13.08.2017, 14:57

‘Trabzon Spor Çalıştayına Doğru ‘2’

Başarılı bir işin beş temel bileşeni vardır: Ortak değerlerde birleşme, ortak irade oluşturma, ortak yararlarda uzlaşma, ortak projeler üretme ve ortak kurumlar oluşturma. (Rüştü Bozkurt, Dünya Gazetesi, 12.08.2017)

Çalıştaylar ortak akılla ve en iyi fikre ulaşmak için yapılır.

Ortak akıl ile en iyi fikre ulaşmak için,

Bu ikisi arasındaki derin ayrımı ortaya koyacak “Sorun Nedir?” ve “Nereye Varmak İstiyoruz?” soruları yol göstericidir.

TİAB ve BNU üyeleri de bir çalıştay yapmış; “Trabzon Spor şehri” tasavvurunun da yer aldığı “Altı T Bir S”den oluşan çalıştay raporunu TTSO’da sunmuştu.

Sonuç, rapor tozlu raflardaki yerini aldı.

Ancak TİAB ve BNU üyeleri önemli bir uyarıda bulunmuşlardı.

“ … görev henüz tamamlanmış değildir. Aksine daha yeni başlamıştır”

O zaman uyarıyı da dikkate alarak bir ders çıkarmamız gerekir.

Çalıştayın başarılı olması için sporun paydaşları kadar, bürokrasi ve siyasetçi arasındaki ilişkiye de bir bakmamız gerekir.

Bakan düzeyinde desteklenen girişimin, kenti yöneten atanmış Vali tarafından da desteklendiğini biliyorum.

O zaman çalıştayın en iyi ortak aklı çıkarmasının önünde engel kalmamıştır.

Yok öyle değil.

Trabzon Spor Çalıştayına doğru kritik iki soruyu tekrar anımsayalım:

Sorun ne?

Trabzon’da sporun paydaşları bu soruya, katıldıkları tarama toplantılarında oldukça net cevaplar verdiler (yaklaşık 150 sayfa doküman oluştu).

Tez elden düzenlenerek paydaşlara dağıtılmalı.

Şimdi gelelim çalıştay çıktısına; soruyu anımsayalım: Nereye varmak istiyoruz?

Eylül çalıştayının ana görevi bu soruya cevap bulmak olacaktır.

Başarılı bir işin beş temel bileşenlerini tekrar anımsatmak isterim: Ortak değerlerde birleşme, ortak irade oluşturma, ortak yararlarda uzlaşma, ortak projeler üretme ve ortak kurumlar oluşturma.

İşin zor kısmı budur, iğneyle kuyu kazmaktan farksızdır.

Çünkü uzlaşı gerektirir. Bu uzlaşıda da siyaset ve siyasetçi belirleyici olacaktır.

Uzlaşma, ister istemez,  paydaşların kendisi için amaç olarak gördüğü şeye en yakın grup kararına erişebilmek için tavizler vermesi anlamına geliyor.

Uzlaşmak güzel ama yetmez, asıl amaç “en iyi çözüm çevresinde uzlaşı sağlamak”tır. Bunu başarmak için, Tınaz Titiz hocadan okuduğum kadarıyla

-       Sabır,
-       Kestirme çözümlere karşı kuşku,
-       Yüksek özgüvenle destekli fikirlere karşı kuşku,
-       Paradigma yıkımlarına, tüm doğrularını terke hazır olma,
-       Çaba harcamaya hazır olma, gibi öğeler zorunlu görünüyor.

TİAB ve BNU’nun bir uyarısı daha var;

“…Aksi takdirde bu raporun da daha önce defaten yapılmış diğer şehre dair çok değerli fikirlerin de içinde yer aldığı fakat neticede tozlu raflarda kalan strateji çalışmalarından farkı kalmayacaktır.”

Net, ölçülebilir sonuçlara varmamız ve sorumluları belirlememiz lazım. Spor şehri ünvanı almak, tesisle olacak şey değil, bunu biliyoruz.

Sadece izleyici olmayı seven, spor yapmayan, futbol dışı branşları gereksiz yük olarak gören bir şehirden bahsediyoruz.

Varılmak istenen noktanın ne kadar zor olduğu aşikar.

Zaten kolay olsaydı, bu vasat düzlemde çoktan yapılmış olurdu.

O zaman akıntının tersine doğru yüzme ve güç birliği yapma zamanı.

Destek olun!
Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@