel aktivite mevcuttur. Bizler bu elektrik ağındaki doğru şalterleri açtığımızda yani akupunktur iğneleri ile belli noktalara uygulama yaptığımızda o noktalardan beyne uyarı gider. Bu uyarılar sonunda beyin ve uygulanan bölgeden salınan bir takım salgılar da gerekli tedavinin oluşmasını sağlar. Bu tedavi yönteminin 3 bin yıllık bir geçmişi var."

Kalaycıoğlu, akapuntur tedavisi öncesinde hastaya doğru teşhis koymanın çok önemli olduğunu belirterek, "Bize gelen hastalar genellikle bir çok doktora gitmiş ve teşhisi koyulmuş olarak gelirler" dedi.

Akupunkturda çok farklı iğneler kullanıldığını ifade eden Kalaycıoğlu, şöyle devam etti:

"En çok kullanılanı bir kullanımlık çelik iğnelerdir. Burada özellikle belirtmek isterim ki doktor olduğunu ya da akupunktur bildiğini iddia eden ve aslında doktorluk ile alakası olmayan kişilerin kullandığı iğneler hakkında hiçbir bilgimiz yok. Bizim kullandığımız iğneler oldukça incedir ve aynı zamanda çok sivridirler. Akupunktur hekimi tarafından çok özel bir yöntemle hiç acı duymadan cilt altı veya kas içine batırılarak uygulanır. Çoğunlukla akupunktur iğneleri uygulandıktan sonra hasta 15 ile 45 dakika yatar. Akupunkturda seansların sayısı hastalığın tipi, süresi ve hastanın yaşına göre farklılık gösterir. Bu 3 ile 30 seans, hatta daha fazla olabilir. Genellikle 7–12 seans bir kür olarak kabul edilir. Her kür arasında 5 ile 10 gün ara verilir."

Kalaycıoğlu, ilk defa 1978 yılında Filipinlerde toplanan Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) akupunktur ile tedavi edilebilir hastalıkların listesini yayımladığını anımsatarak, şunları belirtti:

"Daha sonra 1994 yılında İtalya Cervia’daki WHO Asamblesinde genişletilerek kabul edilen endikasyon listesi var. Bilimsel kontrol gruplu çalışmalarla akupunktur etkinliği ispat edilmiş hastalıklardan bazıları doğum sonrası süt yetersizliği, bağırsak hastalıkları, kabızlık, sık tekrarlayan enfeksiyonlar, diz ağrısı, yüz ağrısı, gebelik bulantı ve kusmaları, böbrek taşı ağrısı, radyasyon ve kemoterapi yan etkilerinin tedavisi, mide ve oniki parmak bağırsağı ülseri, kas ve tendonların rahatsızlığı, kemik kireçlenmeleridir."

Prof. Dr. Ahmet Kalaycıoğlu, herkesin bir akupunktur hekiminin mutlaka olması gerektiğini kaydederek, "Akupunktur hekimine gitmek için hasta olmayı beklememek gerekir. Akupunktur için gittiğiniz kişinin mutlaka hekim ve Sağlık Bakanlığı onaylı olduğunu teyit etmelisiniz. Hijyenik koşullara dikkat edilmeli. Dünya Sağlık Örgütü’nün akupunktur uygulamasına izin verdiği hastalıklardan herhangi biri sizde varsa geciktirmeden bu hizmete ulaşın, çünkü geciktikçe tedavi uzar" dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.