Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Makale 27 Ekim 2026 12:21 27 Ekim 2026 12:23

TRABZONSPORLULUK RUHUNUZ METAMORFOZ MU GEÇİRİYOR?

Özellikle sahil şeridindeki komşu ve kardeş şehirlere ekilmeye çalışılan bordo mavi antipatisi toksik etkiler vermeye başladı. Bunun önüne geçmek elbette en başta Trabzonspor yönetiminin işi. Kısa bir tarih turuyla konuya ve soruna sizler için mercek tuttuk…

BÜYÜK DÖNÜŞÜM

90’lı yıllarda Karadeniz’in her şehrinde Trabzonspor temsilciliği açılmıştı. Devasa bir konvoy Trabzon’dan yola çıkmış, Sinop’tan beri her şehirde ve bütün büyük ilçelerde dernek hüviyetinde birer temsilciliği hayata geçirmişti. Başkan Mehmet Ali Yılmaz’dı. Muazzam bir aidiyet, gönüllülük ve teşkilatlanma oldu. Bordo-mavili renklere gönül verenlerin sayısı hızla arttı. Ardından gelen yönetimlerde (Asbaşkan Erol Tuna önderliğinde) “Hedef 100 bin üye” kampanyası başladı. O dönemlere yaşları yetişenlerin kolaylıkla hatırlayabileceği gibi Trabzonspor’un oyuncu kazandırmadığı komşu şehir takımı da yok gibiydi. Karadeniz yetmedi; bordo mavili yönetimler Adana, Malatya, Kayseri, Erzurum gibi kulüplere de çok önemli oyuncular kazandırdı. Bu açılım tam anlamıyla Trabzonspor ruhuna hayat vermişti. Sonra işler değişti…

KUZEYİN ASANSÖRÜ

Samsun’da seri değişimler yaşandı. İkinci İsmail Uyanık döneminden sonra dış ilişkiler askıya alındı. Temsilcilikler pasif hale getirildi. Bazıları kapandı. Geçen yıl statlarına “Kuzeyin Kralı” yazmak gibi bir gaflet ve delalet içine düştüler. Şimdi (yeniden) küme düşmek üzereler. Birçok taraftar “Kuzeyin Asansörü” demeye başladı. Ordu’da yürüyüş kordonunun kırmızı ve mavi boyatılması üzerine adeta binler ayağa kalktı. Trabzonspor renklerini anımsatıyor diye belediyeyi bastılar. Renkler değiştirildi; açık mor ve beyaz yapıldı. Sanki bu hareketle şehirdeki Trabzonsporlular’ın gönlünden bordo-mavi kazınacaktı! Giresun’da da özelikle sahil yolu üzerinde ve konaklama tesislerinde birçok olay yaşandı. Orada da teşkilatlanma tamamlanamadı. Giresun, Artvin ve Sinop amatörde, Ordu da üst liglerde takımı olmayan büyükşehirlerin başında geliyor.

RİZE’Yİ KAŞIYANLAR

Kim kaldı?.. Elbette Rize. Rize şehrinde Trabzonspor’a bakış bambaşka ölçütlere sahip. Trabzonspor’u tutan çok. Tutmayanların bir çoğu da seviyor ve destekliyorlar. Belli küçük bir kesim var; bunların hareketlerini anlamlandırmak imkansız. Bazen minibüslerin önünü kesiyorlar, bazen sahaya inanılmaz cisimler atıyorlar. Bazen ırkçılığa varan tezahüratlar yapıyor, bazen de basına saldırıyorlar. Yakışıyor mu?.. Elbette hayır.

Peki, nedir bu Karadeniz kıyılarında yeni gövermeye başlayan Trabzonspor düşmanlığı?.. Bıyığı terlememiş çocukların stat yolundaki takım otobüsüne taşlarla saldırmaları?.. Bu hem vefasızlık, hem saygısızlık, hem de bindiği dalı kesmek değil mi? Nedir, ne değildir?.. Birileri futbol sektörü üzerinden acaba sosyolojik bir dönüşüm veya metamorfoz mu hedeflemektedir?

UÇAR’IN CEVABI NE?

Onyıllardır futboldan nemalanan sözde taraftar grupları, kendi adına tişörtler yapıp liseli gençlere giydiren sözde tribün liderleri, her rakip takım taraftarına karşı aynı muameleyi gösteremeyen güvenlik kurulları, fanatizmin pençesindeki yerel idareler, kolluk ve istismara açık büyük gruplar. Nihayet medya; hatta ilgili ceza hukuku. Hepsi sorumlu.

Örneğin Rize tarihinde bir İpsuz Recep vardı. Birçok yönüyle övünülen, Karadeniz’in en doğusundan çıkıp en batıya kadar vatan savunmasında kahramanlık gösteren bir ikon. Bir de Ç.Rizespor’un başındaki teknik direktör; Recep Uçar. “Trabzon maçının bu şehir için ne anlama geldiğini biliyorum” diyerek imalı bir tahrik fitili yaktı. Sonra da maçı birbirine katıp ceza aldıktan sonra tribüne çıktı ve susup oturdu. Ne kastetti, ne demek istedi; bilmek isteriz!.. F.Bahçe’ye aynı statta 3-0 kaybetmenin anlamı ne mesela; öğrenmek isteriz.

Soruları sorup tanık olabildiğimiz tespitleri yaptıktan sonra gerisini okurun takdirine bırakıyoruz. Trabzonsporluluk ruhunu bölgeden, kıyı şehirlerimizden ve Anadolu’dan kazımaları çok zor ancak garip bir dönüşüm adına asimetrik hareketlenmeler de maalesef hakikat. Biz terminolojik açıdan kısa bir ufuk turu yaptık; eksik ya da yanlış varsa elbette sorun, tamamlayın, eleştirin ve sizler de yazın.

Yorumlar (1)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

A
ANTİKA
32 dakika önce

Mesela, Recep Uyar'ın önünde daha çok yol var. Bu dedikleri ve yaptıkları unutulmasın.