Eğitim Sen Trabzon’dan Yusuf Tekin’e sert karne tepkisi

Eğitim Sen Trabzon Şubesi, eğitim öğretim yılının sona ermesiyle yayımladığı raporda Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e sert eleştiriler yöneltti.
Eğitim Sen Trabzon’dan Yusuf Tekin’e sert karne tepkisi

Eğitim Sen Trabzon Şubesi, 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesiyle birlikte yayımladığı değerlendirme raporunda Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik dikkat çeken eleştirilerde bulundu. Sendika, eğitimde yaşanan sorunların derinleştiğini savunarak, “MEB Bakanı Yusuf Tekin’e karne vermiyoruz” açıklamasını yaptı.

Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci tarafından kamuoyuyla paylaşılan raporda, eğitim sistemindeki yapısal sorunlardan öğretmenlerin çalışma koşullarına, eğitimde fırsat eşitsizliğinden çocuk işçiliğine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunuldu.

“Sorunlar çözülmedi, daha da ağırlaştı”

Raporda, geride kalan eğitim öğretim yılının eğitim alanındaki sorunların çözülmediği, aksine büyüdüğü bir dönem olarak tamamlandığı belirtilerek, Milli Eğitim Bakanlığı'nın uyguladığı politikaların öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin beklentilerini karşılamaktan uzak kaldığı ifade edildi.

Eğitim Sen Trabzon Şubesi açıklamasında, “Bir eğitim öğretim yılı daha, eğitim alanında derinleşen sorunların çözülmediği, aksine daha da ağırlaştığı bir dönem olarak geride kalmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim politikaları; öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin beklentilerine yanıt vermekten uzak kalmış, eğitimdeki yapısal sorunları çözmek yerine yeni sorun alanları yaratmıştır” denildi.

egitim-sen-trabzondan-yusuf-tekine-sert-karne-tepkisi

“Öğretmenlere yönelik baskılar arttı”

Raporda, hak arama mücadelesi veren öğretmenlere yönelik müdahalelere de yer verildi.

Açıklamada, “Son dönemde hak arama mücadelesi yürüten öğretmenlere yönelik polis müdahaleleri, gözaltılar ve ters kelepçe uygulamaları demokratik hak ve özgürlükler açısından kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyelerinin ve mülakat mağduru öğretmenlerin gerçekleştirdiği barışçıl eylemlere yönelik şiddet, eğitim emekçilerinin taleplerini bastırma girişimidir. Hak arayan öğretmenlere cop gösteren anlayışın, eğitim sisteminin sorunlarını çözmesi mümkün değildir” ifadelerine yer verildi.

“Öğretmenlik mesleği değersizleştiriliyor”

Öğretmenlerin ekonomik ve mesleki açıdan zor koşullar altında görev yaptığının savunulduğu raporda, proje okullarındaki görevlendirmeler ve atamalar da eleştirildi.

Raporda, “Öğretmenlik mesleği yıllardır ekonomik, sosyal ve mesleki açıdan değersizleştirilmektedir. Yetersiz ücretler, güvencesiz çalışma biçimleri, siyasi kadrolaşma ve liyakat ilkesinden uzak atamalar öğretmenlerin çalışma koşullarını her geçen gün daha da ağırlaştırmaktadır. Proje okullarında yaşanan keyfi görevlendirmeler ve liyakatsiz atamalar nedeniyle birçok okulda çalışma barışı bozulmuş, öğretmenler sistematik baskı ve mobbinge maruz bırakılmıştır” denildi.

“50 binden fazla ücretli öğretmen güvencesiz çalışıyor”

Ücretli öğretmenlik uygulamasına da değinilen açıklamada, “On binlerce ücretli öğretmen asgari ücretin dahi altında gelirlerle çalıştırılmaktadır. Aynı işi yapan öğretmenler arasında büyük ücret ve hak farklılıkları yaratılması kabul edilemezdir. 50 bini aşkın ücretli öğretmenin kadrolu ve güvenceli istihdama geçirilmemesi eğitim sisteminin en büyük ayıplarından biridir” ifadeleri kullanıldı.

“140 binden fazla öğretmen emekli olamıyor”

Raporda emeklilik sistemine ilişkin de değerlendirmeler yer aldı.

Açıklamada, “Bugün 140 binden fazla öğretmen emeklilik hakkını elde etmiş olmasına rağmen düşük emekli aylıkları nedeniyle görev yapmak zorunda kalmaktadır. Öğretmenler yıllarca verdikleri emeğin karşılığında insanca yaşayabilecekleri bir emeklilik hakkına sahip değildir” denildi.

“Laik ve bilimsel eğitim geriliyor”

Eğitim politikalarının bilimsel ve laik eğitim anlayışından uzaklaştığının öne sürüldüğü raporda şu ifadelere yer verildi:

“Eğitim politikalarında bilimsel ve laik eğitim anlayışından uzaklaşılması kaygı verici boyutlara ulaşmıştır. Eğitim kurumlarında çeşitli vakıf, dernek ve dini yapıların etkisinin artırılması, pedagojik ve bilimsel ölçütlerden uzak protokollerin yaygınlaştırılması kamusal eğitim anlayışını zedelemektedir. Çocuklarımızın geleceği bilimsel, laik ve demokratik eğitim ilkeleri temelinde şekillenmelidir.”

Çocuk işçiliği ve sınav sistemi eleştirisi

MESEM uygulamalarına da değinilen raporda, “MESEM uygulamaları ve benzeri politikalar sonucunda çocuk işçiliği yeniden yaygınlaşmıştır. Okul sıralarında olması gereken çocukların işyerlerinde çalıştırılması kabul edilemez bir durumdur. İş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocukların varlığı, eğitim politikalarının ve çocuk koruma mekanizmalarının başarısızlığını ortaya koymaktadır” denildi.

Sınav odaklı sistemin öğrenciler üzerinde baskı oluşturduğu savunulan açıklamada, “Sınav merkezli eğitim sistemi öğrenciler üzerinde ağır psikolojik baskılar yaratmaktadır. Başarıyı yalnızca sınav sonuçlarına indirgeyen anlayış gençlerde yetersizlik duygusunu, kaygıyı ve umutsuzluğu büyütmektedir” değerlendirmesi yapıldı.

“Eğitimin yükü velilerin omuzlarında”

Raporda eğitimdeki fırsat eşitsizliklerine ve okulların mali sorunlarına da dikkat çekildi.

Açıklamada, “Okullar arasındaki fiziki, teknolojik ve akademik farklılıklar giderek büyümektedir. Eğitim hakkı öğrencinin yaşadığı mahalleye, ailesinin gelir düzeyine veya okulunun olanaklarına göre değişmemelidir. Bugün birçok okul temizlik personeli, yardımcı hizmetler çalışanı ve teknik personel eksikliği nedeniyle ciddi sorunlar yaşamaktadır. Okulların temel ihtiyaçları dahi karşılanamaz durumdadır” ifadeleri kullanıldı.

Ayrıca, “Merkezi bütçeden eğitime ayrılan kaynaklar yetersizdir. Okulların temizlikten güvenliğe, kırtasiyeden bakım-onarıma kadar pek çok ihtiyacı velilerden toplanan bağışlarla karşılanmaya çalışılmaktadır. ‘Kayıt parası’, ‘bağış’ veya ‘katkı payı’ adı altında sürdürülen uygulamalar kamusal eğitim hakkına zarar vermektedir” denildi.

“Yusuf Tekin’e karne vermiyoruz”

Eğitim Sen Trabzon Şubesi, raporun sonuç bölümünde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik eleştirilerini sürdürdü.

Açıklamada, “2025-2026 eğitim öğretim yılı göstermiştir ki Milli Eğitim Bakanlığı’nın uyguladığı politikalar eğitim alanındaki sorunları çözmek bir yana, daha da derinleştirmiştir. Öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin ortak taleplerine kulak tıkayan; eğitim emekçilerinin hak arama mücadelelerine baskıyla yanıt veren; laik, bilimsel ve kamusal eğitim anlayışını gerileten politikaların sorumluluğu doğrudan Milli Eğitim Bakanlığı yönetimine aittir. Bu nedenle Eğitim Sen Trabzon Şubesi olarak, eğitim sisteminin içine sürüklendiği bu tablo karşısında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e karne vermiyoruz” ifadelerine yer verildi.

Muhammet İkinci imzasıyla yayımlanan açıklamada, Türkiye’nin ihtiyacının “liyakati esas alan, laik ve bilimsel eğitimi savunan, kamusal eğitimi güçlendiren, öğretmenlerin ve öğrencilerin sesine kulak veren demokratik bir eğitim anlayışı” olduğu belirtilerek, bu mücadeleyi sürdürmeye devam edecekleri kaydedildi.

Kaynak:Haber Bülteni

HABERE YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.