banner192

Temel atma günü kendimizi yakarız

Trabzon’un Tonya ilçesine kurulması planlanan çimento fabrikasına karşı çıkan yöre halkı, fabrikanın kurulacağı yerde gerekirse kendilerini yakacaklarını belirterek "Biz burada doğduk, burada ölürüz" diye haykırdı.Tonya ilçesine yapılması planlanan çiment

Temel atma günü kendimizi yakarız

Trabzon’un Tonya ilçesine kurulması planlanan çimento fabrikasına karşı çıkan yöre halkı, fabrikanın kurulacağı yerde gerekirse kendilerini yakacaklarını belirterek "Biz burada doğduk, burada ölürüz" diye haykırdı.

Tonya ilçesine yapılması planlanan çimento fabrikasına halkın tepkisi doruk noktaya çıktı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın "Eczane gibi fabrika olacak" sözlerini de eleştiren Tonyalılar, Çimento fabrikasının yapılacağı yerde binlerce ağacın yok olacağını belirten yöre sakinleri, "Çimento fabrikası için olumlu raporu geçtiğimiz hafta çıktı ancak fabrikanın yönetim kurulu başkan vekili Mete Bülgün bu raporun olumlu çıkacağını daha önceden biliyordu. Bu nasıl bir iştir? Biz buraya bu fabrikayı kesinlikle yaptırmayız, çıkan raporu da tanımayız. Burada doğduk, burada ölürüz. Gerekirse temel atma günü kendimizi yakarız" diye konuştu.

ÇOCUKLARIMIZ NE OLACAK?

Çimento fabrikasının kurulacağı yere 20 metre uzaklıkta yaşayan Havva Yücesan, "Buraya kimse gelip fabrika kurmaya çalışmasın. Ben burada doğdum, burada öleceğim. Bu güne kadar burada yaşadım, benden sonra gelenler nerede yaşayacaklar? Bir insanın canını almak bu kadar kolay mı? Burası bizim canımız, biz bu canı bir çimento fabrikası için kimseye teslim etmeyiz. Gerekirse fabrikanın yapılacağı gün kendimi burada yakarım. Bana kimse gelip çimento fabrikası yapacağım demesin. Biz, çocuklarımız, torunlarımız hayatlarını burada geçiriyor. Bize de yazık günah. Yol yakınken geri dönsünler" dedi.

GÖÇE ZORLUYORLAR

Çimento fabrikasının yöre halkını göçe zorlayacağını savunan Nigar Fettahoğlu da "Burada sadece Tonyalılar değil bu fabrikaya tüm doğaseverlerin karşı çıkması gerekir. Bizi bu fabrika ile buradan göçe zorlamaya çalışıyorlar. Biz bu fabrikayı kesinlikle istemiyoruz. Kimse bize demedi 'buraya fabrika yapacağız' diye. Sorsalardı cevabımız yok olacağı gibi sonsuza kadar da cyok olacak. Bizim bu fabrikayı yapmak isteyenlere önerimiz, buraya gelmeden geri dönsünler" dedi.

TAŞ OCAĞINA VERMEYİZ

Livaloba’yı kimseye vermeyeceğini belirten Nezahat Lermi, "Bizden doğduğumuz yeri terk etmemizi istiyorlar. Burayı asla ve asla terk etmeyeceğiz. Bizler nefes aldığımız yerde nefessiz kalmak istemiyoruz. Biz buraya bu fabrikayı istemiyoruz. Bizim çocuklarımız, bizim torunlarımız burada büyüyecek ve burada ölecek. Bir taş ocağına burayı vermeyiz" ifadelerini kullandı.

Oksijenimizi kesecekler

Fabrikanın kurulacağı Livaloba mevkiinde binlerce ağacın bulunduğuna dikkat çeken Güngör Lermi de şunları söyledi: "Şimdi bu adamlar buraya gelecek, bizim nefes aldığımız oksijenimizi yok edecekler ve bizim de buna göz yummamızı bekleyecekler. Buraları biz kimseye vermeyiz. Burası bizim yaşam alanımız. Bizler hayata gözümüzü burada açtık ve burada yumacağız. Kimse bize bu fabrikanın zararı yok demesin. İsteyen en yakınımızda bulunan Ünye Çimento'ya gitsin baksın."

Eczanede 103 bin ağaç kesilir mi?

Bakan Bayraktar’ın "Eczane gibi fabrika olacak" sözlerine bir sert tepki de Avukat Nedim Şenol Çelik’ten geldi. Çelik, "Eczane içinde nasıl dinamit patlatacaksınız? 16 adet taş ve malzeme ocağını eczane içine nasıl koyacaksınız? 103 bin 919 adet orman ağacını eczane içinde mi keseceksiniz" diye sordu. Tonya’ya kurulacak olan çimento fabrikasını mahkemeye taşıyan Trabzon Barosu avukatlarından Nedim Şenol Çelik, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın, "Trabzon’un merkezindeki çimento fabrikasına karşı çıkmıyorlar, Tonya’nın dağına çimento fabrikası kuruyoruz ona karşı çıkıyorlar" sözlerine, "Çevre Bakanlığının çevresel etki değerlendirmesini olumlu bulduğu ÇED raporunu okumadığı anlaşılıyor. Eğer okunmuş olsaydı danışmanları Sayın Bakana eczane gibi çimento fabrikası kurmanın olanaksız olduğunu bildirirlerdi" cevabını verdi.

Anayasaya baksınlar

Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 169’uncu maddesinin 2’nci bendinde yer alan 'Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez' düzenlemesi mevcut iken 103.919 ağacı kesecek bir projeyi nasıl uygun buldunuz? Anayasa’nın 45’nci maddesinde Devletin, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemekle yükümlü olduğu belirtilmişken meraları, çayırları, tarım arazilerini yok edecek projeyi nasıl uygun buldunuz? Anayasa’nın 56’ncı maddesi herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını teminat altına almış iken projeden etkilenecek asgari 50.000 kişinin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını nasıl yok saydınız? Yoksa Tonya’nın, Çayırbağı’nın dağında yaşayanlar bu haklara sahip değiller mi?"

Dinamit patlatacaklar

Bakan'ın "Eczane gibi fabrika kuracağız" açıklamasına Çelik, "Sayın Bakan, 16 adet taş ve malzeme ocağında dinamitle üretim yapılacak ve yılda asgari üç milyon ton malzeme kamyonlarla taşınacak. Eczane içinde nasıl dinamit patlatacaksınız? 16 adet taş ve malzeme ocağını eczane içine nasıl koyacaksınız? 103 bin 919 orman ağacını eczane içinde mi keseceksiniz?" sözleriyle cevap verdi.

Kimsenin haberi yok

ÇEVRE ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan olumlu ÇED raporuna tepki gösteren Veteriner Ahmet Bektaş, "Buraya bir fabrika yapacaklar ama kimsenin haberi yok. ÇED raporu hazırlıyorlar, kimsenin haberi yok. Biz bu ilçeden değilmişiz gibi davranıyorlar. Sonra da bize 'bunun hiçbir zararı yok' diyorlar. Madem zararı yok, neden her şey bizden gizlendi? Biz bu fabrikanın zararlarını buraya gelen profesörlerle kanıtladık. Sıfır zarar diyorlar. Madem sıfır zarar, neden gelişmiş ülkelerin bazıları bu çimento fabrikasını yasakladı? Burada çocuk kandırmaya çalışmasınlar. Bizler Tonyalı olarak bu fabrikayı kesinlikle buraya kabul etmiyoruz" dedi.

Mahkemede görüşeceğiz

Tonya Çevre Platformu Sözcüsü Bekir Uzun ise, "Biz bu raporu kesinlikle tanımıyoruz. Biz buraya bu fabrikayı asla ve asla kurdurmayacağız. Mete Bülgün beni mahkemeye verecekmiş. Hakkında asılsız iddialarda bulundum diye. Buyursun versin, kim asılsız iddialarda konuşuyormuş onu mahkemede görüşeceğiz" ifadelerini kullandı.

Lahana yerine taş yiyeceğiz

Çimento Fabrikası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mete Bülgün’e yaptığı açıklamalardan dolayı tepki gösteren Nadire Avcı ise, "Ben burada lahana yetiştiriyorum. Bu lahanayı sizin taş ocağı yapacağınız yerde nasıl yetiştireyim? Evet, kimsenin ağzına taş dolmayacak diyorlar. peki lahana ekecek yer olmayınca lahana yerine taş mı yiyeceğiz" dedi. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Şeref AÇICI - 4 yıl önce
Sn Çevreyi heba etme bakanım.Tonya halkını görüşleri ortada.Bakalım halkın görüşüne ne kadar saygı duyuyorsunuz ve onları ne kadar ikna edici somut adımlar atacaksınız göreceğiz.Demokrasi ve Hukuk ilemi yönetildiğimizi o zaman anlayacağız.Gerçi Başbakanımızın anlattığı demokrasiyide biliyoruuz.Bu saltanat size de kalmayacak Sultan Süleymana kalmadı böyle.Selamlar&Sevgiler.SAMSUN.
Avatar
Muzaffer ALBAYRAK - 4 yıl önce
Sevgili tonyalı hemşehrilerim kimsenin çocuğu orada doğup orada ölmüyor herkesin çocuğu gurbet ellerde doğup gurbet ellerde hayat şartlarının zorluğundan yaşayıp gurbet ellerde ölüyorlar. İmkanı olan getirilip memleketinde defnediliyor olmayan yine gurbet ellerde kalıyor. Ağaçlar kesiliyormuş tamam benimde içim el vermez ama kesilenin yerine yenisi dikilebilir. Yaylalarınız size bize hepimize yetmiyor mu evlatlarınızın gurbet ellere gitmesi daha mı hoş. O zaman süt fabrikasınıda kapattırın hepiniz hayvancılık yapıyorsunuz o işinize gelmez tabi. Hiç kimsenin çevreyi düşündüğüne inanmıyorum altındaki farklı milletimi tanıyorum. Böyle yaptığınız sürece 3 tarafı dağlarla çevrili ilçeniz hala daha karanlıklarda kalacak bunu anlamıyorsunuz. Bizle
Avatar
kadirbilir - 4 yıl önce
merak ettiğim şey şu; hükümet özel bir girişim olan çimento fabrikasının yapımı için neden bu kadar gayret gösteriyor, herşeyi özelleştiren hükümet çimento işine girmeyeceğine göre bir devlet yatırımı sayamayacağımız bu özel ticari müessese için neden yöre halkının tepkilerine rağmen bu iş yapılmaya çalışılıyor? çimento fabrikasını yapacak başka yer mi bulamadınız sorusunu dahi sormuyorum da adam neticede mal satacak, millete hayrına çimento verecek hali yok o yüzden neden acaba bir fabrikatörün para kazanabilmesi için bu kadar yırtınıyorsunuz?