Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzon Haber Yayın tarihi: 05 Temmuz 2026 12:54 Güncellenme tarihi: 05 Temmuz 2026 12:54

CHP’li Ali Mahir Başarır, Kılıçdaroğlu'na Trabzon’dan gönderme yaptı: "4 gündür Karadeniz'deyim sokağa çıkacak yüzümüz var"

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Trabzon'da yaptığı açıklamalarda Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu sert sözlerle eleştirdi. Parti içindeki görevden almalar ve disiplin süreçlerine tepki gösteren Başarır, "Genel Başkan Özgür Özel'dir" diyerek parti örgütlerine birlik çağrısında bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi Trabzon İl Başkanlığı bugün hareketli saatler yaşandı. CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır, CHP Trabzon İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek üye katılımlarıyla birlikte gündeme dair basın açıklaması yaptı.

Toplantıya Ali Mahir Başarır’ın yanı sıra CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, İl Başkanı Mustafa Bak, Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri ile partililer katıldı.

Başarır, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"TBMM CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, parti içindeki gelişmelere ve mevcut yönetime yönelik sert eleştirilerde bulundu. Konuşmasında partinin emektarı olduklarını belirten Başarır, şu ifadeleri kullandı:

​"Biz burada doğduk birçoğumuz. Bu binanın çimentosu, boyası, perdesi, defteri, masası, sandalyesi hepsinde emeğimiz var. 103 yıllık bir emek bu, 13 yıllık bir emek değil. Beraber büyüttük bu partiyi. Ama üzülerek, üzülerek söylüyorum ki bambaşka bir noktaya getirdiler ülkeyi, partiyi. Değerli arkadaşlar, ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin Grup Başkanvekilliğini yaptım. Ben bu millet için, halk için, partim adına muhalefet ettim. Emekliyi konuştum, işçiyi konuştum, çiftçiyi konuştum, hukuku, adaleti konuştum."

​"BİZİ DİSİPLİNE SEVK ETTİ"

​Mevcut genel başkanlık anlayışını ve kendilerine yönelik disiplin süreçlerini eleştiren Başarır, sözlerini şöyle sürdürdü:

​"Durup genel başkan olduğunu düşündü de ilk olarak bizi disipline verdi. Şimdi, Kemal Bey, beni sen seçmedin; millet seçti, bu örgüt seçti. Ve en acısı da onlar inanıyor. 26 tane il başkanımı görevden aldı, bir kısmını disipline verdi. Bugün de ben geldim, yarın da seni alır başkan."

​"TRABZON’DA BİRİNİ ARIYOR 'İL BAŞKANI OLUR MUSUN?"

​Çevre illerdeki örgütlenme ve görevlendirme süreçlerine dair eleştirilerini paylaşan Başarır, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

​"Şimdi illeri arıyor; Artvin'i... Rize'yi, Giresun'u arıyor. 'İl başkanı olabilir misin?' diyor. 'Olmam' diyor. Trabzon'da birini arıyor, 'İl başkanı olabilir misin?' diyor. 'Olur mu ya' diyor, 'Ben darbecilerin il başkanı olur muyum?' diyor. Bulsa hemen onları da alacak. Yahu neden? Neden? Bunlar olacak şeyler mi? Bir insan bir aynaya bakar, 13 yıldır yaptıklarına bakar; ondan sonra o koltuğa oturmaya cesaret eder. Kemal Bey bugün kendini genel başkan sanıyor ama değil; o sarayın Politikalar Kurulu üyesi!"

Konuşmasında eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "arınma" söylemlerini sert bir dille eleştiren Ali Mahir Başarır, bu hafta Silivri'de başlayacak davalara değinerek şu soruları yöneltti:

​"Sen bu partinin 2 milyon üyenin Genel Başkanı değilsin; bu partinin Genel Başkanı, seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel'dir! Gelelim arınmaya... Şimdi buradan Trabzon’dan, memleketinden Kemal Bey’e birkaç sorum var: Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü Belediye Başkanı iken İstanbul’da evine gidip, 'İstanbul’u sen kazanırsın, sana inanıyorum; o yürek, o yetenek, o cesaret sende var' demedin mi? İki seçimde de hep beraber arkasında olmadık mı? Kazandı mı? Kazandı. En son iptal ettirdiğin, butlan dedirttiğin o kurultayda divan başkanı olmasını istedin mi? Sen kaybedince mi biz kirli olduk?"

​"BEŞİKTAŞ VE KARTAL BELEDİYE BAŞKANLARINI SEN YAPMADIN MI?"

​Geçmiş dönemdeki belediye başkanlığı adaylık süreçlerini hatırlatan Başarır, Kılıçdaroğlu’nun o dönemki paylaşımlarını eleştirdi:

​"Beşiktaş Belediye Başkanı'nı iki kez sen yapmadın mı? Kartal Belediye Başkanı'nı, Beşiktaş Belediye Başkanı'nın sağına soluna alıp, onlara saz çaldırıp 'evlatlarım' diye paylaşım yapmadın mı? Adana’yi, Mersin’i, Antalya’yı sen yapmadın mı? Sen yaptın mı yol arkadaşlarımızı? Ne zaman kirlendi bunlar Kemal Bey, ne zaman kirlendi? Sen kaybedince mi?"

​"BENİ NİYE DİSİPLİNE VERDİ BİLİYOR MUSUNUZ?"

​Kendisine yönelik disiplin sürecinin asıl gerekçesini delegelerle paylaşan Ali Mahir Başarır, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

​"Şükürler olsun hiçbirimizin arınacak bir tarafı yok. Ama yarınlarda sizler nasıl arınacaksınız ben çok merak ediyorum. Bu vebali nasıl ödeyeceksiniz ben çok merak ediyorum. Ben niye disipline verildim biliyor musunuz? Ben kurultay delegelerine menfaat temin etmişim. Aradım mı, hanginizi aradım arkadaşlar? Ki arayabilirim de, oy isteyebilirim de... Bunu sarayın atadığı mahkemeye gizli tanıkla söylemeyeceksin Kemal Bey! Yüreğin yetiyorsa Trabzon’a gel, söyle bakalım bu insanlara!"

MERT ADAM, YİĞİT ADAM, DÜRÜST ADAM YÜZE KARŞI KONUŞUR!

​Arkadaşlar, ben kurultaya hile yapmaktan yargılanıyorum. Biri demiş ki, "Delegeye menfaat temin ettiğini duydum." Diğeri, "Benim eşim bu toprakların çocuğu hayat arkadaşım. Onu bile iddianameye yazdılar." Niye? Halk TV'nin avukatlığını yapıyor diye. Yahu ben Saray'ın avukatlığını yapmıyorum, benim karım Halk TV'ninkini yapıyor.

​Ne miş? Semiha Öztürk Başarır Halk TV'nin avukatıymış, oradan algı yapmış, kurultay delegesini etkilemiş. Yahu bakın, bu Karadeniz'de ne olur ne olur biliyor musunuz? Ancak biz doğarız Karadeniz'de! Olacak şey mi ya? Yani düşünün, böyle bir iddianameyle, böyle saçmalıklarla biz yargılanıyoruz ve kurultayımız iptal oluyor arkadaşlar. Ve Kemal Bey bize "Arının" diyor. Her şeye rağmen ben terbiyemi, ahlakımı bozmuyorum. Onlar ne olursa olsun, ne diyeyim. İnsan üzülüyor, bakın.

​Adliye gidiyor en son, Deniz Göktaş tutuklanmış. Deniz, Deniz Göktaş dini değerlerimize hakaret ettiği için tutuklanmış. Buradan her yerde söylerim: Hiçbir inancımıza hakaret ettirmeyiz. Ama hakaret etmemiş ki çocuk.

​Bugün "makara bakara" diyen adamı büyükelçi atayacaksınız, dini değerlerimize hakaret olmayacak; Ensar Vakfı'nda çocuklarımıza olmadık şeyler yapılacak, hala bu vakıf ayakta duracak; 6 yaşında çocuğunu, kızını evlendiren utanmaz cezaevinden tahliye edilecek, konvoyla karşılanacak, bu dini değerlerimizi koruyor, hakaret olmayacak; Deniz'in oyuna hakaret olacak!

​Ama komik olan şu: Kemal Bey, Deniz için adalet aramaya gitmiş. Adaleti ayaklar altına alanlar adalet arayamaz, arayamaz! Sonra da Deniz'le görüşmüş. Ya demiş ki, "CHP'yi bir sal" demiş, "bizim orada öyle derler." Ve bunu da yalanlıyor.

​Allah herkesi güzel yaşlandırsın. Kemal Bey, sen güzel yaşlanmıyorsun.

​Arkadaşlar, maalesef ki zor dönemdeyiz. Ama bilin ki, 4 gündür Karadeniz'deyim. Bizim sokağa çıkacak yüzümüz var. Karadeniz'den bir tek çatlak ses çıkmadı."
bugün Trabzon'dayız. Birazdan da sokağa çıkacağız. Şükürler olsun ki bizim sokağa çıkacak yüzümüz var arkadaşlar. Kemal Bey çıkamıyor. Çıkamaz. E peki o yanındaki minyeli Abdullah, o çıkabiliyor mu? Görelim bakalım. Bize "arın, arınsınlar, yargılansınlar" diyen o sarı sözcü var, sarı sözcü. Ne sözüydü? Müslüm Sarı. Hayır, o sarı sözcüğü.

Niye sarı sözcüğü biliyor musunuz? Sarı sendika. İşçinin hakkını gasp ettiği için kurulan sözde sendikaya ne denir patrondan kaçan? Sarı sendika. Sarı sendika. Sarayla anlaşan sözcüye ne denir? Sarı sözcü denir. Rize Milletvekilimiz, Trabzon'lu vekilimiz geldi. Gel abi. Gel. Her yerde sokağa çıktık. 30 kişi yürümeye başladık, 1000 kişiyle tamamladık. Doğru mu vekil? Bize oy veren, vermeyen ama demokrasiye inanan, hakkı bilen, adaleti bilen herkes bize sarıldı. Tek bir çatlak ses çıkmadı günlerdir Karadeniz'den. Hani diyorlar ya Karadeniz bir partinin kalesi. Artık yok öyle bir şey. Artık yok öyle bir şey. Bakın göreceksiniz. Bu güzel insanlar; sizler, bizler, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ne yaparlarsa yapsınlar, sandığa gideceğiz. Ve %65 oy alacağız arkadaşlar, alacağız, alacağız, alacağız! Tayyip Bey ile Kemal Bey'in ortaklığının güzel bir noktası var.

O %30 kararsız seçmenlerimize de karar verdirdiler. Karar verdirdiler! Bunu nerede görüyorum? "Sandığa gitmeyecektim ama artık sandığa gideceğim, size oy vereceğim." diyorlar. Şimdi ne olacak? Herkes bunu soruyor. "Nasıl yapacağız?" Nasıl yapacağız? 1, asla korkmuyoruz. Kemal Bey, kendine her ziyarete gelene diyormuş ki: "Merak etmeyin, onlar tutuklanacak zaten." diyormuş. Kim? Sayın Özgür Özel, ben, arkadaşlarım. Onu da yapsınlar. Hiç, hiç problem değil. Biz çok kalabalığız. Biz milyonlarız. İşte Silivri'de, Trabzon'un evladı, Cumhurbaşkanı adayı yakut düşse de yere sakıt olmaz kadir kıymetten derler, yakut yakuttur. Evet. Bu millet onun kıymetini bilir, bilir arkadaşlar. Bilir. O yüzden, 1, korkmayacağız. Asla korku yok. 2, bu yürüyüşe hep beraber devam."

Başarır, "Ama her şeyi yapıyoruz bakın; Parti Meclisi'ni topluyoruz, düşürüyoruz, imza veriyoruz, yürüyoruz" diyerek mevcut yönetimin dayatmalarına karşı imza toplama dahil tüm mekanizmaları kararlılıkla işlettiklerini dile getirdi. Bu mücadelenin partinin hür iradesini koruma adına yapıldığını ve her şeye rağmen yollarından dönmeyeceklerini vurguladı.

​NATO TOPLANTISI VE HAK İHLALLERİ

​Ülkedeki ekonomik ve siyasi baskılara dikkat çeken Başarır, uluslararası öneme sahip gelişmeler öncesinde muhalif seslerin haksızca kısıtlandığını ifade etti. Gelecek hafta başlayacak olan NATO toplantısı öncesinde yaşanan hak ihlallerine ve haksız tutuklamalara değinerek iktidarı eleştirdi.

Başarır, "Haftaya NATO toplantısı başlıyor; düşünebiliyor musunuz arkadaşlar, NATO'da yurttaşlarımız protesto hakkını kullanabilir diye insanlar tutuklanıyor; bugün OdaTV editörü Ceren Erdoğdu tutuklandı" sözleriyle, en temel demokratik hakların bile güvenlik gerekçesiyle nasıl gaspedildiğini Trabzon'dan kamuoyunun dikkatine sundu.

​"Yani Trump efendi bu ülkeye gelip rahat etsin, rahat rahat gezsin diye kendi insanını cezaevine atan tekit iktidar! Yahu bu Trump, Amerika'da Türkiye'den daha çok protesto ediliyor. Ama Türkiye'de protesto edilemiyor. Bu ayıp, Cumhurbaşkanına, yönetimine yeter."

Ali Mahir Başarır, konuşmasında devasa organizasyonlara ve bütçelere gerek kalmadan halkla buluşulabileceğini vurgulayarak şunları söylemiştir:
​"Dev otobüslerle, 500 milyon dolarlık uçaklarla, büyük ses düzenleriyle, platformlarla milyonluk mitingler yapmaya gerek yok. Artık nasıl yapıyoruz? Sokağa çıkıyoruz, birden on binler oluyoruz, bir banka çıkıyoruz, konuşuyoruz.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!