Trabzon’un Sürmene ilçesinde Çarşı Mahallesi Deniz Sokak’taki kentsel dönüşüm projesinde hak sahipleriyle uzlaşma süreci başladı. Yaklaşık 533 milyon TL’lik projede konut ve iş yeri sahiplerine ortalama 2 milyon 631 bin 548 TL kamu desteği sağlanması planlanıyor. Hak sahiplerinden anahtar teslimine kadar ödeme alınmayacak; konutlarda 180, iş yerlerinde 120 aya varan vade uygulanacak. Mevcut taşınmazların değeri de yeni bağımsız bölüm için hesaplanan borçtan düşülecek.
Trabzon’un Sürmene ilçesinde uzun süredir gündemde olan Çarşı Mahallesi kentsel dönüşüm projesinde önemli bir aşamaya geçildi. Deniz Sokak çevresindeki yapıların yenilenmesini kapsayan proje için hak sahipleri bilgilendirilirken, devlet desteğinden ödeme koşullarına, konut dağıtımından iş yerlerinin geleceğine kadar merak edilen ayrıntılar açıklandı.
Sürmene Belediye Başkanı Hüseyin Azizoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Uzlaşma Daire Başkanı Burak Tozkoparan ve beraberindeki heyet, hak sahiplerine projenin işleyişini anlattı. Toplantıda vatandaşların soruları yanıtlanırken, uzlaşma sürecinin nasıl yürütüleceği ve yeni konutlarla iş yerlerinin hangi esaslara göre dağıtılacağı da detaylandırıldı.
Projenin en dikkat çekici yönleri arasında kamu tarafından sağlanacak yüksek tutarlı destek, uzun vadeli ödeme imkânı, taşınmazların mevcut değerinin borçtan düşülmesi ve hak sahiplerinden anahtar teslimine kadar ödeme istenmemesi yer aldı.

533 MİLYON TL’LİK DÖNÜŞÜM PROJESİ
Sürmene Çarşı Mahallesi Deniz Sokak’ta yaklaşık 3 bin 500 metrekarelik alanı kapsayan proje, ekonomik ömrünü tamamlayan yapıların yenilenmesini amaçlıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kentsel Dönüşüm Başkanlığının desteğiyle yürütülen çalışmada, mevcut yapıların yerine güncel deprem, yangın ve asansör yönetmeliklerine uygun yeni binalar inşa edilmesi planlanıyor.
Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Uzlaşma Daire Başkanı Burak Tozkoparan, sunumunda projenin toplam maliyetinin yaklaşık 533 milyon TL olduğunu açıkladı. Bu tutarın içerisinde inşaatın yanı sıra proje ve müşavirlik çalışmaları, saha tespitleri, yıkım, zemin iyileştirme ve diğer uygulama giderlerinin de bulunduğu belirtildi.
Tozkoparan, yaklaşık 328 milyon TL’lik bölümün kamu desteği kapsamında karşılanacağını, kalan maliyetin ise hak sahiplerinin mevcut taşınmazlarının değeri dikkate alınarak hesaplanacağını aktardı.
HER KONUT VE İŞ YERİ İÇİN ORTALAMA 2,6 MİLYON TL DESTEK
Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri, hak sahiplerine sağlanacak mali destek oldu.
Sunumda, proje kapsamında her bir konut veya iş yeri için ortalama 2 milyon 631 bin 548 TL destek öngörüldüğü belirtildi. Tozkoparan, bu desteğin büyüklüğüne dikkat çekerek Sürmene’deki hak sahipleri için önemli bir finansman imkânı oluşturulduğunu ifade etti.
Kentsel dönüşüm sürecinde özel bir müteahhit girişiminden farklı olarak kamu eliyle yürütülen modelde temel amacın vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak olduğunu vurgulayan Tozkoparan, kamu desteğinin bu doğrultuda kullanılacağını anlattı.
Destek miktarının her hak sahibi için aynı şekilde sonuçlanmayabileceği, nihai borçlandırmanın mevcut taşınmazın değeri ve hak sahibine verilecek yeni bağımsız bölüm üzerinden hesaplanacağı belirtildi.
ANAHTAR TESLİMİNE KADAR ÖDEME YOK
Kentsel dönüşüm projesinin hak sahipleri açısından öne çıkan avantajlarından biri de ödeme takvimi oldu. Toplantıda verilen bilgiye göre vatandaşlardan yeni konut veya iş yerleri teslim edilene kadar ödeme alınmayacak.
Hak sahiplerinin uzlaşma ve sözleşme sürecini tamamlamasının ardından tahliye ve yıkım işlemlerine geçilecek. İnşaatın tamamlanmasıyla birlikte yeni bağımsız bölümler teslim edilecek ve ödeme süreci anahtar tesliminden sonraki ay başlayacak.
Projede konutlar için 180 ay, yani 15 yıla varan vade, iş yerleri için ise 120 ay, yani 10 yıla varan vade öngörülüyor.
Böylece hak sahiplerinin inşaat devam ederken hem eski taşınmazlarından ayrılma hem de yeni konutlarının ödemelerini eş zamanlı yürütme baskısının azaltılması amaçlanıyor.

ESKİ EVİN VEYA DÜKKÂNIN DEĞERİ BORÇTAN DÜŞÜLECEK
Projede borçlandırma yapılırken yalnızca yeni konut veya iş yerinin maliyeti esas alınmayacak. Hak sahiplerinin mevcut taşınmazlarının değeri de hesaplamaya dahil edilecek.
Tozkoparan’ın verdiği bilgilere göre mevcut konutun veya iş yerinin serbest piyasa değerini belirlemek üzere SPK lisanslı bağımsız uzmanlar tarafından gayrimenkul değerleme raporu hazırlanacak. Taşınmazın değeri, hak sahibinin alacağı yeni bağımsız bölüm için hesaplanan borçtan düşülecek.
Örneğin, yeni konut için hesaplanan borcun 5 milyon TL olduğu varsayıldığında, mevcut taşınmazın değerinin 2 milyon 250 bin TL olarak belirlenmesi halinde bu tutar borçtan düşülecek ve kalan miktar üzerinden ödeme planı oluşturulacak. Bu rakamlar toplantıda anlatılan hesaplama yöntemini örneklemek amacıyla kullanıldı; hak sahiplerinin gerçek borçları kendi taşınmazlarının değerine göre belirlenecek.
Böylece vatandaşların eski mülklerinin karşılığı korunurken, yeni konut veya iş yerleri için ödeyecekleri tutarın buna göre hesaplanması hedefleniyor.
AYLIK TAKSİTLER NASIL HESAPLANACAK?
Toplantıda konut ve iş yerleri için uygulanması planlanan metrekare fiyatları da açıklandı. Sunumda konutlar için metrekare başına 50 bin TL, ticari alanlar için ise 100 bin TL üzerinden hesaplama yapılacağı belirtildi. Ancak bu tutarlar doğrudan nihai borç anlamına gelmiyor; mevcut taşınmazın değeri ve yeni bağımsız bölümün özellikleri de hesaplamaya dahil edilecek.
Tozkoparan’ın verdiği örneklere göre, 1+1 konut alacak hak sahiplerinde ortalama aylık taksit tutarının yaklaşık 9 bin 821 TL olması öngörülüyor. 2+1 konutlarda ise ortalama aylık ödemenin yaklaşık 19 bin TL seviyesinde olması bekleniyor.
İş yeri sahipleri için verilen ortalama aylık taksit örneği ise yaklaşık 13 bin TL oldu.
Bu tutarların her hak sahibi için kesin ve sabit ödeme miktarı olmadığına dikkat çekildi. Konutun büyüklüğü, bulunduğu kat, cephe ve taşınmazın mevcut değeri gibi unsurlar borçlandırmayı değiştirebilecek.
TAKSİTLERİN GÜNCELLENMESİNDE SINIRLAMA ÖNGÖRÜLÜYOR
Sunumda, sözleşme ile anahtar teslimi arasında geçecek sürede taşınmaz değerlerinin güncellenmesine ilişkin bilgi de verildi. Buna göre hak sahibinin mevcut taşınmazı için belirlenen değer, teslim dönemindeki güncel değer üzerinden yeniden değerlendirilecek.
Ödeme planında ise yıllık güncelleme yapılması ve bu güncellemede TÜFE ile yasal faiz sınırının dikkate alınması öngörülüyor. Amaç, uzun vadeli ödeme döneminde hak sahiplerinin öngörülebilir bir taksit planıyla hareket edebilmesi.
Nihai hesaplamalar ve uygulanacak koşullar, hak sahipleriyle yapılacak sözleşmelerde netleşecek.

115 KONUT VE 45 DÜKKÂNIN YERİNE 90 KONUT VE 35 İŞ YERİ
Projede mevcut yapıların dönüşüm sonrasında nasıl şekilleneceği de açıklandı. Sunumda mevcut alanda 115 konut ve 45 ticari alan bulunduğu bilgisi paylaşıldı. Yeni projede ise 90 konut ve 35 iş yeri olmak üzere toplam 125 bağımsız bölüm oluşturulması planlanıyor.
Mevcut bağımsız bölüm sayısının azalmasının nedeni, yeni yapıların güncel imar mevzuatına, yangın güvenliği şartlarına, asansör yönetmeliğine ve diğer teknik gerekliliklere uygun tasarlanması olarak açıklandı.
Tozkoparan, yeni projede yalnızca daha fazla bina üretmenin değil, güvenli ve nitelikli yaşam alanları oluşturmanın hedeflendiğini belirtti. Binalar arasında gerekli mesafelerin korunması, yeşil alanlar ve sosyal donatıların oluşturulması da planlamanın önemli unsurları arasında yer alıyor.
KONUTLAR KURA İLE DAĞITILACAK
Hak sahiplerine verilecek konutların dağıtımında mevcut mülkiyet durumu ve taşınmazların metrekareleri dikkate alınacak. Projede 1+1 ve 2+1 seçenekleri üzerinden farklı dağıtım modelleri hazırlandı.
Mevcut konutların büyüklükleri ve hak sahiplerinin toplam mülkiyetleri değerlendirilerek hangi tür konutların verilebileceği belirlenecek. Dağıtımın kura yöntemiyle yapılması planlanırken, yeni konutların blok, kat ve cephe bilgileri de süreç içerisinde netleşecek.
Birden fazla taşınmazı bulunan hak sahipleri için toplam mülkiyet büyüklüğü üzerinden hesaplama yapılabilecek. Hak sahiplerinin kendilerine sunulan konut seçenekleriyle ilgili değişiklik talepleri ise uzlaşma süreci kapsamında değerlendirilebilecek.
DÜKKÂNLARIN TİCARİ DEĞERİ KORUNMAYA ÇALIŞILACAK
Proje alanındaki ticari işletmelerin geleceği de toplantıda gündeme geldi. Yeni iş yerlerinin dağıtımında mevcut dükkânların konumu, cephesi ve ticari değerini etkileyen özelliklerinin dikkate alınacağı belirtildi.
Mevcut iş yerlerinin yeni projede aynı metrekarede karşılık bulamayabileceği, bunun nedeninin ise yeni yapılaşma koşulları olduğu ifade edildi. Buna karşılık daha modern ve nitelikli ticari alanlar oluşturulması hedefleniyor.
İnşaat sürecinde iş yerlerini boşaltmak zorunda kalacak esnaf için kira yardımı ve taşınma desteğinin yanı sıra geçici iş yeri imkânlarının da değerlendirilebileceği aktarıldı. Belediye ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığının bu konuda birlikte çalışma yürütebileceği belirtildi.
KİRA VE TAŞINMA YARDIMI SAĞLANACAK
Hak sahiplerinin tahliye sürecinde mağduriyet yaşamaması için kira ve taşınma yardımı mekanizmasının devreye alınması planlanıyor. Tahliye işlemlerinin başlamasının ardından vatandaşların ilgili birimlere başvurarak kira yardımı sürecini başlatabileceği bildirildi.
Uzlaşma Daire Başkanı Burak Tozkoparan, proje sürecinde vatandaşların bilgilendirilmesi için Sürmene Belediyesi binasının giriş katında uzlaşma ofisi oluşturulduğunu açıkladı.
Uzlaşma ofisinde hak sahipleri kendi taşınmazlarının değerini, alabilecekleri konut veya iş yeri seçeneklerini, borçlandırma tutarlarını ve ödeme planlarını öğrenebilecek. Toplantıya katılamayan veya şehir dışında bulunan hak sahiplerinin de süreç hakkında bilgi alabilmesi amaçlanıyor.
UZLAŞMA SAĞLANAMAZSA YASAL SÜREÇ İŞLETİLECEK
Toplantıda mülkiyet sorunları ve uzlaşma oranlarına ilişkin de açıklamalar yapıldı. Eski yapılarda birden fazla hissedar bulunması, miras nedeniyle mülkiyetin parçalanması veya bazı maliklere ulaşılamaması gibi durumların kentsel dönüşüm süreçlerini zorlaştırabildiği belirtildi.
Tozkoparan, önceliklerinin mümkün olduğunca geniş bir uzlaşma sağlamak olduğunu ifade etti. Yasal çoğunluğun oluşması halinde ise 6306 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlerin yürütülebileceğini anlattı.
Uzlaşma sağlanamayan hisseler bakımından mevzuatta öngörülen bildirim ve satış süreçlerinin uygulanabileceği belirtildi. Böylece mülkiyet sorunlarının projenin ilerlemesini engellemesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
HEDEF 2027’DE TEMEL ATMAK
Sürmene Belediye Başkanı Hüseyin Azizoğlu, daha önce yaptığı açıklamada projenin 2027 yılı içerisinde temel atma aşamasına getirilmesini hedeflediklerini bildirmişti. Çalışmaların planlandığı şekilde ilerlemesi durumunda konut ve ticari alanların yaklaşık 1,5 yıl içerisinde tamamlanarak hak sahiplerine teslim edilmesi amaçlanıyor.
Başkan Azizoğlu, toplantıda yaptığı konuşmada ekonomik ömrünü tamamlayan yapıların yerine deprem yönetmeliğine uygun, konforlu yaşam alanları oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Projenin Sürmene’nin mimari dokusuna ve şehir silüetine uygun hazırlanması için hak sahiplerinin görüşlerinin alınacağını vurguladı.
Azizoğlu, projenin hayata geçirilmesine katkı sunan başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum olmak üzere Kentsel Dönüşüm Başkanlığına, ilgili kurumlara, milletvekillerine ve emeği geçenlere teşekkür etti.
SÜRMENE’DE DAHA GÜVENLİ VE MODERN YAŞAM HEDEFİ
Çarşı Mahallesi kentsel dönüşüm projesiyle birlikte yalnızca eski yapıların yenilenmesi değil, bölgenin yaşam kalitesinin artırılması da amaçlanıyor. Yeni binalarda güncel yapı standartlarının uygulanması, yeşil alanların ve sosyal donatıların oluşturulması, otopark ihtiyacının karşılanması ve ticari hayatın daha nitelikli alanlarda sürdürülmesi hedefleniyor.
Devlet desteği, uzun vadeli ödeme seçenekleri, mevcut taşınmaz değerinin borçtan düşülmesi ve tahliye sürecindeki yardımlar, projenin hak sahipleri açısından öne çıkan avantajları arasında yer alıyor.