banner192

Arınç: İran ve BM arasındaki anlaşma!

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İran ile BM Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesi ve Almanya arasında nükleer müzakerelerde anlaşmaya varılmasına ilişkin, "Bu anlaşma sadece İran'ın veya ABD'nin lehine değil bütün dünyanın lehine olan bir anlaşma oldu. Bunu

Arınç: İran ve BM arasındaki anlaşma!

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İran ile BM Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesi ve Almanya arasında nükleer müzakerelerde anlaşmaya varılmasına ilişkin, "Bu anlaşma sadece İran'ın veya ABD'nin lehine değil bütün dünyanın lehine olan bir anlaşma oldu. Bunun mimarlarından birisi de Türkiye'dir" dedi.
 
Arınç, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu'nu makamında ziyaretinde yaptığı konuşmada, Trabzon'da önemli yatırımlar yapıldığını belirterek, bunların en önemlilerinden birinin Akyazı Stadyumu olduğunu söyledi.
 
Trabzon Havalimanı'nın yetersiz kaldığını ve kente yeni havalimanı yapılması için projeler üretildiğini ifade eden Arınç, kentte yapılması planlanan diğer yatırımları anlattı.
 
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Arınç, İran ile BM Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesi ve Almanya arasında nükleer müzakerelerde anlaşmaya varıldığının anımsatılması üzerine şunları kaydetti:
 
"Bu görüşmeler yıllardır devam  ediyor ve Türkiye her zaman İran'ın yanında İran'ın barışçı amaçlarla uranyum üretmesine destek oldu fakat ne hikmetse İran'a karşı dünyada büyük bir kamuoyu oluşturulmuştu, yaptırımlar uygulanıyordu, bir taraftan ABD bir taraftan BM. Buna rağmen Türkiye ve Brezilya İran'ın silah amacıyla plütonyum dediğimiz uranyumu zenginleştirmediğini bütün dünyada bütün ülkelerin nükleer enerji olarak veya başka bir barışçı amaçla uranyum zenginleştirebileceğini söylüyordu. Bunun için bir denetim mekanizması kuruldu. Türkiye onun içinde de yer aldı ve bugün varılan anlaşma Türkiye'nin tezlerinin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Bu anlaşma sadece İran'ın veya ABD'nin lehine değil bütün dünyanın lehine olan bir anlaşma oldu. Bunun mimarlarından birisi de Türkiye'dir. İnşallah bunu inkar etmezler, çeşitli vesilelerle söyleyerek Türkiye'ye teşekkür ederler."
 
1-514.jpg
 
SEVİNEREK KARŞILIYORUZ
 
 Türkiye'nin bu konuda bedel ödemesine rağmen İran'ın haklı amaçlarla uranyum zenginleştirmesinin yanında durduğunu belirten Arınç, şöyle devam etti:
 
"Bugün bu anlaşmayı hepimizin sevinçle karşılaması gerekir. Daha önce, galiba 3 ay kadar önce böyle bir anlaşmanın dinamikleri üzerinde bir görüş birliğine varılmıştı ama nihai anlaşmanın yapılması bugünlere gelmişti. Bu konuda taraflar arasında bir ihtilaf çıktı ama çözüldü. Bugün de sadece ABD Başkanı Barack Obama ve yardımcısı Biden değil İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin de açıklamaları ile varılan anlaşmanın dünyanın hayrına bir anlaşma olduğu tespit edildi ve taraflara teşekkür edildi. Biz de doğrusu komşumuz İran ile böylesi uluslararası bir anlaşmaya varılmış olmasını sevinerek karşılıyoruz. Bunun başka ülkeler için de örnek olmasını diliyoruz. İran, umarım Türkiye'nin kendisine yaptığı desteği karşılıksız bırakmaz." 
 
"2012 sonundan bu yana adını Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi dediğimiz ama halk arasında daha çok Çözüm Süreci olarak bilinen konu üzerinde çalışıyoruz. O zaman Sayın Başbakanımızdı şimdi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 'Bu konunun Türkiye için çok önemli bir proje olduğunu, mutlaka başarıya ulaşması gerektiğini ifade etti ve siyaseten bize neye mal olursa olsun sadece annelerin gözyaşlarının dinmesi, şehit cenazelerinin artık gelmemesi, Türkiye'de huzurun, birliğin, beraberliğin ve istikrarın artık yaşanabilmesi için bu projeyi gerçekleştirmemiz gerektiğini' söyledi. Biz de o yoldayız ve devam ediyoruz"

Arınç, bu süreçte şiddet olayları, silahlı terör eylemlerinin büyük ölçüde azaldığını, karakol baskınlarının olmadığını, şehir merkezlerinde canlı bombaların başka insanların hayatına son vermediğini, adam kaçırmalar veya silahlı şiddet eylemlerinin çeşitlerinin çok fazla ortalıkta görünmediğini belirterek, şöyle devam etti:

"Türkiye'de artık cenazelerin gelmemesi ile bir huzur ve barış ortamının Türkiye'de yerleşebileceğini gösterdi. Fakat ne var ki terör örgütünün beyni durumunda olan ve silahlı örgütü yönlendiren özellikle Kandil merkezindeki şiddet taraftarı ve örgüt yöneticisi olanlar Türkiye'de ve yurt dışında silah bırakmanın söz konusu olmayacağını, buna örgütün karar vereceğini ifade etmeye başladılar. Biraz seçim öncesi biraz seçim sonrası. Oysa bu Çözüm Süreci'nde siyasi aktör olarak rol alan HDP milletvekilleri Abdullah Öcalan'a gidiyor Öcalan'dan aldıkları mesajları da taraftarlarına ve halka duyuruyorlardı."

Arınç, 2013 yılında Nevruz gününde Abdullah Öcalan'ın sürece ilişkin bir mesajının yayınlandığını anımsatarak, "Türkiye'deki tüm silahlı unsurların Türkiye dışına çıkarılması, silahların bırakılması ve artık fikirlerin ve siyasetin konuşulması gerektiğini söyledi. Bu büyük bir sevinçle karşılandı. Silahların bırakılması Türkiye için elbette büyük sevinçtir. Önceleri kısmen çıkışlar oldu ancak arkası hemen kesildi ve arkadan Gezi Olayları başladı. Bu olaylar sebebiyle Türkiye'den silahlı dışarıya çıkışın arkası kesildi, dikkatler başka noktaya toplandı" diye konuştu.

O süreçten sonra Türkiye'deki örgütün silahlı unsurlarının ülkede kalmaya devam ettiğine ve yol kesmek ya da iş makinelerine zarar vermek gibi eylemleri sürdürdüğüne dikkati çeken Arınç, şunları kaydetti:

"Bunların karşılığı verilir ve veriliyor da. Ama 'Biz ateşkesi bitirdik, bundan sonra artık Çözüm Süreci yoktur' şeklindeki açıklamaların bizim açımızdan karşılığı mutlaka verilecektir. Yani bir defa terminoloji bakımından bizim kabul etmediğimiz sözleri hiçbir zaman duymak da istemeyiz. Ateşkes dediğiniz şey iki ülkenin, birbirine harp ilan etmiş ülkenin veya konvansiyonel silahlar ile birbirlerine karşı savaş durumunda olanlar arasında söz konusu olabilir. Biz Türkiye'yiz, hükumetimiz, karşımızda böyle bir güç tanımıyoruz. Dolayısıyla Çözüm Süreci'nde tahkim edilmiş bir ateşkesten bahsediyorlarsa veya çatışmasızlık sürecinden bahsediyorlarsa bunu söyleyebilirler ama ateşkes dediğimiz mesele bizimle terör örgütü arasında hiçbir zaman söz konusu olmamıştır."

Arınç, ateşkes ve çatışmasızlığı halkın çok iyi anladığını belirterek, "Yani artık karakol basmayacaklar, silahı bırakacaklar, silahlı eylem yapmayacaklar bütün bunları çatışmasızlık süreci olarak anladık ve bugüne kadar da devam ettik. Ancak Kandil ve silahlı unsurlar KCK da bunların içinde, Suriye'nin kuzeyindeki PYD'de bunların içinde bir sürü unsurları var. Biz sadece YPG diye biliyorduk birde YPJ'leri varmış. Alfabede  harf bırakmayacak kadar bunların ayrı çeteleri, grupları var. Biz bütün bunlarla mücadele etmesini biliriz, Çözüm Süreci içinde de biz teröristle mücadele etmeye devam ettik" dedi.

Terörün bütün dünyada yaşayan bir olay olduğunu anlatan Arınç, "Terör amacı ile kim bir eylem yapıyorsa onu önceden bilerek önlemeyi haber alamamış, önleyememişsek derhal yakalamayı adaletin önüne çıkarmayı ve etkisiz hale getirmeyi biliriz. Buna benzer olaylar yaşandı ama bunlar büyük, toplu ve ses getiren eylemler değildi. Yani 2012 sonundan önceki olayları büyük terör olayları olarak görebilirsiniz ama en azından 3 yıldan bu yana artık bu tür olayların minimize edildiğini, yüzde 1'lere, 2'lere düştüğünü de hepimiz biliyoruz" diye konuştu.

BİZ BU TEHDİTLERE PABUÇ BIRAKMAYIZ!

Bülent Arınç, son günlerdeki terör olaylarına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Biz bu tehditlere pabuç bırakmayız, öncelikle reddederiz. Böyle bir tehdidi sen yapamazsın, senin hakkın değil, haddin değil, yapacağın bir şey varsa yaparsın karşılığını bulursun. Son seçimlerde şunu gördük: Bu terör örgütü kitlesel terör olaylarına yönelmedi, silahını kullanmadı, şehit cenazeleri gelmedi ama tehdide, baskıya, şantaja devam etti. Halk üzerinde baskı kurdu ve KCK marifetiyle şehir yapılanmasında ileri bir noktaya ulaştı. Bunların farkına vardık, bunları bırakacaksınız dedik bırakmadılar ve seçimler böyle geçti."

6-7-8 Ekim olaylarına değinen Arınç, sözlerini şöyle tamamladı:

 "Bu olaylarda silahlı terör örgütü, maalesef Cizre'de, Silopi'de, Ağrı'da, hatta Patnos'ta, AK Parti'nin belediye kazanmış olmasını hazmedemeyenler belediye binasını ateşe verdiler. 54 vatandaşımız hayatını kaybetti, bunların hesabını sorduk Hepsi yargı önündedir ve maddi zararların hepsini telafi ettik. Ondan sonra Başbakanımız Davutoğlu 'Kamu güvenliği esastır, kamu güvenliğini bozmak kesinlikle söz konusu olmayacaktır, kamu güvenliği Çözüm Süreci'nin alternatifi değildir" dedi. Dağlıca'da askeri üs bölgesine ateş açtılar, asker karşılığını verdi bire 5, bire 10. Sadece karşılığını vermedi, 2 tane hava bombardıman uçağı orada ne varsa hepsini yok etti. Bundan sonra böyle, askerle, hükumetle, Türk Silahlı Kuvvetleri ile kimse oyun oynayamaz. 'Ben buradayım' diye havan topları ile bize ateş açarsan bunun karşılığı böyle olur. Artık zor günler bekliyor silahlı terör örgütünü. Ya silahı bırakacaklar bu iş (Çözüm Süreci) devam edecek. Yoksa elinde silah olan bir terör örgütü ile hiçbir sürecin devam etmeyeceğini anlayacaklar."

Ziyarette, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, Trabzon Valisi Abdil Celil Öz ve Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de hazır bulundu.

Gümrükçüoğlu ziyaret sonrası Arınç'a bir tablo armağan etti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.