banner555

20.08.2020, 15:25

Yeni dünya - Z kuşağı

 Hayat sürekli değişime açık. Kuşaklardır  bu böyle oldu ve olmaya da devam edecektir. Bu değişime ayak uyduranlar modern çağın içerisinde kendine bir yer ediniyor,  ayak uyduramayanlar ise gelişen toplumların altında her yönüyle ezilenler oluyorlar. "Filler tepiniyor çimenler izliyor."misali bu ezilmişlikten kendilerini kurtaramıyorlar.

           Değişen ve gelişen dünyada milletler sanayide teknolojide bilimde büyük ilerlemeler kaydediyorlar. Gelişim kaydeden toplumlar araştıralın ,eleştiren , sorgulayan , kafa yoran , kendisini ifade edebilen , sosyal açıdan özgüveni yüksek bir nesil karakteri yetiştirmeye çalışıyorlar. Küçük bir köye dönüşen dünya içerisinde iletişim imkânlarını en iyi şekilde kullanabilen bir gençlik yetişiyor. Bütün bu imkanların eşiğinde yetişen bu nesil , maddi kaynakları yaşamında ön plana çıkartırken milli manevi ve moral değerlerini arka planı atar bir yapıya bürünmeye başladı. İşte bu şartlarda mesele Türk gençliğinin ne durumda olduğunu , bundan sonraki süreçte ne olacağını, nasıl olacağını anlamak gerekir.

           Son dönemde özellikle son günlerde bu noktada ülkemizde Z kuşağı adıyla gençlik gündem olmuş olmaya devam ediyor. Bu genç kuşak üzerinde birçok değerlendirme yapılıyor. Alışkanlıkları , eğlence anlayışları , zevklerin , renkleri , dinledikleri müzikleri , teknoloji ile olan ilgi ve alakaları , iletişim imkânlarını üst düzey kullanmaları her yönden farklı bir gençlik  karşımızda duruyor. Dünyaya bakışları , yaşama bakışları , değerlendirmeleri var olan eski genç  kuşaklarından çok farklı bir yapıda. Özellikle sosyal medyayı etkin kullanan bir gençlikle karşı karşıyayız. Özgürlüklerden yana istedikleri bir hayatı yaşama arzusu içerisindeler. Sadece dünyaya sosyal kültürel ekonomik hayatı bakışları farklı değil... Dinledikleri müzikler , yedikleri , içtikleri , giyimleri , konuşma biçimleri , davranışlarıyla , milli ve manevi değerlere bakışlarıyla farklı bir yapıya bürünmüşler.

           Bu gençler bütün bunların yanında geleceğe dair birçok olumsuzluğu da bünyelerinde barındırıyorlar. En başta gelecekle ilgili kaygıları,  stresleri , korkuları var. Eğitim dünyasına bakışları bile değişmiş. Okusak kariyer yapsak bile istihdam alanlarında yer alabilecek miyiz diye büyük bir kaygıları var. Anne babaları ve çevreleri ile sosyal kültürel bir çatışma yaşıyorlar. Kuşak çatışması dediğiniz kavram herhalde bu gençler ile eskisi arasında verilebilecek en etkin örnek olur. Ülke gençliğimiz bir taraftan değişim ve gelişime açık bir davranış sergilerken diğer taraftan da küresel iletişim argümanlarının etkisi altında kalmış büyük bir yozlaşma yaşamaktadır. Bu ve benzeri olumsuz durumlar ülkenin geleceği adına gençlik açısından sorunları ve zorlukları da beraberinde getirmektedir.

           Ülkenin geleceğinin , aydınlık yarınların oluşması için Z kuşağı diye adlandırılan gençlerin var olan potansiyel güçlerine ortaya çıkartmak devletin tüm kurumlarında etkin üretken hale gelmek gerekir. İşte bu noktada kuşak çatışmasını ortadan kaldırmak adına devletin , hükümetlerin ilgili kurumların başta Milli Eğitim camiasının aktif rol alması gerekir. Öncelikli olarak bu kuşağın zihinsel ve fiziksel olarak sağlıklı yetiştirilmesi gerekmektedir. Gençlerle ebeveynler arasında bütünleşmeyi sağlamak gerekmektedir. Devlet ve milletle gençleri bütünleştirmek gerekmektedir.Gerekli önlemler alınmaz ise koskoca bir kuşağı kaybetme noktasına geleceğiz.
           Bu bağlamda yapılması gerekenler şunlar olmalıdır:

           - Öncelikli olarak siyasi irade ülkenin ve gençlerin geleceği için bir eylem planı hazırlamalıdır. Bu çerçevede her yaş grubuna yönelik geleceğe dair planlamalar kesintiye uğratılmadan kararlılıkla devam ettirilmelidir.
           - Milli Eğitim Bakanlığı,  eğitim - öğretim faaliyetleri haricinde gelişen dünya şartlarına uygun Kültür ve Aile Sosyal İşler Bakanlığı ile koordineli çalışacak bir birim oluşturmalıdır.
           - Gençlerin aile ve toplum hayatı içerisindeki davranışları , anlayışları , zevkleri,  eğlenceleri , yemek alışkanlıkları,  iletişimde olan bağları ve benzeri özellikleri düzenli bir şekilde araştırılıp envanterler çıkartılmalıdır. Ortaya çıkan sonuçlar neticesinde gençlere yönelik çalışmalar yürütülmelidir.
           - Pandemi ile başlayan yeni düzende eğitiminde yeniden dizayn edilmesi gerekmektedir.Teknolojinin ve iletişim unsurlarının eğitim içerisinde etkin hale getirilmesi gerekmektedir.
           -  Rehberlik hizmetlerinin yeniden gözden geçirilmesi ve gençlere hitap edecek şekle getirilmesi gerekiyor.
           -  Rehberlik, psikolog ,sosyologlar ve iletişim uzmanlarından destek alınmalıdır.
           -  Anne ve babaların bu süreç ve sonrasında yapılacak seminerler ve benzeri eğitimler ile bilinçlendirilmesi, çocuklarının duygu ve düşüncelerini anlamaya yönelik tavırlar sergilemeleri için  her türlü katkının verilmesi gerekmektedir.
           -  Milli Eğitim Bakanlığı'nın organizesi altında valilikler ve kaymakamlıklar içerisinde eğitim planlamalarını takip eden ve milli eğitim müdürlükleri ile işbirliği yapan birimler oluşturulmalıdır.
           -  Eğitimde eşitlik ilkesi gereği okulların teknoloji altyapıları güçlendirilmeli gerekli destekler bu anlamda verilmelidir.
           -  Milli Eğitim camiasındaki yöneticiler,  var olan eğitim anlayışlarını , yönetim anlayışlarını,  idari anlayışlarını yeniden gözden geçirmeli çağın şartlarına uygun hale getirmelidir.
           -  Üniversitelerde Eğitim fakültelerindekinin eğitim modelleri yeniden gözden geçirilmelidir. Eğitim fakültelerindeki öğretmen adaylarının pedagojik eğitimlerinin yeniden yapılandırılarak verilmesi gerekirmektedir.
           -  Okullarda görev alan öğretmenlerin yoğun seminerlerle yeni kuşak gençlik ve sonrası için hazır hale getirilmesi gerekir. Daha birçok öneriler ve çözümler sunulabilir.
             Şu durum unutulmamalıdır. Ülkemizin potansiyel bir gücü olan Z kuşağı diye ifade edilen gençlerimizin küresel bir köy haline gelen yapı içerisinde var olan düşünce ve üretkenliklerinden en üst düzeyde yararlanılması gerekmektedir.Türkiye Cumhuriyeti'nin aşama kat edebilmesi , öne çıkabilmesi küresel güç olma yolunda ilerleyebilmesi için bu gençliğe büyük ihtiyacı vardır.İlerlemenin yanında geçmiş ile de bağlarını koparmayan bir gençlik var olabilmelidir. Milli ve manevi değerlerine sahip çıkan ancak her bir gencin farklı bir birey olduğunu gençlere  kavratabilmek ve özgüvenle hareket edebilmelerini sağlamak gerekir.Kaygılardan, korkulardan, stresten, umutsuzluklardan vb. durumlardan gençleri kurtarmak gerek vardır. Eğitimi her türlü siyasi unsurlardan uzak tutarak gelişen,  istikrarlı hale getirmek zorunlu ihtiyaçtır. Yoksa gümbür gümbür gelen bir kuşak heba olup gidecektir.
             
         "  Bir genç itiraz ettiği, ürettiği, ıstırap çektiği ve bağımsız düşünebildiği ölçüde gelişmiştir."
          " İlerleme ve yükselme konfor içinde olanların değil huzursuz olanların işidir."
          " Umut , geleceğe yol açan  ışıktır . "
          " Zamanı yönetemeyen bir genç başka hiçbir şeyi doğru yönetemez."

         NOT: Ey anne babalar ! Herşeye rağmen çocuklarımızı , çocukluğumuza getirmek dileğiyle...

Yorumlar (3)
Gabriel 7 ay önce
MaşAllah ???? çok güzel yazmışın sayın hocam ????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????
Melek Dursunoğlu 7 ay önce
Sayın Şal çok güzel bir yazıydı. Evet çok doğru söylüyorsunuz. Herkes kendine düşen görevi yapsa aslında sorun kalmaz.Sizin gibi düşünen eğitimcilerin artması dileğiyle.Saygılar
Hacı Kahraman - Antalya 7 ay önce
Yazı hoşuma gitti. Çözüm önerileri arasında Diyanet İşleri Başkanlığını da katsaydınız daha iyi olurdu. Milli Eğitim diyorsunuz, Aile ve Gençlik Bakanlığı diyorsunuz ama Diyanet İşleri Başkanlığı demiyorsunuz gençler ile ilgilenecekleri sıralarken. Yazınızda notlar aldım. Teşekkürler ediyorum hocam. Hayırlı günleriniz olsun inşAllah.
banner531
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 27 57
2. Beşiktaş 26 57
3. Fenerbahçe 26 54
4. Trabzonspor 26 48
5. Hatayspor 27 46
6. Gaziantep FK 27 43
7. Alanyaspor 26 42
8. Karagümrük 27 41
9. Göztepe 26 35
10. Antalyaspor 26 34
11. Sivasspor 26 33
12. Konyaspor 26 32
13. Malatyaspor 27 31
14. Kasımpaşa 26 29
15. Kayserispor 26 28
16. Rizespor 27 28
17. Başakşehir 27 26
18. Erzurumspor 27 26
19. Ankaragücü 26 23
20. Denizlispor 26 21
21. Gençlerbirliği 26 21
Takımlar O P
1. Giresunspor 24 53
2. Samsunspor 24 50
3. İstanbulspor 24 46
4. Altınordu 24 44
5. Adana Demirspor 24 42
6. Altay 24 41
7. Tuzlaspor 24 41
8. Ankara Keçiörengücü 24 39
9. Bursaspor 24 34
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 24 26
13. Boluspor 24 26
14. Menemenspor 24 26
15. Balıkesirspor 24 25
16. Akhisar Bld.Spor 24 19
17. Ankaraspor 24 15
18. Eskişehirspor 24 7
Takımlar O P
1. Man City 27 65
2. M. United 27 51
3. Leicester City 27 50
4. West Ham 26 45
5. Chelsea 26 44
6. Liverpool 26 43
7. Everton 25 43
8. Tottenham 25 39
9. Aston Villa 25 39
10. Arsenal 26 37
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 27 34
13. Crystal Palace 27 34
14. Southampton 26 30
15. Burnley 27 29
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 26 23
19. West Bromwich 26 17
20. Sheffield United 27 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 24 58
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 25 53
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 25 42
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 25 37
8. Granada 25 33
9. Levante 25 32
10. Athletic Bilbao 24 30
11. Celta de Vigo 25 30
12. Osasuna 25 28
13. Getafe 25 27
14. Valencia 25 27
15. Cádiz 25 25
16. Eibar 25 22
17. Real Valladolid 25 22
18. Deportivo Alaves 25 22
19. Elche 24 21
20. Huesca 25 20

Gelişmelerden Haberdar Olun

@