Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Trabzon İl Başkanlığı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Fon ve borsa mağduriyetine geniş yer veren Ağıralioğlu, hükümetin yalnızca fon meselesini konuşmak yerine bu mağduriyetin ortaya çıkmasına neden olan süreçleri ve denetim mekanizmalarının neden çalışmadığını açıklaması gerektiğini söyledi.
Hükümetin yaşananları yalnızca bir “fon meselesi” olarak değerlendirmemesi gerektiğini savunan Ağıralioğlu, asıl olarak bu sürecin ortaya çıkmasına neden olan koşulların araştırılması gerektiğini söyledi.
“BU FONUN TÜRKİYE GÜNDEMİNDE BİR MESELE OLARAK DURMASINA SEBEP OLAN SEBEPLERİ KONUŞSUN HÜKÜMET”
Ağıralioğlu, fon ve borsa sürecinde kimlerin kazanç sağladığının, kimlerin denetim görevini yerine getirmediğinin ve mağduriyet sürecinde gerçekleşen işlemlerin araştırılması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Hükümet fon meselesini fon meselesi gibi konuşmayı seviyor. Biz hükümetin fon meselesini millete bırakması, sebeplerini konuşmasını istiyoruz. Bu fonun Türkiye gündeminde bir mesele olarak durmasına sebep olan sebepleri konuşsun hükümet.”
Ağıralioğlu, şirketlerin borsaya giriş süreçlerinin ve denetim mekanizmalarının da araştırılması gerektiğini savundu.
“Kim aldı hisseleri? Kim garibanın alın terinden biriktirdiklerini cebine indirdi? Kim parasını bin kat, iki bin kat, üç bin kat yaparak çıktı? Kim aldığı parayı yurt dışına kaçırdı? Kim bu borsadaki şirketlerin, aslında borsaya girmesi mümkün olmayan şirketlerin borsaya girmesine izin verdi? Kim bu süreçte denetim vazifesini yapmadı, ihmal etti?”

“KİM SUİSTİMAL ETMİŞSE SONUNA KADAR GİDİLMELİ”
Süreçte bazı isimler hakkında kamuoyuna yansıyan iddialara da değinen Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı tarafından dile getirilen “sonuna kadar gidilecek” mesajını takip ettiklerini söyledi.
Ağıralioğlu, soruşturmanın herhangi bir noktada kapatılmaması ve sorumluluğu bulunan herkesin ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti.
“Kim almışsa, kim suistimal etmişse, kim buradan garibanı dolandırmışsa, hangi partideyse, hangi bürokrasideki mevkideyse, neredeyse kimse sonuna kadar edinilebilmeli, araştırılabilmeli.”
“18,5 MİLYAR DOLARLIK BİR RAKAMDAN BAHSEDİYORUZ”
Ağıralioğlu, sürecin boyutuna ilişkin kendilerine aktarılan rakamların çok yüksek olduğunu belirterek, 18,5 milyar dolarlık bir rakamdan söz etti. Bu rakamın kendilerinin farklı kaynaklardan edindiği bilgilerden çıkardıkları bir rakam olduğunu belirten Ağıralioğlu, gerçek rakamın daha yüksek olabileceğini öne sürdü.
“Çok büyük bir paradan bahsediyoruz. 18,5 milyar dolar. Bizim böyle bize söylenenlerden çıkardığımız rakam. Bir de devletin imkanları elimizde olmadığı için gerçek rakamı bilmiyoruz. Bunun çok daha fazlası olduğunu söyleyen birtakım ekonomi kurmayları var, ekonomistler var. Detaylarının tamamının ortaya çıkmasını istiyoruz.”
“DENETİM MEKANİZMALARI NİYE ÇALIŞMAMIŞ?”
Ağıralioğlu, Maliye ve Hazine Bakanı’nın daha önce yaptığı uyarılara da dikkat çekerek, bu uyarılara rağmen denetim mekanizmalarının neden devreye girmediğinin açıklanması gerektiğini söyledi.
“Çünkü Maliye Bakanımız mesela Kasım 2025’te, değil mi, 10 ay önce uyarmış. Şimdi 10 ay önce uyarmış olduğu halde bu devletin denetim mekanizmaları niye çalışmamış? Mesela bu uyarıdan sonra ne kadar milletin parası dolandırılmış? Zamanında mesela bu uyarı dikkate alınsaymış zararının ne kadarından kurtulacakmışız. Bunların da hepsini görmek istiyoruz.”
Ağıralioğlu, yaşananların yalnızca fon yatırımcılarını değil, borsadaki değer kayıpları nedeniyle daha geniş bir kesimi ilgilendirdiğini savundu.
“BİR SERMAYE TRANSFERİ VAR”
Borsadaki değer kayıplarına da dikkat çeken Ağıralioğlu, bazı yatırımcıların yüksek fiyatlardan hisselerini sattıktan sonra daha düşük fiyatlardan yeniden alım yaptığını öne sürdü.
“Sadece fondan mağduriyet değil, bir de borsada büyük çaplı değer kayıpları var. Bunun da gözden kaçmaması gerekir. Çünkü 30 liradan, 40 liradan hisse satıp çıkanlar şimdi 3 liradan, 4 liradan hisse toplamaya başladılar. Bir sermaye transferi var.”
Ağıralioğlu, fon ve borsadaki mağduriyetlerin milyonlarca kişiyi etkilediğini belirterek, bu sürecin ekonomik güven ve sermaye piyasalarına duyulan güven açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“86 MİLYONU DA BU ZARARIN ALTINA SOKMAYIN”
Ağıralioğlu, yaşananların ekonomik sonuçlarının toplumun tamamına yüklenmesine karşı çıktı. Borsaya veya fona yatırım yapmayan vatandaşların da ortaya çıkan zararın bedelini ödemek zorunda bırakılmaması gerektiğini ifade etti.
“Trabzon’da bin sene dursa borsaya, fona girmeyecek insanlar, yani ortalama vatandaş. Fona girmeyen ve borsaya girmeyen vatandaş, bu zararların sırtına vurulacağı insanlar değildirler efendim. Şimdi direkt 400 bin kişiyi mağdur etmişsiniz fondan. Borsadan mağduriyete sebep olmuşsunuz 4-5 milyon kişiyi. 86 milyonu da bu zararı üstlerine boca ederek mağdur etmeyin.”
Ağıralioğlu, sürecin üzerinin kapatılmasının yeni sorunlara yol açabileceğini belirterek, sorumluların tek tek ortaya çıkarılmasını, denetim mekanizmalarının neden işlemediğinin araştırılmasını ve zararların nasıl oluştuğunun kamuoyuna açıklanmasını istedi.
BU MECLİS ANAYASA YAPMAMALI, KURUCU MECLİS LAZIM”
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, anayasa gündemine ilişkin partisinin Trabzon İl Başkanlığı’nda açıklamalarda bulundu. Mevcut Meclis’in yeni anayasa yapmasının doğru olmadığını savunan Ağıralioğlu, anayasanın kurucu meclis tarafından hazırlanması gerektiğini söyledi.
Ağıralioğlu, mevcut Meclis aritmetiğinin geçen seçimlerde seçmene verilen sözlerle oluştuğunu belirterek, iktidarın seçim dönemindeki söylemleriyle bugünkü politikaları arasında fark bulunduğunu öne sürdü.
“MİLLETİNİZİ YOLDA BIRAKTINIZ”
Seçim dönemindeki söylemlere atıfta bulunan Ağıralioğlu, şöyle konuştu:
“Geçen seçim meclisi oluşturan çoğunluk hükümetin eline hangi politik propagandayla geçmiştir? Hatırlayın lütfen. Bize oy verirseniz, Öcalan’ın canına okuyacağız. Bize oy verirseniz PKK’lıların canına okuyacağız. Bize oy verirseniz bölücüleri meclise sokmayacağız. Bize oy verirseniz biz memlekette bu muhalefet Öcalan’ı meclise çağıracak, bunlara nefes aldırmayacağız. Bu PKK’nın siyasi uzantısı var; bunlarla yürüyenlere bir nefes çektirmeyeceğiz.”
Ağıralioğlu, iktidarın bugün izlediği politikaların seçim dönemindeki vaatlerle örtüşmediğini savunarak, “Öcalan’ın canına okuyacağız dediniz, Öcalan’a can oldunuz. Öcalan’a kabus olacağız dediniz, Öcalan’a umut oldunuz. Milletimizi ev yapacağız, bunların başına bela olacağız dediniz, milletimizin başına dert oldunuz. Öcalan’a villa yapıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.
“BUNUN İÇİN REFERANDUM DİYORUZ”
Yeni anayasa konusunda referandum çağrısı yapan Ağıralioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dolayısıyla geçen seçim milletinizle yaptığınız mukaveleye de bakarak diyorum ki bu meclis milletini geçen seçim kandırmış bir iktidarın meclisine dönüşmüş. Bunun için referandum diyoruz. Bunun için milletinize sorun diyoruz. Ha meclis anayasa mı yapacak? O zaman anayasa yapmayı da içine kattığınız bir seçim süreci yaşamalıyız. Kurucu meclis lazımdır buna.”
“MEVCUT ANAYASAYA UYMUYORSUNUZ, SONRA YENİ ANAYASA İSTİYORSUNUZ”
Ağıralioğlu, hükümetin yeni anayasa talebinin gerekçelerini de sorguladı. Ekonomi, demokrasi ve hukuk alanındaki sorunların mevcut anayasanın hangi maddelerinden kaynaklandığının açıklanması gerektiğini belirten Ağıralioğlu, şöyle konuştu:
“Enflasyonu düşürecekseniz anayasa sizin neyinize engel? Faizi düşürecekseniz anayasa neyimize engel? Bu anayasanın sizin hangi işinize engel olduğunu düşünüyorsunuz? Yani kalkınacaktınız, daha iyi maddeye takıldınız. Çocuklarımıza iş bulacaktınız, daha iyi madde engel oldu. Enflasyonu düşürecektiniz, daha hangi madde sizin enflasyonu düşürmenizin önünde çok büyük bir bariyer oldu?”
Ağıralioğlu, mevcut anayasanın uygulanmasına ilişkin de eleştirilerde bulunarak, “Mevcut anayasaya uymuyorsunuz. Mevcut yasalara uymuyorsunuz. Sonra bizim bir anayasaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorsunuz.” dedi.
“ÖNCE VATANDAŞA HANGİ MADDELER YÜZÜNDEN MEMLEKETİN BU HALDE OLDUĞUNU ANLATIN”
Hukukun genel prensiplerine de dikkat çeken Ağıralioğlu, lekelenmeme hakkı, adil yargılanma hakkı, uzun tutukluluk ve soruşturmanın gizliliği gibi konular üzerinden hükümete eleştiriler yöneltti.
“O yüzden önce vatandaşınıza hangi maddeler yüzünden memleketin bu halde olduğunu, niçin memleketi bu sorunlarla karşı karşıya bıraktığınızı, hangi maddeler içinde bu kadar sorun yaşadığımızı bize anlatın bakalım. Ondan sonra bunu değerlendireceğiz.”
Ağıralioğlu, önümüzdeki dönemde anayasa, “Terörsüz Türkiye” süreci ve fon krizine ilişkin gelişmeleri yakından takip edeceklerini belirterek, “Milletimizin hakkını hukukunu halel gelmesin diye gayret edeceğiz.” dedi.