Doğu Karadeniz Bölgesi’nde sık görülen heyelanlar, aşırı yağışların etkisiyle can ve mal güvenliğini tehdit ediyor. Uzmanlar, bölgenin coğrafi yapısının yanı sıra yanlış arazi kullanımının da heyelanları tetikleyebildiğine dikkat çekiyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Kara, heyelanların nedenleri ve alınması gereken önlemler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kara, özellikle yağışlı dönemlerde toprağın suya doymasının heyelan riskini artırdığını belirterek riskli alanlarda önleyici tedbirlerin önemine işaret etti.

HEYELANLARIN EN BÜYÜK NEDENİ AŞIRI YAĞIŞ
Doğu Karadeniz’de heyelanların meydana gelmesinde meteorolojik olayların, özellikle de aşırı yağışların önemli rol oynadığını belirten Prof. Dr. Ömer Kara, toprağın suya doymasının yamaçlarda hareketlenmeye neden olabildiğini söyledi.
Kara, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Doğu Karadeniz Bölgesi'nde heyelanların en büyük sebebi meteorolojik olaylar, özellikle de yağışlardır. Yağışların art arda ve yüksek miktarda gerçekleşmesi, toprağın suya doymasına ve heyelanların daha fazla meydana gelmesine neden oluyor. Bir diğer önemli husus ise jeomorfolojik yapı, yani topografik yapıdır. Bölgemiz oldukça eğimli bir arazi yapısına sahip. Buna bağlı olarak eğimli yamaçlarda toprağın yerinde durması zorlaşıyor.”

Kara, toprağın üst katmanının geçirgen, alt katmanının ise geçirimsiz olduğu alanlarda suyun kayma yüzeyinde birikebildiğini belirtti. Bu durumun toprağın hareket etmesini kolaylaştırdığını ifade eden Kara, özellikle yazdan sonbahara geçiş dönemindeki şiddetli yağışlara karşı dikkatli olunması gerektiğini kaydetti.
HOPA’DAKİ HEYELAN RİSKİ YENİDEN GÜNDEMDE
Artvin’in Hopa ilçesinin Türkiye’de en fazla yağış alan bölgeler arasında bulunduğunu belirten Kara, bölgede yıllık yağış miktarının 2 bin milimetreye kadar ulaşabildiğini söyledi. Eğimli arazi yapısının da etkisiyle heyelan ve kaya düşmesi riskinin arttığına dikkat çekti.
Hopa’da önceki gün meydana gelen olayda heyelanla birlikte kaya düşmesi yaşanmış, olayda bir kişi hayatını kaybetmiş ve yaklaşık 7-8 tır zarar görmüştü.
Yaşanan olayın ardından özellikle tır parkları gibi araçların uzun süre beklediği alanlarda güvenlik önlemlerinin önemine dikkat çeken Kara, yamaçlardan gelebilecek kaya ve toprak hareketlerine karşı koruyucu sistemlerin kurulması gerektiğini belirtti.

“EN ÖNEMLİ TEDBİRLERDEN BİRİ DRENAJ”
Heyelan riskinin azaltılması için suyun kontrolsüz biçimde yamaçlardan akmasının önlenmesi gerektiğini vurgulayan Kara, çelik kafesler ve çelik bariyerlerin de tehlikelere karşı koruma sağlayabileceğini ifade etti.
Kara, Hopa’daki tır parkının üst bölümünde suyun kontrol altına alınmasının önemini şu sözlerle anlattı:
“Bence alınması gereken en önemli tedbirlerden biri de drenajın sağlanmasıdır. Tır parkının üzerindeki suyun yamaçta kontrolsüz şekilde hareket etmesi engellenmeli. Suyun toprağı kaymaya neden olacak derecede doyurmasının önüne geçilmesi gerekiyor. Bu da alınması gereken ikinci önemli tedbirdir.”
Kara, insanların can güvenliğini tehdit eden bölgelerde daha kapsamlı önlemlerin alınması ve risklerin önceden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

YANLIŞ ARAZİ KULLANIMI DA RİSKİ ARTIRIYOR
Doğu Karadeniz’de heyelanların yalnızca yağış ve eğimle açıklanamayacağını belirten Kara, insan faaliyetlerinin de yamaçların dengesini etkileyebildiğini kaydetti. Yol açılması, yerleşim alanlarının oluşturulması ve arazi kullanımındaki değişikliklerin heyelan riskini artırabileceğini ifade etti.
Özellikle orman alanlarının çay ve fındık bahçelerine dönüştürülmesinin bazı bölgelerde yamaçların stabilitesini olumsuz etkileyebildiğini belirten Kara, arazi kullanımının dikkatle planlanması gerektiğini söyledi.
Kara, heyelan risk haritalarında tehlikeli olarak belirtilen alanlarda yapılaşmadan tır parklarına kadar farklı kullanım türleri için gerekli önlemlerin alınmasının önemini vurguladı.