banner192

"AK Parti çizgisini değiştirirse..."

HaberTürk yazarı Fehmi Koru, AK Parti'yi mi, Tayyip Erdoğan'ı mı, yoksa Abdullah Gül'ü mü desteklediğini sorgulayarak "Öncü bir siyasi çizginin temsilcisi Ak Parti, çizgisinden vazgeçer, şimdi beğenmediğim bir başkası temel değerler istikametinde konuşlan


HaberTürk yazarı Fehmi Koru, AK Parti'yi mi, Tayyip Erdoğan'ı mı, yoksa Abdullah Gül'ü mü desteklediğini sorgulayarak "Öncü bir siyasi çizginin temsilcisi Ak Parti, çizgisinden vazgeçer, şimdi beğenmediğim bir başkası temel değerler istikametinde konuşlanırsa... İçinde dostlarım, arkadaşlarım, sevdiğim insanlar bulunmasına bakmadan, hiç tereddütsüz, safımı yeniden belirlerim" dedi.
 
"Partili veya partici değilim" diyen Koru, "Zaman içerisinde yarıdan fazlası Ak Parti seçmeni haline dönüşmüş, özgürlükleri, demokrasiyi, dini değerleri önemseyen, ayrılık-gayrılık gözetmediği gibi farklılıkları zenginlik olarak gören toplumun tercihlerinden yanayım" ifadelerini kullandı.
 
Koru'nun HaberTürk'te "Kızan kızsın, kendimi yazdım..." başlığıyla yayımlanan (14 Ağustos 2014) yazısı şöyle
 
Kritik dönemlerde hep aynı soru zihnimde dolanmaya başlar: Ben neyi savunuyorum? Ak Parti'yi mi?Tayyip Erdoğan'ı mı? Abdullah Gül'ü mü? Yoksa derdim hepsinden daha büyük, daha kapsamlı mı?
 
Ömrümün büyük bir bölümünde siyaseti yakından izledim. Yalan söyleyecek değilim; her dönemde kendimi yakın hissettiğim partiler farklı oldu. Son 30 yıldır her gün çoğu siyasi ağırlıklı yazılar yazdığım akılda tutulursa, tercihlerimin beni nasıl yönlendirdiğine dair yolda bıraktığım ipuçlarına kolay ulaşılır.
 
Eli kalemlilere açılan sütunlar akıllarını geniş kitlelerle paylaşmaları içindir; ben de her iktidar döneminde bunu en cömertçe yerine getirenlerdenim.
 
Lâfı fazla uzatmadan söyleyeyim: Ak Parti'ye kuruluşundan beri olumlu yaklaştım. Milletimizin çoğunluğunun arzuladığı temel ilkeleri benimsediği, dünyanın gittiği yönü doğru okuyup ülke menfaatlerini önde tutan politikalar üretebilecek çapta bir kadroya sahip olduğu ve sorunların üzerine cesaretle gidebildiği için...
 
Bugün de rakipleriyle karşılaştırdığımda Ak Parti'yi öncü bir siyasi çizginin temsilcisi olarak görüyorum.
 
Yukarıdaki özet, benim için birinci önceliğin şahıslar değil ülke menfaati olduğunu ve Ak Parti'yi de o yönde desteklenecek bir siyasi çizgi olarak gördüğümü anlatmıştır umarım.
 
Ak Parti çizgisinden vazgeçer, şimdi beğenmediğim bir başkası temel değerler istikametinde konuşlanırsa... İçinde dostlarım, arkadaşlarım, sevdiğim insanlar bulunmasına bakmadan, hiç tereddütsüz, safımı yeniden belirlerim.
 
Partili veya partici değil, zaman içerisinde yarıdan fazlası Ak Parti seçmeni haline dönüşmüş, özgürlükleri, demokrasiyi, dini değerleri önemseyen, ayrılık-gayrılık gözetmediği gibi farklılıkları zenginlik olarak gören toplumun tercihlerinden yanayım.
 
‘Ortak akıl' deyimiyle ifade edilebilecek bir karar alma sürecinin doğrulara erişmede vazgeçilmez olduğuna inanıyorum.
 
Yüzde 35'le başlayan oylarını zaman içerisinde yüzde 52 düzeyine çıkarması Ak Parti'nin, başkalarına sürpriz gelse bile, bu siyasi çizginin potansiyel halk desteğinin yüzde 70 olduğunu daha ilk günden ilân etmiş biri olarak beni hiç şaşırtmadı.
 
Son cumhurbaşkanlığı seçiminde ‘ortak akıl' görüntüsü biraz daha fazla vurgulanmış olsaydı, sandığa yüzde 52 olarak yansıyan oranın hayli yüksek gerçekleşebileceği kanaatindeyim. Biraz daha kucaklayıcı bir üslup ve halkın teveccühü istikametinde bir vitrin çalışması eşliğinde gidilecek seçimde oylar çok daha yukarı fırlasaydı fena mı olurdu?
 
Galiba sorunum şurada: Ak Parti'yi ‘Ak Partili' kalemler kadar savunmuyorum... Tayyip Erdoğan'ı‘misyon adamı' olarak görüyor ve takdir ediyorum, ama onu bazılarının her yazardan beklediği coşkuyla övmüyorum... Abdullah Gül söz konusu olduğunda biraz daha fazla ‘taraf' görüntüsü veriyorum; fakat bunun üzerimdeki etkisi rahatsız edici: Baştan ‘taraf' görülmem arzu ettiğim açıklıkta derdimi anlatmayı kısıtlıyor çünkü...
 
Her gün bıkıp usanmadan yazılarla okur karşısına çıktığım son 30 yıl boyunca iç dökmemi gerektiren bir durum hiç olmamıştı. Bugünün şartları beni buna zorluyor.
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hasan düzgün - 2 yıl önce
Hiicbir zaman fikrin olmadıki istikrarın olsun her dönemin adamı oldun.fikrin olsaydı o fikir etrafında yazi yazardın oda senin fikrin ve dünya görüşün olurdu olmayıncada sen değil hep başka oldun

.
Avatar
Ali KAYA - 2 yıl önce
Sen fikir adamı değil tam bir fırıldaksın. Para için satamayacağın adam yoktur. Bu işte senin değil seni fikir adamı kabul edenlerindir.
Avatar
Hüseyin Karagöz - 2 yıl önce
AKPlilerin kuruluşu henüz parti falan ortada yokken kurucuları tarafından Vaşintonda planlandı...Bunu Ergenenekon Operasyon talimatını Bush Oval Ofiste verdi diyen Fehmi iyi bilir..Saf değştirecekmiş yok ya....Vaşinton diyoruz talimat aldığınız yer orası Vaşinton lahanası değil bu?..Daha BOP ta Kürdistanın Türkiye ayağını halledemediniz...Nireye diye sorarlar adama?