DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Karadeniz programı kapsamında geldiği Trabzon’da basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Trabzon’daki programı kapsamında saat 15.00’te gazetecilerle buluşan Babacan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Basın toplantısında Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gündemine dair açıklamalarda bulunan Babacan, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Babacan, DEVA Partisi’nin çalışmaları ve önümüzdeki döneme ilişkin siyasi hedefleri hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
Trabzon’daki basın toplantısında kent gündemine ilişkin konular da Babacan’a yöneltildi. Genellikle ekonomi, siyaset ve güncel gelişmeler üzerinden gerçekleşen toplantıda Babacan, partisinin politikalarına ilişkin görüşlerini paylaştı.

BABACAN: “GİTTİKÇE ZOR DURUMA GELİNİYOR”
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise açıklamalarında şunları söyledi: “Bugün kısa bir Trabzon programı için buradayız. Merkeze geçtik Cumadan sonra TTSO’yu ziyaret ettik. TTSO’yu ziyaret edince başkanlarımız Trabzon ekonomisi, mevcut problemlerle ilgili bilgi verdiler. Hem eski dostlar ile hasret gidermiş olduk hem de ticaret ve sanayinin fotoğrafını sundular. Ülkenin ortak sorunları var özellikle ekonomi ile alakalı yüksek faiz ve kurun baskı altında olmasıyla yüksek bir basınç var.
Helalinden kazanç peşinde olan herkes sorun yaşıyor. Parası oluş faize yatıranlar ve parasını yurtdışından getirip altın alanlardan şikayet duymuyoruz. Organize sanayi bölgesi tekstil üzerine planlanmış ancak gelinen süreçte uzama yaşanmıştır. Firmalarımızın finansman konusunda ağır bir hasara uğramasına sebep oluyor bunun da yakın bir zamanda düzeleceğine dair umut yok.
Gittikçe zor bir duruma gelindiğini ticaret yapan yük gemilerinin daha çok hedef alındığını ve can kayıplarının artttığını görüyoruz ve bu bize endişe veriyor.
Türkiye savaşın başından beri dengeli tutum konusunda önemli bir başarı ortaya koymuş durumda. Her iki tarafa da eşit duruş sergilendi ve biz bunu takdir ediyoruz. Bu işin başı güven her iki tarafın güvenini kazandığınızda etkiniz artıyor. Bizim gemilerimizin ve hele hele bizim bayrağımızı taşıyan gemilerin hedef alınması doğru değil hükümetin de buna verdiği cevapların ürkek be zayıf olduğunu görüyoruz. Ben burada sizin vesilesi il iktidara soruyorum Karadeniz’de gemilerimiz açıkça hedef alınırken neden ses çıkarılmıyor bilmediğimiz bir şey mi var? Bu gri alanda geçiştirilerek yürütülüyor. Vatandaşımız aydınlatılması gerekiyor.
Trabzon çok önemli ihracat limanımız çay da öyle fındığın farkı ciddi ihracat ürünümüz. Buda önemli bir konu olarak gündemimimizde.
Emekliler hemen etrafımızı sardılar dertleri gerçekten çok büyük. Emekli maaş zamlarında TÜİK’in açıklamaları ile emeklilerimizin satın alma gücü arasında ciddi fark var.
Her yerde emeklilerimizden feryat çok büyük bu yaştan sonra çalışma imkanım yok yıllarca çalıştık prim ödedik ama şimdi geçinemiyoruz diyorlar. Geçim derdi enflasyon bu feryadın en büyüğü.
Vatandaşımız hukuksuzluktan bahsediyor. Güven olmayınca ekonomide de başarı elde edemezsiniz. Adelet sadece yargıda değil adalet aynı zamanda fırsat eşitliği.
Mülakatı kaldıracağız dedik iktidar dayanamadı seçime bir kaç ay kala mülakatı kaldırdı. Aradan geçti 3,5 yıl biz o sözün hala yerine getirilmesini bekliyoruz. Fırsat eşitliğini sağlamak şart. Adalet çok geniş kavram fırsat eşitliği de çok önemli bir konu.
Biz hazırlanıyoruz çözülmeyecek hiçbir sorun yok diyoruz. Bu büyük ve güzel ülkemizin çözülemeyecek hiç bir şeyi yok. Çalmayan çaldırmayan dost doğru aynı zamanda işi bilenler tarafından yönetilmesi gerektiğini düşünüyoruz. İş dünyasının en büyük şikayeti bizi dinliyorlar ama ellerinden bir şey gelmiyor çünkü yetkileri yok. İstişare ilkesi terk edilmiş durumda. Seçim ufukta görünüyor bu seçime doğru ilerlerken de alternatifi inşası ile devam ediyoruz.
Saadet Partisi olmak üzere diğer siyasi partiler ile ittifak kurma çalışmaları içerisindeyiz.
En azından bir ittifak önümüzdeki süreçte mümkün görünüyor. Bu halkanın genişlemesini ve diğer partilerinde bize katılmasını istiyoruz.
Gerçekten ülkede bir şeyler değişsin isteyen sorunlar çözülsün isteyen mevcut iktidar ile çözülmeyeceğini gören önemli bir kitle de var.”
“İNSANLARIN YURDUNDA İŞİ OLMASI LAZIM”
Göçün özellikle bölge illeri açısından ciddi bir sorun olduğunu ifade eden Babacan, gençlerin başka ülkelere gitmek istediğini belirtti.
“Göç verme meselesi ciddi sorun. İnsanların göçmemesi için yurdunda işi olması lazım. Gençlerimiz başka ülkelere göç etmek istiyorlar. Ülkemiz gidemeyenlerin ülkesi oldu gidebilseler gidecekler. Ardahan, Kars, Bayburt Gimüşhane hep göç veren illerimiz. İş bulmakta güçlük çekiyorlar.”
Babacan, göçün önüne geçilebilmesi için tarım ve sanayiciliğin desteklenmesi gerektiğini söyledi.
“GENÇLER TOPRAKTAN KOPAR”
Tarım sektörünün desteklenmesinin önemine dikkat çeken Babacan, çiftçinin maliyetlerinin azaltılması gerektiğini belirtti.
“Tarıma sanayiciliğe destek vermek başka çıkış yok. Biz programımıza yazdıl gübrenin maaliyetinin yarısı karşılanması lazım. Elektrik mazotun uygun flyatlar ile sağlanması lazım. Yeniden yapılandırma yetmez işini döndürmesi için çiftçimize ek ödeme yapılması lazım.”
Desteklerin yetersiz kalması halinde gençlerin tarımdan uzaklaşacağını ifade eden Babacan, “Bunlar yapılmazsa gençler topraktan kopar. Gençler artık tarım ve hayvancılıktan uzaklaşıyor. Gıda konusunda kendimize yeterli olmamız lazım. Bu göçü önlemenin önemli yolu bu” dedi.
“TRABZON’UN EKONOMİSİNİN TOPTAN BÜYÜMESİ LAZIM”
Trabzon ekonomisine de değinen Babacan, kentin ekonomik potansiyelinin daha iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Trabzon büyükşehir ekonominin top yekün büyümesi lazım. Bizim 2023 hedefimiz 520 milyon dolar ihracatımızdı şimdi yüzde 2 artırdık diyorlar. Öyle öyle götürülüyor. Ekonomimizi potansiyelinin gerisine düşürmüş durumda.”
Türkiye’de kaynakların verimli kullanılmadığını savunan Babacan, “Kaynaklar çar çur edildi heba edildi. Yazık oldu ülkeye” ifadelerini kullandı.
“SÜREKLİ KÖTÜYE GİTMEZ, DÜZELİR”
Gençlerin ekonomik koşullar nedeniyle gelecek konusunda umutsuzluğa kapıldığını belirten Babacan, buna rağmen Türkiye’nin düzelebileceğini söyledi.
“Gençler belli bir yaşın altındakiler daha umutsuz. Hiç düzelmeyecek galiba hep böyle gidecek diyorlar. Sürekli kötüye gitmez düzelir.”