Karadeniz’de Trabzonlu ihracatçıların gemisine drone saldırısı! Gürdoğan: “Bir ölü, 8 yaralı”
Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Kurucu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Novorossiysk açıklarında saldırıya uğrayan Trabzonlu ihracatçılara ait Ro-Ro gemisiyle ilgili Haber61’e konuştu.
Karadeniz’de devam eden Rusya Ukrayna savaşın sivil ticaret ve taşımacılık üzerindeki etkileri Trabzonlu ihracatçıları doğrudan etkilemeye devam ediyor. Novorossiysk açıklarında seyreden ve Trabzonlu ihracatçılara ait olduğu belirtilen Ural Ro-Ro gemisinin drone saldırısına uğramasının ardından Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Kurucu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Haber61’e yaşananlarla ilgili ayrıntılı açıklamalarda bulundu. Gürdoğan, saldırıya uğrayan geminin aynı firmaya ait ikinci gemi olduğunu belirtirken, saldırıda 1 kişinin hayatını kaybettiğini ve 8 kişinin yaralandığını söyledi. Geminin Samsun açıklarına ulaştığını belirten Gürdoğan, savcılık incelemesinin ardından limana yanaşacağını ifade etti.
“BU İKİNCİ GEMİ”
Yaşanan süreci başından itibaren anlatan Gürdoğan, daha önce de kendilerine ait bir geminin vurulduğunu belirtti. Gürdoğan, “Daha önce de bizim gemi vuruldu. Şimdi bu ikinci gemi. Orada başka bir gemi daha vardı, o gemi de vurulmuştu. Onun da 18 mürettebatı vardı. Onlar da bizim gemiye gelmişti. Bizim gemide de 16 mürettebat vardı. Biz oraya TIR'ları aldık, dönerken drone ile vuruldu. Şimdi buradaki vurulmaktan çok şuna dikkat çekmek istiyorum; bu gemi bizim gemimiz. Bizim gemilerimizin hepsi Trabzonlu ihracatçıların gemileri.”
“VERGİYİ TRABZON’A VERİYORUZ”
Gemilerin Samsun hattından çalışmasına rağmen şirketlerin merkezlerinin Trabzon’da bulunduğuna dikkat çeken Gürdoğan, kentteki kurumların da yaşanan sorun karşısında devreye girmesi gerektiğini söyledi. “Burası Samsun’dan çalışıyor ama kanuni merkezleri burası. Yani vergiyi buraya veriyoruz. Büyükşehir de bundan pay alıyor, biliyorsun. Geçtiğimiz gemi vuruldu, hiç kimse aramadı. Şu anda da aynı. Trabzon’dan henüz kimse aramazken Manisa’dan milletvekilleri arıyor. Çünkü üzüm sezonu başlayacak.
ÜZÜM SEZONU BAŞLADI, NARENCİYE SIRADA
Gürdoğan, yaşanan saldırının yalnızca bir güvenlik sorunu olmadığını, Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatını doğrudan etkileyebilecek ekonomik sonuçlar doğurabileceğini anlattı. Üzüm sezonunun yağışlar nedeniyle gecikmeli başladığını belirten Gürdoğan, “Üzüm biraz geç kaldı yağmurlardan dolayı. Bizimki yeni başlayacaktı. Dolayısıyla üzüm de çok. Şimdi gemi gitmeyince ihracat düşecek.” dedi.
Olası kaybın milyarlarca dolara ulaşabileceğini savunan Gürdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “1 milyar, 2 milyar dolara zararlı olacak. Çünkü devamında narenciye başlayacak. Narenciyede de aynı şekilde, limon başlamıştı. Gemilerle bu yük taşınmadıktan sonra bunun alternatifi yok.”
“SARP VE KAFKAS KAPISI BU YÜKÜ KALDIRAMAZ”
Karayolunun denizyolunda taşınan ihracat yükünün tamamını karşılayamayacağını ifade eden Gürdoğan, mevcut güzergâhların kapasitesinin yetersiz kalacağını söyledi. “Sarp Kapısı’ndan kalkıp gidip o kapı, Kafkas kapısı bunu kaldıracak güçte değil zaten. Dolayısıyla bunun alternatifi yok.” dedi.
“BİZİM İŞİMİZ ORADAKİ VATANDAŞIN GIDA İHTİYACINI KARŞILAMAK”
Türkiye’nin bölgedeki ülkelerle diplomatik ilişkilerine dikkat çeken Gürdoğan, sivil ticaret gemilerinin hedef olmaması gerektiğini vurguladı. “Siyasilerin bunu takip etmesi lazım. Gemi seferi düzenli halde kalktığı zaman hangi limandan hangi geminin kalktığı belli. Ukrayna’yla madem dostluğumuz var, bizim gemilerimizi niye vuruyor? Aynı gemiler Ukrayna’ya da mal getiriyor. Bizim işimiz oradaki vatandaşın gıda ihtiyacını karşılamak. Yani biz savaşın, droneların altında kelle koltukta ihracatçı olarak görev yapıyoruz, iş yapıyoruz. Tarım işçisinin, üreticisinin, köylüsünün malını getiriyoruz.”
“İTHAL GİRDİSİ OLMAYAN BİR SEKTÖR”
Yaş meyve ve sebze ihracatının Türkiye ekonomisindeki yerine de değinen Gürdoğan, sektörün üretimden istihdama kadar geniş bir kesimi etkilediğini belirtti. “Türkiye’de bana göre en çok işçi çalıştıran tarım ihracatının, rakamsal olarak ufak da olsa, hiç ithal girdisi olmayan tamamen yerli girdili bir maliyeti var. Ve en çok işçi çalıştıran tarım sektörlerinden biri. Bu sektörü her şeyden önce desteklemesi lazım.” ifadelerini kullandı.
“FİRMAYA BİR GEÇMİŞ OLSUN DENMESİ LAZIM”
Saldırıya uğrayan firmaların yalnız bırakılmaması gerektiğini söyleyen Gürdoğan, ekonomik tedbir çağrısında bulundu. “Firmaya açık bir geçmiş olsun denmesi lazım. Firmanın ekonomik durumu ne, kredileri var; bunların ertelenmesi lazım. Şimdi aynı firma iki kere üst üste bunu yaşıyor. Bunları sormak lazım.” dedi.
“TRABZON’DA FİRMALAR HEMEN HEMEN BİTİYOR”
Trabzon’un yaş meyve ve sebze ihracatındaki geçmişine vurgu yapan Gürdoğan, kentte faaliyet gösteren ihracatçı firmaların giderek azaldığını söyledi. “Trabzon’da firmalar hemen hemen hepsi bitiyor. Yaş sebzeyi ilk Rusya’ya biz getirdik. İlk biz bu kapıyı açtık 88 yılında. Sektördeki Trabzonlu ihracatçıların zaman içinde üretim ve sanayi yatırımlarına da yöneldiğini ifade eden Gürdoğan, “Ondan sonra bizim buradaki ihracatçılarımız gitti, üretici oldu, fabrika sahibi oldu. Trabzon’dan ayrılmadı.” diye konuştu.
“ŞİMDİ SAMSUN’A GİDİYORUM”
Geminin durumunu yakından takip etmek amacıyla Samsun’a hareket ettiğini söyleyen Gürdoğan, yaşananların sektörde ciddi bir tedirginlik yarattığını ifade etti. “Kaldı şimdi ben Samsun’a gidiyorum. Şimdi böyle bir şey var mı? Devletler arasında nasıl bir görüşmeden bir garanti olmaz mı, bir şey olmaz mı?”
“BU MAL ELDE KALIRSA ÇİFTÇİ NE YAPACAK?”
Deniz taşımacılığındaki aksamanın üreticiye çok kısa sürede yansıyacağını ifade eden Gürdoğan, Manisa’daki üzüm fiyatlarını örnek verdi. “Bu mal elde kalırsa ne olacak? Çiftçi ne yapacak? Açın Manisa’daki arkadaşlara sorun. Ürünün ne kadar fazla olduğunu sorun. Gemi vuruldu, bugün üzümdeki fiyatlar düştü. Tak, 50 lira. Niye? İhracat yok. İhracat olmayacak, mal elde kalacak diye. Geçen ürün fazla diye kuru üzüm fiyatının artırılmasını istiyordu. Üzüm fiyatını yükseltti. Şimdi ürün fiyatı da düştü.” dedi.
TMO VE FİSKOBİRLİK ÖRNEĞİ VERDİ
Manisa’daki üreticilerin TMO’dan beklentilerini hatırlatan Gürdoğan, ihracatın piyasadaki arz fazlasını azaltarak fiyatları destekleyen bir unsur olduğunu söyledi. “Geçen Manisa milletvekili işte TMO’nun yüksek fiyattan almasını istiyordu. Aynı Fiskobirlik’in olduğu gibi. Anlatabildim mi?” Sübvanse ediyoruz. Yani fiyattaki o anlattığım düşüşü ihracatla önlüyoruz.” ifadelerini kullandı.
“İHRACATÇININ ÖNÜNÜN AÇILMASINI İSTİYORUZ”
İhracatın yalnızca firmaların ticari faaliyeti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Gürdoğan, üreticinin malının değerinde satılabilmesi açısından da dış pazarların önemli olduğunu söyledi. “Dolayısıyla ihracatçının önünün açılması ve yaş meyve ihracatında bize destek olunmasını istiyoruz.” Bize birileri ‘Asıl sıkıntınız nedir?’ diye sorsun.” dedi.
“ÖLÜMÜZ VAR, YARALIMIZ VAR”
Gürdoğan, yaşananların ekonomik boyutunun yanında can kaybının bulunduğuna özellikle dikkat çekti. “Ölümüz var. Yaralımız var. Gemi şu anda Samsun açıklarında, yanaşacak.Net olarak 1 ölü, 8 yaralımız var.”