Trabzon turizminde savaş etkisi: İş dünyası ikiye bölündü
Trabzon’da turizm sezonu öncesi kritik bir tartışma yaşanıyor. Küresel krizlerin gölgesinde şekillenen yeni süreçte, kentteki iş dünyası temsilcileri aynı tabloya farklı pencerelerden bakıyor. Kimi isimler mevcut şartlara rağmen sezonun güçlü geçeceğini savunurken, kimi isimler ise ciddi risklere dikkat çekerek yeni stratejilerin kaçınılmaz olduğunu dile getiriyor. Yansıyan değerlendirmelerde ise “Trabzon turizmi yol ayrımında” yorumları yapılıyor.

İşte iş dünyasından son günlerde Trabzon turizmi için yapılan çarpıcı değerlendirmeler...
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erkut Çelebi Haber61' yaptığı özel açıklamada, savaşın etkilerini kabul etmekle birlikte iyimserliğini korudu ve şu ifadeleri kullandı:
“Trabzon güvenli liman, panik yapmaya gerek yok”
“Savaş haliyle bizi, Türkiye’yi az da olsa çembere alıyor. Özellikle kuzeyimizdeki Ukrayna-Rusya savaşı ve hemen komşumuz sayılabilecek İran’daki gelişmeler ister istemez bizi etkiliyor. Ancak tüm bu tabloya rağmen Trabzon’da ve Türkiye genelinde herhangi bir güvenlik tehdidi söz konusu değil. Bunu net bir şekilde ifade edebiliriz” dedi.
"Sezonun iyi geçeceğine inanıyorum"
“Ben savaşın çok uzun süreceğini düşünmüyorum. Bu süreçte insanlar yine güvenli destinasyonlara yönelecektir. Türkiye bu anlamda öne çıkıyor. Trabzon özelinde konuşursak, burası her zaman güvenli bir liman olmuştur. Bu nedenle sezonun genel anlamda iyi geçeceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.
"Ulaşım maliyetiyle ilgili bazı riskler var"
“Şu an itibarıyla bazı otellerde rezervasyonlar gayet iyi seviyede. Ancak döviz dalgalanmaları ve özellikle ulaşım maliyetleriyle ilgili bazı riskler var. Eğer bu noktada dengeler korunursa çok daha iyi bir sezon geçirebiliriz” şeklinde konuştu.

“Oturup izlemek yerine krizden fırsat çıkarmalıyız”
“Evet, dünyada bir savaş gerçeği var. Evet, bu durum turizmi olumsuz etkiliyor. Ama her olumsuzluğun içinde mutlaka bir fırsat barındırır. Asıl mesele, bizim bu fırsatları görüp görmediğimizdir. Sadece ‘kötüye gidiyor’ demekle hiçbir yere varamayız” diyerek sektörün bakış açısını sorguladı.
"Korku ve belirsizlik havası var"
Sektördeki durağanlığa dikkat çeken Kazaz, “Şu an şehirde ciddi bir kaygı, korku ve belirsizlik havası var. Herkes birbirine bakıyor ama ‘ne yapabiliriz’ sorusunu yeterince sormuyor. Oysa yapılabilecek çok şey var. 10 kazanacaksak belki 5 kazanırız ama doğru hamlelerle bu rakamı sıfıra düşürmemek bizim elimizde” dedi.
"Başka pazarlara yönelmeliyiz"
Alternatif pazarlara yönelmenin önemine vurgu yapan Kazaz,“Eğer Orta Doğu pazarında daralma olacaksa, oturup bunu izlemek yerine başka pazarlara yönelmeliyiz. İç turizmi daha aktif hale getirmeliyiz. Gerekirse farklı bölgelerden turist çekmek için özel çalışmalar yapmalıyız. Kriz dönemleri aynı zamanda yeniden yapılanma fırsatıdır” ifadelerini kullandı.

TTSO Meclis Üyesi Barış Çuvalcı ise TTSO meclisinde Trabzon turizmiyle ilgili şunları söyledi:
“Strateji yok, herkes günü kurtarma peşinde”
“Bugün geldiğimiz noktada açıkça şunu görüyoruz; herkes günü kurtarmanın derdinde. Kimse uzun vadeli bir plan ortaya koymuyor. Oysa turizm gibi kırılgan bir sektörde günü kurtarmak değil, geleceği planlamak gerekir” dedi.
“Eğer yıllar önce..."
Geçmişte atılmayan adımların bugünkü tabloyu etkilediğini belirten Çuvalcı, “Eğer yıllar önce farklı pazarlara açılma konusunda somut adımlar atılmış olsaydı, bugün bu kadar tedirgin bir tabloyla karşı karşıya kalmazdık. Şu anda hâlâ bu konuda yeterli bir çalışma yapılmadığını görmek gerçekten üzücü” ifadelerini kullandı.
Turizmin şehir için önemine dikkat çeken Çuvalcı, “Trabzon’un turizmden beslendiğini hepimiz biliyoruz. Bu aslında sevindirici bir durum ama aynı zamanda büyük bir sorumluluk getiriyor. Biz bu sorumluluğu yeterince yerine getiremiyoruz. Bu yüzden bir yandan gelişimi görüp mutlu olurken, diğer yandan eksiklikler nedeniyle buruk bir mutluluk yaşıyorum” dedi.

Ortak gerçek: Aynı tablo, farklı yorumlar
Tüm açıklamalar bir arada değerlendirildiğinde Trabzon turizminde net bir görüş birliği olmadığı görülüyor.
Bir taraf “Trabzon güvenli liman, sezon iyi geçecek” derken, diğer taraf “planlama eksikliği ciddi risk oluşturuyor” uyarısında bulunuyor.
Tüm bu farklı görüşlerin ötesinde dikkat çeken bir ortak nokta var. İş dünyasının büyük bölümü artık mevcut pazar yapısının yeterli olmadığı konusunda hemfikir.
Sektör temsilcilerinin perde arkasında sıkça dile getirdiği değerlendirme ise şöyle özetleniyor:
“Trabzon turizmi tek bir bölgeye bağlı kalmamalı. Orta Doğu pazarı önemli ama yeterli değil. Artık Avrupa’dan, Uzak Doğu’dan ve iç pazardan daha fazla pay alacak yeni bir strateji şart.”
Bir başka dikkat çeken ifade de şu oldu:
“Bu süreç bize bir şeyi net gösterdi; alternatif pazarlara yönelmezsek her kriz bizi aynı şekilde etkiler. O yüzden artık konuşma değil, somut adım zamanı.”
Önümüzdeki günlerde Trabzon turizmiyle alakalı açıklamalar merakla bekleniyor.

Trabzon turizminde panik havası: "Ne yapacağımızı bilmiyoruz"
Kaynak:Haber61
