Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzon Haber Yayın tarihi: 08 Ekim 2026 17:02

KTÜ’de dikkat çeken gelişmeler! Rektör Çuvalcı açıkladı

KTÜRektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Haber61 ekranlarında yayımlanan Bakış programında önemli açıklamalarda bulundu.

Ahmet Çağlar Yıldırım’ın sunduğu Haber61 ekranlarında yayımlanan Bakış programının bu haftaki konuğu Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı oldu. Çuvalcı, programda KTÜ’nün ikinci dönemindeki çalışmalarını değerlendirirken üniversitenin mevcut durumu ve gelecek hedefleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Çuvalcı, rektörlükteki ikinci dönemini “ustalık dönemi” olarak değerlendirdi. KTÜ mezunu olduğunu ve yüksek lisans ile doktorasını burada yaptığını belirten Çuvalcı, tecrübenin artmasıyla birlikte yapılan çalışmaların daha koordineli ve daha verimli hale geldiğini söyledi.

Rektörlük sürecinin hızlı geçtiğini ifade eden Çuvalcı, görev süresi içerisinde geriye dönüp baktığında bazı çalışmaları daha erken yapmış olmayı istediğini belirtti.

“ATAMA VE YÜKSELTME KRİTERLERİNİ DAHA ÖNCE ARTIRSAYDIK”

Akademik personelin atama ve yükseltme kriterlerinin daha önce yükseltilmesini istediğini belirten Çuvalcı, bu kriterlerin akademisyenleri daha fazla çalışmaya teşvik ettiğini söyledi.

Çuvalcı, mevcut kriterlerin daha erken yükseltilmesi halinde üniversitenin bugün ulaştığı başarı seviyesine birkaç yıl önce ulaşabileceğini ifade etti.

“Şu andaki başarımızı belki birkaç yıl önce elde edebilirdik” diyen Çuvalcı, kriterlerin iki yıl önce değiştirildiğini ve bu değişikliğin üniversitenin Türkiye ve dünya sıralamalarına da olumlu yansıyacağını belirtti.

KTÜ’NÜN EN ÖNEMLİ SORUNU FİZİKİ MEKAN

KTÜ’nün önündeki en önemli sorunlardan birinin fiziki mekan ihtiyacı olduğunu belirten Çuvalcı, yeni bölümlerin açıldığını ancak bu bölümlerin kendi binalarına ve çalışma alanlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Ebelik ve fizyoterapi bölümlerinin açıldığını belirten Çuvalcı, bina yapımında devletin imkanlarının sınırlı olduğunu, deprem ve pandemi süreçlerinin de bu alandaki çalışmaları etkilediğini ifade etti.

Yazılım geliştirme bölümünün fizik bölümünün içerisinde oluşturulan alanda eğitim verdiğini belirten Çuvalcı, mevcut binaların verimli kullanılmaya çalışıldığını söyledi. Yeni bölümlerin kendilerine ait mekanlara kavuşmasının hem akademisyenler hem de öğrenciler açısından daha iyi olacağını ifade etti.

Moleküler biyoloji ve biyoloji bölümlerinin aynı binada faaliyet gösterdiğini belirten Çuvalcı, cihazların yoğunluğu nedeniyle çalışma alanlarında sıkıntı yaşandığını dile getirdi.

“Onun dışında ben bir problem görmüyorum” diyen Çuvalcı, KTÜ’nün temel sorununun fiziki mekan olduğunu belirtti.

“ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ OLMAK ŞAMPİYONLAR LİGİ GİBİ”

KTÜ’nün araştırma üniversitesi kimliğine kavuşmasının önemli avantajlar sağladığını belirten Çuvalcı, araştırma üniversitelerinin ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulduğunu söyledi.

Çuvalcı, “Araştırma üniversitesi kimliği bir defa diğer üniversitelerden ayırıyor. Şampiyonlar Ligi gibi” ifadelerini kullandı.

20 üniversite ve 3 vakıf üniversitesinin araştırma üniversitesi kapsamında değerlendirildiğini belirten Çuvalcı, KTÜ’ye bu yıl araştırma üniversitesi olması nedeniyle 60 milyon TL ek bütçe geldiğini söyledi.

Öncelikli alanlarda ek akademik kadro imkanının da sağlandığını belirten Çuvalcı, bazı üniversitelerde uygulanan kadro sınırlamalarının araştırma üniversitelerinde farklı şekilde uygulandığını ifade etti.

Araştırma üniversitesi kimliğinin KTÜ’nün marka değerini de yükselttiğini belirten Çuvalcı, bunun üniversitenin tercih edilmesine olumlu katkı sağladığını söyledi.

KTÜ’NÜN ÖNCELİKLİ ALANLARI

KTÜ’nün belirli alanlarda çalışmalarını yoğunlaştırdığını belirten Çuvalcı, deprem ve yapı sağlığı, HLM, medikal cihaz, ilaç geliştirme ve aşı çalışmalarının öncelikli alanlar arasında bulunduğunu söyledi.

Kimya bölümünde bir akademisyenin yeni bir kanser molekülü bulduğunu belirten Çuvalcı, bu molekül üzerinde hayvan deneylerinin yapıldığını ve daha ileri çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.

Çuvalcı, “Özel ihtisas alanlarımız bunlar bizim. Medikal cihaz, ilaç, deprem yapı sağlığı, onun dışında HLM, bunlar üzerinde özellikle çalışıyoruz” dedi.

ÖĞRENCİLERE VE AKADEMİSYENLERE DESTEK

Öğrencilerin projelerini desteklemek amacıyla BAP öğrenci projeleri yürüttüklerini belirten Çuvalcı, öğrencilerin akademisyenlerle birlikte hazırladıkları projeler için üniversiteden finansman desteği alabildiğini söyledi.

Öğrenci projeleri için verilen desteğin 15 bin TL’den 20 bin TL’ye çıkarılacağını belirten Çuvalcı, akademisyenlerin araştırma projelerine de destek sağlandığını ifade etti.

Sanayi ile ortak projelerde üniversitenin önemli miktarda katkı sağladığını belirten Çuvalcı, “Sanayici 1 lira koyduğunda biz üniversite olarak 3 lira koyuyoruz. 500 bin lira verdiğinde biz 1,5 milyon parayla yeter ki o projeyi yapalım” dedi.

Akademisyenlerin yayınlarına ve TÜBİTAK projelerine de destek verdiklerini belirten Çuvalcı, araştırma üniversitesi kapsamında gelen 60 milyon TL’lik kaynağın projelere aktarıldığını söyledi.

13 üniversitenin yer aldığı Teknik Üniversiteler Birliği’ni kurduklarını belirten Çuvalcı, akademisyenlerin ortak projeler geliştirdiğini ifade etti.

Yurt dışı deneyimi bulunmayan akademisyenleri de desteklediklerini belirten Çuvalcı, bu akademisyenleri yurt dışına gönderdiklerini ve aylık 2 bin 500 dolar ek ödeme yapıldığını söyledi. Bu çalışmalarla akademisyenlerin yurt dışındaki bilgi, teknik ve bağlantıları KTÜ’ye taşımasının hedeflendiğini belirtti.

VAKIF TARTIŞMASINA AÇIKLIK GETİRDİ

KTÜ Rektörü Çuvalcı, son dönemde Trabzon gündeminde yer alan vakıf tartışmasına da açıklık getirdi.

Araştırma üniversiteleri arasında büyük bir rekabet bulunduğunu belirten Çuvalcı, üniversitelerin yayın, patent ve proje sayılarına göre sıralamalarda yükseldiğini veya gerilediğini söyledi.

Akademisyenlerin özellikle nitelikli dergilerde yaptıkları yayınlar için üniversite tarafından desteklendiğini belirten Çuvalcı, devlet bütçesinde bu tür destekler için yeterli kaynak bulunmadığını, bu nedenle vakıf gelirlerinin önem taşıdığını ifade etti.

Çuvalcı, bazı üniversitelerin Q1 yayınlar için 2 bin dolar civarında destek verdiğini, KTÜ’de ise vakıf kaynaklarının yetersizliği nedeniyle bu desteğin 5 bin TL seviyesinde kaldığını söyledi.

Vakıf gelirlerini artırmak istediklerini belirten Çuvalcı, elde edilecek gelirin akademisyenlere ve öğrencilere daha fazla destek olarak aktarılacağını ifade etti.

Kreş ve kantin gibi alanların vakıf gelirlerinin artırılması amacıyla değerlendirilebileceğini belirten Çuvalcı, Teknofest’e katılan öğrencilerin de vakıf kaynaklarından desteklendiğini söyledi.

Öğrencilerin yurt dışındaki yarışmalara katılımı için vize ve uçak bileti gibi giderlerin bulunduğunu belirten Çuvalcı, vakıf gelirlerinin bu noktada önemli olduğunu ifade etti.

“YÜZDE 51’İ DIŞARIDAN, YÜZDE 49’U VAKIFTAN OLMALI”

Vakıf şirketinin ihalelere katılımıyla ilgili mevzuata da değinen Çuvalcı, üniversite rektörü ile vakıf başkanının aynı kişi olması nedeniyle doğrudan bir işletme yürütülemeyeceğini belirtti.

Çuvalcı, mevzuat gereği vakıf tarafından kurulacak şirketin ihaleye girebilmesi için yüzde 51’inin dışarıdan bir kişiye, yüzde 49’unun ise vakfa ait olması gerektiğini söyledi.

Bu nedenle güvendikleri bir iş insanını şirket yapısına ortak ettiklerini belirten Çuvalcı, konunun temelinde bu mevzuatın bulunduğunu ifade etti.

Şirket yapısına ortak edilen kişinin KTÜ mezunu ve vakıf üyesi olduğunu belirten Çuvalcı, üniversitede Refakatçi Evi yapılmasına da katkı sağlandığını söyledi. Bu yapının yurt dışından gelecek başarılı akademisyenlerin konaklaması amacıyla kullanılacağını belirtti.

Çuvalcı, “Amacımız vakıf gelirlerini arttırma” diyerek, yapılan çalışmaların temel amacının üniversitenin gelirlerini artırarak akademisyen ve öğrencilere daha fazla destek sağlamak olduğunu vurguladı.

Kendisinin görev yaptığı 6 yıllık süreçte kişiye özel uygulama yapılmadığını belirten Çuvalcı, üniversitenin 93 personel alımı için yaklaşık 20 bin kişinin başvurduğunu ve alımların KPSS puanına göre gerçekleştirildiğini söyledi.

“Üniversite hocalarına ve öğrencilerine destek. Bunun dışında kesinlikle bir gündemimiz yok” diyen Çuvalcı, vakıf tartışmasının bundan ibaret olduğunu ifade etti.

AFET ARAŞTIRMALARINDA YENİ DÖNEM

KTÜ’de afetlere yönelik çalışmaların farklı akademik alanların katılımıyla yürütüldüğünü belirten Çuvalcı, deprem, yapı sağlığı ve heyelan çalışmalarının yanı sıra tıp, acil tıp, lojistik, endüstri mühendisliği, elektrik ve jeoloji gibi alanların da sürece dahil olduğunu söyledi.

Trabzon Belediyesi ile kaya düşmesi konusunda ortak çalışma yürüttüklerini belirten Çuvalcı, belediyenin bütçe ve deney sahası desteği sağladığını ifade etti.

Kaya düşmelerine karşı kullanılacak çelik ağların aralıkları ve kalınlıklarının belirlenmesine yönelik deneyler yapılacağını belirten Çuvalcı, KTÜ’nün heyelan ekibinin gerçek kaya deneyleri için İsviçre’ye gittiğini söyledi.

Heyelanların ve bina risklerinin önceden belirlenmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Çuvalcı, binalara yerleştirilen sensörlerle risklerin tespit edilebildiğini ifade etti.

“Yıkılmadan önce diyor ki yıkılacak bu. Alarm veriyor. Hatta cep telefonuna alarm veriyor” diyen Çuvalcı, bu teknolojinin KTÜ’de bulunduğunu söyledi.

Afet çalışmalarının yeni enstitüyle daha kapsamlı hale getirileceğini belirten Çuvalcı, yeni bir bina yapıldığını ve personel sayısının artırılacağını ifade etti.

“Şu anda 10 iş yapıyorsak 100 iş yapacağız. Burası bir merkez olacak” diyen Çuvalcı, AFAD ve belediyelerle iş birliğinin artırılacağını belirtti.

“MEDİKAL CİHAZ VE İLACA YÖNELMEMİZ LAZIM”

Yerli ve milli üretim anlayışının medikal cihaz ve ilaç sektörüne de taşınması gerektiğini belirten Çuvalcı, savunma sanayisinde yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranına ulaşıldığını söyledi.

Medikal cihaz alanında ise Türkiye’nin yurt dışına bağımlı olduğunu belirten Çuvalcı, yüksek maliyetli cihazlara dikkat çekti.

Da Vinci robotunun yaklaşık 60 milyon TL, 3 Tesla MR cihazının ise 70 milyon TL civarında olduğunu belirten Çuvalcı, Trabzon’da en az 10 MR cihazı bulunduğunu ve bunun yalnızca Trabzon açısından yaklaşık 1 milyar TL’lik bir maliyet oluşturduğunu söyledi.

KTÜ Medikal Cihaz Tasarım ve Üretim Merkezi’nde çalışmaların artırıldığını belirten Çuvalcı, merkeze daha fazla personel ve bütçe sağlandığını ifade etti.

Kişiye özel implantlar ürettiklerini belirten Çuvalcı, yüz ve kafa travmalarında eksik parçaların kişiye özel olarak üretildiğini söyledi.

Türkiye’de ilk kez yapılan dijital bir cihaz geliştirdiklerini ve bunun patent çalışmalarının sürdüğünü belirten Çuvalcı, ayrıca görüntülü ve kameralı dijital laringoskop geliştirdiklerini ifade etti.

Sağlık sektöründeki standartların oldukça sıkı olduğunu belirten Çuvalcı, gerekli belgelerin alınmasının hem zaman hem de maliyet açısından zorlu olduğunu söyledi.

Sanayi ile iş birliklerinin sürdüğünü belirten Çuvalcı, diş implantlarında da kişiye özel metal parçaların radyolojik görüntüler üzerinden tasarlanarak üretildiğini ve cerrahlara hazır şekilde teslim edildiğini anlattı.

FARABİ HASTANESİ’NDE SORUN YOK

Farabi Hastanesi’nde yaşanan sorunların ağırlıklı olarak ekonomik konularla ilgili olduğunu belirten Çuvalcı, ödemelerde zaman zaman gecikmeler yaşansa da devlet tarafından yıl sonunda ödemelerin yapıldığını söyledi.

“Hocalarımızı takviye ediyoruz” diyen Çuvalcı, böbrek nakli konusunda da hazırlık yaptıklarını ve bir akademisyeni eğitim için gönderdiklerini belirtti.

Böbrek naklinin gelecek yıl başlamasının planlandığını belirten Çuvalcı, “Bir problem yok şu anda. Farabi Hastanesi güzel çalışıyor” dedi.

Hastanedeki yoğunlukların azaltılması için online randevu sisteminin de kullanıldığını belirten Çuvalcı, hastanede hem personel hem de maddi açıdan önemli bir sorun bulunmadığını ifade etti.

ÇOCUK HASTANESİ İÇİN 2027 HEDEFİ

Çocuk hastanesinin yapımında müteahhit kaynaklı sorunlar yaşandığını belirten Çuvalcı, yüklenici firmaya üç aylık süre verileceğini söyledi.

Çuvalcı, “Üç ayı da bitiremezse tasfiye edip tekrar ihaleye çıkacağız” dedi.

Diş Hekimliği binasının ise bir ay içerisinde tamamlanmasının hedeflendiğini belirten Çuvalcı, çocuk hastanesi için hedeflerinin 2027 yılının sonu olduğunu söyledi.

KONGRE VE SAĞLIK TURİZMİ

Trabzon’un kongre turizminde önemli bir merkez haline geldiğini belirten Çuvalcı, kentin tarihi ve doğal güzelliklerinin bu alana katkı sağladığını söyledi.

KTÜ’nün kongre merkezinin yanında otelinin bulunmasının da kongrelere gelenler açısından önemli bir avantaj olduğunu belirten Çuvalcı, “Kongre turizmi iyi gidiyor. Baya iyiyiz o manada” dedi.

Sağlık turizmi için özel odalar oluşturduklarını belirten Çuvalcı, özel sektörün bu alanda daha ileride olduğunu ifade etti.

Özellikle onkolojik ve pediatrik vakalarda KTÜ’nün önemli bir sağlık turizmi potansiyeline sahip olduğunu belirten Çuvalcı, sağlık turizmi için ayrılan 12 odanın yaklaşık yüzde 50 kapasiteyle kullanıldığını söyledi.

“TEKNOFEST GENÇLERE BÜYÜK ÖZGÜVEN VERDİ”

Teknofest’in gençlere önemli bir özgüven kazandırdığını belirten Çuvalcı, “Bu şu; biz yaparız ve daha iyisini yaparız” dedi.

Teknofest’te farklı yaş gruplarından öğrencilerin projeler geliştirdiğini belirten Çuvalcı, sekiz yaşındaki öğrencilerin dahi proje üretmesinin teknoloji ekosisteminin ulaştığı noktayı gösterdiğini söyledi.

Bu sistemin ilk, orta ve lise düzeyinde devam etmesi halinde önemli bilim insanları ve teknoloji girişimcilerinin yetişeceğini belirten Çuvalcı, KTÜ öğrencilerinin Teknofest sonrasında Teknokent’te şirket kurarak yurt dışına ürün sattığını ifade etti.

Teknofest’in gençler için büyük bir imkan olduğunu belirten Çuvalcı, devlet desteğinin de bu organizasyonun gelişmesinde önemli olduğunu söyledi.

Medikal cihaz ve ilaç alanında da aynı ekosistemin oluşturulması gerektiğini belirten Çuvalcı, gençlerin ve firmaların bu alanlara yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

TEKNOKENT’TE 120 FİRMA

Trabzon Teknokent’te yaklaşık 120 firma bulunduğunu belirten Çuvalcı, bunların 44’ünün akademisyenlere ait olduğunu söyledi.

Akademisyenlerin üniversitede gerçekleştirdiği araştırmaları Teknokent’e taşıyarak ürün geliştirdiğini belirten Çuvalcı, bu çalışmaların katma değer ve döviz kazandırdığını ifade etti.

Teknokent’te yurt dışına satış yapan firmalar bulunduğunu belirten Çuvalcı, akademisyenleri şirket kurmaları konusunda desteklediklerini söyledi.

Akademisyenlerin atama ve terfi süreçlerinde Teknokent’te firma sahibi olmalarının da dikkate alındığını belirten Çuvalcı, üretim ve satış yapan akademisyenlerin teşvik edildiğini ifade etti.

Teknokent’in kamuoyunda yeterince tanınmadığını belirten Çuvalcı, bu konuda daha fazla tanıtım yapılması ve kamuoyuna düzenli bilgi verilmesi gerektiğini söyledi.

TEKNOFEST PROJELERİ TİCARİLEŞTİRİLECEK

Teknofest’te yarışan öğrencilerin projelerinin yarışma sonrasında da desteklendiğini belirten Çuvalcı, iki projeye Ankara’dan büyük bir savunma sanayi firmasının ilgi gösterdiğini söyledi.

Projelerin büyütülmesi ve birlikte çalışılması yönünde görüşmeler yapıldığını belirten Çuvalcı, Teknokent üzerinden de öğrencilerin projelerinin ticarileştirilmesi için destek verildiğini ifade etti.

Üniversitede Milli Teknoloji Atölyesi, Girişim Evi ve Teknofest atölyelerinin oluşturulduğunu belirten Çuvalcı, öğrencilerin 7/24 çalışabilecekleri bir ekosistem kurulduğunu söyledi.

KTÜ’nün Hyperloop takımının üç yıl üst üste şampiyon olduğunu belirten Çuvalcı, öğrencilerin çalışmalarını daha ileriye taşımak amacıyla Hyperloop merkezi kurulması için bakanlık ve TÜBİTAK ile görüşmeler yapılacağını ifade etti.

Çuvalcı, “Burası bir üretim merkezi olacak yani Hyperloop konusunda” dedi.

YENİ HAVALİMANI İÇİN “DOĞUYA KAYMASINI ARZU EDERİZ”

Yeni Trabzon Havalimanı projesinin KTÜ’nün sahil tesislerini de etkileyeceğini belirten Çuvalcı, havalimanının doğu tarafına doğru kaydırılmasını istediklerini söyledi.

Çuvalcı, “Onun biraz daha doğu tarafına, 300-400 metre, ne kadarsa 500 bizi kurtaracak kadar doğu tarafına gitmesini arzu ederiz” dedi.

Bölgede kuyular ve derinlik nedeniyle daha fazla dolgu yapılmasının gerektiğinin kendilerine aktarıldığını belirten Çuvalcı, dolgu maliyetinin karşılanması halinde KTÜ’nün mevcut güzel manzarasının korunabileceğini söyledi.

“Çünkü Trabzon’da böyle bir yerimiz yok. Hala o fikirdeyim ama tabii buna devletimiz karar verecek, makamlık karar verecek” ifadelerini kullanan Çuvalcı, tesislerin korunmasının kendileri açısından olumlu olacağını belirtti.

“SENEYE 16’LAR BANDINA GELECEĞİZ”

KTÜ’nün sıralamalarda son yıllarda yükseldiğini belirten Çuvalcı, göreve ilk geldiğinde Türkiye sıralamasında 20. sırada olduklarını, daha sonra 18. sıraya yükseldiklerini söyledi.

Dokuz aylık verilere göre iki üniversiteyi daha geçme ihtimallerinin bulunduğunu belirten Çuvalcı, “16’lar bandına geleceğiz inşallah seneye” dedi.

KTÜ’nün yayın sayısının da arttığını belirten Çuvalcı, geçen yıl toplam 1400 civarında olan yayın sayısının bu yıl 1600’e ulaştığını ve 2000 yayın seviyesine ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.

Yayın, patent ve projelerde iyi durumda olduklarını belirten Çuvalcı, GreenMetric sıralamasında da önemli bir yükseliş yaşandığını ifade etti.

“Orada da 800’den girmiştik, şu anda 367’ye geldik” diyen Çuvalcı, başka bir sıralamada ise 1500 bandından 1200-1400 bandına geldiklerini belirtti.

KTÜ’nün yükselişinin devam edeceğini belirten Çuvalcı, “Daha yukarı çıkacağız. Çünkü daha fazla üretiyoruz. Dokuz aylık veriler onu gösteriyor. Daha yukarı çıkacağız. O kesin. Şu anda yükselen bir şeydeyiz. Yükseliyoruz. Bu, hocalarımıza verdiğimiz destekler ve onların gayretleriyle olan bir şey. Daha iyi olacağız” ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!