banner192

Bir Trabzonlu'nun gözünden Rusya - 2

Trabzon'un eski belediye Başkanlarından Hasan Melek'in, 12 günlük Rusya gezisinde kaleme aldığı notlar, dün yayınladığımız ilk bölümün ardından bugün de devam ediyor.GEZİNİN 5. GÜNÜ!Bugün 13 Temmuz Pazar;SVIR Nehri üzerinden Mandrogi’ye yaklaşıyoruz, şimd

Bir Trabzonlu'nun gözünden Rusya - 2

Trabzon'un eski belediye Başkanlarından Hasan Melek'in, 12 günlük Rusya gezisinde kaleme aldığı notlar, dün yayınladığımız ilk bölümün ardından bugün de devam ediyor.

GEZİNİN 5. GÜNÜ!

Bugün 13 Temmuz Pazar;

SVIR Nehri üzerinden Mandrogi’ye yaklaşıyoruz, şimdi burada su seviye havuzlarına girmeye başlayacağız. St. Petersburg ile Moskova arasında 17 adet su seviye havuzuna girip çıkarak 161,75 metre deniz seviyesinden yükselmiş olacağız. Bu havuzlar bazen 2 gemi bazen de daha fazla gemi alabiliyor gemi büyüklüğüne göre. Nehirden gelen gemi, kapağı açık olan havuza giriyor sonradan açık kapak kapanıyor havuza su dolmaya başlıyor, su üst seviyeye gelince bu defa ön kapak açılıyor ve gemi yoluna devam ediyor.

32-001.jpg

27-001.jpg


Ve nihayet doğa harikası olan Mandrogi yerleşim yerinin iskelesine gemimiz yanaşıyor. Eski bir köy olan bu yerleşim yeri ikinci dünya savaşında tamamen tahrip edilmiş. 1996 yılında bir Rus girişimci burada tesisler yaparak tekrar turizme kazandırmıştır. İskeleden çıkınca kütükten yapılmış hediyelik eşya satan dükkanları ve iş yerlerini görmek kabil. Burada herşey ağaç ve kütükten yapılmış. Buranın Proşkisi ( Poğaça ) meşhurmuş, birçok çeşidi varmış ( biz bildiğimiz peynirlisini tercih ettik.

22-001.jpg

Bunun tadına baktıktan sonra, ormanın içerisinden yürüyerek turların barbekü yaptıkları alana intikal ettik. Büyük bir alanda üstü kapalı, yanları açık içine masalar koyulmuş, mangallar yanıyor, isteyen et isteyen tavuk, salata ve tatlısını alarak ait olduğu gurubun masasına oturup yemeğini yiyor. Burada hediye yapan atölyeler ve bir de Votka Müzesi var. Değişik votkaları değişik ambalajları içinde teşhir ediyorlar. İsteyenlere de satış yapıyorlar. Doğası güzel havası temiz olan bu köye ziyaretimizi tamamlayarak gemimize dönüyoruz.

30-001.jpg

 

"GEZİNİN 6. GÜNÜ 14 TEMMUZ PAZARTESİ" 2. SAYFADA

[PAGE]

Bugün 14 Temmuz Pazartesi;

Mandrogi’den saat 17:00 da ayrıldık, Onega Gölüne geçerek saat 08:00 da Kiji Adasına varacağız. Onega Gölü de Avrupa’nın en büyük göllerinden biri. Büyüklüğü, 10.000 metrekare, derinliği 12 metre olan bu gölde 47 çeşit balık yaşamaktadır. Gölde 165 ten fazla ada bulunmaktadır. Gölü birçok nehir beslemektedir. Yalnız sadece gölden dışarı SeksnaNehri çıkmaktadır.

25-001.jpg

26.jpg

27-002.jpg



Saat 08:00 da gemimiz Kiji iskelesine yanaşıyor. Kiji Adası yönetim olarak, Rusya Federasyonu Karelya Özerk Cumhuriyetine bağlıdır. Adada bulunan 22 kubbeli ahşap Tecelli Kilisesi gibi birçok ahşap bina Unesco’nun Dünya Kültür Mirası listesindedir.

Adanın doğası çok güzel, her taraf yemyeşil tipik bir Rus Köyü, bütün binalar kütük ve ahşap. Şehir merkezi 62 Km uzaklıktaki 300 bin nüfuslu Petrozavodsk’dır. Şehir merkezi ile ada arasındaki ulaşım deniz otobüsleriyle yapılmaktadır.

31.jpg



Diğer turlar gibi bizde gezimize başlıyoruz. Gemiden çıktıktan sonra, rıhtımdaki dükkanlardan alış veriş yapıldı, sonra da toplu olarak hiç çivi kullanılmadan kimi 275, kimi de 125 yıl önce yapılmış, küçük bir tepe üzerinde bulunan görkemli Başkalaşım Katedrali 1714 yılında yapılmış, 22 kubbesi olan katedralin, kubbelerinin yüksekliği 121 metreyi bulmaktadır. Bunun yanında 1764 yılında kışlık koruyucu kilisesi ve 1874 yılı yakınlarında yapılmış olan çan kulesi var. Bu köyde Rus Ahşap Sanatının en eski örneklerini görmeniz kabildir. Zamanında yapılmış yel değirmeni bugüne kadar gelmiş. Ahşap büyük bir konağın yanında köylüler el becerileriyle yaptıkları dokumaları ve ahşap el işlerinin hem yapılışını göstererek hem de satışını yapmaktadırlar. Turizmin alt yapısını mükemmel geliştirmişler. Bunları gördükten sonra bizim Şalpazarı’nın  o rengarenk çoraplarının, heybelerinin daha bunun gibi bir çok becerilerimizi turistlere gösteremiyor ve tanıtamıyoruz. Burada bunları fazlasıyla görmek kabil.

36-002.jpg

33-001.jpg



Burada Beyaz Geceleri Mayıs ayının ortasından Temmuz ayının sonuna kadar izleyebilirsiniz. Tecelli Kilisesini ve görülmeye değer diğer yerleri gezdikten sonra. Faytonlarla eski Rus Evlerini görerek turumuzu tamamladık.

35.jpg



Gemimiz saat 11:00 da Goristsy’e doğru hareket etti. Kiji-Goritsy arası 375 km. kiji Adasından sonra Onega Gölüne geçip 7 adet su seviye havuzuna girip çıktıktan sonra 112,5 metre irtifaya çıkmış olacağız, buradan sonra Beyaz Göle ve Goritsy’e saat 13:00 da ulaşmış olacağız . sakin güzel bir yolculukla gezimize devam ediyoruz. Gemimiz kenara çok yakın geçtiğinde yerleşim yerlerini ve tablo gibi güzel olan doğayı zevkle izliyoruz. Beyaz gövdeli HUŞ ağaçları, çam ağaçları ve diğer ağaçlardan oluşan ormanlar uzayıp gitmektedir.

34.jpg



Nihayet gemimiz belirlediği saatte Goritsy iskelesine yanaşıyor. Gorits Köyü 16. Yüzyılda Korkunç İvan’ın yengesinin burada kurduğu kadınlar manastırıyla ortaya çıkmış. Manastır çok geniş bir alan üzerine kurulmuş yüksek ve kalın duvarlarla etrafı çevrilmiş. Burada dikkati çeken manastırın başlıca kilisesi olan Sheksna Nehri kıyısında bulunan yeniden doğuş kilisesinin kubbeleridir. Zamanla burası çok gelişmiş, büyümüş, gelirleri artmış bir şehir gibi idare ediliyordu. Fazla gelir karşısında idare eden papazlar, birçok yolsuzluklar, rüşvet ve kötü yönetim nedeniyle 18. Yüzyıl sonlarında gerilemeye başlamıştır. 1918 – 1920 yıllarındaki iç savaşta beyazlar ateist Bolşeviklere karşı savaşmış, savaşın kaybedilmesinden sonra Kızıl Ordu askerleri manastırın başpiskoposunu kurşuna dizdiler.

 

37.jpg



1960 yılında Sovyetler manastırı müze olarak kabul etmiş, bakım ve onarımları yapılarak müze hizmetine devam etmektedir. Halen birçok yerinde restorasyon çalışmaları devam etmektedir. Müzenin içi geçmişi bugüne taşıyor.

Gorits Köyü 700 nüfuslu bir köy ve köylüler tek katlı ahşap evlerde yaşamaktadırlar.  Ana geçim kaynakları balıkçılık, ormancılık, avcılık ve kısmen de olsa tarımdır, ayrıca turistik eşya yapıp satmaktadırlar. HUŞ ağacından yapılmış Mutluluk Kuşu turistlerin dikkatini çekmektedir. Sanatçı bir bıçak kullanarak bununla da sanatını konuşturuyor.

Bu gezimizi de burada noktalıyoruz, bundan sonraki gideceğimiz yer Rusya’nın en eski şehirlerinden biri olan Yaraslav’dır.

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.