banner556

01.01.2021, 19:07

Trabzon tarihinin kayıp miras kardeşleri! Tekfurun Sarayı ile Vazelon Manastırı

Trabzon’un Merkez Ortahisar ilçesi  Bahçecik Mahallesi’nde, yıllardır kazı çalışmalarını bekleyen Tekfur Sarayı ile Maçka ilçesinin Sahnonia Köyü sınırları içerisinde kalan Vazelon manastırı, yıllardır gün ışığına çıkartılmayı bekliyor. 

Yazı-Araştırma : Turgay BEŞYILDIZ
       
Trabzon kültür ve turizmine, pandemi den sonra gelecek olan yerli, yabancı turistlere önemli bir mihenk taşı daha olacak olan tarihi saray, Trabzon’da en büyük Türk bayrağının dikildiği Ortahisar Surları’nın hemen arkasında yer alırken, Vazelon Manastırı’da Trabzon’un Maçka ilçesinde, Zigana Dağı yoluna doğru ilerlerken, 14 Km geçtikten sonra, sağa doğru giden 7 km’lik yolun sonunda, eski adı Sahnonia, yeni adı Kiremitli Köyü’nün sınırları içerisinde gün ışığına çıkmayı bekliyorlar.

Trabzon tarihinin kayıp miras kardeşleri! Tekfurun Sarayı ile Vazelon Manastırı

İsterseniz önce Tekfurun Sarayı’na, Bahçecik Mahallesi’nin rampa yoluna doğru şöyle bir çıkalım. Trabzon’da, Erdoğdu Mahallesi’ne çıkılan ana yoldan bakıldığında, sol yamaçta  Oratahisar Kalesi’nin surlarında dalgalanan, büyük Türk bayrağın hemen arkasında kalan bahçede gömülü bir yitik tarih yatıyor. Yani Erdoğdu ile Bahçecik rampaları arasında kalan ve Zağnoz Vadisi’ne bakan bir küçük tepede… Söz konusu yerde, yer altına doğru 2-3 kat olduğu tahmin edilen bir saray kalıntısı yatarken, sarayın alt katlarının temel izlerinin 3.Yüzyıla dayandığını biliyoruz.

Günümüzden 7 yüzyıl önce yani 14.yüzyılın Trabzon’unda, bu yerin Kommenon Prensliği olarak da kullanıldığı belirtiliyor. Trabzon KTÜ Mimarlık Bölümü’nün, Konya Karatay Üniversitesi’nin, Ankara Gazi Üniversitesi’nin konuyla ilgili önemli profesörleri ve KTÜ Arkeoloji-Sanat Tarihi Bölümü’nde başkan iken Prof. Dr. Mehmet Yavuz’un da, bir dönem yakından takip ettiği tarihi Tekfur Sarayı için, kazı çalışmalarına başlanmasında önemli mesafeler kat edildiğini de öğrendik.

Trabzon tarihinin kayıp miras kardeşleri! Tekfurun Sarayı ile Vazelon Manastırı

KARARGAH BİNASI OLARAK KULLANILMIŞTI

Trabzon’a Kültür ve Turizm açısından hazır olmasına rağmen, halen daha kazandırılması beklenilen, Boztepe yamaçlarındaki Kızlar Manastırı’ndan sonra, Tekfur Sarayı’nın da gün yüzüne çıkartılması, ülkede ses getirecek tarihi ve turistlik bir yerin daha, turizmin hizmetine sunulması bekleniyor. Zamanında karargah binası olarak da kullanılmış sarayın, yatay olarak uzun ve iki katlı olduğu ve zemin altında alt katlarının da bulunduğu biliniyor. Kalıntılarının büyük bir bölümü otlarla ve ağaçlarla  kaplı toprak altında duran Tekfur Sarayı İçin, gerekli izinlerin Ankara’dan  da onaylandığı ama Arkeolojik kazılara ödenek yetersizliği nedeniyle, bu proje şimdilik yine askıda bekletiliyor . Bazı Üniversitelerin Arkeoloji Bölümlerin de, burayla ilgili aylar süren çalışmaları sonunda, kazıya başlanabileceği hakkında raporlar olduğu da biliniyor. Ama Kızlar Manastırı’nda olduğu gibi, burası Trabzon Büyük Şehir Belediyesi’nin de himayesi altında olan tarihi yerlerden biri.

Adı geçen çoğu toprak altında kalan sarayın etrafında ki, kalenin kuruluşu ise M.Ö  7.Yüzyıla, yani yaklaşık sekizyüzlü yıllara kadar dayandığı ifade edilirken, İç Kale bölümündeki odaların da, mevcut olan saray kalıntıları ile birlikte yüzyıllardır toprak altında kaldığı biliniyor.

Trabzon tarihinin kayıp miras kardeşleri! Tekfurun Sarayı ile Vazelon Manastırı

Konuyla ilgili olarak Trabzon Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde bir yetkili ‘’ Belediyelerin himayesinde olan yerlere, yanlış bir uygulama yapılmıyorsa müdahale yetkimiz yok. Biz sadece tarihi ve kültür varlıkların tescilini, tespitini, koruyuculuğunu yapıyoruz. Yerli, yabancı gelecek ziyaretçilerin daha fazla bu şehirde kalmalarını istiyorsak, buradaki bir imparatorluk başkentine ait olan sarayı hizmete açmak için, bize düşeni zaten yapacağız.’’ İfadesini kullanarak en azından gönüllere biraz su serpti.

YÜZEYE İLK KAZMA VURULSUN

Bahçecik Mahallesi çıkışında, yolun adeta ortasında duran üç gulle adıyla da bilinen tarihi İç Kale Camisi’nin arkasında kalan kısmı da kapsayan bölümde, Tekfur Krallarının, yani haç taşıyan bölge valisi anlamına gelen Bizans Tekfurları’nın, kızlarının ve eşlerinin kullandığı hamam kalıntılarının da mevcut olduğu, yapılan araştırmalarda bir kez daha belirtilmiş.  Çok eski yıllarda, dönem dönem tadilattan geçmiş olan sarayın üst kısımlarında, Jüstinyen’in eşi  olan Roma imparatoriçesi Teodorah’ın da özel bir odasının var olduğu hatırlatılırken, kazıların arkeolojik çalışmalar içerisinde başlatılması dört gözle bekleniyor. Trabzon’a turizm açısından teras seyrinde ki bu yeni yerin kazandırılması için, kulaklar şimdi bağlı olan bakanlıktan gelecek ‘’ilk kazmayı vurun’’ çağrısını, yazılı olarak aylardır bekliyor Trabzon insanı heyecanla.

Trabzon tarihinin kayıp miras kardeşleri! Tekfurun Sarayı ile Vazelon Manastırı

Bir süre önce konuyla ilgili olarak en yetkili isimlerden olan, Trabzon Büyük Şehir Belediyesi imardan sorumlu eski başkan yardımcısı Cengiz Çolak ’’ İmar planını yapmıştık ama Şehir Plancıları Odası bize o zaman dava açmıştı. Bilirkişi olarak ta daha önce kendi yönetimlerinde görev almış bir ismin, aleyhimize karşı şahitlik yapmasına bizde karşı çıkmıştık. Yerel mahkeme imar planımızı iptal edince, Danıştay’a itiraz etmiştik. Danıştay da itirazımızı uygun gördü ve mahkeme sonuçlandı. Yalnız 2,5 yıl süren bu karşılıklı yazışmalar ve mahkemeler bu işi uzatmıştı. Yoksa şimdiye kadar kazı çalışmaları başlamış olacaktık. O alanda 307 adet bina var. Onları istimlak edip, sarayın çevresine ve aşağıya doğru tarihi dokuya uygun, ahşap ağırlıklı eski usul yapılar yapılacak. Bunun içinde eski kalkınma, yeni Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan maddi destek istemiştik, arkeolojik çalışmaları burada başlatmak için’’ dedi. 

‘’Tekfurun Sarayı’’ tarihi bir destinasyon olarak, şehrin tarihi açısından çok önemli bir yer tutuyor ama halen daha Boztepe’de turizme hazır hale getirilen Kızlar Manastırı gibi, acilen hizmete açılmayı bekleyen kayıp tarihi yerlerden biri. Bu konuda, artık Tekfurun Sarayı’nın yüzey çalışmaları yapılarak, altında ne olduğunu görmek, jeolojik çalışmalarla bir an önce ortaya çıkarılması ve Trabzon turizmine kazandırılması için, etrafındaki istimlak çalışmalarının da yapılması gerekiyor. Kısacası; artık top! Ortak bir yön çizecek olan, Trabzon Büyük Şehir ve Ortahisar Belediye’sinde.

Trabzon tarihinin kayıp miras kardeşleri! Tekfurun Sarayı ile Vazelon Manastırı

HZ.YAHYA MANASTIRI (VAZELON)

Tarihi miras olan, henüz daha değerini bulamayan kayıp kültürel kardeşlerden! bir diğeri de, Sumela Manastırı’nın küçük bir kopyası neredeyse! Hz.Yahya’ya adanmış, Türkiye’nin ilk manastırı Vazelon’dur. Sümela( Hz.Meryem) yada Meryem Ana Manastırı’da diyebileceğimiz Sümela’dan daha eskidir Vazelon. Ulaşımı da daha kolaydır.

Cumhuriyetimiz kurulamaya yakın 1920’li yıllarda, o günün şartlarına göre tamamen kaderine terk edilen bu önemli manastır, son yıllara kadar define avcılarının zengin olma hayalini süslemiş, durmuştu. Çok değerli freskler acımasızca tahrip edilmiş, o kişiler tarafından bunların geri dönülmez bir hazine olduğu bilinmemiş yada anlaşılamamıştır. Aslında bu tip eserler, gelecek kuşaklara aktarılmak için, bize bırakılmış emanetlerdir. Maalesef bu emanetlere talancılar ve yağmacılar ihanet etmiştir. Bu manastırın bulunduğu vadinin hemen altında, turizm amaçlı kullanılabilecek bir düzlük alanda mevcuttur.

Trabzon tarihinin kayıp miras kardeşleri! Tekfurun Sarayı ile Vazelon Manastırı

Vazelon’a arkanıza yaslanıp şöyle bir baktığınız zaman, etkileyici güzelliğini hissedersiniz. Sümela Manastırı ile yakın komşu sayılır. Yapının ismini kurulmuş olduğu ’’Zabulon Dağı’’ndan almış olduğu tahmin ediliyor. Vazelon’un daha ıssız ve bakir bir yerde kuş sesleri arasında yapılması, sanırım oraya kutsal ve gizemli bir hava verilmek istemesinde yatıyor. Buranın ilk yapım tarihinin M.S 270, bazı kaynaklarda ise M.S 317 olarak gösteriliyor. Hemen oradaki mağaranın önüne yapılan bu manastırın ön kısmında ki kesiş ve kilise odaları ise Bin 800’lü yıllara ait olduğu biliniyor.

Manastırın, yaklaşık 9 km kuzeyindeki şapel Bin 400’lü yıllarda yapılmış, içerisinde değerli freskler mevcut. Kurulduğu yıldan bugüne zaman zaman imarında değişikler yapıldığı kesin. Mesela; 520 ile 570 yılları arasında Jüstinyen tarafından tamir ettirilmiştir. 645’li yıllarda kütüphanesi elden geçirilmiş ve kaynak yönünden zenginleştirilmiştir. Ardından 700’lü yıllarda daha geniş kapsamlı olarak yenilenmiştir. Doğal şartların yıllarca yıprattığı Vazelon Manastırı, 13 ile 20. Yüzyılları arasında Maçka’nın yaşam tarzına maddi, manevi, sosyal, kültürel, direk tesir etmiştir.

Zamanında bölgede ki en varlıklı ne en etkili manastır olarak bilinen Vazelon, 19. Yüzyılda ciddi bir onarım geçirmiş ve Cumhuriyet’in kurulduğu 1923 yıllarının sonunda boş bırakılarak terk edilmiş ve içinde yaşayanların hepsi Yunanistan’a göçmüştür. Ormanlık bir alanın ortasında bir yamaca kurulan müthiş manzaralı Vazelon’un turizme kazandırılması muhakkak bölgeye bir hareket getirecektir. Fener Rum Patriği Bartholomeos, Sümela Manastırı’na bir ayinde geldiğinde burayı ziyaret ettiğinde ‘’ Devlet buraya el atmazsa burası yakında yok olacak. Böyle bir kültür hazinesi herkesin gözü önünde her geçen gün eriyor. Burayı ancak görev başındaki devlet yetkilileri kurtarır’’ dediğini hatırlıyorum.

Vazelon için bu ay içinde aldığımız son bilgi ise söz konusu bu manastırın bağlı olduğu bakanlığının himayesinde olup, yatırım programına alındığı ama onarımını yaptırmak üzere kaynak olmadığından ihaleye çıkarılamadığı ve bekletildiği bilgisini aldık. Geçte olsa, kaderleri benzer olan bu tarihi kültürel kardeşler! Tekfurun Sarayı ve Vazelon (Hz.Yahya) Manastırı için, destinasyon çalışmalarını bölge insanı ve turizmciler her gün dört gözle bekliyor.

Gişelerin önünde sabahlamıştık!..

Gişelerin önünde sabahlamıştık!..

Yorumlar (7)
Prof. M. YAVUZ 3 hafta önce
Içkale.de arkeolojok kazıların başlatılması için Aralık ayi sonunda bakanlığa üçüncü kez izin için müracaat ettik. Mevcut boş alanlarda kazı için bir engel yok, sade siyasi makamların desteğine ihtiyaç var. Herkesten destek bekliyoruz.
Ortahisar mahallesi muhtarlığılığı 3 hafta önce
Turgay bey. Tekfur sarayı Bahçecikte değil mahallem ORTAHİSAR'ın sınırları içerisinde dir. Bu alan 9 u Büyükşehir 3 ü ise ORTAHİSAR Belediyesi mülkiyetinde olan 12 parselden oluşmakta ve bu parsellerde arkeolojik kazı çalışması yapılması için gerekli izinler ilgili belediyelerden alınmıştır. Biz ORTAHİSAR mahallesi Muhtarlığı olarak söz konusu alanda kazı çalışmalarının yapılması ve bölgenin Trabzon turizmine kazandırılması için yıllardır mücadele ediyoruz. Ancak elini taşın altına koyması ve tarihe gereken değeri vermesi gerekenlerin ilgisizliği bu süreci uzatmaktadır. Biz muhtarlık olarak bu işin üzerine gitmeye bu güne kadar olduğu gibi bundan sonrada gitmeye devam edeceğiz. Bu konuya değindiğiniz içinde size çok teşekkür ediyorum.
..... 3 hafta önce
Tarihe sahip çıkmak önemli tabii ki ancak abartmayın. Para varsa önce Türk-İslam eserlerine sahip çıkın. Bu gavurlara iyilik olmaz. Sonra "bak eserlerimiz var, burası bizimmiş, geri verin" derler. 1918 de istediler, yine isterler. Onlar Balkanlar'da binlerce eserimizi yok ettiler, biz neden onların eserlerine sahip çıkıyoruz. Üç kuruş turizm geliri olmasın, bize vatan lazım, para değil. Hiç bir para vatan satın alamaz.
HAKİKAT 3 hafta önce
haddini bil veled-i barbar!
senin 'gavur' dediğin bizim tarihimiz, amca çocuklarımız, onların da bu topraklarda yaşamaya hakkı var ve olacak (dinleri ve inançları farklı olsa bile, bu bir şeyi değiştirmez)!
tabii siz ne anlarsınız kültür sanat mimariden; yapay ve sahte bir türk ve/veya islam '' çatı kimlik'' ten başka.. türk/islam Doğu Karadenizin Kapkaranlık ortaçağıdır! gerilikten çöküşten başka bir şey değil!
Ali 3 hafta önce
Trabzon Opera binasının yol genişletmek için yıkılmış olması?
Ercan 3 hafta önce
Anadolu’da binlerce tarihi eser yakılıp yıkılmış ve takan edilmiştir. Talan da devam etmektedir. Küçük eserler bir yana bu kadar büyük ve göz önünde bir eseri koruyamama ta çok acıdır. Düşünün bir de Kaymaklı Manastırı da nasıl olabildiyse birinin TAPULU MALI olabilmiştir. Varın bu ülkenin nasıl sahipsiz kaldığını anlayın. Bu bu günlerin soru u olmayıp çoook uzun yılların sorunudur. Bir zihniyet sorunudur
hk 3 hafta önce
her eser bizimdir .insanlığın ortak malıdır .değerlendirelim

Gelişmelerden Haberdar Olun

@