Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzon Haber Yayın tarihi: 11 Eylül 2026 09:59 Güncellenme tarihi: 11 Eylül 2026 09:31

Karadeniz iklim alarmı mı veriyor? “1,3 santigrattan daha fazla ısındı”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 sürecine ilişkin değerlendirmelerinde Trabzon ve Karadeniz’in iklim değişikliğinden daha fazla etkilendiğini belirterek, “1,3 santigrattan daha fazla Karadeniz ısındı” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 sürecine ilişkin değerlendirmelerinde Karadeniz ve Trabzon’un iklim değişikliğinden giderek daha fazla etkilendiğine dikkat çekti. Kurum, Karadeniz’in küresel ortalamaya kıyasla daha fazla ısındığını belirterek, bölgede yaşanan sel ve aşırı hava olaylarının iklim değişikliğinin etkilerini ortaya koyduğunu söyledi.

Kurum, 1,5 derece hedefinin mevcut veriler ışığında yakalanmasının zorlaştığını belirterek, COP31’in artık kararların somut projelere dönüştürüldüğü bir “uygulama COP’u” olması gerektiğini ifade etti.

“1,5 derece hedefini şu anki veriler aslında dünyanın yakalayamayacağını gösteriyor net bir şekilde. Yani bugün 1,3 santigrat derece ısınmış, 1,5 derece hedefinin gerçekleşme ihtimali maalesef çok kolay gözükmüyor. Bir kere bu gerçeği bilmemiz lazım. Ama yani en azından 1,5 derece etrafında tutabilirsek bu da bir başarı olacak” diyen Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelede somut adımların önemine vurgu yaptı.

“KARADENİZ DAHA FAZLA ISINDI”

Trabzon ve Karadeniz’e ilişkin değerlendirmesinde ise Kurum, bölgenin iklim değişikliğinin etkilerini daha yoğun yaşadığını belirtti.

Kurum, “1,3 santigrattan daha fazla Karadeniz ısındı. Yani bu daha kötü aslında baktığınızda. Kapalı havzalar, Akdeniz Havzası, işte Karadeniz... Daha çok hissediyoruz, daha çok etkilerini aslında yaşadığımız afetlerde bize gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Kurum, özellikle Trabzon’da yaşanan sellerin iklim değişikliğinin bölgesel etkilerini gösterdiğini belirterek, “Karadeniz’deyiz, Trabzon’dayız. Ya burada hava şartları değişti, deniz ısındı, aşırı hava olayları var. Bunun bir sebebi var” dedi.

TRABZON’UN ATIK SU PROJESİNİ ÖRNEK GÖSTERDİ

Kurum, iklim finansmanı konusunda Türkiye’nin hazırladığı projelerin finansmanla buluşturulmasının önemine de değindi. Bu kapsamda Trabzon’un atık su arıtma tesisi projesini örnek gösteren Kurum, “Bugün Trabzon’un atıksu arıtma tesisiyle ilgili bir proje paylaştık, vatandaşımıza müjdeledik. Ve proje hızlı bir şekilde hazırlandı, hazırlanıyor ve finansmanla buluşturuyoruz” diye konuştu.

Kurum, iklim projelerinde yalnızca finansmanın bulunmasının yeterli olmadığını belirterek, “Şimdi proje olmazsa finansmanınız olsa bile bir şey ifade etmiyor” dedi.

“KARADENİZ’DEKİ KİRLİLİK AKDENİZ’İ, EGE’Yİ, OKYANUSLARI İLGİLENDİRİYOR”

Deniz ve okyanusların korunmasının COP31’in önemli başlıklarından biri olduğunu söyleyen Kurum, deniz kirliliğinin ülkelerin sınırlarıyla sınırlı kalmadığını ifade etti.

Kurum, “Deniz konusu sadece bir ülkeyi ilgilendirmiyor. Yani Karadeniz’deki bir kirlilik Akdeniz’i, Ege’yi, okyanusları ilgilendiriyor veya okyanustan bırakılan bir çöp ta buralara kadar gelebiliyor” ifadelerini kullandı.

Bu nedenle ülkelerin ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Kurum, “Dolayısıyla bir bütün hareket etmek, aynı hedefi yakalamak ve aynı işte bu anlamda da imkanları paylaşmak zorundayız” dedi.

ABD’NİN TUTUMU VE ÇİN’İN ROLÜ

COP31’de ABD, Çin ve Avrupa Birliği’nin rolüne ilişkin soruyu da yanıtlayan Kurum, ABD hükümetinin iklim konusunda geri adım atmış olabileceğini ancak Amerikan özel sektörünün sürece ilgisinin devam ettiğini söyledi.

Kurum, “Amerika hükümet olarak geri adım atmış olabilir ama yani ben Amerika'daki odalara kayıtlı şirketlerle görüştüm; işte Google, Apple, başka kim vardı orada, Amazon... Yani Amerika'nın, hatta dünyanın ekonomisine yön veren büyük firmalar” ifadelerini kullandı.

Amerikan şirketlerinin COP31 sürecinde çalışmak istediğini belirten Kurum, “Neticede Amerika'nın özel sektörü bunu net bir şekilde istiyor. Ben toplumun da istediğini düşünüyorum” dedi.

Çin’in iklim dönüşümündeki rolüne de değinen Kurum, “Çin ile görüşüyoruz, Çin sürece katılım sağlıyor. Herhangi bir problem yok. Hatta ben Çin'i tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

Çin’in elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarına dikkat çeken Kurum, “Gerçekten böyle büyük bir coğrafya, böyle büyük bir nüfusla bu dönüşüme kendi ülkesinde liderlik ediyor. Yani elektrikli araçlardan tutun da işte yenilenebilir enerji üretim tesislerine kadar hem ülkesinde hem de dünyanın farklı coğrafyalarında yatırımlar yapıyorlar” diye konuştu.

“HER ÜLKE HER ALANDA KENDİNE YETMELİ”

Kurum, Rusya-Ukrayna savaşı ve küresel enerji krizinin ülkelerin enerji alanında kendi kendine yetmesinin önemini gösterdiğini söyledi.

“İstiyoruz ki biz her ülke kendi kendine yetsin. Bakın yaşadığımız krizler bunu bir kez daha bize gösterdi” diyen Kurum, yenilenebilir enerji kaynaklarının önemine dikkat çekti.

Kurum, “Yenilenebilirden alsın; ama sudan alsın, ama güneşten alsın, ama hidrojenden alsın, ama nükleer santral kursun... Yani bunların hepsi neticede fosil yakıtlardan uzaklaşma konusu” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin COP31 dönem başkanlığında temel hedefinin kararları uygulamaya geçirmek olduğunu belirten Kurum, “Bir yere takılıp kalmamak, zaman kaybetmemek gerekli. Diğer konuların da fosil yakıtlardan çıkış kadar en az önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!