Trabzon’da otopark sorunu büyüdükçe, sürücüler de çareyi yol kenarları, banketler, cepler ve duraklarda araç bırakmakta buluyor. Ancak bu alanlara park edenlerin büyük bölümü ceza almaktan kurtulamıyor.
Sağ şeritten ayrılarak oluşturulan bu hatların otopark olmadığını bilmeyen ya da mecbur kaldığı için buralara park eden sürücüler, Mayıs ayına kadar 940 lira ceza ile karşı karşıya kalıyordu. Haziran itibarıyla ise bu rakam 1.240 liraya yükseldi.
Engelli geçişini kapatan, kaldırıma çıkan, sokak girişini ya da resmi kurum, okul ve cami gibi alanların önünü kapatacak şekilde park edenler ise daha ağır cezalarla karşılaşıyor. Öyle ki, neredeyse birçok mahalle muhtarının elinde ceza tebligatlarıyla dolu adeta “çuvallar” birikmiş durumda.
SORUMLULUK KİMDE?
Bazı muhtarların, idari para cezası tebligatlarını yetiştirebilmek için yardımcı personel alımına yöneldiği bile konuşuluyor. E-tebligat aboneliği bulunmayan sürücüler ise çoğu zaman cezadan çok sonra haberdar oluyor.
Ortada iki yönlü bir sorun var: Ne bu kadar yüksek ceza adil ve ölçülü bulunuyor ne de her boş görülen yol kenarının uzun süreli park alanı gibi kullanılması doğru. Bu nedenle sürücülerin özellikle köprü altlarına, cami önlerine, alçak banketlere ve dur-kalk ceplerine araç bırakmaması gerekiyor.
Çünkü ekipler anlık işlem yapmasa bile, kent genelindeki MOBESE kameraları üzerinden cezalar sonradan düzenlenebiliyor.
Sonuçta ortaya garip bir tablo çıkıyor: Cezayı yazan haklı, cezayı ödeyen ise mağdur hissediyor. Bu noktada bilgilendirme ve uyarı görevi emniyete düşerken, merkezde alternatif otopark alanları oluşturma sorumluluğu da yerel yönetimlerin omzunda duruyor.