Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzon Haber Yayın tarihi: 16 Temmuz 2026 16:22 Güncellenme tarihi: 16 Temmuz 2026 16:22

Trabzon'da fındık üreticisinden tepki "Oyun yine rekolteden mi başladı?"

Trabzon İli Fındık Üreticileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi, fındıkta rekolte tespiti, maliyet hesabı ve üretici destekleriyle ilgili kapsamlı bir açıklama yaptı. Açıklamada, üreticinin korunması ve taban fiyat belirlenmesi çağrısında bulunuldu.

Trabzon İli Fındık Üreticileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi, fındık sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi.

Açıklamada; rekolte belirleme çalışmaları, fındık maliyetleri, ihracat rakamları, üretici destekleri ve piyasadaki fiyat oluşumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Üreticinin yaşadığı sorunlara dikkat çekilen açıklamada, “Çiftçi yoksa, yiyecek yok, yiyecek yoksa gelecek yok” mesajı verildi.

“Fındığın kg/maliyeti hesaplanarak taban fiyat açıklansın”

Basın açıklamasında konuşan üretici temsilcileri, fındığın kilogram maliyetinin bilimsel veriler ve sahadaki gerçekler dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini belirtti.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bilimsel veriler ve yaşanan gerçeklerle fındığın kg/maliyet fiyatı belirlenmeli, üreticinin emeğinin karşılığı olarak tavan değil, taban fiyat açıklanmalıdır.”

“Oyun yine rekolteden mi başladı?”

Açıklamada, Çin’in Makao adasında 12-24 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenen 43. Dünya Kuruyemiş ve Kuru Meyve Kongresi’nde açıklanan fındık rekolte tahminlerine tepki gösterildi.

Kongrede yeni sezon için fındık rekolte tahmininin 809 bin 940 ton olarak açıklandığı, 2025-2026 sezonu üretiminin ise 518 bin ton olarak gösterildiği ifade edildi.

Üretici önderleri ve ziraat odalarının söz konusu açıklamalara tepki gösterdiği belirtilen açıklamada şu değerlendirmeler yapıldı:

“Bu açıklamaların fındık üreticisinin yok pahasına ürününü almaya yönelik aldatmaca ve oyundan başka bir şey değil” olduğu ifade edildi.

Açıklamada, fındık bahçelerinde karşılığı olmayan rakamların üreticiyi yanılttığı savunularak şu görüşlere yer verildi:

“Fındık bahçelerinde karşılığı olmayan hayali rakamların hiçbir değeri yoktur. Üreticiyi yanıltıp ürününü elinden değerinin çok altında almaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Nerede tek yetkili Tarım ve Orman Bakanlığımız?”

Rekolte tespitlerinin harmanda yapılması gerektiği belirtilen açıklamada, üreticinin yazılı beyanının esas alınması istendi.

Açıklamada, “Rekolte tespiti harmanda yapılsın, üreticinin beyanı alınsın, çelişkiler yok olsun, sesimizi kimselere duyuramadık.” ifadeleri kullanıldı.

Geçtiğimiz sezon fındık üreticisinin kuraklık, külleme ve kokarca nedeniyle zor bir dönem geçirdiği belirtilerek, üreticinin iklim şartlarının etkisi altında kaldığı vurgulandı.

“Üretici kan ağlıyor, ihracatçı dört köşe”

Açıklamada fındık ihracat rakamlarına da değinilerek, geçen sezona göre miktarda yüzde 31 düşüş, değerde ise yüzde 17 oranında artış yaşandığı belirtildi.

Üretici temsilcileri açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:

“Az sattılar, çok kazandılar. Piyasanın ateş pahası olduğu günümüzde fındık fiyatları niçin yerlerde sürünüyor? 140-150-170 kg TL’ne ne demek? Şimdiden geçen yılın altına fiyatları çekmek için karanlık oyunların ilk perdesi mi oynanıyor?”

Fındıkta yaşanan fiyat sorunlarının yıllardır dile getirildiği belirtilen açıklamada, üreticinin ürününü değerinin altında satmak zorunda bırakıldığı savunuldu.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Arkadaşlar Fındıkta yaşanan fiyat oyununu çiftçinin ürününün nasıl yok pahasına elinden alındığını yıllardan beri söylüyoruz. (Avrupalının yenmeyen fındığının yanında) Fındık baronları fiyatı düşürmek için her türlü (serbest piyasa) yutturmacası ismi altında değerinin çok altında üreticinin ürününü elinden alındığını söylüyoruz.”

Maliyet artışları üreticiyi zorluyor

Fındık üretiminde yaşanan maliyet artışlarına dikkat çekilen açıklamada, üreticinin alın terinin karşılığını alamadığı ifade edildi.

Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi:

“Arkadaşlar, Bizler çok iyi biliyoruz ki; Bu durum böyle değildir. Üreten Çiftçi alın terinin hakkını alamamakta ama aracı, kırıcı, tüccar ihracatçı, fabrikatör tedarikçi hepsi kazanmaktadır. Fındığın bakım maliyeti gübre, ilaç, işçilik, nakliye gibi kalemlerdeki artışlar, yaşanan enflasyon, Fındığın’da maliyetini yükseltmiştir.”

İşçi yevmiyelerinin 3 bin ile 3 bin 500 TL seviyelerine ulaştığı belirtilen açıklamada, gerçekçi maliyet hesabı yapılmadan açıklanacak alım fiyatlarının üreticiyi memnun etmeyeceği kaydedildi.

“Desteği toprağa değil, ürüne verelim”

Açıklamada tarımsal destek politikalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunuldu.

Üretici temsilcileri, “Çiftçi yoksa, yiyecek yok, yiyecek yoksa gelecek yok” sloganının yaşanan süreçte ortaya çıktığını belirterek şu çağrıyı yaptı:

“Gıda ithalatı, çıkmaz sokaktır. Ülkemizi bu çıkmazdan çıkaralım.”

“Desteği toprağa değil, ürüne verelim”

Açıklamada, üretimi destekleyen ve verim ile kaliteyi artırmaya yönelik politikaların uygulanması gerektiği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:

“Dünya’da eşi ve benzeri olmayan ‘üretmede seni destekleyeyim’ uygulamasının verim ve kaliteye yararı olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu uygulamadan vazgeçilmelidir. Ürüne destek verilerek verim ve kalite artırılmalı, süreç izlenmelidir.”

Fiskobirlik çağrısı

Karadeniz Bölgesi’nin vazgeçilmez ürünlerinin fındık ve çay olduğu belirtilen açıklamada, piyasadaki yapıya ilişkin değerlendirmeler de yapıldı.

Açıklamada, geçmiş yıllarda tekelleşen alıcıların üretici üzerinde baskı oluşturduğu savunularak şu ifadeler kullanıldı:

“Fiskobirlik yeniden yapılandırılmalı, tüm üreticiyi kapsamalı, piyasada belirleyici rol oynamalıdır.”

Açıklamanın sonunda ise fındıkta kalıcı ve istikrarlı çözüm çağrısı yapıldı.

Üretici temsilcileri, “Yabancı Tekel Türk fındığına muhtaçtır” söylemleriyle üreticinin yaşadığı sorunların görmezden gelindiğini savundu.

Açıklamada, dünya fındık üretiminin yüzde 70’ine sahip Türkiye’nin işleme ve pazarlama alanında daha güçlü bir konuma gelmesi gerektiği belirtilerek, gerçek ve kalıcı çözümler üretilmesi gerektiği ifade edildi.

Kaynak: Haber Bülteni

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!