Trabzon Türk Mühendis ve Mimarlar Odalar Birliği (TMMOB), 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü dolayısıyla Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde bir araya geldi.
Toplantıya Mimarlar Odası Başkanı Serbülent Vural, Şehir Plancıları Odası Başkanı Ersin Türk, Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Doruk Görkem Özkan, Jeofizik Odası Başkanı Prof. Dr. Hakan Karslı, KTÜ Öğretim Üyesi Ebru Çolak, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Mustafa Tiryaki , Ziraat Mühendis Odaları temsilcisi ve ilgililer katıldı.
Açıklamayı yapan Mimarlar Odası Başkanı Serbülent Vural, 19 Eylül 1979’da gerçekleştirilen iş bırakma eyleminin mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki ve demokratik mücadelesinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, bugün de meslek alanlarında yaşanan sorunların sürdüğünü ifade etti.
19 EYLÜL İŞ BIRAKMA EYLEMİNİN 47. YILI
Vural, 19 Eylül 1979 İş Bırakma Eylemi’nin 47. yılında olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemizdeki mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki ve demokratik mücadelesi olarak tarihe geçen 19 Eylül 1979 İş Bırakma Eylemini 47. yılında coşkuyla selamlıyoruz.
Bundan tam 47 yıl önce meslektaşlarımızın yaşadığı hak kayıplarını ve ücret adaletsizliklerini protesto etmek için TMMOB’nin çağrısıyla gerçekleştirilen iş bırakma eyleminde; maden ocaklarından enerji santrallerine, fabrikalardan şantiyelere, kamu kurumlarından limanlara kadar pek çok iş yerinde üretim durdurulmuş, mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütlü gücü ülkenin dört bir yanında görünür hale gelmiştir.
Bizler için 19 Eylül İş Bırakma Eylemi, ülkesi için düşünen, planlayan ve üreten mühendis, mimar ve şehir plancılarının kendi öz güçlerinin farkına vardığı; mesleki haklarımız ile halkımızın ortak çıkarları arasındaki ayrılmaz bağın güçlü biçimde ortaya konulduğu tarihsel bir dönüm noktasıdır.”

47 YIL SONRA SORUNLARIMIZ SÜRÜYOR, MÜCADELEMİZ BÜYÜYOR
Vural, aradan geçen 47 yıla rağmen mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaşadığı birçok temel sorunun devam ettiğini belirterek:
“Aradan geçen 47 yıla rağmen mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaşadığı pek çok temel sorun bugün daha da ağırlaşmış durumdadır.
Uzun yıllar eğitim gören, bilimsel ve teknik bilgi birikimiyle ülkenin gelişimine katkı sunması gereken mühendis, mimar ve şehir plancıları geçim kaygısıyla, işsizlikle ve meslek dışı çalışma baskısıyla karşı karşıya bırakılmaktadır.
Üretimden, sanayileşmeden, kamusal planlamadan ve toplum yararından uzaklaşan ekonomi politikaları; meslek alanlarımızı daraltırken emeğimizi de sistematik biçimde değersizleştirmektedir. Kamusal yatırımların geriletilmesi, özelleştirme ve taşeronlaştırma politikaları, planlama ve denetim süreçlerinin piyasanın ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi hem meslektaşlarımızın çalışma koşullarını hem de toplumun nitelikli ve güvenli kamu hizmetlerine erişimini olumsuz etkilemektedir.”
Vural, mühendis, mimar ve şehir plancılarının sorunlarının ülkenin sorunlarından ayrı değerlendirilemeyeceğini ifade ederek şöyle devam etti:
“Yıllardır vurguluyoruz; ülkemizin sorunları ile mühendis, mimar ve şehir plancılarının sorunları birbirinden ayrı değildir.
Meslektaşlarımızın işsizliği—— ülkenin üretim kapasitesinin gerilemesi; kamudaki teknik personel yetersizliği—— kamusal hizmetlerin zayıflaması; mesleki denetimin tasfiyesi—— halkın can ve mal güvenliğinin tehlikeye atılması; şehir plancılarının bilimsel bilgisinin dışlanması ise kentlerimizin rant politikalarına teslim edilmesi anlamına gelmektedir.”
“MÜHENDİSLİK, MİMARLIK VE ŞEHİR PLANCILIĞI BİRER KAMUSAL HİZMETTİR”
Mesleklerin toplum yararı açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Vural, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı birer kamusal hizmettir. Mesleklerimizin temelinde toplumun sağlıklı, güvenli ve nitelikli bir çevrede yaşama hakkı vardır. Bilimsel ve teknik bilgi kamu yararından koparıldığında bunun bedelini yalnızca meslektaşlarımız değil, bütün toplum ödemektedir.”

KAMUDA ÇALIŞAN MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARININ SORUNLARI
Kamuda görev yapan meslektaşlarının yaşadığı sorunlara da değinen Vural:
“Kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancıları düşük ücretler, özlük haklarındaki kayıplar, liyakatsiz atamalar, ağırlaşan iş yükü ve güvencesiz istihdam biçimleriyle karşı karşıyadır.
Kamu kurumlarında yıllardır azaltılan teknik personel kadroları hem çalışan meslektaşlarımızın üzerindeki sorumluluğu artırmakta hem de kamunun planlama, uygulama ve denetleme kapasitesini zayıflatmaktadır. Kamuda teknik hizmetlerin güçlendirilmesi ve nitelikli kamu hizmetinin güvence altına alınması için yeterli sayıda mühendis, mimar ve şehir plancısının güvenceli kadrolarla istihdam edilmesi zorunludur.”
ÖZEL SEKTÖRDE ÇALIŞANLARIN SORUNLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Özel sektörde çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının çalışma koşullarına da dikkat çeken Vural, şu açıklamalarda bulundu:
“Özel sektörde çalışan meslektaşlarımız ise düşük ücret, uzun çalışma süreleri, iş güvencesinden yoksunluk, kayıt dışı istihdam, yanlış meslek kodları, mobbing ve sağlıksız çalışma koşulları altında mesleklerini sürdürmeye çalışmaktadır. TMMOB ile SGK arasında imzalanan Asgari Ücret İşbirliği Protokolü’nün tek taraflı olarak feshedilmiş olması, meslektaşlarımızın ücretlerinin denetlenmesine yönelik önemli bir mekanizmayı ortadan kaldırmıştır. Mesleki sorumluluğun büyüklüğü ile alınan ücret arasındaki uçurum her geçen gün artmaktadır.”
“GENÇ MESLEKTAŞLARIMIZ GELECEK KAYGISIYLA MESLEK YAŞAMINA BAŞLIYOR”
Genç mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaşadığı sorunlara da değinen Vural:
“Genç mühendis, mimar ve şehir plancıları meslek yaşamına umutla değil, işsizlik ve gelecek kaygısıyla başlamaktadır. Plansız biçimde artırılan kontenjanlar, istihdam politikalarıyla ilişkilendirilmeyen yükseköğretim sistemi ve kamusal istihdamın daraltılması sonucunda diplomalı işsizlik giderek büyümektedir. Genç meslektaşlarımız ücretsiz ya da düşük ücretli stajlara, güvencesiz çalışma biçimlerine ve meslek dışı işlere mahkûm edilmektedir.”
EMEKLİ MESLEKTAŞLARIN SORUNLARI
Emekli mühendis, mimar ve şehir plancılarının da ekonomik koşullar nedeniyle zorlandığını ifade eden Vural:
“Yıllarını ve emeğini bu ülkenin kalkınmasına, üretimine, kentlerine ve kamusal hizmetlerine vermiş emekli mühendis, mimar ve şehir plancıları da giderek ağırlaşan yaşam koşulları altında yoksulluğa itilmektedir. Çalışırken alınan ücretlerin ve özlük haklarının emekliliğe yeterince yansımaması, emekli meslektaşlarımızın yaşam standartlarını hızla düşürmektedir.”
“MESLEK ODALARININ KAMUSAL DENETİMDEKİ ROLÜ ZAYIFLATILMAMALI”
TMMOB ve bağlı odaların yetkilerine yönelik kısıtlamaların da gündeme getirildiği açıklamada Vural, şunları söyledi:
“Tüm bu sorunların yanında, TMMOB’ye ve bağlı Odalarımıza yönelik her türlü yetki kısıtlaması; yalnızca meslek örgütümüzün yetkilerine değil, toplumun kamusal ve bağımsız denetim hakkına yönelik bir müdahaledir. Meslek Odalarının kamusal denetimdeki rolünün zayıflatılması; plansızlığın, denetimsizliğin ve rant politikalarının önünü açmaktadır.”
“HEP BERABER MÜCADELE EDELİM”
Açıklamasının son bölümünde ortak mücadele çağrısı yapan Vural, şu ifadeleri kullandı:
“Geldiğimiz noktada sorunlarımızın çözümünün, ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik, toplumsal ve siyasal koşullardan bağımsız olmadığını biliyoruz. Emeğimizin, mesleğimizin ve geleceğimizin değersizleştirilmesine karşı haklarımızı ancak yan yana gelerek, örgütlenerek ve birlikte mücadele ederek kazanabiliriz.
Çünkü mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki hak ve çıkarlarını korumak, aynı zamanda toplumun geleceğini korumaktır. Bizler mesleğimize ve meslektaşlarımıza sahip çıkarken; güvenli kentlere, sağlıklı bir çevreye, nitelikli kamu hizmetlerine, ülkemizin üretim kapasitesine ve halkımızın ortak geleceğine de sahip çıkıyoruz.”
“TMMOB MÜCADELE GELENEĞİNDEN BİR ADIM GERİ ATMAYACAK”
Vural, TMMOB’nin meslek alanlarındaki mücadele anlayışının sürdürüleceğini belirterek:
“Herkes bilsin ki TMMOB, mesleğini bilimden, teknikten, üretimden ve toplumdan yana kullanan mücadele geleneğinden bir adım geri atmayacaktır. Ülkemizin ihtiyacı; özelleştirmelerle kamuyu tasfiye eden, emeği ucuzlatan, bilimi ve planlamayı dışlayan politikalar değil; üretimi ve sanayileşmeyi esas alan, kamusal hizmetleri güçlendiren, emeğin hakkını koruyan, bilimsel ve demokratik bir anlayıştır.”
“ÖRGÜTLÜ MÜCADELENİN GÜCÜNE SAHİP ÇIKACAĞIZ”
19 Eylül’ün örgütlü mücadelenin önemini ortaya koyduğunu ifade eden Vural, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“19 Eylül’ün bize bıraktığı en önemli miras örgütlü mücadelenin gücüdür. Bundan 47 yıl önce iş bırakarak taleplerini bütün ülkeye duyuran meslektaşlarımızdan aldığımız güçle bugün de emeğimize, mesleğimize ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz.
19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü, TMMOB’nin mücadele tarihine ve aydınlık yarınlarına sahip çıkma günüdür.
19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü, ülkemize, mesleğimize ve meslektaşlarımıza sahip çıkma günüdür.
Bu anlayış ve kararlılıkla 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günümüzü bir kez daha kutluyor; tüm meslektaşlarımızı emeğimiz, haklarımız, mesleğimiz ve ülkemizin geleceği için ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
Yaşasın TMMOB Örgütlülüğü!
Yaşasın Mücadelemiz!”