YENİ Parti Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, fındığın üretim maliyetinin kilogram başına 300 liraya ulaştığını, üreticinin ise ürününü 205 liradan TMO’ya verdiğini belirterek tarım politikalarını eleştirdi.
“FINDIĞIN MALİYETİ 300 LİRA, SATIŞ FİYATI 205 LİRA”
İlçe Başkanı Haluk Batmaz şunları söyledi: “İnsanlar geçtiğimiz sene 320 liraya fındık sattı. Benim bir ton fındığım vardı, 320 liraya sattım. Bu sene 1.200 kilo fındığım var, TMO’ya verdim. Geçen sene bunu tüccara da vermiştim. Bu sene 1.200 kilo fındığımı TMO’ya 205 liraya verdim. Aradan bir yıl geçti; enflasyon ve üretim maliyetleri yükseldi. Biz fındığı 205 liraya sattık. Köyümüzde, mahallemizde arkadaşlarımıza bakın; fındığı iyi fiyata sattın diye sevinmeye gittik. Düşünebiliyor musunuz insanların geldiği aşamayı?
Burada devletin temel görevi üreticiyi korumak ve kollamaktır. Fiskobirliklerin, kooperatiflerin, birliklerin görevi de buydu. Piyasa tamamen yabancı oyuncuların eline bırakılınca ortaya çıkan tabloyu engellememizin imkânı yok.
İnsanlar bu yıl fındığı 205 liraya sattı ama fındığın toplam maliyeti 300 lira. Gübre, budama, ilaçlama ve diğer masraflar… Artık kâr etmediği, hatta zarar ettiği için önümüzdeki yıl fındığın bakımını kimse yapmayacak. İstanbul’dan, Ankara’dan ve il dışından gurbetçiler gelip baba yadigârı topraklardaki fındıkları topluyordu. Artık insanlar gelmeyecek. Kardeşim, ‘Abi, ben Trabzon’a gelip gitme maliyetimle uğraşamam, tut benim yerime fındığı toplattır.’ diyor. Bizim bu dağlarda uğraşmamızın bir anlamı kalmıyor. Görünen o ki bu dağları artık ormana terk edeceğiz.”
“DEVLETİN GÖREVİ ÜRETİCİYİ KORUMAKTIR”
“Şöyle diyeyim size; siz şimdi Fiskobirlikleri, kooperatifleri ortadan kaldırırsanız üreticiyi önce tüccarın kucağına, daha sonra da TMO denilen bir sistemin içerisine dâhil ederseniz ve o sistemin içerisinde üreticinin söz hakkı yoksa… Bakın, TMO’da üreticinin söz hakkı yok ama Fiskobirlik’te vardı.
Devletin görevi üreticiyi korumaktır. Devletin herkesten kâr edecek diye bir gayesi yok. Çünkü bizim fındığımız millî ürünümüzdür. Millî gelire en fazla katkı sağlayan ürünlerimizden biri fındıktır. Fiskobirlikleri kapattınız, uluslararası bir firmaya, bizim en büyük ihracat kalemlerimizden biri olan tarımsal ihracat ürünümüz fındığı da teslim ettikten sonra artık bunun önünü alamazsınız. Çünkü oyunun içindeki oyuncu artık büyük, uluslararası bir firma.”
“ÜRETİCİYE NE YAPACAĞINI SÖYLEYECEKSİNİZ”
“Üreticinin hiç mi hatası yok? Tahminimce, kendimizden de biliyoruz, birçok üretici yıldan yıla fındık bahçesine giriyor. Ama insanlar yine de bahçelerine gidiyor. Üreticiye yönelik eleştiriler var. Geçtiğimiz haftadan beri Sayın Hüsoğlu da fındık üreticisini eleştiriyor. ‘Fındıkçı da yapmasın.’ diyor. Kardeşim, fındık para etmezse fındıkçı nereye gidecek? Fındıkçıya ne yapacağını söyleyeceksiniz.
Eskiden Fiskobirlik bize gübre verirdi. İnsanlar azotunu alırdı, ihtiyacı olanı alırdı. Fiskobirlik üreticiyi desteklerdi. TMO veriyor mu? Devlet artık veriyor mu? Üreticiyi teşvik ediyor mu? Nasıl üretim yapacağı konusunda bir yardımı var mı? Yok.
Araziler de bölündü. Eskiden 10, 20, 30 dönümlük fındık arazileri vardı. Şimdi bahçeler bölündü. Üç dönüm, beş dönüm arazisi olan, ‘İyi bir yerim var.’ diyor. Ama onları teşvik edecek olan yine iktidardır, yine devlettir.”
“ALTERNATİF ÜRÜNLERİN DE SÜREKLİLİĞİ OLMALI”
“Alternatif ürüne yönelme durumu olmayabilir. Günler öncesinde kivi vardı. Kivi alternatif bir üründü ama tutmadı. Yeni bir alternatifin sürekliliğinin olması lazım. Bizim şartlarımızda çok fazla alternatif ürün de yok. Araziler yamaç olduğu için bu da yetmiyor. Toprak da her ürünü yetiştirmeye uygun değil. Bu kadar yağış alan bölgede yetişecek, fındık gibi arazi şartlarına uyum sağlayabilecek bir ürün olması gerekiyor.
Bu akılla devam edildiği sürece gelecek yıl da aynı sorunlar yaşanır.”