Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzon Haber Yayın tarihi: 04 Kasım 2026 07:57

Trabzon’da pazar alışverişinde güven sorunu! “Bari onu kaybetmeyelim”

Trabzon’daki semt pazarlarında ve Kadınlar Hali’nde yaşanan bazı olumsuz alışveriş deneyimleri, müşteri ile satıcı arasındaki güven ilişkisini gündeme taşıdı.

Pazar alışverişinin bizde ayrı bir yeri vardır.

Tezgâhları dolaşmak, mevsimin ilk meyvesini görmek, taze sebzeleri seçmek, satıcılarla iki kelam etmek…

Hele bir de köyden gelen ürünler varsa, daha bir hevesle yaklaşırız o tezgâha.

Trabzon’un hemen her ilçesinde haftanın belirli günlerinde pazar kurulur. Ortahisar’daki Kadınlar Hali ise yıllardır bu alışkanlığın yaşatıldığı yerlerden biri.

Bizim de yolumuz sık sık düşer oraya.

Köyden gelen ablalarımızdan, teyzelerimizden alışveriş yapmayı severiz. Yumurtasını, sütünü, yoğurdunu, peynirini alırız. Bazen marketten daha pahalı olsa da gönlümüz razıdır.

Çünkü biliriz ki o ürünlerin ardında emek vardır, alın teri vardır.

Bir de güven duyarız kendilerine.

Öyle ki aldığımız sütün kapağını açıp koklamayız. Yumurtayı tek tek incelemeyiz. Peyniri kurcalamayız.

Ayıp olmasın, incinmesinler diye…

Gelgelelim bazen öyle hadiselerle karşılaşıyoruz ki insanın bütün hevesi kaçıyor.

Bayat yumurta, ekşimiş süt, bozulmuş peynir, kesilmiş yoğurt…

Üstelik bazı ürünlerin bu hâlde olduğu bilindiği hâlde satışa sunulduğu kanaatini uyandıran durumlar da yaşanıyor.

İnsan ister istemez soruyor:

Biz sizi incitmemek için aldığımız ürünü kontrol etmeye çekinirken, siz müşterinizin hakkını gözetmekten neden imtina ediyorsunuz?

Dahası var!

Bir hafta sonra gidip aldığınız ürünün bozuk çıktığını söylediğinizde kimi zaman öyle bir tepkiyle karşılaşıyorsunuz ki şaşırıp kalıyorsunuz.

Sesler yükseliyor, suratlar asılıyor, neredeyse kabahatli siz oluyorsunuz!

İyi de kardeşim, parasını verdiğimiz malın sağlam çıkmasını istemek ne zamandan beri suç oldu?

Elbette sözümüz işini hakkıyla yapan, helal kazancının peşinde koşan, müşterisinin hakkını kendi hakkı bilen ablalarımıza, teyzelerimize değil.

Onların emeği başımızın tacıdır.

Lakin birkaç kişinin bu tür davranışları, dürüstçe çalışanların da itibarına halel getiriyor.

Bizim kültürümüzde büyüğe hürmet vardır. Hele alın teriyle evine ekmek götüren kadınlarımıza karşı ayrı bir muhabbet besleriz.

Fakat hürmet tek taraflı olmaz.

Biz sizin emeğinize saygı duyuyorsak, siz de bizim paramıza, sağlığımıza ve güvenimize riayet edeceksiniz.

Ticaretin de bir adabı, alışverişin de bir ahlakı vardır.

Üç kuruş fazla kazanmak uğruna yılların itimadını kaybetmeye değer mi?

Ne ara bu kadar değiştik, ne vakit birbirimizin iyi niyetini suistimal eder olduk?

İnsanın asıl gücüne giden de bu zaten.

Biz pazardan yalnızca süt, peynir, yumurta almıyoruz. Biraz da insanlığa, samimiyete ve eski günlerin dürüstlüğüne duyduğumuz özlemi satın alıyoruz.

Bari onu kaybetmeyelim!

Yorumlar (3)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

E
emekli
1 gün önce

valla uzun zamandır halin ya da marketlerin çürük, tarihi geçmiş mallarını kendi ürünleriymiş gibi millete kakalamaya çalıştıkları için bu köylü uyanıklarından hiç bir şey almıyorum

A
Ahmet Kurtcebe
1 gün önce

ablalarımız, teyzelerimiz güvenilirliğini kaybetti. Onlar marketlerden daha aç, daha gaddar, daha düşüncesiz davranıyorlar.

M
Misafir
1 gün önce

İş ahlakı olmazsa ne yapsan kâr etmez ama bu durumda da zabıta veya hangi kurumsa denetimi sıklaştıracak.