Gülcemal dolgusu Trabzon’da balıkçılığı etkiledi mi? “50 yıl ürün beklemeyin”
S.S. Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, Trabzon’un denizle bağından balıkçılığın geleceğine kadar birçok başlıkta dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Mutlu, Gülcemal projesinin balıkçılığa etkisine ilişkin, “En büyük hasarı biz görüyoruz” dedi.
Trabzon’da deniz ve balıkçılık gündemi masaya yatırıldı. S.S. Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, 2026-2027 av sezonunun başlamasıyla birlikte Karadeniz’deki balıkçılığın güvenlik durumunu değerlendirirken, özellikle denize yapılan dolguların balıkçılık üzerindeki etkisine dikkat çekti.
"EN BÜYÜK HASARI BİZ GÖRÜYORUZ
Trabzon’da devam eden Gülcemal projesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mutlu, denize yapılan dolgunun balıkçılık üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Mutlu, projelere karşı olmadıklarını ancak dolgu çalışmalarının deniz ekosistemine etkisinin dikkate alınması gerektiğini belirterek, "Gülcemal diye bir proje var. Yapılan hiçbir projeye karşı değiliz. Bu dolguyu direkt denize döktüğün zaman bu bölgede 50 yıl hiçbir ürün bekleme. Buradan yetkililere sesleniyorum. 15-20 kulaçta oltayı indiriyoruz. Çamura geçiyor yukarı gelmiyor. Bizim bölge haricinde (Faroz) her yerde balık var bizde yok. Balık gelip çamurda mı yavrulayacak ya da yemlenecek. Yetkililer de bizim kadar biliyor. Su Bilimleri Fakültemiz, üniversitelerimiz, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz var. En büyük hasarı biz görüyoruz. Daha duyarlı olunursa geleceğimizi iyice köreltmeyelim." ifadelerini kullandı.
Gülcemal projesinin deniz tarafında yapılan tahkimata da değinen Mutlu, Trabzon halkının denizle olan bağının korunması gerektiğini söyledi.
"Gülcemal’in deniz tarafında güzel bir tahkimat yapılmış. Yığdılar, yığdılar bizi nasıl denizle buluşturacaklar. Trabzon halkını denizden uzak tutuyoruz. Trabzon halkının sosyal yaşamında bir Trabzonspor’u bir de denizi var. Havalimanı denize yapılıyor. Arsin Organize Sanayisi denize yapılıyor. Bırakın denizimizi dağlara gidin."
BALIKÇILIĞIN GELECEĞİ İÇİN DENETİM VURGUSU
Mutlu, balıkçılık sektöründe profesyonellik ve denetim konusunun da önem taşıdığını ifade etti. Kooperatifin yaklaşık 180 kayıtlı üyesi bulunduğunu ve 50'nin üzerinde amatör teknenin faaliyet gösterdiğini belirten Mutlu, yalnızca belge sahibi olmanın yeterli olmadığını savundu.
"Kayıtlı yaklaşık 180 üyemiz var. 50’nin üzerinde amatör tekneler var. 1952’de kooperatif kuruldu. Geçmişe dayalı bir tarihimiz var. Balıkçılığımız Finikelilere dayanıyor. Dünya nasıl modernize oluyorsa damlar da modernize oluyor. Denetim olması lazım. Yetkin bir yere kadar olunca müdahale edemiyorsun. Avukatı, Hakimi, memuru, sıradan insanı balıkçı çok rahat olabilir. 50 yıllık balıkçıyım. Benden teknemi satın alırsanız profesyonel balıkçı oluyorsunuz. Balıkçılık için bir iki kriter olması gerekir."
Amatör teknelerin sayısına da dikkat çeken Mutlu, denizde güvenliğin yalnızca belgeyle sağlanamayacağını belirtti.
"İnsan boğuluyor, gemiler batıyor diyoruz. Şu gördüğünü yerler amatörlerle dolu. Tabi amatörler de balıkçılık yapacak. Ancak yüzme eğitimi verdik mi, tekne kullanma eğitimi verdik mi? Belge verdik sadece. Şu an belki de ekonomik şartlardan bu işi yapıyor. Kendisine ek gelir arıyor.Onlar da bu ülkenin insanı."

YENİ AV SEZONU BAŞLADI
2026-2027 av sezonunun başlamasıyla birlikte Karadeniz’de teknelerin farklı bölgelerde avlandığını belirten Mutlu, bazı teknelerin Batı Karadeniz'de İnebolu, Bartın ve Şile tarafında, bazı teknelerin ise Doğu Karadeniz'de Görele, Tirebolu ve Samsun'a kadar olan bölgede faaliyet gösterdiğini söyledi.
“2026-2027 av sezonu başladı. Teknelerimizin bir kısmı İnebolu, Bartın, şile tarafında yani Batı Karadeniz’de. Bir kısmı da Doğu Karadeniz Görele, Tirebolu, Samsun’a kadar olan bölgede avlanıyor. Küçük teknelerde kendi bölgelerinde avlarına çıkıyor. Ukrayna ve Rusya’nın savaş durumundan zaman zaman demirleyen gemileri de görüyoruz. Balıkçılarımız şu an kıyı bölgelerinde. Onları direkt etkileyecek bir durumun olacağını sanmıyorum. Açık suda olsa belki. 12 milin dışına çıkmıyoruz. Kendi karasularımızda avlandığımız için bir tehlike yok. Daha dikkatli olmak lazım. Geçen yıl 6-7 tane yörüngeden çıkmış botlar karada belli noktalara gelen bazı cisimler vardı. Balıkçılar gece avlanıyor. Su üstü cihazlarımız var. Olmaz diye bir şey yok. 2-3 yıl önce bir teknemiz kafadan bir mayına çarpmıştı. Balıkçılarımızı uyarıyoruz. Hepsinin dikkatli olması gerektiğini belirtmek isterim.”
“Yabancı bir cisimle karşılaştıklarında direkt Sahil Güvenlik’e haber vermelerini istiyoruz. Bazen bot, bazen drone bazen füze ya da top şeklinde deniz yüzeyinde cisimler oluyor. Bunlara kesinlikle dokunulmaması lazım. Kendileri müdahale etmesin.”
Mutlu, balıkçıların ağırlıklı olarak kıyı bölgelerinde avlandığını ve kendi karasuları içerisinde faaliyet gösterdiklerini belirtti.
KARADENİZ'DE LİMAN ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Karadeniz'deki liman ve balıkçı barınaklarında yürütülen çalışmalara da değinen Mutlu, bölgedeki sorunları Ulaştırma Bakanı'na ilettiklerini söyledi.
"Ulaştırma Bakanımız, Karadeniz’in insanı olduğu için buradaki durumu daha iyi algıladığı için kendisine durumu ilettik. Fırtınadaki görüntülerimizi gönderdik. Karadeniz’in tüm bölgesinde bu sıkıntı var. Limanımız yeni yapıldığı için bir çökme dönemi var. Yaklaşık 18-19 yıl oldu. Şimdi Liman önünde güçlendirme yapılıyor. Faroz, Sürmene Tersane, Çayeli balıkçı barınakları gibi hemen hemen her limana yapılıyor. Devlet gücünü gösteriyor."

DENİZ KAZALARINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Mutlu, son dönemde yaşanan deniz kazalarını da değerlendirerek gemilerde iletişim ve müdahale süreçlerinin önemine dikkat çekti.
"En son batacak olan bizim gemilerimizdir. Silivri açıklarında gemi kazası oldu. Akla mantığa sığmayan kocaman denizde birbirini uyaran iki gemi birbirlerine çarpıyor. Bunun yorumunu bile yapmak istemiyorum. Girne açıklarında yaşanan olayda ise gemiyi en son kaptan terk etmesi lazım. Mürettebatın yolcuları yönlendirmesi, can yeleği dağıtması lazımdı. Oraya botuyla dışarıdan gelen vatandaş 100 kişi kurtarmış. Peki, biz neredeydik o saate kadar. İletişimi neden kuramadık? Katamaran dediğimiz geminin batma şansı diğer gemilere göre yüzde 10’dur. Geminin su aldığını, batmak üzere olduğunu tayfa, yolcular söylüyor. Ama göz göre göre battı. Bunlara neden müdahale edilememiş düşündürücü."
Mutlu, deniz güvenliği konusunda kullanılan teknolojik imkânların da geliştiğini belirterek, "Donanım anlamında iyi cihazlar var. Su üzerindeki pet şişeyi görecek kadar… Hatta boğazın 70 mil açığında petrol arama gemilerine korumalık yapılıyor. Biz görmesek de devlet denizdeki tüm gemilerin güvenlik önlemini alıyor. Arkadaşlarımız denizde gördükleri hiçbir cisime dokunmamaları gerekir." dedi.