Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzon Haber Yayın tarihi: 13 Ekim 2026 10:39

Trabzon’da kömür işletmecilerinden kapatma kararına tepki eylemi! “Kapatma değil, çözüm istiyoruz”

Trabzon’da Çağlayan Mahallesi’ndeki kömür depolarının taşınması gündemi, sektör temsilcilerini endişelendirdi.

Trabzon’da limandan kömür sevkiyatı yapan firmaların depolama alanı olarak kullandığı Ortahisar ilçesi Çağlayan Mahallesi’nden çıkarılmalarının gündeme gelmesi, kömür sektöründe geçimini bu işten sağlayan işletmeciler ve çalışanlar arasında endişeye neden oldu. Çok sayıda kişinin mağduriyet yaşayabileceğine dikkat çekmek amacıyla Çağlayan’da kömür işletmecileri ve nakliyeciler tarafından açıklama yapıldı. 

Yaklaşık 1.410 kişilik doğrudan istihdama dikkat çeken sektör temsilcileri; kömür depolarının çevreye ve insan sağlığına etkileri, Trabzon Limanı’na ekonomik katkısı, turizm güzergâhı ve taşınma maliyetleri konularında somut verilerin açıklanmasını istedi. Çevrenin korunmasına ve denetimlere karşı olmadıklarını belirten temsilciler, mevcut alanların mevzuata uygun hâle getirilmesini talep ederek, “Biz kapatılmak değil, dinlenilmek istiyoruz. Biz taşınmak değil, çözüm üretmek istiyoruz. Biz ayrıcalık değil, adalet istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“SÜREKLİ ŞİKÂYET VARDI” DENİLİYORSA RESMÎ KAYITLAR AÇIKLANSIN

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin kömür tesislerinin faaliyete başladıkları günden bu yana çevresel etkileri nedeniyle vatandaşların şikâyetlerine konu olduğu yönündeki açıklamasına yanıt veren sektör temsilcileri, şikâyetlerin ve denetim sonuçlarının somut verilerle ortaya konulmasını istedi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Belediye açıklamasında, kömür tesislerinin faaliyete başladıkları günden bu yana çevresel etkileri nedeniyle vatandaşların sürekli şikâyetlerine konu olduğu ifade edilmektedir.

Eğer böyle bir iddia ortaya konuluyorsa kamuoyunun şu soruların cevaplarını bilme hakkı vardır:

Kaç şikâyet yapılmıştır?

Hangi tesis hakkında, hangi tarihte, hangi gerekçeyle şikâyet yapılmıştır?

Bu şikâyetlerin kaçı resmî kurumlar tarafından haklı bulunmuştur?

Hangi tesis hakkında çevre mevzuatına aykırılık tespit edilmiştir?

Hangi tesis için hangi yaptırım uygulanmıştır?

Kamuoyuna genel ifadelerle ‘sürekli şikâyet vardı’ denilmesi yerine, varsa resmî kayıtların ortaya konulmasını bekliyoruz.

Bizler de varsa eksikliklerimizi bilmek ve gidermek istiyoruz. Ancak somut veriler ortaya konulmadan bütün sektörü aynı şekilde değerlendirmek doğru değildir.”

“İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR” İDDİASINA BİLİMSEL RAPOR ÇAĞRISI

Kömür depolarının insan sağlığına yönelik tehdit oluşturduğu yönündeki değerlendirmelerin bilimsel dayanaklarının açıklanmasını isteyen sektör temsilcileri, ilgili raporların kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu.

Açıklamada, “Faaliyetlerin durdurulmasına ilişkin gerekçeler arasında çevresel etkiler ve insan sağlığına yönelik tehditlerden bahsedilmektedir. Bu ifade son derece ağır bir ifadedir.

Buradan yetkililere açıkça soruyoruz:

Hangi bilimsel çalışma, hangi ölçüm veya hangi resmî rapor, hangi tesisin insan sağlığını tehdit ettiğini ortaya koymaktadır?

Eğer böyle bir rapor varsa kamuoyuyla paylaşılmasını istiyoruz.

Çünkü bir işletmenin yıllardır faaliyet gösterdiği bir yerde, ‘insan sağlığını tehdit ediyor’ denilerek faaliyetinin sona erdirilmesi, o işletmenin itibarı, çalışanları ve ticari ilişkileri açısından son derece ağır sonuçlar doğurmaktadır.

Bizler hiçbir zaman çevre ve insan sağlığını ekonomik menfaatin karşısına koymadık.

Tam tersine; gerekli çevresel tedbirlerin alınmasını, eksiklik varsa giderilmesini ve denetimlerin yapılmasını biz de istiyoruz” ifadeleri kullanıldı.

“KÖMÜR TİCARETİNİN TRABZON EKONOMİSİNDEKİ GERÇEK ROLÜ AÇIKLANMALI”

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin kentteki konutlarda kömür kullanımının sınırlı olduğu ve kömür tesislerinin faaliyetlerine son verilmesinin Trabzon ekonomisine darbe olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki açıklamasına karşı çıkan sektör temsilcileri, kömür ticaretinin yalnızca konutların yakıt ihtiyacından ibaret olmadığını vurguladı.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Burada önemli bir kavram karmaşası bulunmaktadır.

Bizim faaliyetimiz yalnızca Trabzon’daki konutların kömür ihtiyacını karşılamak değildir.

Trabzon’daki depolar; sanayi kuruluşlarına, çay fabrikalarına, balık ve süt ürünleri sektörüne, turizm sektörüne hizmet veren işletmelere, çeşitli ticari işletmelere, kamu kurum ve kuruluşlarına, bölgedeki diğer illere ürün tedarik eden bir lojistik ve ticaret zincirinin parçasıdır.

Dolayısıyla ‘Trabzon’da konutların çoğu doğal gaz kullanıyor’ demek, kömür ticaretinin Trabzon ekonomisindeki gerçek rolünü açıklamamaktadır.

Kömürün evlerde kullanımı ile kömürün sanayi ve ticari tedarik zincirindeki yeri aynı şey değildir.”

“1.410 KİŞİNİN İSTİHDAMI TRABZON EKONOMİSİNİN BİR PARÇASI DEĞİL Mİ?”

Kömür sektörünün istihdam boyutuna dikkat çeken temsilciler, depoların faaliyetlerinin sona erdirilmesinin çalışanların yanı sıra nakliye, liman hizmetleri ve diğer bağlantılı iş kollarını da etkileyebileceğini belirtti.

Açıklamada, “Daha önce sektör temsilcileri olarak kamuoyuna açıkladığımız üzere, kömür sektörü yalnızca depo çalışanlarından oluşmamaktadır.

Bu sektör; çalışanları, nakliyecileri, şoförleri, liman hizmetlerini, yükleme-boşaltma faaliyetlerini, iş makinelerini, bakım-onarım hizmetlerini, taşeronları ve bunların ailelerini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen geniş bir ekonomik yapı oluşturuyor.

Sektör temsilcilerinin daha önce kamuoyuna açıkladığı verilere göre, Trabzon’da yaklaşık 1.410 kişilik doğrudan istihdam söz konusudur.

Bu nedenle soruyoruz:

1.410 kişinin istihdamı ve bu insanların ailelerinin ekonomik hayatı Trabzon ekonomisinin bir parçası değil midir?

Bir işletmenin kapanması yalnızca işletme sahibini ilgilendirmez.

Bir işçinin maaşı; evine, marketine, çocuğunun eğitimine, kirasına, faturasına, şehirdeki diğer esnafa kadar uzanan bir ekonomik zincir oluşturur.

Bu nedenle ‘ekonomiye darbe değildir’ şeklindeki değerlendirmenin hangi ekonomik analiz veya rapora dayandığını bilmek istiyoruz” denildi.

“KÖMÜR TİCARETİNİN LİMANA KATKISI DA İNKÂR EDİLEMEZ”

Trabzon Limanı’nın yalnızca kömür ticaretine bağlı olmadığını kabul eden sektör temsilcileri, buna karşın kömür faaliyetlerinin limanın işlem hacmine ve bağlantılı ticari faaliyetlere katkısının göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Belediye açıklamasında, kömür faaliyetlerinin Trabzon Limanı’nın gündeminden çıkmasının limanın işlem hacmini azaltacağı yönündeki değerlendirmelerin doğru bulunmadığı belirtilmektedir.

Biz Trabzon Limanı’nın yalnızca kömürle ayakta durduğunu söylemiyoruz.

Ancak şu gerçeğin de inkâr edilmemesi gerekir:

Kömür ticareti limana gemi getirir, yükleme-boşaltma faaliyeti oluşturur, depolama ve nakliye zincirini harekete geçirir ve birçok sektöre ekonomik katkı sağlar.

Bir ticaret kaleminin limandan çıkarılması elbette limanın tamamen kapanması anlamına gelmez. Fakat ‘hiçbir ekonomik etkisi yoktur’ anlamına da gelmez.

Bizim itirazımız tam olarak bunadır.

Trabzon’un ticaretini büyütmek istiyorsak, mevcut ticaret hacmini azaltmak yerine artırmanın yollarını aramalıyız.”

“TURİZM İLE SANAYİ VE TİCARET BİRBİRİNİN DÜŞMANI DEĞİLDİR”

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin Değirmendere Vadisi’nin Sümela, Kuştul ve Vazelon manastırları ile Hamsiköy gibi turizm destinasyonlarının güzergâhında bulunmasına ilişkin değerlendirmesine de yanıt veren sektör temsilcileri, turizm ile ticaretin bir arada yürütülebileceğini savundu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Belediye açıklamasında Değirmendere Vadisi’nin Sümela, Kuştul ve Vazelon manastırları ile Hamsiköy gibi turizm destinasyonlarının güzergâhında bulunduğu belirtilerek kömür tesislerinin bu bölgede bulunmamasının turizm vizyonu açısından isabetli olduğu ifade edilmektedir.

Biz turizme karşı değiliz.

Trabzon’un turizm şehri olmasını biz de istiyoruz.

Ancak turizm ile sanayi ve ticaretin birbirinin düşmanı gibi gösterilmesini de doğru bulmuyoruz.

Dünyanın birçok şehrinde turizm, lojistik, sanayi ve ticaret aynı şehir içerisinde gerekli çevresel önlemler alınarak birlikte yürütülmektedir.

Eğer sorun çevresel görünüm veya toz ise; gerekli yatırımlar yapılabilir, saha standartları yükseltilebilir, denetimler artırılabilir, ilave tedbirler alınabilir.

Çözüm neden doğrudan ‘kapatma’ olmak zorundadır?”

“YILLARDIR YAPTIĞIMIZ YATIRIMLAR VE KURDUĞUMUZ TİCARİ DÜZEN VAR”

Kömür depolarının başka bölgelere taşınması ihtimaline karşı çıkan sektör temsilcileri, mevcut alanlarda yıllar içinde oluşturulan yatırımların, altyapının ve ticari bağlantıların dikkate alınmasını istedi.

Açıklamada, “Son dönemde sektörümüze farklı bölgelerde alternatif alanlar gösterilmesinden ve taşınma seçeneklerinden bahsedilmektedir.

Burada da açık konuşmak istiyoruz:

Biz mevcut yerlerimizden taşınmak istemiyoruz.

Çünkü bu alanlarda yıllardır yatırımlar yaptık. İş makinelerimiz, depolama sistemlerimiz, altyapımız, çalışanlarımız, müşterilerimiz ve ticari bağlantılarımız bu bölgelerde oluşmuştur.

Bize yeni bir yer gösterilmesi, oraya taşınmanın ekonomik ve hukuki olarak mümkün olduğu anlamına gelmez.

Yeni bir alanda; yeni izinler, yeni ÇED süreçleri, altyapı yatırımları, zemin ve saha yatırımları, ulaşım maliyetleri, yeni lojistik maliyetler, yeni müşteri ve tedarik planlamaları ortaya çıkacaktır.

Bu maliyetleri kimin karşılayacağı ve yıllardır yapılmış yatırımların ne olacağı konusunda da somut bir açıklama yapılmasını istiyoruz” denildi.

“KAPATMAK YERİNE DÜZELTMEK, YOK ETMEK YERİNE DÜZENLEMEK”

Çevre kurallarına ve denetimlere karşı olmadıklarını yineleyen sektör temsilcileri, mevcut alanların gerekli yatırımlar yapılarak mevzuata uygun hâle getirilmesini istedi.

Açıklamada, “Sektör olarak hiçbir zaman ‘denetim yapılmasın’ demedik.

Hiçbir zaman ‘çevre kuralları uygulanmasın’ demedik.

Tam tersine;

Eksiklik varsa giderelim.

Gerekli yatırımları yapalım.

Çevresel tedbirleri artırıp faaliyetimize devam edelim diyoruz.

Bizim istediğimiz budur.

Kapatmak yerine düzeltmek.

Yok etmek yerine düzenlemek.

Taşımak yerine mevcut alanları mevzuata uygun hâle getirmek.

Bunun mümkün olmadığı iddia ediliyorsa, bunun da bilimsel ve teknik gerekçelerinin ortaya konulmasını istiyoruz” ifadelerine yer verildi.

“EKONOMİK ANALİZ VE HUKUKİ GEREKÇELER AÇIKLANSIN”

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamasındaki değerlendirmelere saygı duyduklarını ancak sektörün geleceğini ilgilendiren kararların somut verilere dayanması gerektiğini belirten temsilciler, ilgili kurumlara açık çağrıda bulundu.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Biz bugün burada ayrıcalık istemiyoruz.

Kimsenin hakkını istemiyoruz.

Kamu kurumlarından imtiyaz talep etmiyoruz.

Biz sadece adil, şeffaf, hukuka uygun ve somut verilere dayanan bir süreç istiyoruz.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamasında ifade edilen değerlendirmelere saygı duyuyoruz; ancak sektörümüzü ilgilendiren bu kadar önemli bir konuda kamuoyunun yalnızca tek taraflı bilgilerle yönlendirilmesini doğru bulmuyoruz.

Bu nedenle buradan açık bir çağrıda bulunuyoruz:

Eğer kömür depolarının çevreye veya insan sağlığına zarar verdiği söyleniyorsa, bunun bilimsel raporları kamuoyuna açıklansın.

Eğer yıllardır sürekli şikâyet olduğu söyleniyorsa, resmî şikâyet kayıtları ortaya konulsun.

Eğer Trabzon ekonomisine hiçbir etkimizin olmadığı söyleniyorsa, bunun ekonomik analizi açıklansın.

Eğer taşınmamız isteniyorsa, mevcut yerlerimizde neden faaliyet gösteremeyeceğimiz teknik ve hukuki olarak anlatılsın.”

“BELGELER KONUŞSUN, RAPORLAR KONUŞSUN, BİLİM KONUŞSUN”

Açıklamanın sonunda meselenin yalnızca sekiz kömür deposuyla sınırlı olmadığına dikkat çeken sektör temsilcileri, Trabzon’da yatırım yapan, çalışan ve geçimini ticaretle sağlayan insanların geleceğinin söz konusu olduğunu belirtti.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Biz gerçeklerin kamuoyundan saklanmasını istemiyoruz.

Tam tersine;

Belgeler konuşsun.

Raporlar konuşsun.

Bilim konuşsun.

Hukuk konuşsun.

Ve bütün bunların sonucunda Trabzon için en doğru karar birlikte verilsin.

Çünkü bugün mesele sadece sekiz kömür deposunun meselesi değildir.

Mesele; Trabzon’da yatırım yapan insanların, çalışan insanların, ticaret yapan insanların ve bu şehirde ekmek kazanan insanların geleceğidir.

Biz çevreyi koruyarak ticaret yapmak istiyoruz.

Biz çalışanlarımızı koruyarak faaliyet göstermek istiyoruz.

Biz Trabzon’da kalmak, yatırım yapmaya ve istihdam sağlamaya devam etmek istiyoruz.

Biz kapatılmak değil, dinlenilmek istiyoruz.

Biz taşınmak değil, çözüm üretmek istiyoruz.

Biz ayrıcalık değil, adalet istiyoruz.”

Yorumlar (4)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

D
doğruluk
1 saat önce

kapanması lazım geç kaldı bile herkaes kendini düşünüyor çevreye verdikleri zararı düşünen yok kararı alandan allah razı olsun

B
Bilal
50 dakika önce

Havanızdan ğeçilmiyor du insanlara üstten bakıyordunuz biri veresiye kömür istese kapıyı ğösteriyordunuz özellikle o akçabatta ki eee yerken iyiydi başka iş bakın sizde iyi yapmışlar brawo

Y
yumukoğlu celal
26 dakika önce

çözüm lımanda kömür boşaltmasına izin verimıyerek boşaltmaya uygun ıskele yapılması kömürcülerınde bu yere uygun yere taşınmasıyla kökten çözülür ayrıca değermendere vadısınde kurulu çımento fabrıkasınında çımento madenının çıktığı gümüşhaneye taşınması ıle vadı tamamen türızme açılmış olur

A
ali
48 saniye önce

ÇEVRENİZDEKİ İNSANLAR KÖMÜR SIÇIYOR SEN İTİRAZ EDİYOn,MİLLETİ zehirlediniz yetmedimi