Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) tarafından düzenlenen “Gazze’de Üniversite Olmak” başlıklı program, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde gerçekleştirildi.
Dr. Öğr. Üyesi Hamdullah Baycar’ın moderatörlüğündeki programda KTÜ Rektörü Hamdullah Çuvalcı, Dina Agra, Dr. Öğr. Üyesi Yücel Bulut ve Prof. Dr. Asa’d Yusuf Asa’d konuşmacı olarak yer aldı.
Panelde konuşma yapan KTÜ Rektörü Hamdullah Çuvalcı şu ifadelere yer verdi;
“ BÜYÜK BİR KATLİAM, SOYKIRIM GÖZLERİMİZİN ÖNÜNDE”
“Malumunuz 7 Ekim 2023, yani bundan yaklaşık bir ay, yirmi gün sonra üçüncü yılını dolduran büyük bir katliam, soykırım gözlerimizin önünde televizyonlardan insanların bebekleri, ibadethanenin vuruluşuna, öldürülüşüne, bombalanmasına; yani istediği zaman istediği kişileri öldürebiliyor insanlar. Maalesef buna dünya sessiz kalıyor.”

“TÜRKİYE BU KONUYA BÜYÜK BİR DUYARLILIK GÖSTERİYOR”
“Ülkemiz Türkiye Cumhurbaşkanımızın riyasetinde bu konuya büyük bir duyarlılık gösteriyoruz. Bizler de Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Profesör Erol Özvar’ın teşvikleriyle bütün üniversitelerde, yani 208 üniversitede şu anda bu zamanlarda Filistin, özelde Gazze konusu gündeme getiriliyor.”
“GAZZE’DE ÜNİVERSİTE OLMAK ADLI BİR PANEL DÜZENLEYELİM DEDİK”
“Biz de üniversite olarak bu “Gazze’de Üniversite Olmak” adlı bir panel düzenleyelim dedik. Burayı seçtik. Teşekkür ediyoruz başkanımıza bize burayı tahsis ettiği için.”
“BOMBALARIN ALTINDA O ŞARTLARDA NASIL EĞİTİM ÖĞRETİM VAR?”
“Bombaların altında, Şimdi ben düşünüyorum da bazen Trabzon’a kar yağıyor, şöyle üç beş santim. Okullar tatil oluyor. Ya düşünüyorum, bombaların altında o şartlarda nasıl eğitim öğretim var, internet, yüz yüze, insanların psikolojisi nasıl ve şu anda eğitim öğretim hâlâ devam ediyor. Bunu konuşacağız.”

“ÖĞRENCİLERİMİZİ VİCDANLI, MERHAMETLİ İNSANLAR YETİŞTİRMEK EN BÜYÜK ARZUMUZ”
“Her zaman biz üniversite olarak öğrencilerimizi sadece bilgiyle, beceriyle, yetkinlikle değil, vicdanlı, merhametli ve diğer gamlı insanlar yetiştirme. En büyük arzumuz bu.”
“BAŞKASININ ACISINI DUYUYORSA İNSANDIR”
“Eğer insanın vicdanı, merhameti başkasının acısını duymuyorsa, Biyadar’ın çok güzel bir lafı var. Bir insan diyor, acıyı duyuyorsa canlıdır. Başkasının acısını duyuyorsa insandır, diyor. Gerçekten çok güzel bir terim.”
“FİLİSTİN KONUSUNA DUYARLIYIZ”
“Biz bu manada ülke olarak duyarlıyız Filistin konusuna, üniversite olarak da öğrencilerimizi bu minvalde yetiştirmeye çalışıyoruz.”
“ÖZGÜR FİLİSTİN, ÖZGÜR GAZZE OLANA KADAR HER TÜRLÜ DESTEĞİ YAPACAĞIZ”
“İnşallah her zaman Gazze’nin, Filistin’in yanındayız. Özgür Filistin, özgür Gazze olana kadar her türlü desteği yapacağız. Bugün de bunun için buradayız.”
KTÜ’de eğitim gören Filistinli Dina Agra yaşadığı duyguları aktararak şu ifadelere yer verdi;
“SOYKIRIMIN UZAĞINDA, SOYKIRIMIN TAM ORTASINDA”
“Bugün burada Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde eğitim gören Filistinli bir öğrenci olarak huzurunuzdayım. Oturumumuzun başlığı o kadar derin ve acı bir gerçeği anlatıyor ki; soykırımın uzağında, soykırımın tam ortasında.
Ben coğrafya olarak burada güzel sınıflarda, bu güzel şehirde soykırımının uzağındayım. Ama fakat aklım, kalbim ve ruhum ve her anımın Gazze’nin tam ortasında, bombaların ve yıkımların ortasında akıyor.”
“BİZİM İÇİN GERÇEK VE GEÇERLİ PASAPORTUMUZ İLMİMİZ VE DİPLOMAMIZDIR”
“Değerli hocalarım, önce şunu anlamak gerekiyor. Filistinli halkı için eğitim sıradan bir kariyer hedefi olmak veya sadece diploma almak için değildir. Bizim için gerçek ve geçerli pasaportumuz ilmimiz ve diplomamızdır.
Eğer o bilgi ve o eğitim olmasaydı bizler o daracık coğrafyadan çıkıp dünyaya sesimiz duyuramazdık. İşte bu yüzden Filistinli bir öğrenci için kalama sarılmak bir direniş biçimidir.”

“CEHALETİN KARANLIĞINA KARŞI ELİMİZDEKİ EN KESKİN SİLAH KİTAPTIR VE KALEMDİR”
“Tarih boyunca her türlü yokluklara rağmen ve ablukaya ve baskına rağmen Filistin öğrencilerinin dünyanın en başarılı ve en çalışkan birileri arasında yer almasının sırrı budur. Biz biliyoruz ki cehaletin karanlığına karşı elimizdeki en keskin silah kitaptır ve kalemdir.
Dünyanın herhangi bir ülkesinde bir genç evinden uzakta, başka bir şehirde ya da başka bir ülkede okurken yılda birkaç kez ailesini ziyaret edebilir ya da ailesi onun yanına ziyarete gelebilir.
En önemlisi, o gencin kafasını yastığa koyduğunda memleketindeki anne ve babasının güvende olduğunu bilir, içi rahatlığıyla uyur.”
“GECE BAŞIMIZI YASTIĞA HUZURLA KOYABİLMEK BİZİM İÇİN TAMAMEN İMKÂNSIZ”
“Peki ya biz? Filistin’den uzak kalmak bizim için zaten ağır bir yaradır. Ama bu gurbet bir soykırımın ortasında yaşandığında insanın ruhunu parça parça eder.
Gazze’ye dönüş artık neredeyse imkânsız. Ailemizin buraya gelmesi ise hayalden de ötedir. Ve en acısı nedir, biliyor musunuz? Gece başına yastığı huzurla koyabilmek bizim için tamamen imkânsızdır.”
“BÜTÜN HAYAT UMUTLARINI UZAKTAKİ EVLADA BAĞLAR”
“Burada gurbette okuyan bir Filistinli öğrenci olarak sadece kendi hayatını veya derslerini omuzlamaz. Bütün bir aile, bütün bir mahalle, hatta bazen bütün bir akraba grubu olarak tüm hayat umutlarını hayatta kalmaya, enerjilerini ve geleceğe dair ışıklarını bu uzaktaki evlada bağlıdır.
Siz dışarıdan bakarsınız, dersine giren, kampusa yürüyen, normale görünen bir öğrenci görüyorsunuz. Ama kimse o gencin içindeki fırtınaları, kurban kıyametleri ve yaşanan savaşlarını bilemezsiniz, göremezsiniz.”
“KENDİ DERTLERİNİ ONLARA BÜYÜK ACILARININ YANINDA ÇOK KÜÇÜK GÖRÜR”
“Ailesine asla derdini açamaz. Çünkü bilir ki onlar zaten onun kadar savaş içindedir. Kendi dertlerini onlara büyük acıları yanında çok küçük görerek onları üzmekten, onlara yük olmaktan derdini derin bir utanç duyar.
Hastalanırsa “Başım ağrıyor.” diyemez. Çünkü aklına gelir ki Gazze’de ne ilaç kaldı ne hastane. İnsanlar ameliyatları anestezisiz, saf alkolsüz, hatta ışıksız yapıyorlar.”
“LOKMALAR AĞZINA KOYSA BOĞAZINDAN GEÇMEZ”
“Lokmalar ağzına koysa boğazından geçmez. Çünkü bilir ki geride açlıkla ve susuzlukla yaşam mücadelesi veren annesi, babası ve kardeşleri var.
İnsan bazen kendisini sorar. Acaba ben mi onlara daha çok muhtacım, yoksa onlar bana daha çok muhtaç? İçimizdeki hep şu ses yankılanıyor”
“KEŞKE YANLARINDA OLSAYDIM, EN AZINDAN NE YAŞIYORLARSA YAŞAYAYIM”
“Keşke yanlarında olsaydım, en azından ne yaşıyorlarsa yaşayayım. Ben de onların acıyı paylaşayım. Onların arasında oturayım.”
Bu sadece fiziksel bir uzaklık değil. Her saniye savaş zihnimde, kalbimde ve vicdanımda taşımaktadır.”
“BUNLAR SADECE EDEBİ CÜMLELER DEĞİLDİR”
“Değerli hocalarım, bunlar sadece edebi cümleler değildir. Bunlar bizim dünümüz, günümüz ve gözyaşlarımızla yaşadığımız gerçeğimizdir.
İzninizle size burada yaşanan bir hikâyeyi anlatayım. Bir kız arkadaşımız geceler ve günlerde göz ruhunu dökerek yüksek lisans tezini tamamlamak için çaba gösterdi ve nihayet savunma gününe geldi.”
“SEVİNÇ SOFRASI BİR ANDA MATEM ÇADIRINA VE YAS YERİNE DÖNDÜ”
“O anı kutlamak, aylarda ilk defa yüzümüzü güldürmek, küçük bir sofraya kurup o sevinci çalmak istedik. Tam sofra başında otururken telefon çaldı. Evlerinin bombalandığı haberi geldi.
Annesi, kardeşlerinin işleri ve masum çocuklarıyla birlikte toplam 11 kişi şehit oldu. O sevinç sofrası bir anda matem çadırına ve yas yerine döndü. Biz o gün sevinç bile acıyla, gözyaşıyla yaşadık.”
KTÜ Dr. Öğr. Üyesi Yücel Bulut şu ifadelere yer verdi;
“ONLARIN YAŞADIKLARININ YANINDA BİZİM DUYDUĞUMUZ ACI ÇOK YETERSİZ KALIYOR”
“Bugün öncelikle Filistinli arkadaşımızdan bu durumu daha iyi izah edebilecek, orada yaşananları, orada yaşanan dramı, acıyı, vahşeti daha iyi ifade edebilecek zannediyorum aramızda ikinci bir kişi yoktur. Bizler sadece maalesef belli ölçüde kendi çapımızda bir ses yükseltmeye çalışıyoruz. Ancak onların yaşadıklarının yanında bizim uzaktan duyduğumuz acı tabii ki çok yetersiz, çok sessiz kalıyor.”
“İÇİNDEN GEÇTİĞİMİZ DÖNEMDE ULUSLARARASI CAMİANIN UYANIŞI BİZLER İÇİN BİR UMUT”
“Gerek üniversitemizin attığı adımlar, rektörümüz öncülüğünde ve gerekse içinden geçtiğimiz dönemde uluslararası camianın aslında yavaş yavaş gösterdiği uyanış bizler için bir umut vesilesi.”
Konuşmacı, Gazze’de gazetecilerin öldürülmesine de dikkat çekerek, savaşlarda hayatını kaybeden basın mensuplarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“SADECE FİLİSTİN’DE 27 EKİM 2023’TEN BERİ İKİ YÜZÜN ÜZERİNDE GAZETECİ HAYATINI KAYBETTİ”
“Birinci, İkinci Dünya Savaşı ve Vietnam Savaşı’nda toplamda belki otuz yıl süreden bahsediyoruz, iki yüz gazeteci öldürülmemiş. Sadece Filistin’de 27 Ekim 2023’ten beri iki yüzün üzerinde gazeteci hayatını kaybetti.”
“AKIL VE VİCDAN SAHİBİ İNSANLAR BİR ARAYA GELDİ”
“Özellikle 7 Ekim’den sonra Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere üniversitelerde, kampüslerde, bilimin, aklın, vicdanın olduğu her yerde aslında biz varız. Yani Filistinliler var.”
Konuşmacı, Filistin meselesinin özellikle gençler ve üniversite öğrencileri arasında daha fazla tartışılmaya başladığını belirtti.
“GENÇ NESİL ARASINDA FİLİSTİN LEHİNE ÇOK BÜYÜK BİR GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİĞİ VAR”
“Yaşanan bu büyük soykırım özellikle üniversitelerde, fakültelerde çok yüksek ses getirdi ve genç nesil arasında 2023, 7 Ekim öncesine kıyasla yapılan anketlerde Filistin lehine çok büyük bir görüş değişikliği, bir fikir değişikliği olduğunu bize gösteriyor.”
Panelin en son programında, Gazze’de Akademik eğitim videosunda Gazze İslam Üniversitesi Prof. Dr. Asad Yusuf ASA’D yaşanılanları anlattığı video gösterimi izletildi.
Videoda yer alan Prof. Dr. Asad Yusuf şu ifadelere yer verdi;
“EĞİTİMİMİZİ VE HAYATIMIZI SÜRDÜRME GÜCÜNÜ YÜCE ALLAH’TAN ALIYORUZ”
“Bugün Filistin’in direnen Gazze’sinden sizlere hitap etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Sözlerim, Filistin halkına yönelik çabalarınız ve dayanışmanız için duyduğumuz derin saygı ve takdirin ifadesidir.
Karşı karşıya olduğumuz bütün zorluklara rağmen eğitimimizi ve hayatımızı sürdürme gücünü yüce Allah’tan alıyoruz. Bu gücü, hak sahibi, huzura uğramış ve işgalin, savaşların ve yıkım acılarını yaşamış bir halk olmamızdan alıyoruz.”
“GAZZE’DE EĞİTİM KURUMLARININ MARUZ KALDIĞI YIKIM, İNSAN ONURUNA YARAŞIR BİR YAŞAMA HİZMET EDEMEZ”
“Gazze’de halkımızın ve eğitim kurumlarımızın maruz kaldığı eğitim soykırımı ve sistematik yıkım, insan onuruna yaraşır hiçbir yaşama biçimine hiçbir şekilde hizmet edemez. Bilakis bu saldırılar, onurlu yaşamın temel unsurlarını ortadan kaldırmakta ve dayanaklarımızı zayıflatmaktadır.”
“GERÇEK BARIŞ, SALDIRI VE YIKIM ÜZERİNE KURULAMAZ”
“Filistin halkını insani ve akademik açıdan yok etmeyi amaçlayan bu derinlikli saldırılar, gerçek barışın saldırı ve yıkım üzerine kurulamayacağını dünyaya göstermektedir.”
“EĞİTİM, HAYATI İNŞA EDEN GERÇEK GÜÇTÜR”
“Mesajımız yüce ve son derece açıktır: Eğitim, hayatı inşa eden gerçek güçtür. Bilgi medeniyetleri inşa eder. Bilimsel ezik, insanlığı yıkıma ve cehalete sürüklenmekten korur.”
“AKADEMİK DİRENCİMİZ KIRILMAYACAKTIR”
“Üniversite binalarımızın, dersliklerimizin, bilimsel laboratuvarlarımızın ve konferans salonlarımızın hedef alınmasına rağmen akademik direncimiz kırılmayacaktır. Çünkü eğitim irademiz kararlılıkla sürmektedir.”
“YÜZ YÜZE EĞİTİME DÖNMEMİZ, HAYATA YENİDEN DÖNME KARARLILIĞIMIZIN GÖSTERGESİ”
“Bugün eğitim faaliyetlerini mevcut bütün imkânlarla sürdürmemiz ve yüz yüze eğitime akademik olarak dönmemiz, hayata yeniden dönme kararlılığımızın en güçlü göstergesidir. Bu aynı zamanda üniversitemizin bütün imkânlarını hedef alan eğitim soykırımına karşı meydan okumamızdır.” Dedi.