Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzon Haber Yayın tarihi: 02 Ekim 2026 16:09 Güncellenme tarihi: 02 Ekim 2026 16:09

Hisoğlu’ndan dikkat çeken fındık çıkışı: “Babam 3 ton alıyordu, şimdi 600 kilo alıyoruz”

Hisoğlu, fındıkta verim kaybı, kokarca zararı ve yüksek işçilik maliyetlerine dikkat çekerek üreticinin bahçesine daha fazla bakım yapması, devletin ise üreticiyi desteklemesi gerektiğini söyledi.

AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Seyit Hisoğlu, fındık üretiminde yaşanan sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kendisi de fındık üreticisi olan Hisoğlu, arazi parçalanması, bahçelerde yeterli bakım yapılmaması, düşük verim, yüksek işçilik maliyetleri ve kahverengi kokarca zararlısının üreticiyi zorlayan başlıca sorunlar olduğunu söyledi. Hisoğlu, TMO’ya fındık tesliminde yaşanan süreç hakkında da değerlendirmelerde bulunarak hem üreticinin hem de devletin üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı.

“BABAMIN ÜÇ TON FINDIK ALDIĞI YERDEN BUGÜN 600 KİLOGRAM ALIYORUZ”

Fındık fiyatlarının her yıl gündeme geldiğini ancak bu yıl sorunların daha da derinleştiğini belirten Hisoğlu, Karadeniz’de verimin ciddi şekilde düştüğünü söyledi.

Hisoğlu, “Fındık fiyatı aslında her sene gündem oluyor. Ancak bu sene sorun daha da derinleşti. Bunun birçok sebebi var. Ben de köylüyüm ve fındıkçıyım. Babamın üç ton fındık aldığı yerden bugün bir ton bile fındık alamıyoruz. Belki 600 kilogram alıyoruz. Yani verim dörtte bire kadar düşmüş durumda. Karadeniz coğrafyasında birçok yerde durum böyle.” dedi.

Arazi yapısındaki değişimin de fındık üretimini etkilediğini ifade eden Hisoğlu, “Bence öncelikle arazi bölündü. Araziler parçalandıkça insanlar fındık bahçelerine yeterince bakmamaya başladı. Dolayısıyla verim düştü. Fındıkta en büyük maliyetlerden biri işçilik maliyeti. Verim düştüğü zaman işçilik maliyeti de yükseliyor ve fındığın mevcut fiyatı üreticiyi kurtaramaz hale geliyor.” ifadelerini kullandı.

“KOKARCA BU YIL FINDIĞA CİDDİ ZARAR VERDİ”

Fındık üretimindeki bir diğer önemli sorunun kahverengi kokarca olduğunu belirten Hisoğlu, bu yıl zararlının fındığa ciddi zarar verdiğini söyledi.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kokarcayla mücadele yürütüldüğünü ifade eden Hisoğlu, “Samuray arıları, tuzaklar ve farklı yöntemler kullanılıyor. Ancak bu kolay bir sorun değil. Amerika’nın yaklaşık 20 yıldır, İspanya’nın da 17 yıldır bu sorunla mücadele ettiği söyleniyor. Kokarcayı tamamen ortadan kaldırmak için doğaya zarar verecek yöntemlere başvurmak da doğru değil. Bu nedenle mücadele kontrollü şekilde yürütülüyor.” dedi.

Hisoğlu, kokarca sorununun zaman içerisinde azalmasını beklediklerini de ifade etti.

TMO’YA FINDIK TESLİMİNDE ÇÜRÜK ORANI DEĞERLENDİRMESİ

Bu yıl üreticilerin karşılaştığı sorunlardan birinin de TMO’ya fındık tesliminde yaşandığını belirten Hisoğlu, çürük oranıyla ilgili uygulamaya dikkat çekti.

Hisoğlu, “TMO daha önce üç çürüğe kadar fındık alıyordu. Bölge müdürlüğüyle yaptığımız görüşmede bu oranın yedi çürüğe çıkarıldığını öğrendik. Ancak burada randıman ve çürük oranıyla ilgili bazı şartlar da var. Örneğin 100 tane fındığın üçü çürükse daha önce alım yapılırken, şimdi yedi çürüğe kadar alım yapılabiliyor. Ancak çürük oranı daha yüksek çıkarsa fındığın yeniden seçilmesi isteniyor.” diye konuştu.

Üreticinin de bu noktada üzerine düşeni yapması gerektiğini belirten Hisoğlu, geçmişte fındığın TMO’ya teslim edilmeden önce harmanda daha fazla seçildiğini söyledi.

“Eskiden TMO’ya fındık götürmeden önce harmanda saatlerce fındık seçerdik. Şimdi patosa vurup doğrudan TMO’ya getiriyoruz. Biraz daha emek verirsek TMO’ya teslim edebileceğimiz fındık oranını artırabiliriz.” ifadelerini kullandı.

“ÇÜRÜK ORANI SAĞLAM FINDIĞI DA ETKİLEYEBİLİYOR”

TMO yetkililerinin çürük oranının neden önemli olduğunu üreticilere anlattığını belirten Hisoğlu, yüksek orandaki çürük ürünün depolama sürecinde sağlam fındığı da etkileyebildiğini söyledi.

Hisoğlu, “Fındık depolandığında çürük oranı yüksek ürün, sağlam fındığın da bozulmasına neden olabiliyor. İçerisindeki toksin nedeniyle diğer fındıkları da etkileyebiliyor. Dolayısıyla TMO’nun da depolama açısından belirli sınırları gözetmesi gerekiyor.” dedi.

“2027 SEZONUNDA FINDIK TARIMINA DAHA FAZLA ÖNEM VERMELİYİZ”

2027 fındık sezonunda benzer sorunların yeniden yaşanmaması için fındık tarımına daha fazla önem verilmesi gerektiğini belirten Hisoğlu, kalite ve verimin artırılması için bahçe bakımının şart olduğunu söyledi.

Sakarya bölgesindeki fındık üretiminden de örnek veren Hisoğlu, “2027 fındık sezonunda bu sorunların tekrar gündeme gelmemesi için öncelikle fındık tarımına daha fazla önem vermemiz gerekiyor. Fındığın kalitesini ve verimini artırmak için bahçeye bakmak şart. Sakarya tarafında fındık tarımının daha düzenli yapıldığını gördüm. Bizim bölgemizde ise maalesef birçok üretici bahçesine yeterince bakım yapmıyor.” dedi.

Düzenli bakım yapan üreticilerin verim alabildiğini belirten Hisoğlu, “Fındığına düzenli bakım yapan üreticiler zaten verim alıyor. Onları tenzih ediyorum. Ancak kendi mahalleme baktığımda, örneğin 30-40 ton fındık çıkan bir bölgede bazı üreticilerin fındığına yıllardır gübre bile atmadığını görüyorum. Ben 10 yıl önce gübre attım, bıraktım şeklinde bir anlayışla verim almak mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

TRABZON VE SAKARYA ARASINDA İŞÇİLİK MALİYETİ FARKI

Fındık üretimindeki en önemli giderlerden birinin işçilik olduğunu vurgulayan Hisoğlu, Trabzon ve Sakarya arasındaki verim ve işçilik farkının maliyetlere de yansıdığını söyledi.

Hisoğlu, “Ben çocukken de fındık hep konuşuluyordu. Üretici memnun olmuyordu. İşçilik maliyeti Trabzon’da oldukça yüksek. Sakarya’da yevmiye farklı, Trabzon’da farklı. Trabzon’da bir işçi günde 10-20 kilo fındık toplarken, Sakarya’da 30 kilo fındık toplayabiliyor. Dolayısıyla Trabzon’da işçilik maliyeti kilogram başına yaklaşık 150 liraya çıkarken, Sakarya’da 60 lira civarında kalabiliyor.” dedi.

Fındıktaki yüksek işçilik maliyetinin verim artırılarak azaltılabileceğini belirten Hisoğlu, “Fındıktaki en büyük maliyetlerden biri işçilik. Bu nedenle verimi artırmak gerekiyor. Verimi artırmak için de tarlaya, bağa ve bahçeye bakmak şart.” ifadelerini kullandı.

“DEVLET DE ÜRETİCİ DE ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALI”

Fındık üreticisinin desteklenmesi gerektiğini ancak üreticinin de kendi üretimine sahip çıkması gerektiğini belirten Hisoğlu, fındık tarımının sürdürülebilirliği için iki tarafın da sorumluluk alması gerektiğini söyledi.

Hisoğlu, “Burada devletimizin üretici için yapması gerekenler var ancak üreticinin de üretimine sahip çıkması gerekiyor. Fındık ilgi bekliyor. Üretici fındığına bakmalı, bakımını yapmalı ve verimini artırmalı. Devlet de üreticiyi desteklemeli. İki tarafın da üzerine düşeni yapması gerekiyor.” dedi.

Hisoğlu ayrıca kokarca sorununun zamanla azalmasını beklediklerini ve devletin yeni pazarlar bulmasıyla fındığın değerinin artacağına inandığını ifade etti.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!