Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzonspor Yayın tarihi: 02 Ağustos 2026 13:39 Güncellenme tarihi: 02 Ağustos 2026 13:39

Trabzonspor’un 59. yılı Papara Park’ta kutlandı! Efsaneler bir araya geldi

Trabzonspor’un 59. kuruluş yıl dönümü ve Süper Lig’deki ilk şampiyonluğunun 50. yılı dolayısıyla Papara Park’ta kutlama programı düzenlendi. Etkinliğe protokol üyeleri, eski futbolcular ve bordo-mavili camianın önemli isimleri katıldı.

Trabzonspor Kulübü’nün 59. kuruluş yıl dönümü ve Süper Lig’de kazandığı ilk şampiyonluğun 50. yılı dolayısıyla düzenlenen kutlama programı Papara Park’ta devam etti. Atatürk Alanı’nda gerçekleştirilen programın ardından bordo-mavili camia, Papara Park’ta düzenlenen etkinlikte bir araya geldi.

PROTOKOL VE EFSANE İSİMLER KATILDI
Programa Trabzon Valisi Tahir Şahin, eski Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Özak, AK Parti Trabzon Milletvekili  Yılmaz Büyükaydın, Yeni Parti Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, Başkan Yardımcıları Nurat İskender ve Nevzat Kaya, Divan Kurulu Başkanı Mahmut Ören ile Genel Sayman Derviş Köz katıldı. Trabzon İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bahittin Murat Yakın’ın da yer aldığı etkinlikte Trabzonspor Yönetim Kurulu ve Divan Kurulu üyeleri hazır bulundu. Bordo-mavili formayı geçmişte terleten eski futbolcular, Trabzonlu eski hakemler ve çok sayıda davetli de kutlama programına katıldı.

TRABZONSPOR’UN 59 YILLIK TARİHİ DEV EKRANA YANSITILDI
Protokol konuşmaları öncesinde Papara Park’taki dev ekranda Trabzonspor’un 59 yıllık tarihini ve Süper Lig’deki ilk şampiyonluğunun 50 yıllık gururunu anlatan özel bir video gösterildi. Kulübün kuruluş döneminden şampiyonluklara, efsane kadrolardan bordo-mavili camianın hafızasında yer eden unutulmaz anlara kadar uzanan görüntüler davetliler tarafından ilgiyle izlendi.

PROGRAM KONUŞMALARLA DEVAM ETTİ
Trabzonspor’un tarihî başarılarının ve ilk şampiyonluğun 50. yılının ön plana çıkarıldığı etkinlikte, bordo-mavili kulübe geçmişten bugüne hizmet eden isimler de bir araya geldi.

MAHMUT ÖREN: “TRABZONSPOR’UN İLK ŞAMPİYONLUĞU ÖLÜMSÜZ BİR DESTANDIR”
Papara Park’ta düzenlenen programda konuşan Trabzonspor Divan Kurulu Başkanı Mahmut Ören, bordo-mavili kulübün ilk şampiyonluğunun Türk futbolundaki dengeleri değiştirdiğini söyledi. Trabzonspor’un yalnızca bir spor kulübü olmadığını belirten Ören, geçmişten devralınan mirasın yeni başarılarla gelecek nesillere aktarılması gerektiğini ifade etti.

Mahmut Ören, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bu anlamlı günde sizlerle aynı gururu, aynı mutluluğu paylaşmaktan büyük onur duyuyorum. Bazı zaferler vardır ki yıllar geçse de unutulmaz, nesilden nesile anlatılır, efsanelerin bir parçası olur. İşte Trabzonspor’un ilk şampiyonluğu da böylesine ölümsüz bir destandır. Bu şampiyonluk, ‘Anadolu’dan şampiyon çıkmaz’ diyen anlayışın yıkılması, olmaz denilenin olduğu, azmin, cesaretin ve inancın zaferiydi.

Değerli misafirler, Birinci Lig’e yükselişimizin henüz ikinci sezonunda gelen o tarihî şampiyonluğu yaşamak, hayatımın en değerli armağanlarından biridir. O gün Trabzon sokaklarında yaşanan o tarifsiz sevinci bugün bile ilk günkü heyecanla hatırlıyorum. Meydan insan seliyle dolmuş, kentin tüm balkonları bordo-mavi bayraklarla süslenmiş, insanların yüzünde mutluluk, gözlerinde umut vardı. Çünkü o gün bir şehrin alın teri, inancı ve hayalleri zafere ulaşmıştı. İşte o gün, ömrümün en güzel ve en unutulmaz hatırası olarak hafızama kazındı.

Ardından şampiyonluklar geldi. Avrupa’da unutulmaz zaferler yaşandı. Trabzonspor, Türk futbolunun ezberlerini bozdu. Değişmez denilen dengelerini değiştirdi. İstanbul’un futbol üzerindeki hâkimiyetine son verdi. Bu zaferle birlikte Trabzon kazandı, Karadeniz kazandı, Anadolu kazandı, en önemlisi Türk futbolu kazandı. Değerli misafirler, bugün dönüp geriye baktığımda bana ‘Trabzonspor nedir?’ diye sorulsa hiç düşünmeden şunu söylerim: İmkânsız denilen hayallere inanmanın, alın terinin, emeğin, cesaretin, inadın ve bir şehrin tek yürek olmasının adıdır.

İşte bu yüzden Trabzonspor yalnız bir spor kulübü değil; bir inancın, bir mücadelenin, nesilden nesile aktarılan bir davanın adıdır. Saygıdeğer katılımcılar, geçmişi büyük olan milletlerin geleceği de büyük olur. Kulüpler için de bu böyledir. Bizlere düşen görev, geçmişimizin hatıralarıyla övünmek değil, o hatıralara layık yeni başarılar üretmek, bizlere emanet edilen bu büyük mirası korumak ve bu ulu çınarı daha da güçlendirmektir. İnanıyorum ki Trabzonspor, geçmişinden aldığı bu güç ve ilhamla bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yeni zaferlere imza atmaya, Türk futboluna yön vermeye devam edecektir.

Bu gururu bizlere yaşatan kurucularımızı, başkanlarımızı, yöneticilerimizi, teknik direktörlerimizi, futbolcularımızı ve bu büyük sevdayı hiçbir karşılık beklemeden yüreğinde taşıyan milyonlarca Trabzonsporluyu rahmetle ve minnetle anıyorum. Yaşayan büyüklerimize esenlikler diliyorum. Ayrıca Trabzonspor’a emek vermiş herkese gönülden teşekkür ediyorum. Süper Lig’deki ilk şampiyonluğumuzun 50. yılını, bugün kutladığımız kuruluşumuzun ise 59. yılını büyük bir gururla kutluyor, katılımlarınız için hepinize gönülden teşekkür ediyorum.”

Papara Park’ta düzenlenen kutlama programında konuşan eski Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Özak, Trabzonspor’un kuruluş sürecini, ilk şampiyonluğa uzanan dönemi ve bordo-mavili kulübün Türk futbolundaki yerini anlattı. Trabzonspor’a hizmet eden isimlerin daha sık hatırlanması ve onurlandırılması gerektiğini belirten Özak, bordo-mavili taraftarlara da takıma yalnızca başarı dönemlerinde değil, her koşulda destek olma çağrısında bulundu.

Faruk Özak, “Çok mutluluklar yaşadık, gözlerimiz de yaşardı. Çok değerli arkadaşlarımızı, ağabeylerimizi kaybettik. Aramızda yoklar. Nur içinde yatsınlar. Trabzonspor’u beş dakikada anlatmak çok zor. Trabzonspor, imkânsızdan mümküne ulaşan büyük bir kurumdur. Burada karşıda çok değerli arkadaşlarımızı görüyoruz, futbolcu arkadaşlarımızı. Beraber forma ıslattık. Onların da çok emekleri var. Gelemeyenler var, aramızdan ayrılanlar var. Hepsini rahmetle anıyorum.

Trabzon, şehzadeler şehri, İpek Yolu’nun kadim bir şehri. Karadeniz’in merkezi. Sanat, ticaret, turizm, eğitim ve sağlık merkezi. Osmanlı döneminde başlayan bir spor alışkanlığı var burada. Kavak Meydanı’nda cirit, güreş, ok yarışları var. Ama 1910’lu yıllarda, Osmanlı döneminde Trabzon’da futbola başlanıyor. Onu da Trabzon’un spor tarihi kitabında yazdık. O dönemde, 1920’lerde, 30’larda, 40’larda kulüpler kuruldu. İdmanocağı, İdmangücü ve diğer kulüpler. Bu kulüpler o kadar enteresan kulüpler ki ben bunlardan bir tanesinde, İdmanocağı’nda yetiştim. Bu kulüpte yalnızca futbol yok; tenis var, bugünkü tenis, eskrim var, boks var, güreş var, atletizm var, yüzme var, kürek yarışı var. Buradan İstanbul’a gidip kürek yarışına katılabiliyorlar.

Ondan önemlisi, klasik eserlerin olduğu bir kütüphane var. Ondan da fazlası, klasik Türk musikisi ve Türk sanat musikisi var. Türk halk musikisi var, tiyatro var. Yani kulüplerimiz bir eğitim merkezi. Bu kulüplerden biz de yetiştik. Ahmet Suat Hocamız, Özkan Hocamız, onlar da yetiştiler. Necmi Perekli geldi mi bilmiyorum. O kardeşimizle oradan beraber yetiştik. Zaten o dönemden kalan, ilk kuruluştan kalan iki tane futbolcu var şu anda Trabzon’da. Biri Necmi Perekli, biri ben. 1967 Temmuz’unda İdmanocağı’ndan kırmızı-beyazlı Trabzonspor’a geçtik. Üç gün sonra da bordo-mavili Trabzonspor oldu. O günleri hatırlıyorum.

Fakat kurucularımızdan hiç kimse kalmadı maalesef. Hepsini rahmetle ve minnetle anıyoruz. Allah rahmet eylesin. Bir tek o dönemden kalan değerli Ataman Ağabey kaldı. Ona da hayırlı, sağlıklı, uzun ömürler diliyorum. Kızı da burada. Allah şifalar versin.

Gerçekten bu yörenin insanı çok kabiliyetli. Amatör dönemde de muhteşem başarılara imza atmış bir geçmişimiz var İdmanocağı’yla, İdmangücü’yle. Düşünün, İdmanocağı’nda oynayan Ahmet Suat, 1960 Olimpiyatları’nda millî takımı temsil ederek gidiyor. Düşünebiliyor musunuz? Amatör millî takım, A Millî Takım seviyesinde.

Daha sonra 2024’te yapmış olduğumuz 50. yıl, lige çıkışın 50. yılında konuştuk, anlattık. Oraya geliş, o takımın birlikteliği, azmi, beraberliği, kararlılığı, fedakârlığı… Hiçbir şeyimiz yok. Dolmuşla antrenmana giderdik. Antrenmandan sonra tüp gazlarla orada banyo yapardık. Kurutma makinemiz bile yok. Yine eve giderdik veya 25 kuruşla dolmuşla geri giderdik. Ama müthiş bir arkadaşlık, dostluk vardı. Ahmet Suat Hocamızla çok güzel bir takım oluştu. Belki Türkiye, belki Avrupa rekoru kırıldı. Altı tane gol yiyerek şampiyon olduk, değil mi?

Daha sonra 1974-1975 sezonunda Türkiye Kupası finali oynadık. Bu finali kaybettik. Ayrıca büyük kulüp olmak, büyük takım olmak farklı bir şey. Trabzonspor, büyük takım ve büyük kulüp olma dengesini kurabildi. Büyük takım veya büyük kulüp olmak için yalnızca sahada başarılı olmak yetmiyor. Fikir üretmeniz lazım. Nedir bu fikir? Birincisi, havuz sisteminin oluşmasında Trabzonspor öncülük yaptı. Anadolu kulüpleriyle beraber. Tesisleşmede öncülük yaptı. Kamu yararına örnek olmada öncülük yaptı. 6222 çıkarken yine Trabzonsporluların imzası var. Passolig’in çıkışında Trabzonsporluların imzası var. Altyapıda eksiğimiz de olsa Türkiye’de en örnek kulüplerden biri Trabzonspor’umuz.

İnanır ve çalışırsanız mutlaka kazanırsınız. Trabzonspor’umuz çok zor şartlar altında, yokluklarla bu şampiyonlukları kazandı. Trabzon’a, Trabzonspor’a aidiyetle, büyük sorumluluk duygusuyla, fedakârlıkla, azimle, kararlılıkla, birliktelikle yalnızca bu büyük kulübümüze hizmet etmeyi amaçlayan bu kardeşlerimizi saygı ve minnetle anıyorum. Bir kısmı burada, bir kısmı gelemedi, bir kısmı rahmetli oldu. Ben her gece yatarken onlara dua ederim. Aramızdan ayrılan çok sayıda insan oldu. Özellikle başkanlarımız ayrıldı.

Son Dünya Kupası’nda, bilmem farkında mısınız, bu da benim içimde yaradır. Takımlar sahada oynuyorlar, tribünde arka tarafta o takımların efsaneleri kravatlarıyla oturuyorlar. Saygıdeğer şekilde orada oturuyorlar. Neden Trabzonsporlu oyuncularımız böyle onore edilmesin? Neden bizim oyuncularımız ve kulübe emeği geçen insanlarımız böyle taltif edilmesin diye düşünüyorum.

Şimdi Divan Başkanımıza teşekkür ederim. Bu dönemde geçmişlerimizi de anıyoruz vefat yıl dönümlerinde. Hatta en son beni aradı, ‘Kundupoğlu Ağabeyimizle rahmetli Sebahattin Canoğlu’nun kabirlerini yapalım’ dedi. Gittik, beraber oraları düzenledik.

Sebahattin Canoğlu kim? Ahmet Suat Hoca’nın, Özkan Sümer’in, İlyas’ın, benim, Necmi’nin, Atay’ın hocası. Hocaların hocası. 32 yaşında kaybettik. Dolayısıyla bu vefa anlayışından dolayı da başkanımıza teşekkür ederim. Şimdi esas bugünün anısı tabii çok enteresan. Bir büyüğümüz, rahmetli olan bir büyüğümüz, İlyas Subaşı… Tanıyanınız olur. Spor yazarıydı. Trabzon’un asil ailelerinden birinin evladıdır. Bu başarıyı şöyle şiirlendirdi. Bunu aslında müzemizin en iyi tarafına asmamız lazım başkanım.

Trabzonspor çok şey yaptı. Çok daha fazla şey yapacak inşallah. Kulübümüze hizmet veren, vermekte olan, verecek olan her arkadaşımızın yanında ve arkasında olmamız lazım. Trabzonspor, az imkânlarla çok büyük başarılara imza atmak mecburiyetinde olan bir kulüp. İhtiyaç-kaynak dengesi maalesef İstanbul’a nazaran bizim aleyhimize. Bunu bilmemiz lazım. Bu sahanın 41 bin kişi olarak oluşumunda benim imzam var. Tabii ki vatandaşın parasıyla yapıldı. Hatta bu hikâyeyi anlatayım. TOKİ ile biz Spor Bakanlığı olarak anlaştık. Mersin 25 bin, Hatay 25 bin, Malatya, Sivas 25 bin. Biz burayı 41 bin olarak yazdık.

Bir gün Bakanlar Kurulu’nda Tayyip Bey beni çağırdı. ‘Faruk Bey, bir dakika’ dedi. Zafer Çağlayan Bey orada. ‘Bak, Zafer Bey senden şikâyetçi’ dedi. ‘Niye?’ dedim. ‘Mersin iki milyon nüfus, 25 bin; Trabzon 750 bin nüfus, 41 bin’ dedi. ‘Evet, yine Trabzonsporluluk yaptım’ dedim. ‘Trabzon futbol şehri. Yüz yıldır burada futbol oynanıyor. Millî takıma çok katkımız oluyor’ diye anlattık. ‘Tamam, tamam’ dedi. Kendisi de geldi, 41 bin 460 gibi yaptı. Ama bu sahayı büyük yapmak yetmiyor. Şampiyonlukta hep dolu olurduk. Peki şampiyon olmasak doldurur muyduk? Beşinci olsak doldurur muyduk? Gidin Dortmund’a… Beraber gittik arkadaşlarla. Üç tane bilet istedik, bulamadık, sahaya giremedik. Dede, baba, oğul, torun… Böyle kombine alınıyor. Bu şehirde bunu yapmamız lazım. Çünkü öbür türlü ‘Şampiyonluğa oynayalım, başarılı olalım, iyi futbolcuyu satmayalım’ dersek bunu başaramayız. O bakımdan Trabzonspor’a, Trabzonspor taraftarlarına bu mesajı vermek lazım.

Ayrıca Trabzonspor'un efsanelerinden Hüseyin Tok, Ali Kemal Denizci, Ahmet Ceyhan, Hüsnü Özkara ilk şampiyonbluktaki anılarını anlattılar.

Ayrıca programın son konuşmasını gerçekleştiren Trabzon Valisi Tahir Şahin ise, "Aslında bugün burada anlatılanlar, şehrimiz adına tarihi bir sürecin de göstergesidir. Trabzon’un her alanda olduğu gibi sporda da neden bu kadar güçlü bir kimliğe sahip olduğunu, bugün yapılan konuşmalarda bir kez daha görmüş olduk.Geçmişten bugüne bu şehre değer katan, hikâye yazan, başarıların oluşmasına emek veren tüm paydaşlara teşekkür ediyorum. Trabzon’un bundan sonra da sadece sporda değil, her alanda çok daha büyük başarılara imza atacağına yürekten inanıyorum.Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim etsin. Önümüzdeki süreçte de nice başarıları hep birlikte inşa edeceğimize inanıyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.”

 

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!