Ver ezanı al kazanı

Değerli okurlarım;

Uluslararası norm ve kurallar bütünü “sistemi” oluştururken, kişilerin iki dudağı arasına sıkışmışlık “biat” olarak adlandırılıyor. 

Aşağıda sayacağım vakaların, sistem mi yoksa biat sonucu mu ortaya çıktığına bakmaya çalışacağım.

Trabzon’un Moloz çöplük dolgu alanında yapılması önerilen “onbin kişilik VİP camii”,
5 yıldızlı 400 yataklı otel için tahsisli hazine arazisi,
Tarihi cephaneliğin bitişiğine yapılan otel,
Dünya Ticaret Merkezi arazisi tartışmalarının odağındaki aktörlerin yol yöntemlerinin kesişmesi rastlantı olabilir mi?

Hasan Kamber, bir hafiye titizliği ve araştırmacı gazeteci sorumluluğu ile ilişkilerin karmaşıklığını araştırdı. İlginç sonuçlara ulaştı.

İlişkileri merak edenlerle paylaştı. Bazılarına dur denilmesinde O’nun bu çabasının olduğuna kuşku yok.

Hasan Kamber, 11 Trabzon Valisi ile çalışmış emekli özel kalem müdürüdür.

Taa o zamanlarda yasa ya da mevzuata uygun davranmayan Valileri de yargıya taşımaktan çekinmediğini biliyoruz.

Biat ya da sistem

Hasan “sistem”den yanadır.

Neden?

Çünkü o bir birey.

Korunma ve kollanmanın kollarına atlamadı.

Eleştirilerimi siyasi değil, ilkeler çerçevesinden yaptığımı beni tanıyanlar bilir, o yüzden açık olacağım.

Şimdilerde başta iş insanları ve bürokratlar olmak üzere, insanların kollanmanın kollarına atlamak için nasıl olmadık taklalar attıklarını görüyoruz. Yani “biat eden edene”.

Biat edenler korunur, kollanırlar.

Korunanlar “kısa mesafe dolgun navluna” bakarlar.

Nakliye onların temel işi…

“Biz bu işi kırk yıldır böyle yapıyoruz, bizden daha iyi mi bileceksiniz” cümleleri ile büyük - küçük , devlet – birey arasındaki ilişki “evet efendim sepet efendime”, diğer bir deyişle korku soslu sonsuz saygıya dönüşür ve bu biat toplumunda “bu yapılan yanlış, buna nasıl izin verilir” vb. soruları sorulmaz.

Soru sorulmaz, meydan okunmaz, icat çıkarılmaz, eski köye yeni adet getirilmez.

İlerleme? Gelişim? Ha bir de adalet?

İdeal bir sistem ise, akıl ve bilim çağında uluslararası geçerli “norm ve kurallar” içinde bireye “özgür düşünce, itiraz, meydan okuma” özgürlüğü verir.

Sistem bireyi korur. Yasalarla ve kurumlarıyla korur.

Etik davranışı yüceltir, aksini cezalandırır.

Sistem adamına göre işlemez.

Sistem kuran toplumlarda kamplaşma olmaz, etik kurallar içerisinde mücadele vardır.

Sistem insanın limitsiz gelişiminin önünü açar.

Eşitlik yaklaşımını ifade eder.

Kadın erkek ayrımı yapmaz.

Sistem, insanların özgür bireyler olmasını güdüler.

Birey olmak, biraz da kentlinin işidir.

Yanlış gördüğüne ya da düzelmesini istediği işlere itiraz etmek…

Hemşerilik veya ortak bir düşünce etrafında bir araya gelerek Sivil toplum kuruluşlarında örgütlenmek…

Trabzon’da itiraz etmek

Trabzon’da son zamanların en tartışmalı konuların hiçbiri sistem içinde olacak-tartışılacak şeyler değildir. Ne kamu malının otel yeri tahsisi, ne Boztepe’de yapılacak otel, ne tarihi Cephanelik’e eklenecek otel, ne de Moloz’da yapılacak VİP Camii vb.  

Hasan Kamber, bu konuları araştırırken bir mail adresinden yola çıkarak alakasız görünen konuların ve kişilerin nasıl iç içe geçmiş iş ilişkileri içinde olduğunun, sistem içerisinde olamayacak işlerin arkasında nasıl karmaşık ilişkiler olduğunun ip ucunu göstermiş ve belli kişi ve kurumlarla paylaşmış.

“Burası Türkiye, ne olmasını bekliyorsun ki” demeyin; bu, biat’ın çarkları arasında ezilmektir. Ezilmeyin.
Başlangıçta korunan ve kollananlar ne kadar baskın olurlarsa olsunlar sonunda “güneş balçıkla sıvanmıyor”.

Hasan’ın Kamu eliyle yapılan yasal ve etik bulmadığı işlere karşı duruşunu takdirle karşılıyorum.
Hasan Kamber gibi bireylerimizin artması dileğiyle.
 
* Prof. Dr. Niyazi Kahveci
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
YORUM EKLE

banner426

banner432

banner454

banner443

banner441

banner393