Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Rize Yayın tarihi: 24 Temmuz 2026 14:49

Rize'de Hemşin çorabı geleneğini 20 yıldır il il tanıtıyor

Rize'de çocuk yaşta öğrenmeye başladığı Hemşin çorabı geleneğini yaklaşık 20 yıldır yaşatan Abdülmalik Safi, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" unvanıyla Türkiye'yi dolaşarak yöresel kültürü gelecek kuşaklara aktarıyor.

Rize'de yaşayan Abdülmalik Safi, çocuk yaşta halasını izleyerek öğrendiği Hemşin çorabı örme geleneğini yaklaşık 20 yıldır sürdürüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" unvanına sahip Safi, ördüğü yöresel çoraplarla Türkiye'nin farklı illerinde stant açarak Hemşin kültürünü tanıtıyor.

HALASINI İZLEYEREK ÖĞRENDİ

19 Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nden mezun olan Abdülmalik Safi, daha sonra Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Geleneksel El Sanatları Meslek Yüksekokulu'nda eğitim aldı.

Küçük yaşlardan itibaren Hemşin çorabı ören kadınlarla bir araya gelen Safi, motiflerin anlamlarını, kullanım amaçlarını ve kültürel geçmişini araştırarak bu alanda kendisini geliştirdi.

Safi, çocukluk yıllarını anlatarak, "Benim ilk ve en büyük hocam, Allah rahmet eylesin halamdı. Küçük çocuklar yaşlıların yanında, onlara arkadaş olur. O, türkü söylerken kendi kendine çorap örerdi ve bütün gününü bu şekilde değerlendirebiliyordu ve sıkılmıyordu da. Ondan gizli gizli nasıl çorap örüldüğünü izliyordum. O da öğretmek istemiyordu; ‘erkek çocuğudur, yapmasın’ gibi bir algı vardı. Sonra ben de çorap örmeye başladım. Tabii yapıp söktüm, yapıp söktüm. Sonrasında çorap burnu yapmaya başladık; ama topuk kısmını kesemedim. Halam ne zaman topuk yapmaya başlayacak diye beklerdim ki onu öğrenebileyim, görebileyim diye. Daha sonra örülmüş çoraplarına bakarak, yavaş yavaş ondan öğrendim." dedi.

MOTİFLER KÜLTÜREL KİMLİĞİ YANSITIYOR

Hemşin çorabı üzerine yaptığı araştırmalar sırasında motiflerin yalnızca bir süsleme unsuru olmadığını fark ettiğini belirten Safi, Anadolu'daki çorapların insanların yaşamına ilişkin önemli bilgiler taşıdığını ifade etti.

Safi, “O dönem bunun farkında değildim. Daha sonra baktım ki farklı çoraplar, farklı anlamlar var. Anadolu çoraplarını araştırınca, Anadolu kültürünün kıyafette kimlik taşıyan bir kültür olduğunu fark ettim. Giydiğiniz kıyafet sizin; hangi yaşta olduğunuzu, evli mi bekar mı olduğunuzu, hangi milletten, hangi mezhepten olduğunuzu, zengin misiniz, fakir misiniz, orta gelirli misiniz, kaç çocuğunuz var, kaç yaşlarındasınız gibi kimlik belirtisi taşıyor. Çoraplar da bunun farklı bir dilini yansıtıyor. Evliler farklı motifler, bekarlar farklı renkler giyiyor. 3 çocuk annesi, 4 çocuk annesi kadın farklı giyiyor. Bunların hepsi zamanla değişiyor ve bu farklılıklar size yeni bir hayat tarzı anlatıyor. Çünkü kimliğinize uygun bir yaşantı yaşamanız gerekiyor. Bu gereklilik bir anlam haline geliyor ve anlamlı bir hayat sürmeye başlıyorsunuz. Böyle bir düzenin varoluşu, beni gerçekten cezbetmişti ve çok hoşuma gitmişti.” ifadelerini kullandı.

"AMACIM DÜNYAYA TANITMAK"

İlk yıllarda örgü ördüğü için eleştiriler aldığını anlatan Safi, zamanla bu tepkilerin yerini takdire bıraktığını söyledi.

Safi, “İlk başlarda insanlar ‘erkek çocuğu örgü örer mi, nasıl olur’ gibi tepkiler veriyordu. Ama bu tepkiler bir şeyi başarana kadardır. Azimle yol aldığınız zaman başarı kaçınılmaz hale geliyor. Ben başarmak için değil, bir şeyler yapmak için, ortaya çıkartmak için, zamanımı öldürmemek için başlamıştım. Ama baktım ki bu size farklı bir yol açıyor, farklı bir harita açıyor. Tepkiler bir zaman sonra, ‘ne kadar güzel, bu örnek nereden, nasıl yaptın?’ gibi şeylere dönüşünce bir zaman sonra istemsizce takdirler almaya başlıyorsunuz. Hedefimiz bu sanatı dünyaya tanıtmak ama burada atabileceğimiz ilk adım kendi insanımıza ve yakınımıza tanıtmak. Çünkü bizim insanlarımız bazı hayat meşgaleleri ve gayeleri yüzünden kendi kültürlerinden uzaklaşmış bir durumdalar. Biz istiyoruz ki bu öyle bir hale gelsin ki vazgeçilmez bir nokta olsun, hayat anlamlı hale gelsin. Amacımız bu sanatı ilk başta kendi insanımızı daha sonra dünya insanını tanıtmak. O yolda da ilerliyoruz.” dedi.

Kaynak: DHA

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!